İslami Davet

Said Celili: Catherine Ashton ile ortak noktaları değerlendirdik

21 Eylül 2012 8:52

İran İslam Cumhuriyeti Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Said Celili, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile yaptığı görüşmede, ortak noktaları değerlendirdiklerini, yeni işbirlikleri ve yeni görüşmeler için ne yapabileceklerini konuştuklarını belirtti.

Celili, ”Nihai sonuç şu; Bayan Ashton bu görüşmemizin sonucunu, 6 ülkeyle kendi içlerinde değerlendirsinler. Moskova görüşmesinden sonra yapılan uzmanlar ve yardımcılar seviyesindeki görüşmelerde geçen ortak noktaları birleştirerek, gelecek görüşme için bir çerçeve çizilsin” dedi.

Celili, İran’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda düzenlediği basın toplantısında, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ile yaptığı görüşmeye değindi.

Said Celili, 6 ülkeyle yaptıkları son Moskova görüşmelerinde program sunduklarını ifade ederek, ”Bu plan üzerinde tekniksel, uzmanlar ve yardımcılar seviyesinde görüşelim, ortak görüşelim, ortak yakınlaşma yollarını bulalım isteğinde bulundular. Moskova görüşmeleri akabinde uzmanlar tekniksel ve yardımcılar seviyesinde görüşmeler oldu İstanbul’da” dedi.

Celili, ramazanda telefonla görüştüğü Ashton’un bu ayın ardından kendisiyle görüşmek istediğini söylediğini aktardı.

Her zaman görüşmeye açık olduklarını söylediklerini dile getiren Celili, şöyle konuştu:
”Biz, kendilerine ‘verdiğimiz planın, önerilerimizin cevabını almaya hazırız’ dedik. Dün akşam iyi bir görüşme yaptık. Hem Moskova görüşmesi hem de ondan sonraki süreçte geçen görüşmeleri gözden geçirdik. Ortak noktaları değerlendirdik. Yeni işbirlikleri ve yeni görüşmeler için ne yapabiliriz, onu konuştuk. Nihai sonuç şu; Bayan Ashton bu görüşmemizin sonucunu 6 ülkeyle kendi içlerinde değerlendirsinler. Dolayısıyla Moskova görüşmesinden sonra yapılan uzmanlar ve yardımcılar seviyesindeki görüşmelerde geçen ortak noktaları birleştirerek, gelecek görüşme için bir çerçeve çizilsin. Dolayısıyla, onun 6 ülkeyle değerlendirmesini ve sonucunu bekliyoruz. İyi ve verimli bir görüşmemiz oldu. Umarız ortak noktaları birbirine yaklaştırmada yardımcı olur.”
Türkiye’ye, ”sıcak ve samimi” ev sahipliğinden dolayı teşekkür eden Celili, bölgedeki değişimler ve ”İslami uyanış”ın, İslam ülkeleri için bir fırsat olduğunu ve iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Celili, bölgedeki Müslüman ve komşu ülkelerin kapasitelerinin birleşmesinin, İslam alemi için fırsat olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: ”Artık İslam alemi hakkında başkalarının karar vermesi devri bitmiştir. Eğer İslam aleminin değerlerine saldırı yapmaya kalkarlarsa, artık bu onlar için çok kolay olmayacaktır ve masraflı olacaktır. Son günlerde yaşanan Müslüman halklardaki tepki olayı, İslami uyanışın bir göstergesi sayılmaktadır. Müslümanlar’ın düşmanları işsiz oturmamaktadır ve kendi planlamalarını yapma peşindeler. Onlar, bütün güçlerini bu saydığımız kapasitenin birleşmemesi için sarf ediyorlar. Onlar bu tür planlarla, bölgesel ve aşiret savaşları çıkarmakla İslami ümmetini meşgul etmek ve karıştırmak istiyorlar. Arap-Acem, Şii-Sünni gibi eski ihtilafları vurgulamak ve günümüzde de öne çıkarmak istiyorlar. Bu komplolar karşısında çok uyanık ve dikkatli olmamız gerek.”

Bölgenin sorunlarının, bölge halkı ve ülkeleri tarafından çözülmesi gerektiğine inandıklarını ifade eden Celili, ”Hiçbir zaman bölge harici güçler, bazı yöntemlere başvurarak, terörü kullanarak hedeflerine ulaşamayacaklar” diye konuştu.

Celili, terör olaylarının arkasında bazı büyük güçlerin olduğunun görüldüğünü belirterek, ”İslami uyanış gösterdi ki bölge halkı kendi siyasal yöntemleriyle isteklerini elde edebilir ve hiçbir zaman terör eylemlerine ihtiyaçları yoktur” dedi.

Celili, son günlerde yaşanan terör olaylarından dolayı Türkiye’ye başsağlığı dileyerek, Türkiye ile İran’ın ortak güvenliğini sağlamak için işbirliği yapıldığını ve yapılacağını söyledi.

Suriye konusuna da değinen Celili, şunları kaydetti: ”Suriye halkı kendi geleceği için kendi karar vermelidir. Bazılarının, kendi amaçları için Suriye halkını bahane etmesine müsaade etmemeliyiz. Silah ve terör çözüm değildir. Son yıllarda Suriye, siyonist rejime karşı iyi bir mücadele sergiledi. Dayanışma hiçbir zaman zayıflamamalı. Eğer Suriye halkı kendi geleceğine karar verirse, direniş hattı ve halkın menfaati sağlanacaktır. Suriye çözümü, demokrasi çerçevesinde halk tarafından olmalıdır. Son 2 yıl tecrübesi gösterdi ki Suriye için çözüm askeri ve silahlı yoldan olmaz. Umarız Suriye’nin geleceği için, Suriye halkı tarafından, Suriye halkı ve devletinin menfaatleri korunarak, ortak çözüm yolu bulunur.”

Türkiye ve İran’ın bölgenin iki önemli ülkesi olduğunu belirten Celili, işbirliğinin artmasıyla bölgesel işbirliğinin güçleneceğini ve ortak ilişkilerin daha iyi yöne gideceğini vurguladı.

Celili, ”İnanıyoruz ki Türkiye-İran stratejik ilişkisi derinleştikçe, iki ülkenin halkı ve bölge ülkeler için yararlı olacaktır” dedi.

Yukarı Çık