Bismillahirrahmanirrahim Aziz, sıddık kardeşlerim, Evvelâ: Sizin leyle-i Berâtınızı ve gelecek Ramazanınızı tebrik eder ve bu gelecek leyle-i Kadri hakkınızda ve hakkımızda bin aydan daha hayırlı olmasını ve defter-i âmâlimize böyle geçmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyoruz. Ve böylece, bayrama kadar “Allah’ım! Bu “Ramazan’da Leyle-i Kadrimizi bize ve sadık Risale-i Nur talebelerine bin aydan daha hayırlı kıl.”...
İkinci Risale olan İkinci Kısım Ramazan-ı Şerife dairdir (Mektubat | Yirmi Dokuzuncu Mektup) [Birinci kısmın âhirinde şeair-i İslâmiyeden bir nebze bahsedildiğinden şeairin içinde en parlak ve muhteşem olan Ramazan-ı Şerife dair olan bu ikinci kısımda, bir kısım hikmetleri zikredilecektir. Bu İkinci Kısım, Ramazan-ı Şerifin pek çok hikmetlerinden dokuz hikmeti beyan eden "Dokuz Nükte"dir.] بِسْمِاللّهِ الرَّحْمنِ...
MİRACIN SEMERELERİ Mi’racın semeratı ve faydası nedir? Elcevab: Şu şecere-i tûbâ-i mâneviye olan Mi’racın beşyüzden fazla meyvelerinden nümune olarak yalnız beş tanesini zikredeceğiz. Birinci Meyve: Erkân-ı îmâniyenin hakaikını göz ile görüp, Melâikeyi, Cennet’i, âhireti, hattâ Zât-ı Zülcelâl’i göz ile müşahede etmek; kâinata ve beşere öyle bir hazine ve bir nur-u ezelî ve ebedî bir hediye getirmiştir...
MİRAC-I MUHAMMEDİ (SAV) İHTAR: Mi’rac mes’elesi, erkân-ı îmâniyenin usûlünden sonra terettüb eden bir neticedir. Ve Erkân-ı îmâniyenin nurlarından medet alan bir nurdur. Erkân-ı îmâniyeyi kabul etmeyen dinsiz mülhidlere karşı elbette bizzat isbat edilmez. Çünkü: Allahı bilmeyen, Peygamberi tanımayan ve melâikeyi kabûl etmeyen veya semâvatın vücudunu inkâr eden adamlara Mi’racdan bahsedilmez. Evvelâ o erkânı isbat etmek...
1950 yılında ön yüzbaşı rütbesiyle Isparta’da Üstad Bediüzzamanı ziyarete gider. Ancak Üstadın hizmetinde bulunan Zübeyir Gündüzalp, Mehmed KAYALAR’a: Üstad, 15 günden beri şiddetli hastadır, en yakın talebelerini dahi kabul etmiyor, diye söyler, bunun üzerine, Mehmed KAYALAR : Bingöl’den Mehmed KAYALAR zatınızı ziyarete gelmiş deyiverin, dedi. Üstad Bediüzzaman Hazretlerine, bunu söylediğimde kendisine sanki bir hal oldu,...
Bir zaman gençlik gecesinin uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığım vakit kendime baktım, vücudum kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Niyazi-i Mısrî’nin “Günde bir taşı binâ-yı ömrümün düştü yere, Can yatar gafil, binası oldu viran bîhaber” dediği gibi, ruhumun hanesi olan cismimin de hergün bir taşı düşmekle yıpranıyor. Ve dünya ile beni kuvvetli bağlayan ümitlerim, emellerim kopmaya başladılar. Hadsiz...
Vel’fecr; And Olsun Fecre!; And Olsun, Asrımızı Aydınlatan İslâm İnkılabı Güneşine… Ey bu Câmi-i Emevî’deki kardeşlerim gibi âlem-i İslâm’ın câmi-i kebirinde olan kardeşlerim! Siz de ibret alınız. Bu kırkbeş senedeki bu dehşetli hâdisattan ibret alınız. Tam aklınızı başınıza alınız. Ey mütefekkir ve akıl sahibi ve kendini münevver telakki edenler! Hasıl-ı kelâm: Biz Kur’an şakirdleri olan Müslümanlar,...
Üstad Bediüzzaman Said Nursi(ra)’nin Berat Kandili’nin önemini belirten bir yazıları: BERAT GECESİ HAKKINDA Aziz, sıddık kardeşlerim, bu Medrese-i Yusufiye’de ders arkadaşlarım! Bu gelen gece olan Leyle-i Berat, bütün senede bir kudsî çekirdek hükmünde ve mukadderat-ı beşeriyenin proğramı nev’inden olması cihetiyle Leyle-i Kadr’in kudsiyetindedir. Herbir hasenenin Leyle-i Kadir’de otuzbin olduğu gibi, bu Leyle-i...
İmam Ali(as)’ın mümtaz şahsiyetini bize hakkıyla anlatan nadir şahsiyetlerden birisi de Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi hazretleridir. İmam Ali ile Üstad arasında velayet bağı vardır. Kendisi de bunu Risale-i Nur’un değişik yerlerinde dile getirmiştir. Risale-i Nur’da en sık ismi geçen sahabe İmam Ali’dir.1 Üstad, eserlerinde Âl-i Beyt’in manevi şahsiyetinin temsilcisi olması sebebiyle İmam Ali’ye çok önem...
İman ve Kur’an davasının büyük hizmetkârlarından ve bütün hayatını Üstad’a ve Risale-i Nurlara hizmet için feda eden ve Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle: “Zübeyr bana merhum biraderzadem Abdurrahman yerine ve Ceylan merhum biraderzadem Fuad bedeline verilmiş diye manevî ihtar aldım.” (Şualar s.535) “Hakikî fedakâr Zübeyr, en lüzumlu ve hizmete şiddet-i ihtiyacım zamanında buraya imdadıma geldi.” (Emirdağ Lâhikası...