İslami Davet

Mübarek Ramazan Ayının Manevi Ziyafeti

9 Temmuz 2017 1:00

Mübarek Ramazan Ayının Manevi Ziyafeti

Mübarek Ramazan ayının başlaması aslında tüm müslümanlar için bir bayram sayılır. Bu yüzden mü’minlerin bu ayın başlamasıyla birlikte birbirlerini tebrik etmeleri ve birbirlerine bu ayın bereketlerinden mümkün olduğunca daha fazla yararlanmalarını öğütlemeleri uygundur. Zira bu ay, ilahi ziyafet ayıdır ve yalnızca mü’minler kerim olan yaratıcının bu ziyafet sofrasına oturma liyakatine sahiptirler. Bu sofra yaratıcının tüm varlıkların geneline açtığı sofradan farklıdır ve seçilmiş kulları için açılmıştır.

Ramazan ayındaki önemli konulardan biri şudur: Allah karşısında çeşitli nedenlerle gaflete düşen beşer, giderek alçalmasına rağmen, bu ayda ruhunu yüceltebilme fırsatını yakalar ve ilahi ahlaka yakınlaşmaya çalışır. Bu açıdan Ramazan, insanın yeniden yapılanması ve kendini yetiştirmesi açısından bahar mevsimini andırır.
Ramazan ayının bereketleri, bizzat müslümanların gönüllerinden itibaren kendini gösterir. Bu aydaki oruçlar, namazlar ve dualarla, okunan Kur’an’lar, insanın batıni bir arınmadan geçmesini sağlar. Hepimizin böylesine bir arınmaya ihtiyacımız vardır.

Her yıl Ramazan ayı, yüce Allah’ın, bizi maddi dünyamızın cehenneminden çıkarıp, bize bu ilahi sofranın yanında yer alarak cennete girme fırsatını sağlayan bir ameldir. Kimileri bu 30 günde tamamile cennete girmiş gibi olur, kimileri de bu 30 günün bereketi ile tüm yılı ve bazıları da tüm hayatları boyunca cennete girmiş gibi yaşar. Tabi kimileri de bu nimetin kenarından gafletle geçer ki bu da esef vericidir. Şimdi kendileri bir yana, bu insan şeklindeki varlığın bunca yetenek, yüceliş ve erdeme ulaşma kabiliyetine rağmen böylesine azametli bir sofradan yararlanmadığını gören herkes haklı olarak üzülür. Bu, Ramazan ayıdır, Allah’ın ziyafet ayıdır, kadir geceleri ayıdır.

Kötü davranış ve tutkuların tutsağı durumundaki insan, bu ayda heva ve heveslerine galebe çalar. Beşerin tüm sorunları, heva ve heveslerinden kaynaklanmaktadır.Tüm zulümler, tüm adaletsizlikler, tüm entrika ve savaşlar, kokuşmuş devletlerin varlığı, halklar arasında zulme boyun eğme zaafı tamamen nefse esir olmaktan kaynaklanmaktadır. Eğer insan nefsi karşısında zafer kazanırsa doğru yola çıkar. İşte Ramazan ayı sizlerin bu zaferi kazanmanıza yardımcı olur.

Oruç için üç aşama belirlenmiştir. Bu üç aşama oruç ehli olan herkes için yararlıdır. Bir aşama, bilinen orucun genel aşamasıdır, yani yemekten, içmekten ve diğer yasaklanan konulardan sakınmaktır. Eğer orucun tek içeriği bu imsak ve kaçınma eylemi olsa bile bir çok yararı söz konusudur. Yani bu aşama hem bizi sınar, hem de bir şeyler öğretir. Bu aşama hem derstir, hem hayat, hem egzersiz ve hem spordur. Masum imamlardan orucun bu aşamasına vurgu yapan bir çok rivayet söz konusudur.

Bir rivayet imam Sadık (sa)’dendir ki şöyle buyurur:

ليستوى به الغنى و الفقير

Yüce Allah orucu farz kıldı ki bu saatlerde zengin ve yoksul eşit olsun.
Yoksul insan gün boyunca her istediğini alıp yiyemez, içemez. Ancak zengin insanlar gün boyunca heves ettiği her şeyi alır, yer veya içer ve onlar için her şey hazırdır. Zengin kimse yoksul insanların halinden ve onun heves ettiği şeyleri anlamaz. Ancak oruç tutulduğunda bütün herkes eşit olur ve kendi iradeleri ile nefsani isteklerinden mahrum kalır.
İnsanlara açlık ve susuzluğa tahammül etmesi için sabır gücü verilir.

Orucun ikinci aşaması, günahlardan sakınmaktır. Yani kulağınızı, gözünüzü, dilinizi, bedeninizi ve gönlünüzü, hatta bazı rivayetlere göre derinizi ve saçlarınızı günahlardan korumanız gerekir.

Günahtan sakınmak, insan gözünde bir dağ kadar büyük görünen bir olaydır. Ancak karar verirseniz bu dağ, düz bir ova gibi olur. Ramazan ayı bunun egzersizini yapmak için en iyi fırsattır.

Orucun 3. aşaması, insan fikri ve zihnini Allah’ı anma konusunda gaflete düşüren her şeyden uzaklaşmaktır. Bu, İslam peygamberi (sav)’in yüce Allah’a hitaben arz ettiği orucun üst düzeydeki aşamasıdır.

Oruç, gönülde hikmet pınarlarını coşturur. Hikmet gönüle egemen olunca o nurani ve aydın marifet oluşur. Marifet oluşunca da Hz. İbrahim’in yüce Allah’tan istediği ve bu ayın dualarında da sürekli tekrarlandığı yakin hasıl olur. Yakine kavuşan insan da hayatında her türlü zorluğun üstesinden gelir ve olaylar karşısında yenilmek bilmez.Bakın bu çok önemlidir. Hayatı boyunca yüceliş yolunu katetmek isteyen insanın, sorunlar karşısında eğilmemesi. İşte yakin, insana böyle bir hal kazandırır. Bunlar, orucun sonuçlarıdır. Oruç, insan kalbinde Allah’ın zikrini canlandırıp, marifet ışığıyla gönlünü aydınlatırsa gerisi kendiliğinden gelir. Ancak insanı Allah karşısında gaflete sürükleyen her şey oruç sırasında da zararlıdır. Ne mutlu kendilerini yakin aşamasına ulaştıranlara.

Günah ve hevesler karşısında sabırlı olmanın simgesi, oruçtur. Dolayısıyla rivayetlerde de, orucun, ‘sabır’ olarak tabir edildiği görülür. Oruç, isteklerden vaz geçmektir.

Ramazan ayında, tüm gündüzler ve gecelerde, gönüllerinizi mümkün mertebe ilahi nur ile doldurmaya çalışın ve böylece kutsal kadir gecelerine hazırlanın. Çünkü kadir gecesi:

ليلةالقدر خير من الف شهر. تنزّل الملائكة والرّوح. فيها بإذن ربّهم من كل امر

Meleklerin yeryüzünü göklerle birleştirdiği gecedir. Gönüller nur ile dolup taşar ve hayat ortamı da ilahi nur ve faziletle aydınlanır. Kadir gecesi manevi selamet gecesidir. Kadir gecesi gönüllerin ve ruhların selameti, ahlaki hastalıkların şifa bulduğu, maalesef günümüzde müslümanlar milletler de dahil olmak üzere dünya milletlerini saran manevi, maddi, sosyal ve diğer hastalıkların şifa bulduğu gecedir. Tüm bu hastalıklardan kurtulmak, kadir gecesinde mümkün olur, tabi bu geceye hazırlıklı girmek kaydıyla.Dualarınız ve Allah’a yönelişiniz, siz aziz gençlerin pak gönüllerinin zikirleri, ne mucizeler yapmaz ki! Şimdiden kendinizi hazırlayın. Bu, sadece bu günlere özgü değildir. Hayatınızın tüm anlarında Allah katına yakınlaşmak sizin sefa ve ihlasınızı takviye eder ve sefa ve ihlas, tüm sorunları çözebilir.
Ramazan ayı, güç kazanma ve biriktirme ayıdır. Ramazan ayı tüm insanların kendilerini ilahi maneviyat ve gaybi hazinelere ulaştırması, ve mümkün mertebe bu maneviyattan beslenmesi ve kendilerini ilerlemek için hazırlaması gereken aydır.
Her yıl Allahu teala insanlar için istisnai bir fırsat sunar. Bu, Ramazan ayıdır. Bu ayda gönüller yumuşar, ruhlar yücelir ve aydınlık kazanır, insanlar rahmet vadisine adım atmaya hazırlanırlar. Herkes kendi kapasitesi oranında bu ziyafette yer almaya çabalar. Ramazan’ın bitiminde yeni bir yıl başlar ve bu yılın ilk günü, Ramazan bayramı günüdür. Artık, Ramazan ayında kendini donatan mü’minler, yeni yılda doğru yolda hareket etme çabasındadırlar. Doğru yoldan sapılmaması gerekir. Ramazan bayramı, ödül alma ve ilahi rahmeti gözlemleme günüdür.
Ramazan bayramında özel bir incelik vardır. Bu, insanın gelecek Ramazan’a ulaşabilmesi için hazırlanması ve bu yolda kararlı davranmasıdır. Gelecek yıl Ramazan’a kavuşup, Kadir gecelerini idrak etmek isteyen bir insan, davranışlarına ve amellerine dikkat etmek zorundadır. İnsan 11 ay boyunca bu liyakati elde edebilmek için hazırlanmalıdır. Bu, insanın elde edebileceği en büyük feyizdir. Bu feyiz, dünya ve ahiretle ilgili konularda, insanın bizzat kendisi ve yakınları ile İslam toplumunun başarısı için bir vesile durumundadır.
Eğer hazırlıklı olarak yeni bir Ramazan ayına girersek, ilahi ziyafetten daha fazla nasipleniriz ve böylece gelecek yıl daha yüksek bir düzeyde ve daha üst bir derecede yer edinmemiz mümkündür. Bu durumda hem kendi nefsiniz ve kalbinizde ve hem de sosyal yaşama çevrenizde sizi hoşnut edebilecek gelişmeleri gözlemleyebilirsiniz.

Kaynak: Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney(ra)’in Bürosu

Yukarı Çık