İslami Davet

Mazlum ve masum Muhammed Esâd Efendi ve arkadaşlarının şehadeti mübarek olsun

Bilindiği üzere, müslüman halklar ve müslüman daima bir avuç zalim ve müstekbir güçler tarafından emsalsiz zulümlere, işkencelere, cinayetlere ve katliamlara ma’ruz bırakılmışlardır. Bu gerçeği, tarihin her döneminde olduğu gibi, zamanımızda da müşahede edebilirsiniz.

Ve yine, Birinci Cihan Savaşı’nda, keyfî olarak savaş cephelerine sürülen müslüman halkımız, yine de kahramanca savaşlar vermiş, yer yer de kesin galibiyetler ve zaferler elde etmiştir. Cihan Savaşı sonrası, Anadolu topraklarını işgal eden dış emperyalist güçlere karşı, müslüman halkımız yine bütün gücüyle savaşmış ve düşman güçlerini; Din, iman, Namus ve Hürriyet gayretiyle “Allah Yolunda Cihad” diye diye hezimete uğratmıştır… Böylece; müslüman halkımız, İslâm’ın ve Kur’an’ın hâkimiyetini sağlamış, namus ve şerefini kurtarmış zehabına kapılmıştır…

Fakat, heyhat ki; savaş sonrası yönetimi ellerine alan güçler, düşman güçlere rahmet (?) okutacak kadar bir baskı ve zulüm mekanizması uygulamış,müslüman milletimizi analarından doğduklarına pişman etmişlerdir. Müslüman halkımıza karşı alenî olarak düşmanca tavırlar ve ileri gelen şahsiyetlerini ortadan kaldırmış, zaman zaman da toplu şekilde katliamlar uygulamışlardır…

İşte; Menemen Olayı, İslâm düşmanı güçler tarafından hazırlanan senaryolardan ve komplolardan sadece biridir. Hâkim olan güçler tarafından tamamen planlı bir provokasyon olan “Menemen Olayı” bahane edilerek birçok İslâm alimi ve önde gelen İslâmî şahsiyetler, “istiklal Mahkemeleri” denen ne idüğü belirsiz zulüm tezgahları vasıtasıyla “İdam” edilmiş, nice temiz ve günahsız han-u manlar viraneye çevrilmiştir… Menemen komplosu ile şehid edilenlerden biri de, büyük islâm alimlerinden olan Merhum Muhammed Esâd Efendi’dir…

1848 yılında Musul’un Erdebil kasabasında doğan, gerekli tahsilini gördükten sonra 1883 yılında istanbul’a gelen Merhum Muhammed Esâd Efendi, birkaç yıl istanbul’da ikamet ettikten sonra, hakim olan yönetim tarafından yapılan baskılar sonucu memleketine geri dönmüş, ancak 1910 yılında tekrar İstanbul’a gelmiştir. Birinci Cihan ve istiklâl Savaşlarında Müslümanları gönüllü savaş cephelerine davet eden, bu hususta epeyce hizmetler veren Merhum Muhammed Esâd Efendi, 23 Aralık 1930 yılında düzenlenen “Menemen” komplosu bahanesiyle içeri alınmış, epeyce çektirilen işkence hayatından sonra, 83 yaşında bir “pir-i fani” olduğu halde, 4 Şubat 1931 tarihinde kaldığı hapishane hücresinde damarından vurulan “Zehirli” bir iğne ile birkaç arkadaşıyla birlikte “şehid” edilmiştir…

Mazlum ve masum Muhammed Esâd Efendi ve arkadaşları “Şehidlik” rütbesi ile Yüce Mevlâsına kavuşurken, mazlumların kanlarını akıtmaktan zevk ve lezzet duyan câniler de şüphesiz cehennemi boylamışlardır… Adil-i Mutlak olan Allah-u Teâlâ, elbette mazlum kullarının haklarını zalimlerden-canilerden şiddetli bir şekilde alacak; intikamları kat kat alınmış olan mazlumlar da, böylece sükûna kavuşacaklardır, inşaallah…

Mazlum ve masum Muhammed Esâd Efendi ve arkadaşlarının şehadeti mübarek olsun Konusuna Ait Etiketler

Yukarı Çık