Batı’da kadın haklarının vahim durumu

Kadın haklarını savunduğunu iddia eden batılı ülkelerdeki kadınların durumu, onların bu ülkelerdeki kötü durumunu ve insani haklarının göz ardı edildiğini gösteriyor.

Bu ülkelerde, özellikle istihdam ve sosyal haklar açısından kadınlara karşı ayrımcılık açıkça var olmuştur ayrıca kadınlar ve erkekler arasındaki maaş ve istihdam açısından eşitsizlik, Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya ve Kanada gibi ülkelerde açıkça görülüyor.

Batıda kadınlar cinsel ve fiziksel şiddetin başlıca kurbanlarıdırlar ve bu alandaki istatistiklere bakıldığında ise bu konu açıkça görülüyor. Aslında kadınlar Batı’da ikinci sınıf vatandaşı olarak görülüyor, yaşamlarını sürdürmek için gerekli güvenceye sahip değiller ve hükümetleri tarafından ciddi bir şekilde desteklenmiyor ve sadece erkeklerin kullanabileceği araçları sayılıyorlar.

Batıda durum böyle iken Almanya dışişleri bakanı Alena Baerbock, ülkesinde kadınlara yönelik şiddetle ilgili yetkili makamlar ve kurumlarca sarsıcı veriler yayınlarken İran’da kız öğrencilerin zehirlenmesi konusunda endişeli olduğunu ve onların temel haklarını savunmaya çalışıyor. Yayınlanan istatistiklere göre, Almanya’da her üç günde bir kadın aile içi şiddet mağduru oluyor ve her dört kadından biri çeşitli biçimlerde şiddet yaşıyor. 2022 yılında açıklanan istatistiklere göre bu şiddet olaylarında 113 kadın hayatını kaybetti ve ortalama olarak her saatte 13 kadın mevcut veya eski eşinden şiddet görüyor.

Bu arada, Almanya başbakanı Olaf Schultz yayınladığı video mesajıyla Afganistan ve İran’da kadına yönelik şiddeti kınayarak “Bu iki ülkede kadınlar hakları için kıyasıya mücadele ediyor.” dedi. Almanya’da kadına yönelik şiddete ilişkin ürkütücü istatistiklere rağmen Almanya’da kadınların durumunun çok farklı olduğunu öne süren Schultz, “Eşitlik yolunda yolumuza devam edeceğiz” vurgusu yaptı.

Fakat, batı medyasının propagandası ve üst düzey Batılı yetkililerin iddialarına rağmen İran’da kadınların durumuna bakıldığında, kadınların sosyal, kültürel, siyasi ve ekonomik alanlarda olağanüstü bir ilerleme gösterdiği gerçeği göze çarpıyor.

İslam inkılabından sonra kadınlar siyasi, sosyal, kültürel ve eğitim, spor, kolluk kuvvetleri, sağlık ve hatta kamu hizmetleri alanında önemli çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu bağlamda İran’da yapılan son araştırmalara göre kadınların çeşitli alanlardaki katkısı İslam inkılabı öncesine göre önemli ölçüde artmıştır.

Örneğin, İranlı kadınların ülkedeki çok sayıda seçime geniş katılımlarının yanı sıra, İslam Şurası ile Kent ve köy meclislerinin koltuklarında önemli bir paya sahipler. Ülke yönetiminde kadınların katkısı konusunda istatistikler de birçok gerçeği gösteriyor. Bu kapsamda kadın yönetici oranı, 2022 Eylül sonu itibarıyla %26’ya ulaşmıştır. Ekonomik alanda 2022 yılına kadar İranlı kadınların ekonomiye katılım oranı %14,10 olurken yüksek öğrenim mezunu istihdam edilen kadın nüfus oranı ise %44,3’tür. Özel işler alanında, İran İslam Cumhuriyeti polis komutanlığında 7.200 kadın memur faaliyet göstermektedir.

Sağlık ve tedavi alanında İslam inkılabından sonra kadınlar önemli hizmetlerde bulunmuşlar. 2022 yılına kadar İran’daki uzman doktorların %40’ını kadınlar oluşturuyor. Spor alanında, İslam inkılabının ardından kadınların payı önemli ölçüde artmıştır. Mevcut istatistikler, İranlı kızların ve kadınların siyasi, sosyal, ekonomik, bilimsel, eğitim ve sağlık alanlarında ne kadar önemli ve aktif katılımcı olduklarını gösteriyor.

Tüm bunlar İran’da kadınlara haksızlık yapıldığı ve onların sosyal alanda küçük bir paya sahip olduğuna dair batının iddialarının yalan olduğunu göstermektedir.

Exit mobile version