4 milyon müslüman Arafat’ta vakfede…

Kutsal topraklar, “Lebbeyk” nidaları ile çınlıyor… Milyonlarca mü’minin “Emret Allah’ım emret” (Lebbeyk Allahumme Lebbeyk!…) haykırışları her taraftan duyuluyor… 4 milyon civarındaki hacı adayı, yarın ‘hacı’ olacak.

Arafat Dağı ve etrafı manşer meydanını andırıyor. Milyonlarca Müslüman “Lebbeyk” nidaları ile yeri ve göğü inletiyor.

İnsanlığı ortak bir hedef doğrultusunda bütünleştiren hac ibadeti, milyonlarca Müslüman tarafından ifa ediliyor. Allah’a yaklaşarak maddi ve manevi bir arınma mücadelesi, Allah’tan uzaklaştıran bütün ihtiyaç ve arzulardan sıyrılma, şirki terk edip tevhide varmanın serüveni olan hac, güç, servet, milliyet, ülke ve ırklarla ayrışmış olan insanlığın kendisini yeniden keşfetmesi için ilahi bir şans niteliğinde.

İnsanoğlunun Allah’a doğru gerçekleştirilen seferi olan hac, Hz. Adem ve Havva’dan bu yana varoluş serüvenimizin de bir özeti gibi. Hangi milliyet ve ülkeden olursa olsun, dil ve renk ayrımı olmaksızın, tüm dünya Müslümanlarının kendilerini tek bir fert olarak algıladıkları ve bir mahşer bilinci içinde aşk ve inançla Allah’a kulluk etmenin tadına vararak özgürleştikleri ve tevazuyu keşfettikleri bu kutsal sefer, İslam dünyasına maddi ve manevi gelişmeleri müjdeliyor.

Haccın temeli sayılan Arafat’ta bir süre durmak, vakfe ibadetinin yerine gelmesine yetiyor. Kelime manası olarak “durmak” anlamına gelen vakfe’de, süresi içinde orada bulunamayanlar o sene hacca yetişememiş sayılıyor. Hz. Peygamber’in “Hac Arafat’tır” diyerek dikkat çektiği ve önemini belirttiği Arafat vakfesinin sahih olabilmesi için hac ihramına girmiş olmak ve belirlenen süre içinde Arafat’ta bulunmak gerekiyor. Arafat’a sabah erken saatte gelen hacı adayları, burada sabah namazını kıldıktan sonra Kur`an okudu, tesbihat yaptı, duada bulundu. Arafat’ta bulunan Mescid-i Nemira Camii de Arafat için hazırlandı. Milyonlarca hacı adayı öğle ve ikindi namazlarını birleştirerek kıldı ve cem-i takdim etti. Müzdelife’de ise yatsı vaktinde akşam ile yatsı namazı birlikte kılınarak cem-i tehir yapıldı. Abbasiler döneminde yapılan cami, birçok kez elden geçirilerek günümüze kadar geldi. Son gelişmelerden sonra caminin ön bölümünün Arafat sınırlarının dışında, arka bölümünün ise Arafat sınırlarının içinde kaldığı belirtiliyor. Arafat’tan sonra Müzdelife ve Mina’ya geçen hacılar, Mina’da şeytan taşladı. Hacılar, bugünkü taşlamada 7 taş attı. Daha sonra Kabe’yi tavaf eden hacılar, kurban kesmelerinin ardından ihramdan çıktı.

Exit mobile version