İran İslami Şura Meclisi Başkanı, İran’ın hava sahasını ihlal ederek ülkenin içlerine kadar girip, İran İslam Cumhuriyeti’nin ‘pençesine düşen kuşu’ RQ-170’in Amerikan casus uçağının hem ABD Başkanı hem de ABD Dışişleri Bakanı tarafından resmen iadesinin istenmesinin acaip olarak değerlendirdi.
İran İslami Şura Meclisi Başkanı ve Kum Milletvekili Ali Laricani, dün akşam Kum’da yaptığı konuşmasında, İslami İnkılab’tan bu zamana kadar geçen otuz iki yıllık süre içinde ülkenin farklı bir yaklaşımla yönetildiğini belirtti ve İran milletinin yönünün bugün bölgedeki inkılapçılar için bir olgu olduğunu söyledi.
Bölgede Tunus, Yemen, Mısır, Libya ve Bahreyn’de arka arkaya gelişen hadiselerin çok önemli toplumsal olaylar olduğunu ve belki gelecek 200 ya da 300 yıl içinde böylesine büyük toplumsal gelişmelerin olmayacağına işaret eden Larcani bu görkemli olayların farklı okunabileceğine de dikkat çekti ve bu olaylarda kesinlikle Amerika’nın bir ağırlığının olmadığını, Amerika’nın bir çok önemli müşterisinin bu olaylarda alaşağı olduğunu ve Amerikan muhaliflerinin işbaşına geldiğini söyledi.
Laricani konuşmasında, gelişmiş bir Amerikan casus uçağının İran topraklarında yere indirilmesi konusuna da değinerek, İran’ın hava sahasını ihlal ederek ülkenin içlerine kadar girip İran İslam Cumhuriyeti’nin ‘pençesine düşen kuşu’ RQ-170’in hem ABD Başkanı hem de ABD Dışişleri Bakanı tarafından resmen iadesinin istenmesini acaip olarak değerlendirdi.
Bu konuda ABD’nin bu casus uçağının İran semalarında ne işi olduğuna bir cevap vermesi gerektiğine işaret eden Laricani, uçağın Afganistan yerine muhtemelen yanlışlıkla İran hava sahasına girdiğini de söyleyebileceklerini de hatırlattı ve oysa kendilerinin söz konusu uçağın İran’ın hangi bölgelerinde uçtuğunu ve hangi mıntıkasında casusluk yaptığını bildiklerini söyledi.
Bu olayın İslami ümmetin ulaştığı noktayı göstermesi açısından çok önemli olduğunu belirten Laricani, bu hadisenin aynı zamanda İran İslami Cumhuriyeti için de büyük bir kapasite yarattığını belirtti.