İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin savunma gücünün takviye edilmesi doğrultusunda dün ülkenin güneyinde yer alan Buşehr vilayetinde Fars Körfezi Hava Savunma Harekatı Komuta Merkezi faaliyete başladı.
İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Seyyid Abdurrahim Musevi’nin katıldığı merasimde Fars Körfezi Hava Savunma Harekatı Komuta Merkezi resmen faaliyete başlamış oldu.
Söz konusu merkez, en güncel teknolojilerle donatıldığı ve ülkenin güney sahillerinde konuşlu Devrim Muhafızları ve Ordu hava savunma birliklerinin geniş alanda doğrudan komuta ve kontrol kabiliyetine sahiptir.
Merkezde İranlı uzman ve becerikli gençler, en güncel yerli teçhizatlarla, Fars Körfezi’nin semasındaki her türlü hareketliliği dikkatle izliyorlar.
İran’ın savunma doktrini, ülkenin toprak bütünlüğü, ulusal çıkar ve bölgesel istikrarın korunması üzerine kuruludur.
Bu çerçevede, İran’ın caydırıcılık ve savunma gücü, sınırların güvenliğinin korunması için savunma ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirilmiştir. Bölgesel ve çevresel tehditlere karşı, İran İslam Cumhuriyeti kendi savunma doktrininde, bölge gelişmelerini dikkat ve titizlikle izleyerek, gerektiğinde tehdidi uzaklaştırmak ve ortadan kaldırmak için hareket ediyor.
Bu bağlamda, hava savunma birliklerinin kabiliyetleri ve dikkatinin arttırılması İran Silahlı Kuvvetleri’nin savunma amaçlı ve caydırıcı planlarının önceliklerinden sayılıyor. Bu durum stratejik olarak da büyük önem arz etmektedir.
İran hava savunma birlikleri, operasyon düzenlemekte kayda değer kabiliyet ve güce sahiptir. Amerikan Entrpriz düşünce kuruluşuna göre, İran İslam Cumhuriyeti’nin savunma doktrini, etkin ve yaratıcı savunma ve caydırıcılık doğrultusunda savunma ihtiyaçlarının üretilmesi temeli üzerine ayarlamıştır.
İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri geçtiğimiz hafta Devrim Muhafızları komutanları toplantısında yaptığı konuşmada şöyle demişti:
“Düşmanlar, İran Silahlı Kuvvetleri’nin onlara karşı koymak için gereken irade, cesaret ve hazırlığa sahip olarak, kendi ülküleri, toprakları ve milletini savunmakta bir an bile tereddüt etmeyeceğini anlamışlar.”
Savunma Bakanı General Emir Hatemi de şu açıklamada bulunmuştu:
“Bazılar İran’a karşı tehdit dilini kullandıkları sürece, İran’ın savunma bünyesi, kudretle takviye edilmeye devam edecek.”
Bu açıklamalar, İran’ın bölge güvenliğine yönelik şeffaf tutum ve pozisyonunu ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda İran üç stratejik noktaya vurgu yapmakta:
Birincisi; bölgesel güvenliğin iç kaynaklı olması gerektiği ilkesidir. İran, bölge güvenliğinin bölge ülkelerince temin edilmesi için gereken güvenlik düzenlemelerinin geliştirilmesine inanıyor.
İkincisi ise; Fars Körfezi’nde serbest ticaret ve gemicilik serbestisi peşinde olan tüm ülkeler için uluslararası kurallar çerçevesinde güvenliğin temin edilmesidir. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani BM Genel Kurul Toplantısı’nda Hürmüz Barış Planı’nı sunmuş oldu.
Üçüncü nokta ise, İran’ın toplu güvenlik ve barışın korunması için savunma kabiliyet ve deneyimlerinin paylaşılması ve işbirliğine vurgu yapması ve “Saldırmazlık Paktı” önerisinde bulunmasıdır.
İran İslam Cumhuriyeti, tehditler ve olası saldırılara karşı koymak için tam hazırlıklı olduğu gibi, bölge içinde askeri ve güvenlik boyutunda işbirliğine inanıyor. İran’ın bölgenin istikrar ve güvenliğini bozanlara karşı tutumu da oldukça net ve açıktır.
Nitekim Ordu Genel Komutanı Tümgeneral Seyyid Abdurrahim Musevi dün Fars Körfezi Hava Savunma Harekatı Komuta Merkezi’nin açılış merasiminde yaptığı açıklamada , İran’ın hiçbir tehdit, yaptırım ve baskının etkisi altında kalmadığını ve Silahlı Kuvvetleri’nin düşman tarafından herhangi bir tehdit ve tehlikeye kudretle karşılık vereceğini belirtmiş oldu
