İran: Avrupalılar nükleer anlaşma için etkin ve sorumluca kararlar almalı

İran’ın nükleer anlaşmanın Avrupalı ortaklarından, nükleer anlaşmanın uygulanış sürecinde pratik, etkin ve sorumluca kararlar alıp, adımlar atmasını beklediği bildirildi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Abbas Musevi, Fransa, Almanya ve İngiltere liderlerinin nükleer anlaşma ile ilgili açıklamalarına gösterdiği tepkide, İran’ın nükleer anlaşmanın Avrupalı ortaklarından, anlaşmanın uygulanması için pratik, etkin ve sorumluca adımlar atmalarını beklediğini vurguladı.
Fransa, Almanya ve İngiltere liderleri dün ortak bir açıklama yaparak, nükleer anlaşmayı desteklediklerini ilan ederek, nükleer anlaşmanın sürmesinin İran’ın anlaşma sorumluluklarına tam uymasına bağlı olduğunu ve İran’dan, aldığı son kararlarından dönmesini istediklerini ileri sürdüler.
İran Dışişleri Sözcüsü Musevi, bu tür açıklamalar ve bildirileri, İran’ın dikkatle incelediğine işaretle, “Avrupalı tarafların pratik kabiliyet ve siyasi iradesi kanıtlanmadan ve İran’ın Bercam uyarınca yaptırımların kaldırılmasının etkilerinden pratikte yararlanmadığı müddetçe Tahran’ın 8 mayıs 2019 öncesi şartlara dönmesine dair her tür beklenti, gerçekçi olmayan ve nükleer anlaşmanın hedefleri, mantığı ve içeriğine aykırı bir beklentidir.” ifadelerin kullandı.
Sözcü, nükleer anlaşmanın tek taraflı bir anlaşma sayılmaması gerektiğine işaretle, Avrupalı tarafların nükleer anlaşmaya bağlı kaldığı sürece İran’ın da aynı ölçüde bağlı kalacağını kaydetti.
İran’ın Avrupalılara nükleer anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmeleri için verdiği 60 günlük sürenin dolmasının ardından Tahran, 7 Temmuz tarihinde yükümlülüklerini hafifletme kararı doğrultusunda ikinci adımını, zenginleştirme oranını arttırmakla attı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyyid Abbas Irakçi, İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi ve Hükümet Sözcüsü Ali Rabi’i ortak basın toplantısında, İran’ın nükleer anlaşma ile ilgili yükümlülüklerini hafifletme doğrultusunda ve nükleer anlaşma çerçevesindeki hakkı uyarınca ikinci adımını atacağını ve uranyum zenginleştirme oranını 3.67 sınırı üstüne çıkaracağını duyurdular.
İran ayrıca Avrupalıların, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, Tahran’ın 3. adımını daha güçlü şekilde atacağı uyarısında bulundu.
Gelinen noktada nükleer anlaşma Avrupa’nın bağımsızlığı ve otoritesini ölçmek için bir mihenk taşı olmuştur. Avrupa kendi onur, haysiyet ve karakteri ile ABD’nin tek taraflılığına uyma arasında tercih yapması gerekiyor.
Avrupalılar, bizzat imzaladıkları nükleer anlaşmayı ABD’nin tüm dünyanın gözü önünde nasıl çiğnediğine şahitken, yükümlülüklerini yerine getirme konusunda herhangi pratik bir eylemde bulunmuyorlar.
ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi mantıksız ve yanlış bir karar olarak değerlendirilmesine rağmen AB hala, nükleer anlaşmanın korunması için hatta INSTEX düzeyinde bile kat’i ve kesin bir karar alabilmiş değil.
INSTEX’in uzun vadeli hedefi, İran ile ticaret yapmak isteyen 3. ülkeler için ekonomik kanalların açılmasıdır. Ancak bu mekanizmanın tescili üzerinden aylar geçmesine rağmen İran ve Avrupa’nın ticari ilişkileri konusunda etkin ve pratik bir eylem yapılamamıştır. Bu durumda ve ABD’nin tek taraflı yaklaşımı devam ederken Avrupalıların İran’dan dile getirdikleri beklentileri, onların ABD’nin çizgisinde hareket etmesi anlamına geliyor. Bu yaklaşım kısa sürede, ABD karşısında Avrupa’nın kısa vadeli çıkarlarını korumaya belki katkı sağlayabilir, ancak muhakkak, Avrupa’nın karakterinin korunmasıyla sonuçlanmayacak.
BM Ekonomik ve Soysal Konseyi toplantısına katılmak üzere New York’ta bulunan İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, “Avrupalıların nükleer anlaşmanın korunması için istekli ve azimli olduğunu belirtmesi ile yatırım yapmak için hazırlıklı olmaları arsında ciddi bir fark olduğunu, Avrupalıların ise bunu hala göstermediklerini” vurguladı

↑
Mobil sürümden çık