İran deniz kuvvetlerinin güvenlik ve milli çıkarların korunmasındaki rolü 

Deniz Kuvvetleri her daim  her hangi bir ülkenin temel güç faktörlerinden olmuştur. İran İslam Cumhuriyeti ise  3 bin km’lik sahil hattıyla Hazar Denizi, Fars Körfezi ve Umman Denizi ile komşu bir ülke olarak önemli bir deniz ülkesi olarak tanınmaktadır. 

Bu bağlamda  İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, Deniz Kuvvetleri Günü’nde Deniz Kuvvetleri komutanları ve subayları ile görüştü. Görüşmede  Ayetullah Hamanei, Deniz Kuvvetleri’nin yeni teçhizatlarla donatılıp muharebe gücünün artırılması gerektiğini belirterek, ülke donanmasının uluslararası denizlerdeki görevinin devam etmesi gerektiğini vurguladı.İran Silahlı Kuvvetleri’ne hitap eden Ayetullah Hamanei, “Silahlı kuvvetler ile hükümet ve diğer kurumlar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, işlerin iyi yönde ilerlemesine yardımcı olacaktır.” dedi.İslam İnkılabı Rehberi sözlerinin başka bir kısmında tarihte İran denizcilik faaliyetlerine atıfta bulunarak, İranlı denizcilerin İslam ve İran kültürü ile medeniyetinin dünyanın farklı bölgelerinde yayılmasında aktif rol oynadığını hatırlattı ve “İran’ın kuzeyinde ve özellikle güneyinde en uzun kıyı şeridine sahibiz, fakat ülkede deniz potansiyelini değerlendirme kültürü ihmal edilmiştir. Bunun genel kültür haline gelmesi için çalışılmalıdır.” diye konuştu.

Denizcilikte güçlü olma ve güçlü ve verimli bir donanmaya sahip olmak, ulusal çıkarların korunması ve savunma hedeflerine ulaşılmasında önemli bir etkiye sahip olabileceği gibi, başarılı bir savunma politikasının gerçekleştirilmesinde de etkili ve verimli olabilir. İran İslam Cumhuriyeti, Hint Okyanusu’nun kuzeyindeki konumu, Hazar Denizi, Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı, Umman Denizi’ne hakimiyeti ve bu noktaların İran’a olan yakınlığı nedeniyle bölgede ve dünyada özel bir jeopolitik ve denizcilik konumuna sahiptir. Donanmasının önemini ve rolünü ikiye katlayan faktörler hep söz konusudur. 

İran Donanması, İran İslam Cumhuriyeti Ordusu ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu’ndan oluşmaktadır. İran Donanması, kuzey ve güneydeki sınır kıyılarının yanı sıra kıyı sularının ve ülkenin hayati ve stratejik kaynaklarının savunulması gibi ciddi bir görevden sorumludur. İran İslam Cumhuriyeti Donanması, devrim ve dayatılan savaş sonrasındaki yıllarda ve ambargo koşullarına rağmen, yerli gücüne ve İranlı uzmanlara güvenerek, yeteneklerini her zaman artırmış ve yeniden yapılanma ile ilgili sektörlerde önemli adımlar atmıştır.

Füze rampalarının geliştirilmesi, her türlü denizaltı, uçak üretimi ve İHA’ların denizde kullanılması İran Donanmasının yaptırımlar altındaki başarıları arasında yer alıyor. Geçen yıl içerisinde, ordunun 75’inci donanma grubu, 45 bin kilometrelik deniz yolunu 133 günde kat ederek İran tarihinin en uzun deniz yolculuğunu ilk kez kaydetti.

İran, bu harekât sayesinde ilk kez Kuzey Atlantik Okyanusu ve Kuzey Yarımküre’de deniz varlığı elde etmiş ve misyonunda Hint Okyanusu, Güney Atlantik Okyanusu ve Kuzey Atlantik Okyanusu’ndaki 55 ülke çevresini geçmeyi başarmıştır.  Bu yıl İran Donanması’nın Hazar Denizi’ndeki tatbikatında ilk kez Sina sınıfı füze rampası 8 gemisavar seyir füzesi ile donatıldı.  İran Ordusu’nun stratejik donanmasına ait ilk İHA taşıyıcı filosunun tanıtılması yeni başarılardan biridir çünkü İHA’lar İran’ın savunma doktrininin ana temellerinden biridir ve keşif ve imha operasyonlarında kullanılmaları çok önemlidir.

Artık İranlı uzmanlar tarafından birlikte uçurtulan İHA’lar, birkaç birimden havalanıp belirli bir menzilde operasyon gerçekleştirebiliyor ve insansız hava araçlarının tespit ve istihbaratı ile düşmanın hedef ve mevzilerine uzak mesafelerden ulaşılabiliyor.  Bu önemli başarı ile İran İslam Cumhuriyeti’nin stratejik donanma gücü, okyanusların derinliklerinde harekât hakimiyeti ve hava üstünlüğü elde etmenin yanı sıra, karadan kilometrelerce uzaktaki istihbarat sahasında da gücünü artırmayı başarıyor. Su altı alanda da büyük bir hakimiyetin söz konusu olduğu belirtilmektedir. 

Deniz Kuvvetlerinin karadan karaya seyir füzesi gücü de yaklaşık 2 kat artırıldı, bu da 4 seyir füzesi rampası yerine 8 seyir füzesi rampası ile ilk kez denizlerde muhriplerin bulunacağı anlamına geliyor. Dış tehditler nedeniyle donanmanın varlığı sadece güvenlik için  değil sınırların okyanuslarda çizilmesi için de önemlidir. Uluslararası su yollarında ekonomik ve ticari faaliyetleri desteklemek için çok önemli bir adım atılmakta ve donanmanın gücü ile milli çıkarlar korunmaktadır. 

↑
Mobil sürümden çık