Bölgedeki bazı ülkeler Suriye’ye silah göndermekten vazgeçmelidir

İran cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, ülkesinin Suriye’nin içişlerine yönelik herhangi bir müdahaleyi reddeden tutumunu yineleyerek devletlerin ve halkların tüm sorunları diyalog ve anlaşma yoluyla çözebileceğine inandığını belirtti.

ABD iç ve dış politikasının başarısızlığa uğradığına dikkat çeken İran cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, ABD yönetiminin sömürgecilik döneminin bittiği gerçeğini anlaması, diğer halklara, haklarına ve bağımsızlığına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.

Amerikan televizyonu CNN’e mülakat veren İran cumhurbaşkanı, bölgedeki bazı ülkelerin Suriye’ye silah göndermekten vazgeçmesi, bununla birlikte Avrupa ülkeleri ve NATO paktının Suriye’nin ve tüm dünya ülkelerinin içişlerine müdahale için baskı yapmayı ve kışkırtmayı durdurması gerektiğine dikkat çekti.

İran cumhurbaşkanı Ahmedinecad, ülkesinin dünyanın neresinde olursa olsun çatışma ve katliamı kınadığını, her yere adalet, özgürlüğün hâkim olmasının zorunluluğuna inanması gerektiğini belirterek ABD’ye politikalarını gözden geçirme, başkalarına suçlamalar yöneltmeyi bırakma, halkların hakları ve bağımsızlığına saygı gösterme çağrısında bulundu.

ABD güçlerinin Irak’tan çekilmesi, Irak ordusunun eğitime ihtiyaç duyduğu ve ülkesinin bu rolü yerine getirip getiremeyeceği konusunda ise Ahmedinecad, Irak hükümetinin bağımsız olduğunu, ordusunun nasıl eğitileceği konusunda kendisinin karar vereceğini ifade etti.

Libya’daki gelişmeler hakkında ise İran cumhurbaşkanı, savaş ve çatışmanın gereksiz olduğunu, batının Libya’ya müdahalesinin çatışmayı alevlendirdiğini söyledi.

İran cumhurbaşkanı Ahmedinecad, ülkesinin tüm dünya ülkeleriyle iyi ilişkiler kurduğunu, sadece Siyonist varlıkla sorunları bulunduğuna değinerek İran’ın sorununun Amerika halkıyla değil uluslararası anlaşmalara uymayan Amerikan yönetimiyle olduğunun altını çizdi.

“İran’a karşı herhangi bir askeri operasyonda bulunmak ahmaklık olacaktır” diyen Ahmedinecad, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun İran nükleer davasına ilişkin yönelimini siyasallaşma olarak nitelendirdi.

↑
Mobil sürümden çık