İngiltere Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bray Marston, Londra’nın kitle imha silahlarından arınmış bir Orta Doğu projesini desteklediğini belirtti.
Marston, İsrail rejimin nükleer cephaneliği ve bölgesel-uluslar arası barış ve güvenliğe karşı tehditler konusundaki bir soruya “İngiltere uzun zamandır İsrail’in nükleer silahsız NPT anlaşmasına katılmasını istiyor” yanıtını verdi.
Orta Doğu konusunda NPT’nin son konferansında elde edilen anlaşmaları desteklediklerini ve kitle imha silahlarından arınmış Orta Doğu’daki mevcut konular hakkında bölgesel bir konferansın yapılmasında işbirliği yapacaklarını vurgulayan sözcü “biz diğer uluslararası üyelerle birlikte kitle imha silahlarından arınmış bir Orta Doğu ile ilgili faktörleri incelemek istiyoruz” dedi.
“İngiltere, İsrail’in nükleer silahlarından kaygılanmazken İran’ın nükleer yakıt programı konusundaki kaygılarını nasıl açıklayacak?”sorusuna sözcü şu yanıtı verdi: “Orta Doğu’da her türlü kitle imha silahının varlığı derinden kaygı verici bir konu. ancak İngiltere açısından en önemli tehdit, nükleer İran tarafından bölge güvenliğinin tehdit edilmesi ve Orta Doğu’da olası nükleer silah yarışıdır. Bu yüzden yüzde yüz olarak kitle imha silahlarından arınmış bir Orta Doğu’ya sıcak bakıyoruz.”
Müzakerelerde İran’ın kaygılarını dikkate almak gerektiği ve nükleer meselesi ile ilgili başka bir soruya İngiliz sözcü “nükleer yakıt konusundaki mevcut kaygıların giderilmesi için tek yolun müzakere olduğunu kabul ediyoruz. Müzakere, istenilen diplomatik bir çözüm yolunun elde edilmesi için tek yer” yanıtını verdi.
İran Cumhurbaşkanının nükleer müzakereler ve Tahran Deklarasyonuna dayalı yakıt takası konusunda müzakerelerin başlaması ile ilgili yeni şartların oluştuğuna dair sözleriyle ilgili bir soruya karşılık sözcü “BM Güvenlik Konseyinin son kararında Türkiye ve Brezilya arabuluculuğu sıcak karşılandı. Tahran Deklarasyonunda güven yapıcı girişimlerin sunulabileceği bazı unsurlar var” yanıtını verdi.