Bahreyn halkı parlamento seçimlerini boykot edecek

Bahreyn parlamento seçimlerinin yaklaşmasıyla, Bahreyn tarihinde bu ülke halkının bir seçimi bu kadar yaygın biçimde boykot etmesi meselesi dünyada çok geniş yankıya neden olmuştur. Bu konuyla ilgili olarak Bahreyn muhtelif halk STK’ları yayınladıkları bildirilerle, seçimlerin halk tarafından boykot edilmesine temasla, bu boykotun halkın Bahreyn Al-ı Halife yönetimine karşı olan nefret ve güvensizliğini gösterdiğini ve ülkede çok geniş ekonomik, siyasi ve kültürel reformlara gidilmesini istediklerini bildirdiler.

Bu konuyla alakadar olarak Bahreyn Vifak’ul Milli hareketi yayınladığı bildiride, 22 Kasım seçimlerinin boykot kararının bu ülkede halk tarafından alınmış en geniş kapsamlı ve geniş karar olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi. Bahreyn içindeki ve dışındaki bağımsız tüm İslami, liberal ve kavmi parti, dernek ve gruplar, Al-ı Halife yönetiminin kendi çıkarlarını dikkate alarak düzenlemek istediği göstermelik seçimlere karşı olduklarını ve bunun için 22 Kasım seçimlerini boykot kararı aldıklarını ilan etmiş bulunmaktadırlar.

Siyasi parti ve gruplar tarafından seçimlerin boykot edilmesi kararı öyle bir ortamda alınmaktadır ki halk kitleleri de hükümete ve seçimlere karşı yeni bir hareket ve boykot başlatmış olup bununla bu boykot kararını bu ülke tarihinde en geniş kapsamlı bir halk kararı olarak kayıtlara geçirmişlerdir. Bu arada Bahreyn basın çevresi aktivist ve gazetecilerinden kalabalık bir grup yayınladıkları ortak yazılı açıklamada, Bahreyn’de fikir özgürlüğü ve hürriyet olmadığını ve halen çok sayıda gazeteci, bolk yazarı ve muhabirin yönetim zindanlarında bulunduğu bir dönemde serbest seçimlerden söz etmenin yönetimin bir kandırmaca ve boyama girişimi olduğunu bildirmişlerdir.

Gözlemciler Bahreyn’in kendi tarihi boyunca böyle büyük ve geniş çaplı bir halk dayanışmasına tanık olmadığını ve bunun ise 2011 tarihinde başlayan Bahreyn Al-ı Halife yönetimine karşı halk kıyamı ve siyasi krizin ne kadar geniş bir boyuta ulaştığını göstermektedir. Bilindiği üzere Bahreyn 2011 Şubat tarihinden beri Al-ı Halife yönetimine karşı halk itirazlarına sahne olmuş ve halk ülkede ciddi siyasi, ekonomik, kültürel reformlara gidilmesini, özgürlüklerin verilmesini, adaletin sağlanmasını, ayrım ve eşitsizliğe son verilmesini, bizzat halkın gerçek seçimiyle belli olacak bir iktidarın ülke idaresine getirtilmesini istemekte. Bahreyn’de gerçek bir halk demokrasisi isteyen aktivistler muhtelif imkânları kullanarak yönetimin çelişkili açıklama, uygulama ve iddialarını açığa çıkararak, hükümetin yapısının genelde anti demokratik bir yapı olduğunu ortaya koymuş bulunmaktadırlar. Hatta buna ilaveten Şubat 2011 tarihinden şimdiye kadar Bahreyn’de halka karşı amansız bir şekilde sürdürülen sindirme, cinayet girişimleri Bahreyn yönetiminin demokrasiden uzak ne kadar despot bir yönetim olduğunu göstermektedir. Bahreyn olaylarına şöyle basit bir göz atmak bile yöneticilerin söyle ve eylemleri arasındaki uçurumun ne kadar büyük olduğunu rahatça görmek mümkün. Bu ise Bahreyn halkının yönetime karşı ne kadar güven kaybı içinde olduğunu gösteriyor. Bahreyn yetkilileri bir yandan demokrasiden, seçimlerden dem vururlarken diğer yandan sudan sebeplerle ülke vatandaşlarını ve aktivistleri tutuklayarak, halk hareketlerinin sindirilmesi için şiddet uygulamaktadır. Öyle ki halı hazırda bu küçük şeyhlikte binlerce ve hatta on binlerce kişinin hapiste olduğu ve bunların tek suçlarının kendi doğal haklarını yönetimden istemeleri olduğu bilinmektedir. Yönetim karşıtları parlamento seçimlerin gerçekte bir göz boyamaca olduğunu ve bununla gerçekte dünyaya halk desteğine sahip olduğu imajını vererek halkın talebi olan köklü değişimleri unutturmaya çalışmaktadır. Diğer yandan parlamento seçimlerini boykot eden halk ülkede bir referanduma gidilmesini istemekte ve hatta parlamento seçimleriyle birlikte muhalifler de halk içerisinde böyle bir fikir yoklamasına gidecektir. Gözlemciler Bahreyn’de insan haklarının çok yaygın olarak yönetim tarafından ihlal edilmesine dikkatleri çekerek, 22 Kasım tarihindeki göstermelik meclis seçimlerinin durumun daha karmaşık bir hal almasına neden olacağını ve bunun da Bahreyn despot yönetiminin temellerinin daha da sarsmasını beraberinde getireceğini belirtmekteler.

Exit mobile version