Suudi Arabistan vatandaşlarından bir diğeri Al-ı Suud rejimine muhalefet nedeniyle idama mahkum edildi ve hakkında verilen karar infaz edildi.
Bir kaç gün önce de Uluslararası Af Örgütü Suudi Arabistan’da tutuklu bulunan 12 Şii mahkûmun yakın zamanda idam edilebileceğini duyurdu. Örgütün yaptığı açıklamada, ölüm cezasına çarptırılan 12 Suudi Şii’nin doğrudan Kral’a bağlı olan gizli bir devlet güvenlik kurumuna gönderildiği ifade edildi. Kitlesel bir davada sözde casusluktan suçlu bulunan 12 kişinin infazlarının, Kral’ın cezalarını onaylamasının ardından gerçekleşebileceği belirtildi.
Suudi Arabistan şiddet eylemlerini, özellikle idam kararları ve bu kararların infazlarını yoğunlaştırarak sürdürüyor. Al-ı Suud rejiminin şiddet eylemlerini, ülke içi, bölgesel ve uluslararası alanda devam ediyor.
Ülke içinde Al-ı Suud rejiminin şiddet eylemleri, kendi vatandaşları ve de bu ülkede yaşayan yabancı uyruklulara karşı sürüyor. Suudi Arabistan yılda en fazla siyasi idamların en çok yaşandığı ülkeler arasında yer alıyor. Aile içi yönetimle idare edilen Arabistan’ın siyasi ortamı yoğun bir şekilde kapalıdır. Bu ülkede Al-ı Suud rejimi ile her türlü muhalefet, en yoğun biçimde hatta idam ile cezalandırılır.
Bu bağlamda insan hakları izleme örgütü başkanı Kenneth Roth temmuz 2017’de yayınladığı raporda, ” Suudi Arabistan’da idam edilenlerin %41’inin siyasi faaliyetlerden başka suçları olmadığını” duyurdu.
Son zamanlarda da Arabistan’da siyasi ve dini aktivistlerin tutuklanma alanı daha da genişlemiş ve siyasi aktivistlere ilaveten hatipler ve din adamları da tutuklanarak işkence ediliyorlar. Al-ı Suud rejimi tarafından terörizm ile mücadele yasasının onaylanması ise bu ülkede siyasi idamların artmasında önemli katkısı bulunuyor, zira söz konusu yasa uyarınca Al-ı Suud rejimine karşı her türlü muhalefet, terörizm sayılarak ölüm ile cezalandırılır.
Bunlara ilaveten Suud rejimi hatta ülkede yaşayan yabancı uyruklulara bile idam cezası vererek infaz ediyor. Bu bağlamda Endonezya Dışişleri bakanlığı yaptığı açıklamada 2011 ile 2018 yıllarında Arabistan’da çalışan 103 Endonezyalı işçiye, çeşitli suçlardan dolayı idam kararı vererek, bazılarını infaz ettirdiğini duyurdu.
Ülke içinde şiddet düzeyinin artması nedeni ile insan hakları izleme örgütü geçen Ağustos ayında, Suudi Arabistan yetkililerinin insan hakları aktivistlerine verdiği idam kararını korkunç niteleyerek kararların durdurulmasını istedi.
Arabistan’da şiddet eylemlerinden idam ve öldürme cezaları sırf ülke içindeki eylemlerle kısıtlı kalmıyor, hatta bölgesel ve uluslararası alanda da devam ediyor. Suudi Arabistan 2015 yılından itibaren Yemen’e karşı orantısız bir savaş başladı. Geçen 44 aylık sürede en az 11 bin Yemenli direkt olarak bu savaşlarda öldü ve birçok çocuğun da aralarında olduğu on binlercesi hastalık, kötü beslenme veya avarelik gibi dolaylı nedenlerden dolayı adeta katliam edildiler.
Gerçi Yemenli on binlerce masum insana, Al-ı Suud yargı kurumu tarafından idam kararı verilmedi fakat bu kişilerin ölümü ve onlardan yaşama hakkının alınması, ” siyasi cinayet” olarak tabir edilebilir. Zira Arabistan’ın Yemen’e karşı açtığı savaş karşılıklı bir ihtilaftan dolayı başlamadı; bu savaş siyasi hedeflerle başlayarak sürdürüldü.
Bu arada dünyada büyük yankılara ve tepkilere sebep olan muhalif gazeteci yazar Cemal kaşıkçının akıllara durgunluk veren cinayetini de unutmamak gerekiyor. Washington Post gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı evrak işlemleri için girdiği Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğundaki cinayeti, uluslararası alanda Suudi rejimi tarafından işlenen ” siyasi cinayettir”.
Fakat ne yazık ki yaşanan Tüm bu cinayetlere karşı Amerika’nın destek anlamındaki suskunluğu nedeni ile, Suudi rejimi tarafından işlenen idamlar ve siyasi cinayetlerin durması veya hatta azalması ise beklenemez./