Cevad Zarif, Biden’e Seslendi

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump döneminde, bu ülkenin dış politikasında en büyük hesap hatalarına tanıklık ettik.

Beyaz Saray’a girdikten sonra, Donald Trump, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı radikal yaklaşım ve eylemlerde bulunup, bu çerçevede azami baskı politikası çerçevesinde İran’a yönelik tüm zamanların en ağır yaptırımları devreye sokarak, kendince Tahran’ı pes ettirmeye gayret gösterdi. Ancak Trump yönetimi, hedeflerinden hiçbirine ulaşamadı ve sonunda rezil bir şekilde iktidarı bırakmak zorunda kaldı. Trump yönetimi, İran’a karşı uluslararası konsensüs sağlama ve BM Güvenlik Konseyi’nin silah yaptırımlarını geri getirme çabalarında da başarısız oldu. Trump hiçbir zaman, İran’ın ABD’nin baskıları karşısında dayanabileceğini zannetmiyordu, ancak böyle oldu ve Trump’ın hesap hatası ortaya çıkmış oldu.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, cuma günü attığı bir twitte, ABD’nin yeni yönetimine seslenerek şöyle yazdı: Biden yönetimi başarısız eski politikaları sürdürüp, uluslararası işbirliği ve hukuku aşağılayabilir, ya da, başarısız varsayımları reddederek, barış ve huzuru takip edebilir.

Trump geçen 4 senede çok büyük hatalara imza atarak, uluslararası arenada yoğun eleştirilere yol açtı, ayrıca ABD’nin dünyada prestijinin ciddi şekilde zedelenmesine de sebebiyet verdi.

Tataristan Cumhuriyeti uzmanlarından Vadim Humenko bu bağlamda şunları kaydetti: ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi, Başkan Donald Trump’ın stratejik hatasıydı, bu ABD’ye çok ağıra mal oldu ve bu ülkeyi onursuzlaştırdı.

İran’ın nükleer anlaşma çerçevesinde gönüllü yükümlülüklerini hafifletmesine ilişkin adımları da, ABD’ye, Tahran’ın Beyaz Saray’ın yöneticilerinin zorbalıkları karşısında sessiz kalmayacağı gerçeğini göstermiş oldu.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei Kum halkının 19 Dey Kıyamı yıldönümü dolaysıyla yaptığı konuşmada nükleer anlaşmaya işaretle, İran İslam Cumhuriyeti’nin ABD’nin nükleer anlaşmaya geri dönmesi için hiç ısrar etmediği ve acelesi olmadığını, İran’ın mantıklı talebinin yaptırımların kaldırılması ve milletin gasp edilmiş haklarının iadesi olduğunu, bunun ABD ve Avrupalı uzantılarının görevi olduğunu kaydetti.

Ayetullah Hamanei beyanatında, karşı tarafların kendi yükümlülüklerine dönmeleri halinde İran’ın da anlaşmaya döneceğini belirtti.

Esasında, ABD’nin İran’a karşı düşmanlığı, Tahran’ın Washington’un zalimce politikalarını kabul etmemesinden kaynaklanıyor. Bu husumete son vermenin tek yolu, düşmanları hayal kırıklığına uğratmaktır. Bunun için de güçlenme ve gücün gerçek araçlarını takviye etmek gerekir. İran Dışişleri Bakanı Zarif’in ifadeleri de aynı yönde olup, İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer anlaşmaya yönelik mantıklı tutumuna yapılmış vurgudan ibarettir.

İran Dışişleri Bakanı Zarif cuma günü de, ABD merkezli Foreign Affairs dergisinde Washington’un yeni hükümetini değerlendiren bir yazı yayınladı.

Washington’daki yeni hükümetin temel bir seçenekle karşı karşıya olduğunu ifade eden Zarif, “Ya selefi Trump yönetiminin başarısız politikalarını izleyip uluslararası anlaşmaları ve hukuku çiğnemeye devam edebilir ya da Trump’ın hezimete uğramış politikalarından vazgeçip bölgede barış ve refahın inşası için adım atabilir.” dedi.

Biden hükümetine seslenen Zarif, fırsat penceresinin sonsuza kadar açık olmayacağını dile getirerek, “Şu anda inisiyatif Washington’un elinde. Biden yönetiminin ilk adımı, Trump’ın maksimum hezimetinin tehlikeli mirasını telafi etmeye çalışmak olmalıdır. Böyle bir adım bölgemizde barış ve istikrar için yeni fırsatlar yaratabilir. Böylesi durumda İran da nükleer anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini tam olarak uygulamaya başlayacaktır. Fakat Washington bunun yerine İran’dan taviz almaya kalkarsa fırsatı kaçıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Exit mobile version