İslami Davet

Makaleler

16 Temmuz 2016 0:17

Yeryüzünde Allah’ın nizâmının kurulmasını, onun zıddı olan tüm beşeri ve tâğûtî düzenlerin ve ideolojilerin yıkılmasını esâs alan ve bütün peygamberlerin ortak davasını oluşturan İslâm İnkılâbı’nın tahakkuku; ancak hicret olayı ile mümkün olmaktadır. Zirâ batıllardan hakka, yanlışlardan doğruya, zulümattan nura, zulümlerden adâlete, eğriliklerden istikâmete, kesretten vahdete, şirkten tevhide, küfürden ikrâra ve tasdike, dalâletten hidâyete, isyandan itaate, tuğyandan ibadete, şekâvetten saadete, vahşetten...

16 Temmuz 2016 0:12

"Şu kâinatta görünen ve bilinen bütün letâif, bütün mehâsin, bütün kemâlât, bütün incizâbat, bütün iştiyâkat, bütün terahhumat birer mânâdır, birer mazmundur, birer kelime-i mâneviyedir ki, şu kâinatın Sâni-i Zülcelâlinin lütuf ve merhametinin tecelliyâtını, ihsan ve kereminin cilvelerini bizzarure, bilbedâhe kalbe gösterir, aklın gözüne sokuyor." {Üstad Bediüzzaman Said-i Nursi(ra) Hazretleri / Risale-i Nur'dan...}

7 Temmuz 2016 16:21

ASABİYET – İmam Humeyni(ra) "Sekûnî, Hz. Sadık'ın (as) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: "Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: "Kimin kalbinde bir-hardal tanesi kadar olsun asabiyet (tarafgirlik, ırkçılık) varsa, Allah onu kıyamet günü cahiliyet Araplarıyla bir arada haşredecektir." ŞERH "Hardal"a eski Farsça'da "espendân", günümüz Farsça'sında ise "hardal" derler. Birçok özelliğe sahip bir ilaçtır ve muşamba üretiminde hammadde olarak kullanılır. "Asabî" ise zulümde yakınlarına ve akrabalarına yardımcı olan...

5 Temmuz 2016 15:02

Evvelâ; İslâm’ın hükümlerine muhatab olan insan, ferdî olarak O’nun mücessem bir timsâli olmalı, buna engel olacak olan her türlü münkerleri, yani İlâhî nehiyleri terk (hicret) etmelidir. Terk edilmesi lâzım gelen İlâhî nehiylerin en başında şirk ve küfür gelmektedir. “…Bana hiçbir şeyi şirk koşma…”; “…Allah’a şirk koşma! Çünkü Allah’a şirk koşmak, çok büyük bir zulümdür.”; “Allah’a ibâdet edin ve O’na hiçbir...

20 Haziran 2016 15:13

İşte; bir insanın kendi ruhî ve manevî âlemindeki ‘zıt unsurların ve cereyanların’ muhalefeti ve çatışmasıyla birlikte, irâdesini ‘hak’tan yana koyarak, ‘batıl’ çizgilerden (fikir, amel, niyet ve temâyül olarak) sıyrılmaya başlaması; Allah’ın nehy ettiği münkerâttan koparak ayrılması ve hak cephe’yi teşkil ve te’kid için ilk adım atması, kâinatın bir misâl-i musağğârı olan kendi âleminde bedeni, kavlî, kalbî (fikrî) yönlerin hepsinde İslâmî...

27 Mayıs 2012 22:55

Birinci Söz BİSMİLLÂH her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız. Bil, ey nefsim, şu mübarek kelime, İslâm nişanı olduğu gibi, bütün mevcudâtın lisan-ı hâl ile vird-i zebânıdır. Bismillâh ne büyük, tükenmez bir kuvvet, ne çok, bitmez bir bereket olduğunu anlamak istersen, şu temsîlî hikâyeciğe bak, dinle. Şöyle ki: Bedevî Arap çöllerinde seyahat eden adama gerektir ki, bir kabile reisinin ismini alsın...

16 Nisan 2012 0:05

İSLÂM’DA VAHDET VE İTTİHÂD Yüce İslâm dini, bütünüyle ‘TEVHİD’ dinidir. ‘TEK’ olan İlah’a (ALLAH-U TEÂLÂ’ya) ‘YÂKîN İMAN’ı, mutlak ‘TESLİMİYET’i ve ‘UBÛDİYET’i ifade eden; ve, hayatın her alanında ve bütün boyutlarında yalnız ve yalnız O’nun (cc) ‘EŞSİZ HAKİMİYETİNİ’ / ‘EGEMENLİĞİNİ’ gerektiren ‘TEVHİD’, tüm mü’minlerin ‘AKİDE BİRLİĞİ’ni, ‘AKIL-FİKİR’ / ‘DÜŞÜNCE ve KÜLTÜR BİRLİĞİ’ni, ‘KALP ve GÖNÜL BİRLİĞİ’ni, ‘GAYE ve HEDEF BİRLİĞİ’ni, bunların tümünde...

14 Kasım 2011 10:53

Bu yazı Üstâd Hizbullah HAKVERDİ'nin Aşura Kültürü'nün İmam Humeyni'deki Tecellileri isimli kitabından iktibas edilmiştir. "Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan, O'nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler (nankörler) topluluğuna hidayet etmez!" Veda Haccı dönüşünde, Cuhfe mevkiinde ve Ğadir-i Hum vadisinde nazil olan bu ayet-i kerime üzerine, Resullulah (sav), dağınık halde bulunan yüzbinin...

18 Eylül 2011 4:57

Komünist Blok Cehennemi Boylarken... TAĞUTİ DÜZENLERİN TÜMÜ YIKILMAYA MAHKÛMDUR! Üççeyrek asırdan beri insanlığı türlü türlü aldatıcı vaadlerle ve yalanlarla kandıran, yaldızlı-parlak sloganlarla ve bilimsellik yutturmacalarıyLa bir kısım gençliği hayâl peşinde koşturan ve milyonlarca insanın canına kıyıp olanların kanlarıyla beslenen marksist-komünist ideoloji, tarihin çöplüğüne ve tağutlar mezarlığına atılmak üzere artık tabuta konulmuştur... Kapitalizmin alçak cehenneminden kurtulmak için Karl Marks'ın ütopik uydurma cennetine (komünizme) koşuşan...

16 Ağustos 2011 21:29

Sabır Kahramanı Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın Tesirli Münâcâtı’nın 4.bölümü olan 2.Lem’a’nın Beşinci Nükte’sini ve Hatime'sini yayınlıyoruz. BEŞİNCİ NÜKTE Üç Meseledir. Birinci Mesele: Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir. Musibet-i diniyeden her vakit dergâh-ı ilâhiyeye iltica edip feryad etmek gerektir. Fakat dinî olmayan musibetler, hakikat noktasında musibet değildirler. Bir kısmı ihtar-ı rahmânîdir. Nasıl ki çoban, gayrın tarlasına tecavüz eden koyunlarına taş atıp, onlar...

7 Ağustos 2011 23:12

Bir Kısım Kardeşlerime Hususî Bir Mektubdur Yazıda usanan ve ibadet ayları olan şuhur-u selâsede sair evradı, beş cihetle ibadet sayılan(Haşiye1) Risale-i Nur yazısına tercih eden kardeşlerime iki hadis-i şerifin bir nüktesini söyleyeceğim. Birincisi: (ev kema kaal). Yani, "Mahşerde ulema-i hakikatin sarf ettikleri mürekkep şehidlerin kanıyla muvazene edilir, o kıymette olur." İkincisi: (ev kema kaal). Yani, "Bid'aların ve dalâletlerin istilası zamanında sünnet-i...

31 Temmuz 2011 13:53

Sabır Kahramanı Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın Tesirli Münâcâtı’nın 3.bölümü olan 2.Lem’a'nın Üçüncü ve Dördüncü Nükte’sini yayınlıyoruz. ÜÇÜNCÜ NÜKTE Bir iki Sözde beyan ettiğimiz gibi, her insan geçmiş hayatını düşünse, kalbine ve lisanına ya "ah" veya "oh" gelir. Yani, ya teessüf eder, ya "Elhamdülillâh" der. Teessüfü dedirten, eski zamanın lezaizinin zevâl ve firakından neş'et eden manevî elemlerdir. Çünkü zeval-i lezzet elemdir. Bazen muvakkat bir...

24 Temmuz 2011 1:02

Sabır Kahramanı Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın Tesirli Münâcâtı'nın 2.bölümü olan 2.Lem'a'nın İkinci Nükte'sini yayınlıyoruz. İKİNCİ NÜKTE Yirmi Altıncı Sözde sırr-ı kadere dair beyan edildiği gibi, musibet ve hastalıklarda insanların şekvaya üç vecihle hakları yoktur. Birinci vecih: Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını sanatına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmasının cilvesini...

13 Temmuz 2011 18:50

"Eyyüb de hatırla ki, Rabbine şöyle niyaz etmişti: 'Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.'" Enbiyâ Sûresi: 21:83. SABIR KAHRAMANI Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın şu münâcâtı, hem mücerreb, hem tesirlidir. Fakat, âyetten iktibas suretinde, bizler münâcâtımızda "Ey Rabbim! Bana gerçekten zarar dokundu. Sen ise merhametlilerin en merhametlisisin." demeliyiz. Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın meşhur kıssasının hülâsası şudur ki: Pek çok yara, bere içinde epey...

3 Temmuz 2011 17:47

Üstâd Bediüzzaman Said-i Nursi(ra) hazretlerinin yazdığı Sikke-i Tasdik-i Gaybi isimli eserin Risale-i Nurdan Parlak Fıkralar ve Bir Kısım Güzel Mektuplar bölümünde geçen bir mektupta âhirzamanda gelecek Hz.Mehdi(as)'nin vazifeleriyle ilgili verilen bilgiler: "Ümmetin beklediği, âhirzamanda gelecek zâtın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymettarı olan iman-ı tahkikîyi neşir ve ehl-i imanı dalâletten kurtarmak cihetiyle, o en ehemmiyetli vazifeyi aynen...

Toplam 3 sayfa, 2. sayfa gösteriliyor.123
Yukarı Çık