İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: Saldırganlığı Gerçek Adıyla Adlandıralım

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Vaşington’daki Amerikan Üniversitesi’ne ait «Savaş söz konusu olduğunda, ona verdiğimiz ad önemlidir» başlıklı araştırma makalesinin bağlantısını X sosyal medya platformunda paylaşarak şunları yazdı: “Savaşları adlandırmak için kullanılan dil, onların başlatılmasına ilişkin sorumluluğu gizleyebilir ve saldırganların hizmetine giren anlatılar üretebilir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askerî saldırganlığı «İran çatışması» olarak adlandırıldığında, saldırganlar anlatının çerçevesinden çıkarılır ve bunun sonucunda sorumluluğun yükü zımnen saldırının hedefi ve mağduru olan tarafa aktarılır. Bu tür bir adlandırma tarafsızlık değil, tarafsızlık kisvesi altında gerçeğin kasten çarpıtılmasıdır.”

Bekayi sözlerini şöyle sürdürdü: “Saldırganlığı gerçek adıyla adlandıralım, sorumlularını belirleyelim ve diplomatik dilin gerçeği gizlemesine izin vermeyelim.”

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, saatler önce de bazı tarafların tutumlarında, aralarında Katar–Fransa ortak açıklamasının da bulunduğu metinlerde «İran çatışması» (Iran conflict) ifadesinin kullanılmasına tepki göstererek X’te şunları yazmıştı: “Lütfen gerçeği yanıltıcı ifadelerin arkasına saklamaya çalışmayın. «İran çatışması» diye bir şey yok; apaçık gerçek, ABD ve İsrail’in başlattığı «İran’a karşı saldırgan savaştır».”

Bekayi, «saldırganlığı» gerçek adıyla adlandırmaktan kaçınmanın tarafsızlık değil, bir tür ahlaki sorumluluktan kaçış olduğunu vurguladı: “Eğer «saldırganlığı» adlandırmak ve «saldırganı» teşhis etmek için gereken ahlaki cesarete sahip değilsek, adaletsizlikle yüzleşme cesaretine, pratik çözümler ortaya koyma kapasitesine ya da barışa anlamlı katkı sunma imkânına sahip olduğumuzu nasıl iddia edebiliriz? Barış; saldırganlarla uzlaşarak, saldırganlığa meşruiyet kazandırarak, mağduru mahkûm ederek veya temel ilkeleri feda ederek inşa edilemez.”

↑
Mobil sürümden çık