İran Meclis Konseyi Başkanı Galibaf şunları söyledi: Güçlü bir İran için ihtiyacımız olan en büyük konu, Rehberiyetin de vurguladığı gibi deniz odaklı medeniyettir ve ekonomik ve askeri boyutta deniz odaklı meselelere dikkat edilmelidir.
İran Meclis Konseyi Başkanı ve Bendar Abbas Ulusal Geçit Töreni Özel Sözcüsü Muhammed Bakır Galibaf, Kutsal Savunma Haftası münasebetiyle selamlama yaparak şunları söyledi: Bugün hepimiz İslam dini ve Kur’an’ın gölgesinde, Ehl-i Beyt mektebinin altında, İran İslam Cumhuriyeti’nin gölgesinde olmaktan gurur duyuyoruz. Fars Körfezi’nde Saddam’ın Baas rejimine karşı ve zorba Amerikan sistemine karşı kutsal savunma ve türbenin savunulması sırasında gururla şehit olan değerli şehitlerimize selamlarımızı göndermeliyiz.
Galibaf sözlerine şöyle devam etti: Fars Körfezi’nin mavi sularının yanında şehitler ve şehitlerin imamı ile onların ideallerini gerçekleştirmek için devrimin temellerine ve ilkelerine göre hareket edeceğimize ilişkin anlaşmamızı yeniliyoruz.
Meclis Konseyi Başkanı şöyle konuştu: Kutsal Savunmada kazanılan zafer, İslam Cumhuriyeti’nin mucizelerinden biriydi. Çünkü dayatılan savaş, devrimin ilk yıllarında, güçler noktasında gerekli olan birliğe sahip olmadığımız bir dönemde yaşandı. Öte yandan İran’a karşı o zamanın süper güçleri Amerika ve Sovyetler Birliği’nde topyekün bir düşmanlık ve birlik ile karşı karşıyaydık. Ama vatanı koruyabildik.
Galibaf: ‘Kutsal savunma bir mucize gibiydi. Çünkü kimse İslam devriminin kazanacağını düşünmüyordu. Hiç kimse İran’ın düşmanlarının bu kadar işbirliğiyle kazanma şansı olacağını düşünmemişti. Ancak iradenin iki önemli direği olan; halkın varlığı ve rahmetli İmam’ın liderliği ile ilahi geleneklere dayalı hareket zafere ulaştı.’ dedi.
Galibaf şunları söyledi: Milletimizin hesaplara ve ilahi geleneklere dayanan milli iradesi, kutsal savunmadaki zaferimizin sırrıydı. 22 Eylül’de kutsal savunma dönemini anmak için bir araya geliyoruz ve kendimize ve genç nesile o dönemin büyük derslerini hatırlatıyoruz.
O şöyle devam etti: Dayatılan savaşta zaferimizin sırrı o savaşa özgü değildir ve her zaman sabittir. Savaş ister yumuşak savaş ister sert savaş, ister hibrit savaş olsun ya da Amerika ve ya Siyonist rejimle bir biliş savaşı olsun önemi olmaksızın her zaman bu yolda ilerlememiz gerekiyor. Emin olun ki, eğer aynı yoldaysak, Allah bize zaferi vaat etmiştir.
Bender Abbas Ulusal Geçit Töreni Özel Sözcüsü şunları söyledi: Millete komplo kuran yabancı ve zalim düşmanların yanı sıra, bir de iç düşmanımız var, bunlar bizim ilahi temele olan inancımızı kaybetmemizi, temellerimizden vazgeçmemizi istiyor.
Galibaf: ‘Başkomutan tarafından her konuda dönüşüm vurgulanıyor. Sürekli yaratıcılık ve dönüşüm arayışında olmalıyız. Çeşitli siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve askeri alanlarda bu konu bir an bile ihmal edilmemeli, dönüşüm halkın çıkarına yönelik olmalı ve bizi zaafa düşürecek her türlü farklılıktan kaçınmalıyız.’ dedi.
Galibaf şunu vurguladı: Konuyu geçiştirmekten kaçınmalıyız. Metne odaklanmalı, halka hizmet etmeye önem vermeli ve bunu öncelik haline getirmeliyiz. Bugün en önemli dinin ülke yönetimindeki etkinliğini ispat etmektir.
Meclis Konseyi Başkanı: ‘Stratejik bir boğaz olan Hürmüz Boğazı’nın yanında yer alıyoruz. Güçlü bir İran için ihtiyacımız olan en büyük konu, liderliğin vurguladığı temel olan deniz medeniyetine odaklanmaktır. Deniz temelli medeniyetin ekonomik ve askeri boyuttaki önemine dikkat edilmelidir.’ ifadelerini kullandı.
Galibaf, şunları söyledi: Deniz merkezli medeniyete odaklanılması konusuna hem parlamentoda hem de 7. Plan’ın onaylanmasının arifesinde dikkat edeceğiz, çünkü bu konunun İran’ı dönüştürüp güçlendirebileceğine inanıyoruz.
Galibaf sözlerine şöyle devam etti: Deniz merkezli bu fırsattan yararlanmak için üç kuvvet ve silahlı kuvvetler de dahil olmak üzere farklı sektörlerde ortak anlayışa ve yola ihtiyacımız var, ortak bir anlayışa varıp bir yol haritası çizmemiz gerekiyor.
İslam Konseyi Başkanı şunları söyledi: Kendi mutluluğumuzu bölgeden yabancıların elini kesmekte ve halkçı ve milli idareye güvenmekte görüyorum. İslam ülkeleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi İran’ın dış politikasının kesin önceliğidir. Bugün de Fars Körfezi’ndeki İslam ülkeleri arasında bu koordinasyona tanık oluyoruz. Bu iş birliğinin bölgenin ve İslam ülkelerinin büyümesine ve kalkınmasına vesile olmasını temenni ediyoruz.
