İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü, Avrupa’nın Bercam Nükleer Anlaşmadaki taahhütlerinin yerine getirilmesi için Fransa tarafından her hangi kesin ve güvenilir bir teklifin sunulmadığını söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Seyyid Abbas Musevi dün İran Radyo Televizyon Kurumu-İRİB’e verdiği demeçte, kimi medya organlarının Fransa’nın İran’a teklifleri doğrultusundaki haberlerine tepki olarak şöyle dedi:
“İran İslam Cumhuriyeti ve Fransa cumhurbaşkanları arasındaki telefon görüşmesinde farklı teklifler sunulsa da bunların hiçbiri kesinlik kazanmamıştır.”
Amerika’nın Al-Monitor sitesi gibi bazı medya organları, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasındaki telefon görüşmesinde Paris tarafından INSTEX’in hizmet vermeye başlaması için 15 milyar dolarlık bir kredi açılmasını ve Paris’te düzenlenecek G7 ekonomi bakanları oturumuna Ruhani’yi davet ettiğini duyurdu.
Avrupalı makamlar Bercam Nükleer Anlaşmasının korunmasına vurgu yapsalar da hala verdikleri 11 taahhütten hiçbirini pratiğe geçirmemişlerdir. İyimser bir yaklaşımla, Fransa ve Almanya’nın Trump’tan uzaklaşmasını, Amerika ve Avrupa ilişkilerinin kırılganlığını gösterdiğini söyleye biliriz. Buna rağmen görünen o ki Fransa müzakere sürecinin başlatılması için yeni bir strateji geliştirmek niyetindedir. Bu varsayım doğru ise böyle bir girişimin sonuçsuz kalacağı söylenmelidir. Çünkü Beyaz Saray, davranışları ile mahiyetini gözler önüne sermiştir. Bu hasmane mahiyetin son örneği ise İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanını boykot edilmesidir.
Amerika Bercam Nükleer Anlaşmasını imzalamasına rağmen bu anlaşmadan çekilip Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarını açık bir şekilde ayakları altına almakla güvenilmez olduğunu ispatlamıştır. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bu gerçeğin farkındadır.
Macron Ruhani ile yaptığı bir kaç telefon görüşmesinde ülkesinin Bercam Nükleer Anlaşmasına bağlı kalmak istediğini belirterek İran’dan bu anlaşmada kalmasını istedi.
Fransa ekonomi bakanı ise Avrupalıların gözlerini açma zamanının geldiğini söyleyerek şöyle dedi: “Avrupa Amerika’dan bağımsız hareket etmek için yeni mali araçlara ihtiyacı vardır. Bunun için Amerika yaptırımları karşısında şirketlerimizin çıkarlarını korumak zorundayız.”
Bu açıklamalar Avrupalıların özellikle de Fransızların Bercam Nükleer Anlaşmasının korunması için söylemden eyleme geçmeleri yönünde kat edecekleri uzun bir yolla karşı karşıya olduklarını gösteriyor.
INSTEX (İnstrument in Support of Trade) adlı Avrupa ve İran arasındaki özel mali sistemin durumu, Avrupalıların diplomatik vaatleri ile örtüşmemektedir. Bir diğer ifade ile halihazırda Bercam Nükleer Anlaşmasını güvenlik sorunlara bağlamak isteyen bir Avrupa ile karşı karşıyayız.
Siyasi araştırmacı, uluslararası ilişkiler uzmanı Muhammed Rıza Settari Avrupalıların Bercam Nükleer Anlaşmasına yönelik yaklaşımının nedenlerinin analizinde şöyle diyor:
“Avrupalılar, genel perspektiften bakıldığında çok taraflılık yaklaşımı ile Trump’ın tek taraflı doktrini karşısında yer alıp küresel stratejilerin geliştirilmesinde farklı olsalar da sonunda Avrupa ve Amerika arasında, Batı perspektifinde tanımlanan yoğun siyasi ve ekonomik ilişkilerden dolayı birçok ortak ve çıkar noktaları bulunmaktadır. Bu yüzden Avrupa’nın mevcut durumu sürdürmesi, onlar için büyük bir sorun teşkil ediyor.”
Aslında Bercam Nükleer Anlaşması uluslararası bir anlaşma olarak, küresel ilişkilerin yeniden tanımlanmasında da eşsiz bir rol oynamıştır. Bu yüzden anlaşmanın korunması uluslararası toplum için de büyük bir önem taşımaktadır.
Ancak mevcut durumda Avrupa’nın sırf söylemde Bercam Nükleer Anlaşmasına vurgu yapması ve bir taraftan da bu anlaşmanın tek taraflı olarak kalmasını istemesi, anlaşmanın tarafları özellikle de İran’ın çıkarlarını temin etmeyecektir. Bu uluslararası anlaşmanın korunması için Avrupa tarafından güvenilir stratejiler geliştirilmesi ve sağlam teklifler yapılması şart.
