İmam Ali Hamaney ciddi kararlılıkla mücadeleye vurgu yaptı

Devrim Muhafızları günü, ayrıca 24 Mayısa tekabül eden (İran takvimiyle Hordat ayının üçü) Beyt’ul Mukaddes harekâtı ve Hurremşehr’in kurtarılış yıl dönümü eşiğinde İmam Hüseyin (as) askeri üniversitesi subaylık öğrencileri mezuniyet töreni Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in huzurunda düzenlendi.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney tören alanına girdikten sonra ilk önce meçhul şehitler mezarı başında Fatiha okuyarak, mukaddes müdafaa savaşı şehitleri için Allah Teala katından onların makamının yüce olmasını temenni etti.

Daha sonra alandaki birlikler İmam Ali Hamaney’in önünde geçit töreni düzenlediler. İmam Ali Hamaney ayrıca alandaki savaş gazileri yakından ziyaret ederek onlara övgüde bulundu.

Daha sonra alandaki subay ve askerlere hitaben bir konuşma yapan İmam Ali Hamaney, günümüz dünyasının iki tür diyalogu olarak “modern İslami Diyalog” ve “Cahiliyet Diyalogu”nun barışması ve yakın olmasının imkânsız olduğunu bildirerek, askeri merkezlerin de denetime tabii tutulması veya İranlı bilim adamları ile görüşülmesi gibi nükleer görüşmelerde yeni taleplerin dile getirtilmesi temasla, “kesinlikle böyle bir izin verilmeyecek. Düşmanlar şunu bilmeliler ki İranlı yetkililer ve halkı zorbalıklar ve aşırı talepler karşısında kesinlikle teslim olmayacaklar” dedi.

Vekâlet savaşlarının İran sınırlarına çekilmesi hususunda İran halkı düşmanları ve Fars körfezi bölgesinin bazı yetkililerinin gösterdikleri çabalara da değinen İmam Ali Hamaney, bu hususta şeytanca bir girişimde bulunulması durumunda İran İslam Cumhuriyetinin cevabının çok çetin ve amansız olacağını bildirdi.

İmam Ali Hamaney konuşmasının devamında tüm meselelerde yeni ve değerli çalışmaların ve buluşların yapılmasının önemini hatırlatarak, meselelerde basitçiliğe yönelmekten kesinlikle kaçınılması gerektiğini bildirdi.

İslam İnkılâbı Muhafızlar Ordusunun, kudret, ilerleme ve düşünce ve pratik buluğ açısından kabul edilebilir bir aşamaya ulaşan Tayyibe bir ağaç olduğunu belirten İmam Ali Hamaney, “İmam Hüseyin (as)” üniversitesinin, İslam inkılâbı Muhafızlar ordusunun tekâmül ve ileriye dönük hareketinin örneklerinden biri olduğunu bildirdi.

Bu üniversite’nin asıl kaynak ve desteğinin, mukaddes müdafaa savaşı dönemi operasyon ve harekâtları ve devrim muhafızlarının eski tecrübeli üyelerinin mücahide ve fedakârlıkları olduğunu belirten İmam Ali Hamaney daha sonra üniversite öğrencilerine hitaben, “bugün, modern İslami diyalog bayrağından ibaret olan İslam İnkılâbı hareketi bayrağı sizlerin elinize geçmiştir ve onu kendi geçmişleriniz gibi tam kudret ve istihkâmla ileri götürünüz” dedi.

Modern İslami diyalog bayrağının insanlığın saadet ve mutluluğu açısından yol gösterici ve dünyanın genç kuşağı içinse cazibeli ve çekici olduğunu söyleyen genel kumandan İmam Ali Hamaney, bu iftihar dolu hareketin aziz imamımızın rehberliği ile ortaya çıktığını ve İran halkının, kendi fedakârlık ve isarıyla, bu hareketi muhafaza ettiğini ve bayrağı dalgalandırdığını söyledi.

Konuşmasının devamında “Cahiliyet diyalogu” adındaki ikinci bir diyalogdan daha söz eden İmam Ali Hamaney, “zalimce, zorbaca, mağrurca, kendini beğenmişçe ve dünyanın sultacı güçleri tarafından olan günümüz cahiliyet diyalogu, adalet, beşeri özgürlük, sömürge ve sömürünün yok olması ve sulta düzenin yok olması yanlısı İslami diyalog karşısında yer almıştır” ifadesine yer verdi.

Halkların dikkatli bakışlarının bu iki diyalogu bir birinden ayrıt edecek ve insan hakları, şiddetsizlik gibi kavramlar adı altında münafıkça ve riyakârca hareketleri tanıyacak kabiliyette olduğunu belirten İmam Ali Hamaney, bu iki diyalogun barışması ve yakın olmasının asla mümkün olmayacağını, çünkü diyaloglardan birinin, halkalar karşı zulüm ve savaş esasına dayalı olduğunu, oysa öteki diyalogun zalimler karşısında mazlumların müdafaasına inandığını söyledi.

İmam Ali Hamaney ayrıca düşmanların İran İslam cumhuriyetinin dünyada yalnız kaldığı yolundaki propagandalarına temasla, İslam nizamının ilk baştan şimdiye kadar her zaman halkların kalbinde olduğunu, muhtelif ülkelerin halklarının son 36 yıl içinde İran cumhurbaşkanlarına karşı olan sevgi ve sempatisinin bunun en açık örneği olduğunu söyledi.

İmam Ali Hamaney, zorbalık ve dolarla bir takım insanları kendilerine cezp edenlerin asıl münzeviler olduklarını söyledi.

İran halkının bu sorunları, kudret ve özgüven ve Allah’a tevekkül etmekle geride bırakacağını beyan eden İmam Ali Hamaney, yabancıların gelip bu halkın aziz evlatları ve bilim adamlarından ifade almasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

İmam Ali Hamaney, bu sahada cesaretle hareket eden İranlı yetkililerinin, hayâsız düşmanla tek mücadele yolunun, ciddi kararlılık ve adaletlilik olduğunu bilmeleri gerektiğini belirtti.

İmam Ali Hamaney, İslam nizamının önündeki sorunlardan birinin nükleer müzakerelerde karşı tarafın zorbalığı ve aşırı talepleri olduğunu hatırlatarak, düşmanların, İran halkı ve yetkililerini iyi tanımadığı için zorbalık yaptığını zira halk ve bu halkın seçtiği hükümetin asla, zorbalık karşısında boyun eğmeyeceğini kaydetti.

Karşı tarafın aşırı talepleri karşısında ne kadar geri adım atılırsa, onların o kadar ileri geleceğini ifade eden İmam Ali Hamaney, aşırı talepler karşısında milli irade, kararlılık ve tevekkülden sağlam bir duvarın kurulması gerektiğinin altını çizdi.

İran halkının bu sorunları, kudret ve özgüven ve Allah’a tevekkül etmekle geride bırakacağını beyan eden İmam Ali Hamaney, yabancıların gelip bu halkın aziz evlatları ve bilim adamlarından ifade almasına izin vermeyeceklerini vurguladı.

İmam Ali Hamaney konuşmasının devamında, nükleer müzakereciler ve yetkililerin İran halkının ne kadar büyük bir millet olduğu mesajını müzakerelerde göstermeleri gerektiğini belirtti.

İmam Ali Hamaney sözlerinin devamında, halkın kötülüğünü isteyen ve Fars Körfezi’ndeki bazı ahmak yetkililerin vekâlet savaşını İran sınırlarına taşımaya çalıştığına dair haberlere işaretle, “İslam İnkılâbı Muhafızlar ordusu ve silahlı kuvvetler çatısı altında milli güvenlik harimini korumakla görevli tüm güçler uyanıktırlar ve eğer şeytanca bir girişimde bulunulursa, İran İslam Cumhuriyeti’nin tepkisi çok ağır olacak” dedi.

İran halkının tam bir umut içinde aydın ufuk’a doğru kendi hareketini sürdüreceğini belirten İmam Ali Hamaney, üstün hedefler istikametinde hareket mesafesini kat etmek kesinlikle bazı masrafları beraberinde getirecektir ve tarih boyunca da zorluklar karşısında dize gelmeyen, her türlü yumuşak ve sert tecavüzler karşısında, sağlam milli irade ve kudret duvarını gösteren halklar liyakat madalyası almışlardır” dedi.

İran halkının işte bu halklar zümresinden olduğunu hatırlatan İmam Ali Hamaney, aziz gençler ve yeni yetme neslin geçmiş nesillerden onlara ulaşan yükün ağırlılığını önceye oranla daha iyi ve daha kudretli götürmesini temenni etti.

İmam Ali Hamaney’in konuşmasından önce, İslam İnkılâbı Muhafızlar Ordusu komutanı tümgeneral Muhammed Ali Caferi bir konuşma yaparak, muhafızlar ordusunun hazırlık ve savunma gücünün artırılmasından amacın, İslam inkılâbının müdafaası ve değerlerinin korunması olduğunu bildirerek, “İslam İnkılâbı Muhafızlar ordusu, İslam inkılâbının çevre ve müstaz’aflarla müstekbirler cephesinin karşı karşıya gelmesi şartlarını idrak ederek, maneviyat, iman, aklaniyet, zekâ’ya dayanarak kendi içinde güç üretme, savunma ve güvenlik teknolojisinden yararlanma ve asimetrik savaş taktikleri peşindedir” dedi.

Düşmanlar karşısında İslam İnkılâbının korunmasının, kılıçların kıvılcımı, iman ve teknolojik güç sayesinde olduğunu, düşmanlar açısından denge, dehşet ve tehlike oluşturduğunu söyleyen Tümgeneral Caferi, “düşmanlar silah dilinden daha iyi anlıyor ve bizler de onlarla bu dille karşılaşmaya kararlıyız. Devrim muhafızlarının silahı adalet taleplik ve zulümle mücadele için kullanılacaktır” dedi.

Exit mobile version