Güney Kafkasya bölgesinin dış müdahale nedeniyle gerginlikler ve kaosa maruz kaldığı bir ortamda İran İslam cumhuriyeti, bu hassas bölgenin stratejik güvenliğini garanti altına almaya hazır olduğunu duyurdu.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi, Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan arasındaki barış görüşmelerini desteklediğini ve olumlu karşılandığını açıklayarak İran’ın kırmızı çizgilerini dikkate alarak, Tahran’ın Kafkasya bölgesinin stratejik güvenliğini garanti altına alma iradesini ve hazırlığın vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Seyit İbrahim Reisi, Ermenistan Başbakan Yardımcısı ve iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinden sorumlu ortak komisyon başkanı Mher Grigorian ve beraberindeki heyetle yaptığı görüşme sonrasında şu açıklamalarda bulundu: Tahran, sorunların çözümü bahanesiyle Kafkasya bölgesinde yabancıların varlığını desteklemiyor ve yabancıların varlığının sorunu çözmekle kalmayıp, üstelik bölge ülkeleri ve hükümetleri için daha büyük bir sorun haline geleceğine inanıyor.
Güney Kafkasya’daki duruma değinen cumhurbaşkanı Reisi, İran’ın bölgenin istikrar ve güvenliğinin korunmasına çok önem verdiğine vurgu yaptı.
Bu arada Mher Grigoryan, İran-Ermenistan yüksek gerilim enerji nakil hattının üçüncü hattının inşaat çalışmalarının bu yıl tamamlanacağını umduğunu ifade etti. Yapılan görüşme hakkında bilgi veren Grigorian ofisi bu bağlamda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Toplantı sırasında Mher Grigoryan, İran İslam Cumhuriyeti’nin üst düzey liderlerinin Ermenistan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin dokunulmazlığı konusundaki net tutumunu büyük takdirle karşıladı.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları, çeşitli bahanelerle Kafkasya bölgesindeki Azeri taraftan gelen tehditlerin her geçen gün yoğunlaştığı bir ortamda yapıldı.
Ermenistan Başbakanlık Sözcüsü bayan Nazlı Bagdasarian, Azerbaycan cumhuriyeti cumhurbaşkanı İlham Aliyev hükümetinin resmi açıklamalarına tepki olarak şunları söyledi: ” Azerbaycan Cumhuriyeti, sürekli istikrarsızlık tehdidi oluşturan bölgede düşmanlığı derinleştirme stratejisini sürdürüyor.”
Erivan hükümeti yetkilisi Bagdasarian, Bakü hükümetinin Ermenistan’ın yabancılara bağımlılığına ilişkin bazı resmi açıklamalarını da reddederek, Ermenistan yasalarının ülkenin iç işleriyle ilgili olduğunu ve hiçbir ülkenin Ermenistan’ın iç işlerine karışma hakkının olmadığını altını önemle çizerek vurguladı.
Aslında bazı yabancı hükümetlerin desteğiyle, İlham Aliyev hükümetinin son dönemde her geçen gün daha da geniş boytlar kazanan tehditlerin tümü, Bakü yetkililerinin sadece nihai Karabağ barış anlaşmasını imzalamaya çalışmadıklarını gösterirken üstelik yabancıları bölgedeki maceracılıklarına katılarak Kafkasya bölgesini kaosa sürüklemek için daha fazla çabada bulunduklarını gösteriyor.
Bu sıradışı koşulların Kafkasya bölgesinde gerilimi ve askeri çatışmaları artırabileceği ve bundan yalnızca bölge halkları ve bağımsız hükümetleri, yani Rusya ve İran’ın zarar göreceği açıktır.
Bu durumda İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi, Tahran’ın Güney Kafkasya bölgesindeki savaş ve çatışmayı önlemeye hazır olduğunu ifade ederek, bölgenin jeopolitiğinin değişmesine izin vermeyeceğini vurguladı.
Öyle görünüyor ki İlham Aliyev hükümeti, İran’la dostluğuna ve Tahran’ın desteğini almaya çalışmasına rağmen bölge dışındaki bazı hükümetlerin planlarını hayata geçirmek için sahte iddialarla üçüncü Karabağ savaşını gündeme getirmeye çalışıyor.
Yabancı hükümetlerin amacı İran ile Ermenistan arasındaki sınırı kapatmaktır. Yabancılar bu alanda başarılı olursa Ermenistan bağımsızlığını kaybedecek ve yavaş yavaş yok olacak. Aynı zamanda İran da Rusya ve Avrupa’ya giden önemli ve stratejik rotayı kaybedecek. Bu sömürgeci planın uygulanmasındaki amaç, bölgede İran üzerinde daha fazla baskı oluşturmaktır.
Genel olarak, İran’ın Kafkasya bölgesi ülkelerine verdiği güvenlik garantilerinin bu bölgede barışı tesis etmenin önemli yollarından biri olarak değerlendirilebileceğine hiç şüphe yoktur. Özellikle İran, savaşan tarafların ortak dostu olurken, Güney Kafkasya bölgesindeki cumhuriyetlerin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü her zaman vurgulamıştır./
