İslami Davet

Kıssadan Hisseler

17 Aralık 2013 20:48

Bir ara rahatsızlanan Mevlânâ, ‘Artık gitme zamanı geldi!’ diye söyleniyordu. Hanımı, ‘Aman efendi ne gitmesi? Dileriz Rabb’imiz sana daha yüzlerce sene ömür versin.’ deyince sesini yükselten Mevlânâ şöyle ikazda bulundu: -Hanım ne diyorsun sen? Biz firavun muyuz, Nemrut muyuz ki yüzlerce sene ömür istiyorsun bizim için? Bu mihnet dünyasında şikâyetçi olmayarak bekleyişimiz, karanlıkta kalan gönülleri aydınlatma ümidimizdendir. Yoksa burası bizim yüzlerce...

17 Aralık 2013 20:40

Papazın biri çarşıda alışveriş yaptığı satıcıyla sıkı pazarlık yapmış, satıcı da papazın arkasından, bunlar ne cimri insanlar diye söylenmeye başlamıştı. Mevlânâ, bu cimri sözünden dolayı satıcıyı ikaz etti: Papazın arkasından böyle konuşma, dedi. Onlar senin dediğin gibi cimri değil, cömert insanlar. Baksana, onlar İslam’ı da, son Peygamber Hz. Muhammed’i de, Hazret-i Kur’an’ı da, bunlara inananlara verilecek cenneti de size bırakmışlar....

17 Aralık 2013 20:25

Güzel sesli hafızın okuduğu Kur’an’ı gözyaşıyla dinliyordu. Bu sırada elini ağzına kapayarak esneyen uykulu bir adam, Mevlânâ’nın gözyaşlarını görünce bir mana veremeyerek sordu: -Efendi niçin ağlıyorsunuz, ağlanacak bir şey mi var ortada? Mevlânâ uykulu adamı uyaracak şekilde cevap verdi: -Güzel sesli hafızlardan gelen Kur’an sesi bana, cennet kapısının açılış sesi gibi geliyor da ondan, dedi. Esnemeye devam eden adam da başını sallayarak: -Bana da...

17 Aralık 2013 20:21

Kuşluk vakti hanımına sormuştu Hz. Mevlânâ: -Sabah kahvaltısı hazırlamak için harekete geçmiyorsun, neden? Hanımı mahcup bir sesle cevap vermeye çalıştı: -Henüz kahvaltılık bir şey yoktur evimizde de ondan.. diyebildi. Heyecanlanan Mevlânâ sesini yükselterek sordu: -Hanım neye üzgün söylüyorsun böylesine hayırlı bir haberi? Demek bugün Celaleddin’in evi Peygamber evine benzemiş?. Öyle ise dur bir şükür secdesi yapayım, evim...

13 Aralık 2013 21:40

Hüccet-ül İslam Ehedi(Kum ilim havzesi Üstadlarından): Bir defasında Cemaran Hüseyniyesinde (İmam Humeyni’nin konuşmalarını yaptığı mekan) konuşma yaparken İmam Ali Hamaney ile ilgili bir hatıramı aktardım. Konuşma bittikten sonra kendisini tıp doktoru olarak tanıtan biri bana yaklaşarak izin verilirse, kendisinin de bir hatırası olduğunu ve açıklamak istediğini söyledi. Ve şöyle devam etti: “Bir gün hastanenin muayene odasında hastaları muayene ederken tesettürlü...

13 Aralık 2013 21:33

İran'ın 4. Kanalı'nın Haziran 2012'de Seyyid Hasan Nasrullah ile gerçekleştirdiği röportajdan alınmıştır. Muhabir: Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney ile ilişkiniz nasıl? Seyyid Hasan Nasrullah: Kendisiyle çok erken tanışmamı sağlamakla Allah bana lütufta bulundu. Hizbullah kurulduğunda hepimiz gençtik. Şehid Abbas Musavi 27 yaşındaydı, ben 22. Yetkililerle görüşmek üzere İran’a giden heyetlerde ben de vardım ve İmam Ali Hamaney ile...

13 Aralık 2013 21:14

İran İslam Cumhuriyeti Meclisi (eski) Başkanı Dr. Haddad Adil:“Rehber’in ailesi oğlu için kızıma elçi geldikten bir kaç gün sonra Rehber’in ziyaretine gittim beni karşıladıktan sonra, buyurdular:“ Doktor bey, Allah nasip ederse akraba oluyoruz“. Dedim:Nasıl?“. Buyurdular:“Bizim Mucteba ile sizin kızınız birbirlerini görmüş, konuşup anlaşmışlar, sizin görüşünüz nedir?“. “Siz nasıl isterseniz öyle olsun”, dedim. Rehber buyurdular: “ Siz ve eşiniz ikiniz de...

13 Aralık 2013 21:01

İran Devrim Muhafizları eski komutanı Yahya Rahim Safavi:“Birgün Rehber’in evine gitmiştim. Görüşmemiz normalden uzun sürmüş ve akşam namazı olmuştu, namazı beraber kıldıktan sonra bana dönerek „ Rahim bey! Kalın akşam yemeğini beraber yiyelim“dedi. Ben kalben kalmak istiyor ve bunu kendim için bir iftihar vesilesi bilmeme rağmen zahmet vermemek için,“ müsade ederseniz ben gideyim size zahmet vermeyeyim“ dedim. Rehber buyurdu: "Hayır...

13 Aralık 2013 20:55

Yakınlarından biri şöyle naklediyor: “İmam Ali Hamaney, Şahlık rejimi dönemindeki mücadelesi boyunca defalarca cezaevine girmişti. Bir defasında cezaevinden çıkmasına karar verilmişti. Şahın memurları onu cezaevi önünde serbest bırakmak yerine otomobille başka bir yere götürdüler ve ben onları takip ederek indikleri yerde kendi arabama aldım. Hareket ettikten biraz sonra acı çektiğini fark ettim ve mide ülserine yakalandığını ve birşeyler yemesi...

13 Aralık 2013 20:48

İmam Ali Hamaney’in akrabalarından olan bir şehid annesi şöyle anlatıyor: “Bir gün İmam Ali Hamaney’in evine misafir oldum. Öğle yemeği vaktiydi, sofraya oturmuş onun gelmesini bekliyorduk. İçeri girip yemeği görünce şöyle dedi, “Sanki bugünkü pirinç türü başka günlerdeki pirinçten fark etmektedir. Eşi, evet Hacı ağa, bugün bayramdır ve misafirimiz var. Kuponla aldığımız pirinç bittiği için serbest piyasadan pirinç almak zorunda...

13 Aralık 2013 20:42

Öğrencilerinden biri şöyle diyor:“İmam Ali Hamaney, devrimden bir kaç yıl önce kendi evinde toplantılar düzenler ve biz talebeler o toplantıya katılırdık. Evinde uygun bir halı yoktu. Bir defasında hocamızın evine bir halı almaya karar verdik, kendisine bildirmeden pazara giderek iki adet halı alıp getirdik ve kendisi o saatte evde olmadığı halde halıları eve serdik. Eve girip halıları görünce rahatsız olduğunu...

13 Aralık 2013 20:38

Merhum Ahmed Humeyni:“Şu hususu bütün müslümanlara ve İran halkına söylemeyi kendime bir vazife biliyorum; İmam Ali Hamaney’in özel yaşantısı oldukça sade ve gösterişsizdir, ben onun evinin durumundan haberdarım, sofrasında bir çeşit yemekten fazla yemek bulunmaz. Ailesi bir halıfleksin üzerinde oturur. Birgün evlerine gittim, evin bir köşesinde eski bir halının üzerine oturdum halı-tahmin edersem hanımının çeyiziydi- o kadar eski ve yıpranmışdı...

13 Aralık 2013 20:34

Ayetullah Cevadi Amuli: “Birgün Rehber’in(Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney) misafiriydim, oğlu Mustafa da bizimle birlikte oturuyordu, sofra hazırlandı yemek yiyecektik, İmam Ali Hamaney oğluna bakarak “siz öteki odaya geçin” dedi. Ben, “biz beraber oturmamızı istedik, müsade ederseniz kalsınlar”, dedim. Rehber buyurdu:” Bu yemek beytulmaldandır, siz de beytulmalın misafirlerisiniz, çocuklarımın bu yemekten yemeleri caiz değildir, onlar kendi...

12 Aralık 2013 18:29

Hicri 104’te Kufe’de vefat eden meşhur muhaddis ve mutasavvıf Şabi, Kûfe Mescidi’nde etkili vaazlar verir, bazen de dinleyenlerin fikirlerini sorardı. Ancak cemaat içinde bir kişi vardı ki hiç konuşmaz, hep dinlerdi. Şabi sordu: -Neden sen hiç konuşmuyor, hep dinliyorsun? Suskun adamın cevabı ibretliydi: -Ben dedi, buraya kendim istifade etmek için geliyorum. Kendimden istifade ettirmek için değil! Bunun için de sadece kulağımı kullanıyorum, dilimi...

12 Aralık 2013 18:19

Hicri 198’de Mekke’de vefat etmiş olan tabiinden Süfyan bin Uyeyne, İslam’ı önce kimlere anlatmak gerektiğini anlatırken şöyle bir misal vererek der ki: -Hazret-i İsa ile Hazret-i Yahya peygamberler birlikte giderlerdi irşada. Ancak Hazret-i Yahya hep iyilerle konuşur, onlara vaaz ederdi. Hazret-i İsa ise hep kötüleri arar, onlarla meşgul olurdu. Dediler ki: - Ey Allah’ın Nebisi! Sen hep bozukları seçiyor, onlarla konuşuyorsun. Yahya...

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123
Yukarı Çık