AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi: Müzakereler yapıcı ve yararlı olmuştur

AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, İran’la nükleer müzakerelerin, ”yapıcı ve yararlı”, ”bir süre önce İran’la yapılan mektup teatisinin ruhuna uygun” olduğunu belirterek, 23 Mayıs’ta Bağdat’ta tarafların tekrar toplanacağını bildirdi.

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere ile Almanya’dan oluşan ”5 + 1” ülkeleri arasındaki nükleer müzakereler tamamlandı.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki görüşmelerin ardından basın toplantısı yapan AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Ashton, “İran’la nükleer konusu ile ilgili müzakereler yapıcı ve yararlı olmuştur ve bir süre önceki İran’la yaptığımız mektup teatisinin ruhuna uygun olmuştur” dedi.

Ashton, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması çerçevesinde yüklenilen bütün yükümlülüklerin İran tarafından yerine getirilmesinde ve ancak bu yapılırken İran’ın da, nükleer enerjinin barışçıl yollarda kullanılmasına ilişkin hakkına saygı duyma konularında mutabık kalındığını belirtti.

Görüşmelerde bir dizi diyalog çerçevesinde acil ve pratik adımlar atarak, güven artırıcı önlemler almayı ve İran’ın bütün uluslararası taahhütlerini nasıl yerine getireceğini tartıştıklarını ifade eden Ashton, bunu yaparken de adım adım ve mütekabiliyet çerçevesinde bir yaklaşım uygulama konusunda anlaştıklarını söyledi.

Bu adımların kapsamlı müzakereler sonucunda bir çözüme ulaştıracağını vurgulayan Ashton, böylece İran’daki programın sadece barışçıl nedenlerle kullanılıp kullanılmayacağı konusundaki soru işaretlerinin ortadan kaldıracağını söyledi.

Ashton, “Bundan sonra 23 Mayıs’ta yeniden toplanacağız, ancak temsilcilerimiz ondan önce bir araya gelecekler” dedi.

Yüzde 20 yüksek zenginleştirilmiş uranyum gibi önemli konuların bilinçli olarak mı toplantıda görüşülmediğinin sorulması üzerine Ashton, bugün çok açık bir hedefle çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Biz şunu öğrenmek istiyorduk. Acaba İran, sürdürülebilir bir sürece doğru ilerlemeye hazır mı, razı mı- Bunun gerçekten böyle olduğunu teyit etmeye çalıştık. Görüşmelerimizde ileriye doğru ne gibi adımlar atılacağını tartıştık ve hangi süreçler sonunda somut önerilerin masaya konulacağını görüştük. Çalışmalarımızın çerçevesini nasıl saptayacağımız, olayları harekete geçirmek için ne zaman toplanacağımız ve uzmanların hangi koşullarda toplanacağını konuştuk.”
Bu süreçte İran’a müeyyide uygulanıp uygulanmayacağı yönündeki soru üzerine Ashton, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın kendileri için çok önemli olduğunu ifade ederek, “İran bütün uluslararası taahhütlerine aynen uymalı. Bu süreç adım adım ilerleyebilecek bir süreç olmalıdır. Aynı zamanda bu süreçte mütekabiliyet sürecin ayrılmaz bir parçası olacaktır” dedi.

İran’ın sivil amaçlı nükleer enerji programlarına sahip olma hakkı bulunduğuna işaret eden Ashton, amaçlarının ne olduğunun bu ilkelerden anlaşılabileceğini kaydetti.

Ashton, bugünden itibaren 23 Mayıs tarihine kadar uzmanların, ne gibi adımların atılabileceği ve güvenin nasıl tesis edileceği konularında çalışacağını kaydetti.

İkinci toplantı için spesifik bir gündem olup olmadığına ilişkin soru üzerine Ashton, nükleer programın ele alınacağını söyledi.

Şimdi ileriye dönük çalışmaların çerçevesini belirlemeye çalıştıklarını ve bu konuyu İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Nükleer Başmüzakereci Said Celili ile yaptığı görüşmelerde çok açık bir şekilde konuştuğunu belirten Ashton, şöyle devam etti: “Amaç somut bir şekilde ilerleyebilmek. Dolayısıyla, sürdürülebilir bir süreç istiyorsak, belirli bir zemini kurmamız gerekiyor. Hepimiz bu konuda ciddiyiz. Bundan sonra somut, pratik adımlar üzerinde odaklanmayı bekliyoruz. Birkaç hafta içinde de bunun başlangıç temelleri atılacak. Başarılı olmamız için yaptıklarımızın sürdürülebilir olması gerekir. Mutlaka uluslararası camianın güveninin kazanılması gerekir.”

↑
Mobil sürümden çık