Irak’ta Merciliğinin Halk, Güvenlik Güçleri ve Hükümeti Arasındaki Birliğe Vurgu Yapması

Irak merciliği Cuma günü bir bildiri yayımlayarak şiddetten uzak durulmasına ve güçlü bir hükümetin oluşturulmasına vurgu yaptı. Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih 1 Şubat tarihinde yeni başbakan Muhammed Tevfik Allavi’yi tanıtıp onu yeni kabineyi kurmakla görevlendirdi.

Bu seçimin ve tanıtmanın ardından Irak’ın farklı bölgelerinde şiddetin yeni dalgaları meydana geldi. Halbuki Muhammed Tevfik Allavi daha önce de başbakanlık makamı için gösterilen isimlerdendi.

Aslında son itirazlar ve şiddet olaylarının nedeni de Mukteda Sadr’ın yandaşları ve karşıtları arasındaki çatışmalardı. Geçen Çarşamba günü Necef şehrinde yaşanan olaylarda Sadr yandaşları olan mavi bereliler ve Sadr karşıtı Kırmızı bereliler arasında çıkan çatışmalarda en az 8 kişi öldü ve 100’ü aşkın kişi de yaralandı.

Bu çatışmaların nedeni ise Mukteda Sadr’ın yeni başbakanı desteklemesi ve hamilerinden itirazlara son vermesini istemesidir. Gerçekte Mukteda Sadr şimdi de yolunu kaosçular ve anarşistlerden ayırmak istiyor. Ancak bunu gören kaosçular ve anarşistler öfkelendiler. Çünkü onlar halkın istekleri doğrultusunda hareket etmiyor sadece kaos ve karışıklık oluşturarak mevcut iktidar yapısını devirmek ve ufak tefek gerici Arap ülkelerine olan bağımlı yönetimleri iş başına getirmek istemektedirler.

Şii gruplar arasındaki ihtilaflar ve uzaklaşmaların özellikle de Fetih ve Sairun arasındaki anlaşmazlıkların devam etmesi Irak’taki kaosçuların ana hedeflerindendir. Ancak gizli ellerin aşikar olması ve de Sadr hareketine yakın sayılan Saraya El Selam makamlarından birinin suikast sonucu öldürülmesi ile şimdi de Şii grupların ihtilafları çözmeye daha da bir birine yaklaştırmıştır. Bu husus ise Mukteda Sadr yandaşları ve kaosçular arasındaki çatışmaların ana sebebidir.

Böyle bir ortamda ise Irak’ın değerli Şii dini mercii Ayetullah Sistani bir bildiri yayımlayarak üç önemli noktaya vurgu yaptı. İlk önce, halk protesto gösterilerinin barışçıl bir şekilde düzenlenmesi hususu idi. Başka bir ifade ile protesto göstericiler ve kaos çıkarmak isteyenler arasında fark vardır. İkincisi olarak da barışçıl protesto göstericilerine yönelik her türlü hakların ayaklara altına alınması da kınanmasıdır. Bu da barışçıl gösterilerin yapılmasına izin verilmesi anlamına gelir. Üçüncüsü olarak yeni hükümetin mevcut durumu sakinleştirmesi ve hükümeti iktidarlı durumuna geri getirmesi ve erken seçimlerin düzenlenmesi için zaruri girişimlerin yapılmasıdır. Başka bir ifade ile Irak dini merciliği yeni başbakanı desteklemesinin yanı sıra güçlü bir hükümetin oluşturulmasına vurgu yapıp siyasi boşluk döneminin son bulmasını istemiştir. Bu bildiri bir şekilde Irak halkı, güvenlik güçleri ve hükümetin birleşmesine vurgu yapıp bu üçlünün şiddetin önlenmesinde ve istikrarın sağlanmasına etkili olduğunu belirtmektedir.

Önemli olan son nokta ise Irak dini merciliğinin bu bildirisinin bu ülkedeki siyasi gruplar ve halkın memnuniyeti ile karşılaşmasıdır. Bağdat, Necef, Basra ve Nasıriye gibi Irak şehirlerindeki halk, Cuma namazının ardından gösteriler düzenleyerek Ayetullah Sistani’nin bu husustaki bildirisine destek verdiler. Buna rağmen Irak Asaib Ehli Hak genel sekreteri Kays Haz Ali de Irak dini merciliğinin bildirisinin uygulanması zaruretine vurgu yapmıştır.

↑
Mobil sürümden çık