Galibaf: İran’ın Şartları Yerine Getirilmeden Hürmüz Boğazı Açılmayacak

İran Meclis Başkanı, yasama organının bugünkü açık oturumunda yaptığı konuşmada, “İran’ın şartları yerine getirilmeden Hürmüz Boğazı açılmayacak” dedi.

İslami Şûra Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bugün (Pazar) gündem dışı konuşmasında açıklamalarda bulundu.

Galibaf, okulların açılmasına ve sekiz yıllık Kutsal Savunma Haftası’nın gelişine değindiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Direnişçi İran milletine karşı 22 Eylül 1980’de (31 Şehrivar 1359) başlatılan ilk dayatılan savaşın yıl dönümünün ve Kutsal Savunma Haftası’nın eşiğindeyiz. Kutsal Savunma Haftası, yalnızca tarihi bir anının yeniden okunması değil; düşmanın saldırısına karşı ulusal bağımsızlığı ve onuru korumak için yaşanmış ve test edilmiş bir deneyimdir.”

Meclis Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Dün savaş cephesi coğrafi sınırlarla sınırlıysa, bugün savunma daha akışkan ve daha derin bir biçim almıştır. 22 Eylül 1980, meşum Pehlevi rejiminin despotluğundan henüz yeni kurtulmuş olan aziz İran’ımıza yönelik kalleşçe bir saldırının başlangıcıydı. Ancak birinci dayatılan savaş bizi çökertmediği gibi, halkın sekiz yıllık Kutsal Savunma’daki direnişi ve duruşu, son 40 yıldaki özgüvenimizin ve temel bağımsızlığımızın motorunu ateşlemiş ve ülkeyi devrimin yüce hedeflerine yaklaştırmıştır.”

Galibaf şöyle devam etti: “Bugün aynı tarihi deneyimi tekrarlıyoruz; şu farkla ki bu kez İran halkının direnişi sadece İran’ın güvenliğinin teminatı olmakla kalmayıp, bölgede ve dünyada yeni bir düzen şekillendirerek ekonomik ve stratejik alanlarda açılımlara vesile olacaktır. Halkın bu değerli ve tarihi duruşu, 1980’lerde bugünün güçlü İran’ını inşa ettiği gibi, bugün de İran’ı yeni bir güç ve kalkınma seviyesine ulaştıracaktır.”

Meclis Başkanı şunları söyledi: “Bu günlerin 23 Eylül (1 Mehr) ve okulların açılmasıyla anlamlı bir şekilde örtüşmesi, özünde stratejik bir mesaj taşımaktadır; derslikler Kutsal Savunma’nın yeni mevzisi ve ulusal caydırıcılığın temel sütunlarından biridir. İranlı öğrencilerin eğitim ve öğretim mevzilerindeki varlığı, milletin direniş bayrağını dalgalandırmaya devam edecektir.”

Galibaf, “Düşmanın hayallerinin bu vatanın yaşam, üretim ve bilim nabzını yavaşlatmasına izin vermeyeceğiz; nitekim okulların durdurulamaz dinamizmi, düşmanın askıda kalma durumunu sergileme stratejisinin yenilgisinin simgesidir” dedi.

Aziz İran milletine seslenen Meclis Başkanı şu ifadeleri kullandı: “Aziz halkımız! Son yedi ayda saldırganlık karşısında elimizin kolumuzun bağlı olmadığını gösterdik. Düşmanla yüzleşmedeki mantığımız, akıllıca ilerlemek ve İran milletinin iradesini dikte ettirmektir. Ancak ne yazık ki ülkenin seçkinler ve siyaset ortamında, her ikisi de gerçekliği basite indirgeyen iki stratejik hata bulunmaktadır.”

Galibaf sözlerini şöyle sürdürdü: “Birincisi; savaştan bahseden ancak savaşı güçlü bir şekilde sonlandırmak için hiçbir ufku ve mekanizması olmayan yaklaşımdır. Bu yaklaşım, her türlü etkileşimi ve diplomasiyi reddederek imkânları hesaba katmadan ülkeyi fiilen yıpranmaya ve sonu gelmeyen bir savaşa sürüklemektedir. Bunun tam karşısında ise ulusal gücü hafife alma hatasına düşen bir akım yer almaktadır; İran’ı zayıf görmekte, korku yayarak teslimiyet ve düşmanın tek taraflı şartlarını kabul etme reçetesi yazmaktadır.”

Meclis Başkanı, “İlk hata ülkeyi sürekli bir kriz durumunda tutmakta, ikinci hata ise kaynakları ve ulusal onuru düşmana sunmaktadır. Her iki yaklaşım da düşmanın ülkenin bütünlüğünü ve birliğini bozma arzusunu gerçekleştirmektedir” dedi.

Galibaf şunları kaydetti: “Biz savaş ya da müzakere ikileminin gerçek olmadığına, hem savaşılması hem de müzakere edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Makul ve güçlü bir şekilde savaşılmalı, doğru zamanda güç ve akılla müzakere edilmelidir. Yani gereken anda sahip olduğumuz tüm askerî güçle düşmanı geri püskürtmeli ve ona ağır darbeler indirmeliyiz; ancak sahada önemli bir zafer elde ettiğimizde ve düşman zayıf durumdayken, diplomasi araçlarıyla bu kazanımları pekiştirmeli, düşmana yenilgiyi dikte ettirerek ve kendi güç unsurlarımızı pekiştirerek caydırıcılık aşamasına ulaşmalıyız.”

Galibaf şöyle devam etti: “Bugün diplomasi sahnesinde de duruşumuz tamamen net, akılcı ve pazarlık konusu edilemez niteliktedir. Mesajların iletilmesi ve şartlarımızın açıklanması arabulucular vasıtasıyla açıkça karşı tarafa yapılmıştır. Düşman, aldatma ve tek taraflı dayatma yolunun kapalı olduğunu; bu şartlar yerine getirilmediği, İran milletinin müktesep hakları tanınmadığı ve Amerikalıların taahhütleri uygulanmadığı sürece önceki müzakere koşullarına dönülmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılması için hiçbir kapının aralanmayacağını çok iyi bilmektedir.”

Meclis Başkanı sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün Orta Doğu’daki eski Amerikan düzeni çökmüştür ve yeni düzeni hayata geçirmesi gerekenler bölgedeki İslam ülkeleridir. Milletin tarihi iradesine, sahadaki cesur komutanların basiretine ve bugün okul, medrese ve üniversitelerde dersliklerde oturan nesle güvenerek, geleceğin yolunun yalvararak değil; akıl, cesaret ve mücadele ile çizileceğini göstereceğiz.”

↑
Mobil sürümden çık