İslami Davet

İslami Direniş’in Örnek Ailesi : Kavasimi Ailesi

Bayram, farklı bölgelerde yaşayan aile fertlerinin, akrabaların ve yakınların bir araya geldiği, birbirlerini ziyaret ettikleri ve mutluluklarını paylaştıkları günler olarak bilinir. Bu ziyaretleşmeye katılamayanlar en azından aile büyüklerini telefonla arayarak selamlarını, mutluluk dileklerini iletirler.

Fakat Filistin’in Batı Yaka bölgesindeki el-Halil şehrinde, topraklarının Siyonist işgalden kurtarılması, insanlarının özgürlüklerine kavuşması için Allah yolunda her türlü fedakârlığı gösteren el-Kavasimi ailesinin dünya üzerinde artık böyle bir bayram geçirme imkânı kalmamış. Çünkü aile, bazı fertlerini cephede şehit vererek önceden ahirete göndermiş. Dünyada kalanların bazıları sürgün edilmiş ve evlerine, yurtlarına dönmeleri engelleniyor. Diğerlerinin de bazıları işgalci Siyonist devletin zindanlarında esaret hayatı sürdürüyor. Öbürleri de işgal devleti hesabına direnişçilerin peşine düşen Mahmut Abbas’ın zindanlarına atılmış. Kısacası direnişte her fedakârlığın her tarzından bir örnekleri var. Dolayısıyla, kutsal Filistin topraklarında tüm Müslümanlar adına mücadele ederken bayramlarını da Yüce Allah’ın bütün aile fertlerini bir araya getirmesini ümit ettikleri cennet buluşmasına ertelemişler.

El-Halil şehrinin etkili hatiplerinden ve dava adamlarından olan baba Şeyh Muhammed Şefik el-Kavasimi, Allah yolunda mücadelede pek çok zorluğa ve eziyete katlanmış, hâlen de katlanıyor ama yılmadan devam ediyor.

Filistin İslâmî Direniş Hareketi’nin kararlı mücahitlerinden olan Muhammed Şefik’in kardeşlerinden Abdullah el-Kavasimi, Hamas’ın askerî kanadı durumundaki İzzettin Kassam Birlikleri’nin komutanı olarak işgale karşı verdiği mücadelede şehit olmuş.

Birçok kez işgal devleti zindanlarına giren, ömrünün altmış yılını geride bırakmış bu yaşlı mücahit son girişinde bir yıldan fazla zindanda kaldıktan sonra bayramdan sadece bir hafta önce serbest bırakıldı. Özellikle İzzettin Kassam Birlikleri komutanı Abdullah el-Kavasimi’nin arandığı dönemlerde işgalciler bu mücahidi teslim olmaya zorlamak amacıyla ağabeyi Muhammed Şefik’i birçok kez tutuklayıp işkence ettiler. Ama çektiği eziyetler, zindan hayatları onu yıldıramamış, o sabırla ve kararlılıklı yoluna devam ediyor. Onun bütün bu eziyetlere rağmen camilerin minberlerinden hakkı haykırmaya devam etmesi gençleri daha bir cesaretlendiriyor ve onların maneviyatlarını güçlendiriyor.

Şeyh Muhammed Şefik’in oğlu Edib el-Kavasimi 20 yıldan beri işgal devleti zindanlarında idarî tutuklu olarak tutuluyor. İşgal devletinin kanunlarına göre “idarî tutuklu” haklarında herhangi bir dava açılmaksızın sadece savcı talebiyle zindana atılan Filistinli tutsaklara deniyor. İşgal devleti savcısı bu şekilde zindana atılan bir Filistinlinin hakkında herhangi bir dava açmadan her altı ayda bir tutukluluk süresini uzatabiliyor. Bu uzatmaya herhangi bir sınırlama da konmamış. “İdarî tutuklu” uygulamasının amacı ise Filistinli tutsaklara ve onların ailelerine psikolojik işkence edilmesi. Çünkü her keresinde altı aylık sürenin dolmasını iple çekiyorlar. Sürenin dolmasından sonra savcı yeniden süreyi uzatarak onların ümitlerinin üzerine kocaman bir taş atıyor ve bu taş onların yüreklerinde kora dönüşüyor. İşte Edib el-Kavasimi de böyle her altı ayda bir tutukluluk süresinin uzatılması suretiyle yirmi yıldan beri zindanda tutuluyor.

Baba Şeyh Muhammed Şefik’in bayramdan bir hafta önce işgal devleti zindanlarında geçirdiği son bir yıllık tutsaklık süresini tamamlayarak serbest bırakıldığını söylemiştik. Ama ne yazık ki aile efradı bu özgürlüğe sevinemedi. Çünkü babanın eve ulaşmasından sadece bir saat sonra Abbas milisleri eve baskın düzenlediler ve 31 yaşındaki oğlu İhab’ı tutukladılar. Şeyh Muhammed, evine gelmeden çok kısa süre önce de kardeşlerinden biri ağır eklem hastalığından dolayı hayata gözlerini yummuştu ve rahatsızlığının gittikçe ağırlaşması sebebiyle görmeyi çok arzuladığı bu kardeşini sağlığında görememişti.

Şimdi Muhammed Şefik Ebu’l-Hasan iki kardeşini mezara, iki oğlunu zindana göndermiş halde mübarek Ramazan bayramını kutluyor. Tabii ne kadar kutlayabilirse! Ama o yılmamış, azminden hiçbir şey kaybetmemiş, kararlılıkla yoluna devam ediyor, Halilurrahman şehri camilerinin minberlerinden hakkı haykırmaya devam ediyor.

Bu, Filistin’den bir aile profili. Bu profilin sadece Muhammed Şefik el-Kavasimi ailesine mahsus olduğunu zannetmeyin. Siyonist işgale karşı kararlılıkla mücadele eden tüm Filistinli ailelerin ortak profili. Kavasimi ailesinin profilinde Filistin gerçeğini görüyorsunuz. Onlar dünyadaki bayramlarını Kudüs’ün ve Mescidi Aksa’nın özgürlüğüne kavuşacağı, insanlığın İsrail belasından kurtulacağı günlere ertelemişler. Asıl bayramlarını ise Yüce Allah’ın kendi yolunda şehit edilenleri, onların izlerini sürdüren ailelerinin efradıyla bir araya getireceği gün kutlamayı umuyorlar.

Yukarı Çık