Amerika hükümeti dün 14 Mayıs 2018 tarihinde işgal edilen topraklardaki büyükelçiliğini Tel aviv’den Kudüs kentine taşıdı. Amerika başkanı Donald Trump 6 Aralık 2017 tarihinde tamamen hukuk dışı bir kararla Amerika’nın işgal edilen Filistin topraklarındaki elçiliğinin Kudüs kentine taşınacağını ve Kudüs kentini Siyonist rejimin başkenti olarak tanıdığını resmen ilan etti.
Siyonist Trump’ın kararından 6 ay sonra dün Amerika başkanı Trump’ın kızı İvanka’nın katılığı törenle elçilik binası dünya çapında geniş itirazlara rağmen Kudüs’e taşındı.
Resmi törene katılmak için davet edilen bir çok ülke özellikle de, Rusya, Almanya, Hollanda, İrlanda, Meksika, Portekiz ve İsviçre, yapılan daveti reddederek alınan karara karşı muhalefetlerini açıkça belirttiler.
Amerika başkanının kararı uluslararası yasaların açıkça ihlali olmasına rağmen Amerika elçiliği Kudüs’e taşındı. BM siyonist rejimin kurulmasından bir yıl sonra yani 1947 yılında verdiği kararla Kudüs kentini “uluslararası bir kent” olarak ilan etti. Fakat Siyonist rejimin bağımsızlığını ilan etmesi ve Arap-İsrail birinci savaşın başlaması ardından nihayet iki taraf arasında barış anlaşması imzalandı. 1949 yılında imzalanan ve yeşil çizgi olarak bilinen anlaşma uyarınca Siyonist rejim Kudüs’ün batı bölgesi ve Ürdün de Kudüs kentinin doğu bölgesinin kontrolünden sorumlu tanındılar. Buna rağmen korsan rejim meclisi 1950 yılında Kudüs kentinin tümünü ırkçı rejimin başkenti ilan etti. Daha sonra 1967 yılındaki 6 günlük savaş sırasında ise Siyonist rejim ordusu kentin doğu bölgesini de işgal ederek kentin tüm kontrolünü ele geçirdi. Fakat BM sırasıyla 1967 yılında 242, 1973 yılında 338, 1979 yılında 446 ve 452, 1980 yılında 465, 476 ve 478, 2002 yılında 1397, 2003 yılında 1515, 2008 yılında 1850 ve 2016 yılında 2234 sayılı kararlarında doğu Kudüs’ü Ürdün nehri batı yakasının bir bölümü ve Filistinlilere ait olduğunu ilan etti.
Bu yüzden Amerika büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması ise BM’nin tüm bu kararlarının ihlali ve Trump tarzı tek yanlılığın devamı sayılmaktadır. Fakat BM bildirgesinin 25.maddesi uyarınca BMGK’ya üye tüm ülkeler burada uluslararası barış ve güvenlik konusunda alınan tüm kararları kabul etmek ve yürürlüğe koymakla yükümlüdürler.
Filistin meseleleri uzmanı Salman Rezevi konu hakkında şöyle diyor: Amerika elçiliğinin Kudüs’e taşınması kararı 1995 yılında Amerika kongresi tarafından onaylandı fakat Trump’a kadar, son 23 yılda Amerika başkanlarının hiç biri bu kararı uygulamadı. Zira bu karar uluslararası hukukun onayladığı bildiri ve kararlarla çelişmektedir.
Trump’ın batı Asya bölgesinde aldığı tek yanlı kararlar, bu cümleden elçiliği Tel Aviv’den Kudüs’e taşınması, bölgede şiddet ve istikrarsızlığa sebep olmaktadır. Amerika yönetiminin bu kararı uzlaşma görüşmelerin askıya alınmasına sebep olacaktır. Söz konusu görüşmeler 2000 yılından itibaren 18 barış projesi çerçevesinde Filistinliler ve Siyonist rejim arasında gerçekleşti fakat Amerika elçiliğin Kudüs’e taşınması, uzlaşma müzakerelerin cansız bedenine sıkılan son kurşun oldu.
Trump uluslararası ve özellikle Ortadoğu’da barış ve güvenliğin korunması ve sağlanmasına önem vermediğini defalarca ispatlamıştır, zira Amerika’nın çıkarları bölgede şiddet ve güvensizliğin artması ile temin ediliyor. Dünya ülkeleri ve özellikle de batılı güçler Trump’ın tek yanlı siyasetlerine karşı durmadıkları durumda, dünya düzeninin bozulmasına ilaveten, Amerika’nın kendini beğenmiş ve bencil başkanı tarafından iktidarlarının dikkate alınmaması ve çiğnenmesine şahit olmaları gerekir./