İran cumhurbaşkanının bilim ve teknoloji işleri yardımcısı Sorena Settari, dün Cenevre’de düzenlenen 20. BM kalkınma için bilim ve teknoloji komisyonu oturumunda yaptığı açıklamada, İran’da son yıllarda petrole dayalı ekonominin hızlı bir şekilde azaldığını ve bunun yüzde 20’ye düştüğünü ve bu rakamın petrol kaynaklarına sahip ülkelerle mukayese edildiğinde son derece iyi bir rakam olduğunu söyledi.
komisyon üyesi 45 ülke temsilcisinin katılımı ile düzenlenen BM’nin 20. kalkınma için bilim ve teknoloji komisyonun yıllık oturumunda İran’ın bilim, teknoloji ve yenilikçilik konusundaki siyasetleri hakkında bir rapor sunuldu. İlgili endekslere göre İran 2005-2016 yılları arasındaki bilimsel seviyesi 34’ten 16’ya yükselmiş bulunuyor.
Bilim ve teknoloji alanında istatistiksel göstergelere göre, İran’da temeli, bilgi tabanlı firmaların gelişmesi, uzman insan gücünün takviye edilmesi ve bilim ve teknoloji kalkınmada olan yeni bir dönem başlanmıştır. İran bu alanda kök hücre, nano teknoloji, nükleer teknoloji ve bilimi gibi yeni kuşak bilim dalları olan ülkenin bilimsel ihtiyaç alanlarında yatırım yapmıştır. Hali hazırda İranlı bilgi tabanlı firmaları kendi ürünlerini, Irak, Özbekistan, Türkmenistan, Afganistan, Rusya, Suriye, G. Kore’nin aralarında olan 20 ülkeye ihraç ediyorlar.
Güvenilir kaynaklar ve istatistiklere göre İran İslam cumhuriyeti nano teknoloji alanında en ileri ülkeler arasında yer alıyor. İran 2017 yılın ilk 4 aylık bölümünde nano teknoloji alanında bir basamak yükselmeyi başardı. Bu alanda İran ve G. Kore arasındaki az fark dikkate alındığında İran’ın 2017 yılın sonuna kadar dünyanın 4.basamağına yükselmesi bekleniyor.
Dünyada bilimsel gelişme endekslerini ölçen Scopus veri tabanın bildirdiğine göre İran İslam cumhuriyeti dünyada bilim üretme sıralamasında 26.basamakta yer alıyor.
Uluslararası Science dergisi editörü Richard Stone bu bağlamda şöyle diyor: Ben İran’ın bilimsel çevresi ve toplumunu tanıyorum ve söylemem gerekir ki İran’ın dayanabildiği yaptırım baskılara rağmen, İran’ın bilimsel toplumu tüm kısıtlamaları yenerek, olağanüstü bir esneklik ve yaratıcılık göstermiş ve dünya bilimsel toplumunda rekabet kabiliyetini koruyabilmiştir…
İran’ın üstün bilimsel başarılar ve basamaklara ulaşması, ülkenin bilimsel merkezleri ve üniversitelerde amansız ve hummalı çalışmaların sonucudur; fakat yine de ülkenin bilimsel geri kalmışlığını karşılamak için yeterli değildir. Bu alanda kazanılacak ivmenin önemi, gelişen ve gelişmekte olan ülkeler arasında yaşanan rekabet nedeni ile daha da artıyor zira bilimsel üstünlük, düşmanların diğer milletlere sulta kurmak için önemli bir malzemesidir. Amerika İslam inkılabının zaferi ardından geçen süre içinde, sürekli bilimsel ve teknoloji yaptırımları ile İran’a baskı uygulayarak İran’ı köşeye sıkıştırmak ve tecrit edilmesine çalışmıştır. Hali hazırda da İran’ın bilimsel gelişmesini ve ilerlemesini engellemeye çalışıyor.
İran son on yıllara kadar her zaman petrol ekonomiye güvenmiştir ve bu da onun her zaman bilimsel alanlarda geri kalmasına sebep olmuştur. İşte bu eksikliği gidermek için de büyük çalışma ve yatırım gerekir. Aslında İran’da bilimsel geri kalmışlığın telafi edilmesi, bir seçenek değildir, bir zarurettir. Bu yüzden İslam inkılabı rehberi de çeşitli bilimsel ve teknoloji alanlarında daha fazla çalışmaya vurgu yapmıştır
