Mübarek Ramazan Bayramı namazı bu sabah Tahran’da yüzbinlerce müslümanın katılımı ile İmam Seyyid Ali Hamenei’nin imametinde kılındı.
İmam Hamenei bayram namazı hutbesinde kutlu Ramazan bayramı münasebetiyle tüm dünya müslümanlarını tebrik ettikten sonra nükleer müzakereler, bölgesel gelişmeler ve İslam Cumhuriyeti’nin emperyalist Amerika karşısındaki siyasetlerine değindi.
İmam Hamanei konuşmasının başında Ramazan’ın son Cuma’sında Dünya Kudüs Günü münasebetiyle düzenlenen dev mitinglere işaretle, Kadir gecesini dua ve ibadetle geçirerek sabaha dek uyumayan oruçlu İran halkının yaz sıcağında Kudüs Günü gösterilerine katılmasının İran milletinin doğru olarak tanınmasında uygun bir kriter olacağını; bu müslüman milletin bizzat kendisi, ilkeleri, hareketi ve bu büyük eylemleri incelendiği takdirde düşmanın haber ve bilgi kirliliği ile İran milleti hakkında sürdürdüğü karalama kampanyasında söylenenlerin ne denli yanlış ve saptırıcı olduğunun görüleceğini belirterek şöyle konuştu: ‘Dünya Kudüs Günü’nde atılan sloganlar, halkın yönelişlerini gözler önüne serdi. ‘Kahrolsun İsrail !’ ve ‘Kahrolsun Amerika !’ gibi sloganlar, İran’da yeri göğü inletti ve bu sahneler yalnızca başkent ve büyük şehirlere ait de değildi.’
İmam Hamanaei, maalesef bazı siyah ellerin mübarek Ramazan ayının Yemen, Bahreyn, Filistin ve Suriye gibi nice İslam topraklarında çetin ve sıkıntılı olarak idrak olunmasına yol açtığını ve bu acı durumun İran halkı için önemli bir mesele olduğunu belirtti.
İmam Hamenei, epeyce uzun süren nükleer müzakerelere değinerek bu alanda faaliyet gösteren yetkililere teşekkürlerini bildirdi ve hazırlanan metnin yasal süreci içerisinde kabul edilip edilmemesi durumunda İran’lı müzakerecilerin ecrinin mahfuz olduğunu kaydederek şunları dile getirdi: ‘Hazırlanan anlaşma metninin kabul edilebilmesi için yasal bir süreç öngörülmüş olup, bu sürecin aşamalarının katedilmesi gerekmektedir.
Yetkililerimizin büyük bir dikkat içerisinde ülkenin maslahatını ve milli çıkarlarını gözetmelerini ve millete sunacaklarını, başları dik olarak yüce Allah karşısında da sunabilmelerini ummaktayım. Bu metin kabul edilse de edilmese de, Allah’ın izniyle karşı tarafın bunu kötüye kullanmasına hiç bir şekilde izin verilmeyecektir. İslam nizamının temel ilkelerine gölge düşürme izni kimseye tanınmayacaktır. Savunma alanındaki kabiliyetler ve ülkenin güvenlik atmosferi Allah’ın lütfu sayesinde muhafaza olunacaktır. Bu bağlamda, o da düşmanın bunca tehdidi karşısında İslam Cumhuriyeti’nin, düşmanın aşırılıkları karşısında teslim olabileceği asla düşünülmemelidir. Anlaşma kabul edilse de edilmese de, İran milleti mazlum Filistin, Yemen, Bahreyn, Suriye ve Irak halkları ile Lübnan ve Filistin’deki şanlı mücahidleri desteklemeye devam edecektir.’
İmam Hamanei, İran İslam Cumhuriyeti’nin anlaşma sonrasında Amerika’yla olacak ilişkileri hakkında da şunları söyledi: ‘Bu müzakereler ve hazırlanan mevcut metinle birlikte, hangi şartlar altında olursa olsun emperyalist Amerikan devleti karşısındaki siyasetimiz değişmeyecektir. Amerika ve İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki siyasetleri arasında 180 derecelik bir fark bulunmaktadır.’
İmam Hamenei konuşmasının sonunda Amerikan Başkanı Obama’nın İran hakkındaki son tehditkar ifadelerini hatırlatarak şunları dile getirdi: ‘Bu beyefendi, İran ordusunu yokedebileceğini söylemiş ! Ne boş bir laf ! Eğer olup bitenleri doğru dürüst anlamak istiyorlarsa, eğer geçmiş tecrübelerinden doğru olarak yararlanmak istiyorlarsa şunu bilmelidirler ki, eğer burada bir savaş çıkarsa bu savaştan başı eğik olarak çıkan kimse, mütecaviz ve cinayetkar Amerika olacaktır.’
