İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim üyesi Dr. Musa Ebu Merzuk, Yahudi yerleşimcilerin Filistinli bir çocuğu kaçırıp, işkence ederek öldürdükten sonra yakması ve yanmış bedenini Deir Yasin’in bir köşesine atmasının insanlıktan nasibini almamış olan işgalcinin doğasını yansıttığını söyledi.
Bugün (4 Temmuz Cuma) sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden açıklamalarda bulunan Hamas lideri Ebu Merzuk, düşmanın Filistin halkını hezimete uğratmak için direnişi zayıflatmak istediğini belirtti.
İki gün önce Filistinli bir çocuğun kaçırılıp hunharca katledilmesine de değinen Hamas lideri Ebu Merzuk şunları ifade etti: “2 Temmuz’da Muhammed Hüseyin Ebu Hudayr kaçırıldıktan sonra katledilip yakılmış bedeni Deir Yasin Köyü’nde bir enkaza atıldı. Bununla Filistin halkına 1948 yılında işlenmiş cinayetleri özellikle de Deir Yasin katliamını hatırlatmak istediler. Deir Yasin’de onlarca kadın, çocuk, yaşlı Filistinli katledildi. Hamile kadınların karınları deşilip bebekleri öldürüldü. Biz katliamları ve işgalciyi hiç unutmadık. Bunları yapanların insan olmadıklarını da unutmadık.”
“Evet onlar halkımızdan binlercesini öldürdüler. Evlerimizden onlarcasını yakıp yıktılar. Bu halkın yarısını toprağından çıkardılar. Onlar erkeklerimizin onurunu kırmak ve kadınlarımızı aşağılamak istiyorlar. Biz hiçbir şeyi unutmadık. Toprağımızın gasp edildiğini, halkımızın yurdundan edildiğini unutmadık. Direnişimiz de bundandır. İşgalcinin varlığını kabul etmedik. Onunla müzakerelere karşı çıktık. Onunla işbirliği yapanları ve onu destekleyenleri hep eleştirdik ve kınadık. Bize yapılan bütün baskılar da bundandır. Bizim onunla yaşamamızı ve direnişi bırakmamızı istiyorlar.”
“Gücümüzün ve silahımızın azlığını da unutmadık. Ancak bununla birlikte Allah’a ve davamızın adil ve direnişimizin izzetli oluşuna olan inancımız nedeniyle çok güçlüyüz. Herkesten daha fazla geleceğe umutla bakıyoruz. Onların Batı’ya ve Amerika’ya güvendiklerini ve dayandıklarını biliyoruz. Buna mukabil biz yerin ve göklerin Rabbine dayanıyoruz. Bize yardım edenlerin azlığını ve insanlar tarafından horlandığımızı, hakkımızın bazıları tarafından inkar edildiğini, bazılarının düşmanı tanıdığını ve münafıklık yaptığını da unutmadık. Biz bunun geçici bir dönem olduğuna inanıyoruz. Daha kötü, ağır ve zor bir aşamadan geçse de sonunda bu ümmetin üstün geleceğine inanıyoruz.”
