İslami Davet

Hasan el-Benna’nın şehadetinin 65.yıldönümü

12 Şubat 2014 17:18

ŞEHADET YILDÖNÜMÜ DOLAYISİYLE OLAN MERHUM HASAN-EL BENNAYI RAHMETLE ANIYORUZ!

Mısır gibi, İngiliz emperyalizminin “Esaret” çemberi içerisinde bulunan bir ülkede ve İskenderiye yakınlarındaki “Mahmudiye” şehrinde 1906 yılında doğan Hasan el Benna, ilköğretimini “Reşad” adındaki bir medresede tamamladıktan sonra, sırasıyla orta tahsilini tamamlayıp “ilk Öğretmen Okulu’ndan” me’zun olmuş, bu arada “Saatçilik” mesleğini de öğrenmiştir. Önceleri, devam ettiği medresede faaliyet halinde olan “Ahlak Derneği” bünyesinde çalışan Merhum Hasan-el Benna, bilahare birkaç arkadaşıyla birlikte doğum yeri olan “Mahmudiye’de, “Öğrenci Islah Derneği” adıyla kurdukları derneğe, görülen lüzum üzerine “Hayırlı Görüşler Derneği” adını vermiş ve ahlakı yaymak, insanları berrak Tevhidî çizgiye davet ederek, ingiliz misyonerlerinin ve hıristiyanların olumsuz etkilerini yıkmak amacına yönelik bir strateji uygulamıştır… ingiliz kültür emperyalizminin ve reform hareketlerinin “Cirit Attığı” Mısır’da, ilim ve ahlak timsali bir aileden gelmenin ilâhî lütfuna mazhar olan Merhum Hasan-el Benna; her ne kadar geniş kapsamlı “Tahrib” fırtınalarına ma’ruz kalmış, Reşid Rıza ve Muhib’ud-din Hatib gibi “Olumsuz” şahsiyetlerin ve hareketlerin büyük ilgisini çekmiş ve “etki” alanlarına alınmak istenmişse de, Allah-u Teâlâ’nın büyük bir lütf-u keremi olarak, o badireleri gayet ucuz atlatmış; Mısır’da ve ortadoğunun sair yerlerinde etkisini bugüne kadar sürdürebilen “ihvan-ı Müslimin Teşkilatfnın temelini selametle atabilmiştir..,

ihvan-ı Müslimin’i kurmadan birkaç yıl önce, “Yüksek Öretmen Okulu’na kayd olan Merhum Hasan-el Benna; bu okullarda “erime” ihtimalleri üzerinde durmuş, azamî ölçüde “takvaya” riayet ederek, Allah-u Teâlâ’dan “Himaye” istemiştir. Küçük yaşlarda “hafız” olan Hasan-el Benna, Yüksek Öğretmen Okulu’nun ikinci sınıfında iken, bir kısım samimi öğrencilerin ve dostlarının ikazı ve ısrarı üzerine, Hitabette ve İrşad’da “deneyim” kazanmak amacıyla, önceleri camilerde, bilahere de kahvehane gibi halka açık yerlerde va’z-u nasihatler etmeye ve irşad faaliyetlerine başlamış, bu da halk tarafından büyük bir ilgi ile karşılanmıştır.

Kahire gibi büyük kentlerde, cahil halk yığınlarını aydınlatmak ve İslâm’ın ilâhî nuruyla yoğurmak için “Tebliğ Komiteleri” kuran ve faaliyete geçiren Hasan-el Benna, gücü ve imkanı nisbetinde kendisini ve hareketini engellemek isteyen ingiliz misyonerlerine karşı islâmî gerçekleri savunmuş, bu hususta taviz vermemeğe azamî ölçüde çaba sarf etmiştir.., İslâmı, gerek Mısır’da ve gerekse sömürgeleri olan diğer islâm topraklarında yok etmek, hiç olmazsa “hedefini” saptırmak ve dejenerasyona uğratmak için elindeki tüm imkanlarını kullanan İngiliz emperyalizminin bu tavrı, Hasan-el Benna ve arkadaşlarında büyük bir “infial” uyandırmış “garb-zede” durumuna gelmiş bulunan müslüman ve mustaz’af Mısır halkının bu badireden kurtarılması hususunda güçlü bir “enerji” meydana getirmiş Bunun için de, yakın çalışma arkadaşları ile birlikte, öğrenciler arasında “çekirdek merkezler” oluşturmuş, ardında da ‘el-Fî adlı güçlü bir dergi yayınlamaya başlamıştır. Daha sonra “islâmî Gençler Demeği’ne dönüşen mezkûr “Çekirdek Merkezler”, ileride kurulacak olan “İhvan-ı Müslimîn Teşkilatı temelini oluşturmuştur…

1927 yılında 6 arkadaşı ile, 21 yaşında genç müslüman olarak “ihvan-ı Müslimîn Teşkilatı’nı resmen kurarak faaliyete geçiren Merhum Hasan-el Benna, “ismailîyye” şehrini merkez edinerek, çevre illerde hızlı şekilde şubeler açmaya başlamış; cami, medrese ve okullar açmak suretiyle halka inme ve islâmî eğitimi şûmullendirme yollarına başvurmuş Ve; “Önderin Mesajı”, “en-Nezir” ve “ihvan-ı Müslimîn- adlı dergi çıkaracak seviyeye gelen teşkilatını, gittikçe kuvvetlendirmeyi başarmış, 1500-2000 civarında şu’belere ve yarım milyondan fazla üyeye sahip olmuştur. Teşkilat büyüdükçe, tabiatıyla “sızma” olayları da artmaya başlamış, Merhum Hasan Benna’nın ordu içerisinde kurdurttuğu “Hür Subaylar Teşkilatı” en üst mevkiilerine, Cemal Abdunnasır ve Enver Sedat; malûm şahsiyetler -maalesef- gelebilmişlerdir. Ve bu tip sızma olayları, ileride ihvan-ı Müslimin Teşkilatı’nın büyük ölçüde kuruluş gayesinin dışına çıkmasına sebep olmuş, gerçek ınkılâbî müslümanların ümidlerini büyük ölçüde kırmıştır.

ihvan-ı Müslimin Teşkilatı, 1940-1944 yılları arasında en parlak dönemini yaşamış, ileride aktif olacak elemanların tohumunu atmıştır. 1942 seçimlerinde “Milletvekili” olan Hasan el-Benna, Mısır Hükümetinin baskısı üzerine seçilme imkanını bulamamış, islâmî mücadelesini kültürel faaliyetlerle sürdürmeye devam etmiştir… Mısır halkının Müslimin’e büyük ölçüde rağbet etmesi ve temayül göstermesi üzerine, huzuru kaçan ingiliz emperyalizmi ile kukla Kral Faruk hükümetinin ortak komplosu neticesinde 12 Şubat tarihinde şehid edilen Merhum Hasan el-Benna, gelecek nesillere “ihvan-ı Müslimîn Teşkilatı’nı ve bir kısım verimli meyvelerini miras olarak bırakmıştır…

Merhum Hasan el-Benna’dan sonra bir takım yöneticilerinin “uzlaşmacı” bir politika izlemiş olmasıyla beraber ihvan-ı Müslimin Teşkilâtı, Seyyid Kutub, Mustafa Şükrü, Halid el-istanbulî gibi… şehidler kafilesini netice vermiş, Mısır olarak birçok Ortadoğu ülkelerindeki islâmî gelişmelerin kaynağı olmuş, böylece Merhum Hasan el-Benna’nın açtığı islâmî çığır, -kısmen de olsa, devam etme imkanını bulmuş!

Allah-u Teâlâ’nın Sonsuz Rahmeti üzerine olsun… Ve nur içinde-yatsın! Amin…

Hasan el-Benna’nın şehadetinin 65.yıldönümü Konusuna Ait Etiketler

Yukarı Çık