Dünya Müslümanları Ve Mustazafları İmamı İmam Hamanei: İran Diplomasisi Başta Amerika Olmak Üzere Tüm Sultacılar Karşısında Cesaretle Dikilmektedir

Dünya Müslümanları Ve Mustazafları İmamı İmam Hamanei, bu sabah Tahran’da İran Dışişleri Bakanı ve İslam Cumhuriyeti’nin yurt dışındaki temsilciliklerinde görev yapan elçiler ve diplomatik personele hitaben yaptığı konuşmada ülkenin diplomatik mekanizmasından İslam Cumhuriyeti’nin hedefleri ile milli çıkarları ve milli sermayenin savunulmasında en ön safta mücadele eden unsurlar olarak söz etti ve yeni bir dünya düzenine geçiş döneminde aktif diplomasinin önemine değinerek Amerika’yla görüşmelerin yararsızlığına dikkat çekti.

İmam Hamenei, İran diplomasisinin özelliklerini açıklarken şunları söyledi: ‘Bireysel ve sosyal davranışlarda, diplomatik çevrelerde şer’i ilkelere bağlı kalmak ile Amerika gibi büyük güçlerin heybetinden korkmamak, İran diplomasisinin en önemli özelliklerindendir. Sultacı güçlerden korkmamak, İslam İnkılabı’ndan sonra biçimlenerek İslam Cumhuriyeti’nin en dikkat çekici özelliklerinden birine dönüşmüş ve bu özellik dünya milletlerinin gönlünde taht kurmuş, dünyadaki politikacıları da açıklasalar da açıklamasalar da bu özelliği saygıyla anmaya sürüklemiştir.’

İmam Hamenei, ‘mazlumun açık, kesin ve gerçekten savunulması’nın İran diplomasisinin bir başka özelliği olduğunu belirterek, ‘inkılap sonrasındaki yıllar boyunca Filistin, Lübnan ve benzeri halkların savunulması bu özelliğin önemini göstermiştir’ dedi.

İmam Hamenei ‘sulta düzeniyle ciddi muhalefet’ eyleminden İslam Cumhuriyeti’nin dış politikasının belirgin ilkelerinden biri olduğunu kaydederek şöyle konuştu: ‘Yetkililerimiz dünyanın her yerinde başta Amerika olmak üzere tüm sultacılar karşısında cesaretle dikilmektedir.’

İmam Hamenei daha sonra dünyadaki tüm diplomatik mekanizmaların ortak hedefinin kendi ülkelerinin milli çıkarlarını korumak olduğunu hatırlatarak, milli sermayenin korunmasının çok önemli olduğunu ve eğer milli sermaye yitirildiği takdirde diplomasinin dayanaksız kalacağını ve böylece milli çıkarların da savunulamayacağını ifade etti ve İran’lıların milli sermayesinin milli, İslami, inkılapçı ve tarihi kimlikleri olduğunun altını çizdi.

İmam Hamenei, konuşmasının son bölümünü dünyayla ilişkiler konusuna ayırarak şunları söyledi: ‘Dış dünyayla ilişkilerin iki istisnası vardır. Biri Amerika ve öteki de siyonist rejim. Amerika ile ilişki ve bu ülkeyle müzakerede bulunmak, özel durumların dışında İslam Cumhuriyeti için hiç bir yarar sağlamayacak ve zarara yol açacaktır. Hangi akıllı, zararın peşinden gider ? Eğer Amerika’lılarla müzakere masasının etrafında oturursak bir çok problemin çözüme kavuşacağını sananlar oldu. Biz bunun böyle olmadığını bilmekteydik, ancak son bir yıl içerisinde bu gerçek bir kaç kez daha ispatlanmış oldu.

Amerika’lılar yalnızca düşmanlıklarını arttırmadılar ve ambargoları da çoğalttılar. Amerika’yla müzakere dünya milletleri ve devletleri katında bizim ikili oynamakla itham edilmemize yol açmaktadır ve batılılar da dev propagandalarıyla İslam Cumhuriyeti’ni infiale ve paradoksa düşmekle suçlamaktadırlar. Amerika’nın düşmanlıkları ve Amerikan yetkililerinin İran hakkındaki düşmanca açıklamaları sürdüğü müddetçe onlarla herhangi bir ilişkiye girmek anlamsızdır.’

İmam Hamenei daha sonra Amerika ve siyonist rejim arasındaki yakın ilişkilere ve dünya milletlerinin Gazze’deki cinayetlere ortak olan Amerika aleyhinde yükselen nefret dalgasına değinerek şu eleştirilerde bulundu: ‘Dünyada hiç kimse Amerika’lıların Gazze’de gasıp, kurt sıfatlı, katil, kafir ve siyonist rejim tarafından sürdürülen cinayetlere ve soykırımına ortak olmadığını düşünmemektedir. Bu yüzden Amerika’lılar şu anda çok zayıf bir konuma düşmüşlerdir.’

İmam Hamenei, mazlum Gazze halkının şu günlerdeki durumuna da değinerek şöyle konuştu: ‘Filistin’lilerin ateş-kes konusundaki mantığı tutarlıdır. Onlar şunu söylemekteler: Ateş-kesin kabulü kan içici ve vahşi siyonist rejimin istediği her zaman yeni bir facia yaratması ve herhangi bir kayba uğramadan önceki güne dönülmesi yani ablukanın ve baskıların devamı anlamına gelmemelidir. Filistin’lilerin de belirttiği üzere bunca cinayetin bir karşılığı olmalıdır ve o da Gazze muhasarasına bir son verilmesidir. İnsaf sahibi hiç bir insan bu hakka dayalı isteğe karşı çıkamaz.’

↑
Mobil sürümden çık