17 Temmuz 2017

Zarif CNN’e : ABD nükleer anlaşmayı ihlal etti

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif 16 Temmuz’da CNN tv kanalına verdiği mülakatta, ABD yönetiminin nükleer anlaşmanın metni ve ruhunu ihlal ettiğini belirtti.

İran Dışişleri Bakanı Zarif, demecinde, İran’ın nükleer anlaşma uyarınca yükümlülüklerini tamamen yerine getirdiğine ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın da bunu teyit ettiğine işaretle, ancak ABِ’nin kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini vurguladı.

İran ile 5+1 grubu üyeleri arasında Temmuz 2015 yılında nükleer anlaşma imzalandı.

Nükleer anlaşma şu an itibariyle iki yılını geride bırakmış bulunurken, Beyaz Saray hala yeni sorunlar çıkarmaya çalışıyor.

ABD’de Trump’ın iktidara gelmesinin ardından bu akım daha açık ebadına kavuştu.

Gelinen noktada ise Beyaz Saray içindeki çevreler, ABD’nin İran ile nükleer anlaşma ve İran ile ilgili diğer meseleler karşısında politikasının gözden geçirilmesinden söz ediyorlar.

Şimdiki durumda akla gelen önemli sorulardan biri şu ki; “nükleer anlaşmayı nasıl bu kısır döngüden çıkarmak mümkündür?”

İran ile 5+1 grubu arasında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı denen nükleer anlaşma kapsamlı şekilde ele alındığında, bu anlaşmanın “iyi” veye “kötü” akibet ve kaderinin karşılıklı olarak tarafların iyi niyeti ve üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmelerine bağlı olduğu anlaşılıyor.

İran’a yönelik yükümlülüklerin gözardı edilmesi, nükleer anlaşmayı tehlikeye sokabilecek en önemli olay sayılıyor.

Elmanitor yazarı “Barbara Slavin” “Atlantic Konseyi” Düşünce Kuruluşu sitesinde kaleme aldığı makalede, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer anlaşmaya yönelik tutumunu şu şekilde değerlendiriyor:

“… Trump, seçim kampanyası sırasında nükleer anlaşmayı, en kötü anlaşmalardan biri olarak niteliyordu. Obama’nın aksine, Trump hala, nükleer anlaşmayı bozmaya veya alternatif sunmaya çalışmaktadır… görünen o ki, Trump, İran’ın nükleer anlaşmadan çekilmemiş olmasından rahatsızdır, ancak ABD’nin İran’a yönelik yeni yaptırımları iptal etmesi ve nükleer anlaşmaya bağlı olduğunu göstermesi gerekiyor.”

Nükleer anlaşma, dünyada İran’a yönelik oluşturulan psikolojik ortamı sakinleştirip, yaptırımları iptal etmesi halinde başarıya ulaşmış olurdu, ancak ABD’nin izlediği tutuma bakıldığında, Washington’un bu sükuneti bozup, farklı bahanelerle İran’a yönelik yeni yaptırımlar uygulamaya çalıştığı görülüyor. Bu da, nükleer anlaşma sonrası dönemde yeniden güvensizlik ortamının oluşturulacağı anlamına gelmektedir.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, CNN’e şu açıklamada bulundu: “… Örneğin, Beyaz Saray birkaç gün önce, Trump’ın Hamburg’daki G-20 zirvesine katılarak, ülkelerin liderlerini İran ile ticaret konusunda soğutmaya çalıştığını açıkladı. Bu sadece nükleer anlaşmanın ruhu değil, metnin de ihlali demektir.”

Güvensizlik ortamında başka bir anlaşmanın yapılması için ortada hiçbir güvence yokken Acaba nükleer anlaşmanın yerini doldurabilecek ve bu anlaşma çerçevesinde gelişen olumlu teamül ve işbirliğini güçlendirebilecek başka bir “alternatif” mevcut durumda var mıdır!

Siyaset dünyasında, teamül, mantıklı bir şeydir, ancak başka bir ilke de var ki diyor, teamül tek başına katedilebilecek tek yönlü bir yol değil.

İran İslam Cumhuriyeti şimdiye kadar, nükleer anlaşma çerçevesinde yapıcı teamül doğrultusunda sağlam adımlar atmıştır. Ancak atılan bu adımlar, karşı tarafın gerçek girişimleriyle takviye edilebilir. Esasında, bu ortam ve atmosfer bozulmaması halinde, er ya da geç, nükleer anlaşma bu ortamın etkisi altına girmiş olacak çünkü, bir anlaşma, bütün tarafların menfaatinin gözetilmesi halinde başarılı olabilir.

Etiketler: / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ