Bağlantısızlar Hareketi, Suriye’nin işgal altındaki Golan bölgesini geri almasını destekliyor

30-31 Ağustos tarihlerinde Tahran’da düzenlenen Bağlantısız Devletler Hareketinin 16. Zirvesi sona erdi.

İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecat başkanlığında düzenlenen kapanış oturumunda zirvenin sonuç deklarasyonu ve Filistin komitesinin çalışmalarına ilişkin rapor onaylandı.

Zirveye katılan devlet yöneticileri Tahran beyanında bağlantısız devletler hareketinin kuruluş ilkeleri ve hedeflerine karşı sorumlu davrandıklarını ifade ederek, Batılıların, tek taraflı ve iradelerini dayatma şeklinde hayata geçirmeye çalıştıkları hegemonya politikalarını reddettiklerini belirttiler.

Zirve katılımcıları sonuç deklarasyonunda; güvenlik konseyinin konuyla ilgili kararları ve barış operasyonunun yeniden gözden geçirilmesi temelinde; Suriye’nin Golan toprakları dâhil bütün egemenliğini iade alması ve adil haklarını desteklemeyi sürdürdüklerini beyan ettiler.

Zirveye katılan devlet yöneticileri İsrail’in aldığı bütün icraatların işgal altındaki Suriye toprakları Golan’da yasal, maddi ve demografik durumu değiştirmeyi amaçladığını ifade ederek bütün bunların güvenlik konseyinin 1981/497 nolu kararına aykırı olduğunu kaydettiler.

İsrail’in güvenlik konseyi kararları çerçevesinde Golan’dan çekilmesini talep eden devlet yöneticileri; BM Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın Suriye’de barışı sağlama çabalarını takdir ettiklerini ve yeni temsilci olarak Ahdar el-İbrahimi’nin atanmasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ettiler.

Bağlantısız Devletler Hareketinin herhangi bir devletin toprak birliği bütünlüğü ve selametine karşı tehdit ve güç kullanılmasını reddeden ilkesel tutumunu yineleyen devlet yöneticileri; Ortadoğu’da nükleer ve kitle imha silahlardan arınmış bir bölge oluşturulmasını onayladıklarını beyan ettiler.

Nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına katılmayan tek devlet olan İsrail’den daha geç olmadan söz konusu anlaşmaya katılmasını talep eden zirve katılımcıları; İsrail’in bütün komşu devletlerin güvenliğini tehdit eden nükleer güce sahip olmasından kaygı duyduklarına işaret ettiler.

Terör faaliyetlerinin uluslararası yasalara aykırılık teşkil ettiğini dile getiren devlet yöneticileri terör faaliyetlerinin devletlerin toprak birlik, bütünlük ve selametinin yanı sıra ulusal güvenlik ve istikrarını tehdit etmesinin yanında meşru yönetim ve anayasal sistemi bozmaya hizmet ettiğini belirterek bütün devletleri terörü finanse etme davalarına karşı işbirliği yapma ve teröre karşı mücadele etme çağrısında bulundular.

Zirve katılımcıları bütün devletlere mültecilerin durumlarını ya da kanuni herhangi bir durumunun teröristler tarafından kendi amaçları doğrultusunda faydalanmalarına izin vermemeleri yönünde uyardı.

↑
Mobil sürümden çık