Avrupa’da kriz işsizliği, işsizlik krizi tetikliyor

Avro Bölgesi’ndeki yeni veriler giderek kalıcı hale gelen işsizliğe çözüm üretilemediğini hatta kriz derinleştikçe merkezdeki zengin ülkelerinde kriz-işsizlik kısır döngüsünün bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor.

Kapitalizmin krizinin derinden etkilediği yaşlı kıta Avrupa’da rekor seviyeye ulaşan işsizliğin 2013 ve 2014 yıllarında daha da artacağı ifade ediliyor.

Konuyla ilgili yeni bir rapor hazırlayan ekonomik denetim şirketi “Ernst&Young”, özellikle bu yılın ikinci yarısında Avro Bölgesi’nde kayıtlı işsiz sayısının 20 milyona ulaşacağı kaydedildi. Bunun bir rekor olduğuna dikkat çeken uzmanlar, 2010 yılında Avro Bölgesi’nde toplam kayıtlı işsiz sayısının 15 milyon 900 bin olduğunu vurguladı.

Avrupa Gün’ün son sayısında yer alan haberde, işsizlikteki artışın Avro Bölgesi’nde ağırlığı sürekli artan konjonktürel gerilemeden kaynaklandığı işaret edildi. Bölgedeki GSYİH rakamlarının yüzde 0,2 oranında bir düşüş daha yaşayacağı belirtilen raporda, bu gerilemenin 2012’de yüzde 0,4 olduğu belirtildi.

Yunanistan ve İspanya’da her dört kişiden biri işsiz
Özellikle iflasın eşiğindeki ülkelerde ekonomik performansın daha da gerileyeceği tahmin edilen raporda, Yunanistan’ın GSYİH’sının yüzde 4,3’lük bir ek gerileme daha yaşayacağı ve Yunan ekonomisinin en erken 2015’te tekrar büyüyebileceği ifade edildi. “Ernst&Young” raporunda, Yunanistan’da 2013 yılı işsizlik oranının yüzde 28’e yükseleceği dile getirildi.

Araştırma yalnızca Yunanistan’ın değil, aynı şekilde İspanya’yı da zor dönemlerin beklediğini gözler önüne serdi. Buna göre, İspanya’da 2013 yılı kayıtlı işsiz oranının yüzde 27’e yükseleceği tahmin edildi. Söz konusu rakamlar Yunanistan ve İspanya’da çalışabilir durumdaki her dört kişiden birinin bir işte çalışma olanağı olmadı ve işsizliğin kalıcı bir hale geldiğini gösteriyor.

Bu durumun acısını en fazla Güney Avrupa ülkelerindeki emekçiler çekecek
“Ernst&Young” uzmanları Avro Bölgesi’ndeki krizin 2014’ten sonra hafifleyeceğini ve önümüzdeki yıldan itibaren ekonomik büyüme oranının yukarıya doğru hareketleneceğini ileri sürdü. 2014’te ekonomik büyümenin yüzde 1’lik bir yükseliş göstereceğini, 2015’te ise bu oranın 1,4 olacağı kaydedildi. Bu durumun acısını ise en fazla İspanya, İtalya, Yunanistan ve Portekiz’deki emekçilerin çekeceği ifade edildi.

Zengin AB ülkeleri de girdaba kapılıyor
Öte yandan, şimdiye kadar krizin etkilerini hem ihracat hem de istihdam piyasası açısından sorunsuz geçirmeyi başaran AB’nin zengin ülkelerinde ise durumun tersine döneceği korkusunun yaygın olduğunun altı çizildi.

Bu bağlamda, işsizlikten en az etkilenen Almanya’da 2012’de son 20 yılın en düşük işsizlik oranının gerçekleştiğine dikkat çekildi. 2012 itibariyle Almanya’da 2 milyon 897 bin kişinin işsiz olduğu kaydedildi. Ancak işsizlik sorununda Almanya’da yaşanan bölünmeye işaret edilen haberde, batı eyaletlerinde yüzde 5,9 ile kabul edilebilir seviyede olan işsizliğin, doğuda yüzde 10,7’ye ulaştığı vurulandı. Bu durumun sanayisizleştirilen doğu eyaletlerinin birleşmeden bu yana çektikleri ceza olduğu, ancak Almanya’nın başvurduğu istatistik numaralarının ortaya çıktığı kaydedildi.

Raporda, yüksek istihdam ve dolayısıyla düşük işsizlik oranının özellikle çalışan yoksullar, çalıştıkları halde geçinemeyen ve devletten muhtaçlık yardımı alan milyonların bu “başarı”da payı olduğu dile getirildi. Ancak düşüşünü sürdüren konjonktür nedeniyle Almanya’daki görece iyi durumun terse dönebileceği belirtildi.

Exit mobile version