Gazze Zaferi konferansı devam ediyor

Düşmanlığa Karşı Uluslararası Girişim (Global Anti-Aggressimon Compaign) tarafından İstanbul’da Holiday Inn Hotel’de “Gazze’de Zafer” başlığı altında düzenlediği üç günlük konferans devam ediyor. Konferansa Filistin direnişinin önde gelen siyasi liderlerin yanında, İslam dünyasından birçok âlim, düşünür, araştırmacı-yazar ve lider de katıldı.

Gazze Zaferi konferansı, Filistin’in İsrail tarafından işgali ve Filistin topraklarında doğan direniş hareketlerini anlatan sinevizyon gösterisiyle başladı.

Sinevizyondan sonra ilk konuşmacı olarak kürsüye çıkan Kuveytli düşünür Dr. Abdullah en-Nefîsi, Gazze savaşında Arap ülkelerin takındığı tavrı ağır bir şekilde eleştirerek, Gazze’de olup biten savaşın sadece Siyonist işgal devletine değil, aynı zamanda NATO güçlerine karşı da verildiğini belirterek şöyle dedi: “Bugünkü karşılaşma direniş ile İsrail arasında gibi gözükse de buna NATO da dâhildir. Yeni fikirlerin ortaya çıkması sonucunda Amerika ve Avrupa daha yakın zamana kadar birbirlerine karşı mücadele etmiş olsa da şimdi İslam karşısında saflarını birleştirmişlerdir. Gazze direnişi İsrail’e karşı direnebilir ancak NATO gibi bir güce karşı tek başına hareket edemez. Avrupa’da Siyonistlerin lehine bir durum oluştu ve süreç içerisinde NATO, ABD, AB İsrail’i tamamen destekler hale geldi. Bu durum direniş için büyük bir tehlike teşkil ediyor. Bu çatışmanın ne olduğunu anlamak gerekir. Bundan sonra çatışma sadece bizimle İsrail arasında değil bizimle NATO arasında olacaktır. Çünkü NATO güçleri tüm dünyayı ateşe atmak istiyorlar. Irak da olan budur, Afganistan’da olan budur, Filistin’de ve Somali’de yapmaya çalıştıkları budur. NATO güçleri yakında Gazze’ye konuşlandırılabilir. Buna oyuna karşı dikkatli olmalıyız. NATO birilerinin çıkarları koruyor. Kızıl Rusya’ya karşı kurulan bu güç bugün Yeşil İslam dünyasına karşı mücadele etmektedir. Müslüman ülkelerde çıkarılan çatışmalarla bu gücün buralara yerleşmesi hedeflenmektir. Bu oyunlara karşı uyanık olmalıyız.”

Abdullah en-Nefîsi’nin ardından söz alan Suud-i Arabistanlı yazar Muhammed el-Ahmerî, Yahudilerin Filistin’e yerleşme hikayesini kısaca anlattıktan sonra 60 yıl sonra gelinen noktada bölgenin ikiye bölündüğünü, birinci kutbun Siyonistleri desteklediğini, ikinci kutbun yani Türkiye, Katar ve İran gibi ülkelerin bulunduğu kutbun ise özgür bir İslami duruşu desteklediğini söyledi.

İlk iki konuşmacıdan sonra söz alan Hamas liderlerinden Muhammed Nezzal, İstanbul’da böyle bir toplantı düzenleyerek kitaplarını okuyarak yetiştikleri âlim ve düşünürlerle kendilerini bir araya getiren Düşmanlığa Karşı Uluslararası Girişim yöneticilerine teşekkür etti.

Gazze’ye yönelik saldırının Hamas ateşkesi bozduğu için yapılmadığını ve bu gerekçenin asılsız olduğunu söyleyen Nezzal, ambargonun Gazze’yi boğmak için atılan ilk adım olduğunu ve Gazze halkının 3 yıl sabretmesinin ardında Rabbani yardımın olduğunu kaydetti. Nezzal, Gazze vahşetinin aylar öncesinden Siyonist terör devleti tarafından planlandığını belirtti.

Ambargo ile elde edilemeyenlerin diyalog adı altında elde edilmek istendiğini hatırlatan Nezzal, Batı Yaka’da üç Amerikalı generalin direnişi bitirmek için çalıştığını söyledi. Üç yıldır Gazze’de memurların ve işçilerin maaşlarını alamadığını söylen Nezzal, dünyanın başka bir yerinde bir kaç ay maaş almayan insanların sokaklara döküldüğünü söyledi ve Hamas’a karşı halkın neden ayaklanmadığını dünya neden anlamak istemiyor diye haykırdı.

Bugün direnişin suçlu gibi gösterilmeye çalışıldığını söyleyen Nezzal, sahte diyalog girişimlerinde başarısız olan Siyonistlerin bu kez saldırı yolunu seçtiklerini belirt.

Nezzal devamla, İsmail Heniyye başkanlığındaki Filistin hükümetinin yıkılmasının planlandığını belirterek, Hamas’ın tüm liderlerinin de öldürülmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Arap liderlerinin Gazze saldırılarına sessiz kalmalarını da eleştiren Muhammed Nezzal şöyle devam etti: “Araplık mazlumun yanında yer almaktır. Bana göre, Hugo Chavez Arap liderlerden daha çok Arap, Türkiye Başbakanı Erdoğan Arap liderlerden daha çok Arap’tır. Çünkü onlar mazlumların yanında yer aldılar. Yoksa benim için Araplık lisandan öte bir şey değildir” diye konuştu.

Siyonist işgal devletinin Gazze’yi üç günde halletmeyi ve Filistin hükümetindeki liderleri paketleyip, Gazze dışına çıkarmayı düşündüğünü, buna paralel olarak gayri meşru Feyyad hükümetindeki önemli kişilerin de Mısır’ın sınır bölgesinde yıkılacak Gazze hükümetinin yerine geçmek için direnişin mağlup olacağı saatleri sabırsızlıkla beklediğini sözlerine ekledi.

Mahmut Abbas’a bağlı Ramallah takımının direniş ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle şimdiye kadar 600 kişiyi tutukladığına da dikkat çeken Nezzal, bu güçlerin direniş liderlerinden bazılarının şehit edilmesi üzerine helva dağıttıklarını ifade etti.

Bugün (13 Şubat Cumartesi) sona erecek üç günlük konferansa Türkiye’nin içinden ve dışından ilginin büyük olduğu gözlendi.

Exit mobile version