İran’ın Filistin işgalinin tamamen son bulması ile bölgede kalıcı barışın kurulmasına vurgusu

İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Hüseyin Emirabdullahian yaptığı açıklamada, “bölgede barışın sağlanması Filistin işgalinin tamamen son bulması, tüm mültecilerin ana vatanlarına dönmesi, Filistin gelecek sisteminin bir referandumla belirlenmesi ve bağımsız bir hükümetin kurulması ile gerçekleşebilir” dedi.

Emirabdullahian ayrıca Siyonistlerin son eylemini, Siyonistlerin Kudüs kimliğini değiştirmek için şirret siyasetlerinin açıkça devam etmesinin bir kanıtı olmasını şiddetle kınayarak şöyle dedi: İran İslam cumhuriyeti kutsal İslam ve diğer ilahi dinlerin saf öğretilerinden ve uluslararası hukuktan ilham alarak, Filistinlilerin insani haklarının tamamen gerçekleşmesi hedefi ile Filistin halkının direnişi ve özgürlükçü mücadelelerine sürekli destek verilmesini, kendi dış siyasetinin temel ilkeleri arasında yer vermiştir.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın, Filistin’in Siyonistler tarafından işgalinin tamamen son bulmasıyla Batı Asya bölgesinde kalıcı barışın sağlanmasına yönelik vurgusu, İran İslam Cumhuriyeti’nin Filistin meselesindeki ilkeli duruşunu gösteriyor.
Aslında Siyonist rejimin Mayıs 1948’den bu yana geçen yasadışı kuruluşu boyunca bu bölge, Siyonist rejimin saldırgan politikaları nedeniyle sayısız savaş yaşadı. Diğer yandan işgal rejimi, on yıldır Filistinlilere şiddet ve baskı uygulayarak onları ana topraklarından kovma ve göç ettirme politikası izliyor. Üstelik bu bağlamda arada bir yeni bir adım daha atıyor.
Irkçı işgal rejimin bu yöndeki değişmez politikası ise Filistin halkına karşı baskıları arttırmak, onların evleri ve arsa ve tarlalarına el koymak ve onları tıpkı doğu Kudüs’te olduğu gibi Şeyh Cerrah mahallesinde olduğu gibi zorla evleri ve yerleşim bölgelerinden çıkartmaktır. Tel Aviv rejimi ayrıca Gazze şeridine uzun yıllar kuşatma uygulamak ve mükerrer şekilde saldırmak ve Gazze halkına karşı kanlı savaşlar başlatmak, batı yakada Siyonist yerleşke alanlarını Filistinlilerin yaşadıkları bölgeden ayırmak için utanç duvarı inşa etmekle işgal topraklarında apartheid uygulamayı gündemine almıştır.
Tüm bu eylemler ve yürütülen siyasetler, Batı’nın Siyonist rejime doğrudan desteği ve özellikle de ABD’nin bu konudaki eylemleriyle gerçekleşiyor. Washington sadece İsrail rejiminin başlıca askeri ve ekonomik destekçisi değil, aynı zamanda BM Güvenlik Konseyi’nde de Tel Aviv’e karşı etkili her hangi bir uluslararası eylemin şekillenmesini önlemeye yönelik kararları veto ediyor.
Bu durum göz önüne alındığında, Filistin halkı Siyonist rejimin baskıcı eylemlerine karşı defalarca intifadalar ve ayaklanmalar düzenledi. Aynı zamanda İslami direniş hareketi Hamas ve İslami Cihat gibi Filistinli mücadeleci hareketlerin oluşmasıyla birlikte, Siyonist rejime karşı örgütlü ve silahlı direniş oluşturarak her geçen gün daha güçlü ve etkili hale gelmektedir.
İran İslam Cumhuriyeti her zaman Filistin sorununa ilkeli çözümünü olan Tüm mültecilerin anavatanlarına dönüşü ve Filistin’in gelecekteki sisteminin referanduma dayalı olarak belirlenmesi ve bağımsız bir devletin kurulmasını vurgularken, Filistin davasına destek ve Filistin direnişine dış politikada gündemine aldı. Bu konu, Filistin direniş yetkilileri tarafından defalarca onaylanıp vurgulanarak takdir edilmiştir.
İslam İnkılabı Rehberi’nin Uluslararası İşlerden Sorumlu Danışmanı Ali Ekber Velayeti’nin Hamas siyasi büro başkanı İsmail Heniyye ile yaptığı telefon görüşmesinde, nihai zaferin kesinlikle Filistin halkının olacağını vurguladı.
İsmail Heniyye de İran’ın Filistin ülkülerini savunmadaki tutumları için teşekkür ederek, “İslam öğretileri her zaman yolumuzu aydınlatımıştır… ve Filistin’i, mazlum halkının ülkülerini savunmakta istikrarlı siyaseti için teşekkür ederiz ve güçlü bir destekçi olduğu için İran İslam cumhuriyeti ile övünüyoruz.” Dedi.

↑
Mobil sürümden çık