İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, dış ekonomik baskıların ülkenin direncini aşındıramayacağını söyledi.
“Batı, ekonomik baskıyla İran’ın direncini azaltabileceğini sanıyor” diyen Laricani, “İran milleti, direniş ve inançla bu aşamayı da geçecektir” ifadelerini kullandı.
Perşembe günü Tahran’da düzenlenen yerel bir etkinlikte konuşan Laricani, Tahran’ın sözde geri çekilme mekanizmasını engellemek için yaptığı çabalara dikkat çekti.
“Snapback konusunda da müzakerelerin bir sonuca varması için her türlü çaba sarf edildi, ancak Batılılar İran’ın füzelerinin menzilini 500 km’nin altına düşürmesini şart koşarak, aslında İran milletinin en önemli savunma silahını ele geçirmek istediler.”
Bu talebin İran’ın “ulusal güvenliği” ile ilgili olduğunu da sözlerine ekledi.
İran, E3’ün (Fransa, Almanya, İngiltere) yasallığını reddederek BM yaptırımlarının geri çekilmesini tetikledi ve mekanizmayı “geçersiz” ve “uydurma” bir terim olarak nitelendirdi. Tahran Cumartesi günü, BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı Kararı’nın ve ilgili hüküm ve kısıtlamalarının süresinin dolduğunu duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi günü alınan kararla belirlenen 10 yıllık sürenin sona ermesiyle birlikte, İran’ın nükleer programının Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) kapsamında nükleer silah sahibi olmayan diğer devletlerinki gibi ele alınması gerektiğini vurguladı.
İran, özellikle ABD’nin 2018 yılında Ortak Kapsamlı Eylem Planı’ndan (KOEP) tek taraflı olarak çekilmesi ve sözde “azami baskı” politikası kapsamında kapsamlı yaptırımları yeniden uygulamaya koymasının ardından son yıllarda sürekli ekonomik baskıyla karşı karşıya kaldı.
İran, bu baskılara rağmen, artan iç üretim, dolar dışı ticaret mekanizmaları ve Asya’daki ve komşu ülkelerdeki ortaklarıyla ekonomik bağlarını genişleterek uyum sağlamaya çalıştı.
