Kararın başarısızlığı Suriye diplomasisinin izlerini taşıyan bir zaferdir

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi, Güvenlik Konseyinin Suriye’ye karşı bir karar çıkarmadaki başarısızlığının, çabalarıyla Avrupa karar tasarısını başarısızlığa uğratan Suriye diplomasisinin izlerini taşıyan bir zafer sayıldığını belirtti.

El- Caferi, Suriye’nin güvenlik konseyine yeniden ruh ve denge kazandırarak tek kutupluluğu sona erdirdiğine işaret etti.

İnternet Bülteni Web Sitesine mülakat veren BM Daimi Temsilcisi, “kanımca Suriye’nin BM’deki zaferi, Suriye diplomasisinin güvenlik konseyinin Arap davalarına karşı yeniden olumsuz bir karar almasının önünü kesmesiyle ulusal bir boyut kazanmıştır” dedi.

El-Caferi, Rusya ve Çin’in karar tasarsını başarısızlığa uğratmak için kullandığı bu çifte vetonun nadir bir durum teşkil ederken bu vetoyu eleştiren ülkelerin öncü sayılabilecek kararları onlarca kez veto ettiğini dile getirdi.

ABD ve İngiltere’nin Güney Afrika’daki ırkçı Apartheid rejimi ve Filistin davasıyla ilgili kararlara karşı 23 kez veto kullandığını hatırlatan el-Caferi, “usulen karar tasarısı sona erdi. Sunulan ve başarısızlığa uğratılan şekliyle yeniden gündeme getirilmesi olanaksız” diye belirtti.

Suriye’nin Avrupa ve Amerika’nın uluslar arası yasallık çerçevesi dışında tek taraflı açık bir diplomasi ve medya savaşıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken BM Daimi Temsilcisi, bir kısım Avrupa ülkesinin tüm Avrupa ülkelerine el koymaya ve Arap vatanına yönelik stratejik çıkarlarla çelişecek şekilde yönetmeye çalıştığının altını çizdi.

“Söz konusu Avrupa ülkeleri, ülkeme karşı siyasi ve diplomatik bir savaş açtı ve bu politikasının sonuçlarına katlanması gerekiyor” diyen el-Caferi, Suriye hükümetinin Cenevre’deki İnsan Haklar Konseyine silahlı terör gruplarının Suriye ordusu ve kamu kurumlarına yönelik saldırıları konusunda sunduğu raporuna da değindi.

BM Temsilcisi el-Caferi, daha önce BM Genel Sekreterine acı ve üzücü olaylar sırasında hayatını kaybeden asker ve siviller hakkında ayrıntılı bilgiler verildiğine işaret ederek bu bilgileri önemseyen BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’un bu bilgileri Güvenlik Konseyine tamamıyla sunamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi.

Rusya’nın Suriye’ye karşı oynadığı rol konusundaki soruya cevaben el-Caferi, Rusya’nın rolünü överek bölgede ayrıcalıklı olduğunu, Rusya’nın ülkelerle ilişkilerini seçim sonuçları ya da ani koşullara göre kurmadığını kaydetti.

BM Daimi Temsilcisi el-Caferi, Suriye ve Rusya’yı bir araya getiren ilişkilerin 12. Yüzyıla dayanan tarihi ilişkiler olduğunu, o dönemde Rusya’nın Şam diyarlarında 100 okul kurduğuna ve bu okulların sömürgecilik ya da misyonerlik rolü oynamadığına, rolünün eğitimle sınırlı kaldığına değindi.

Rusya’nın o dönemde tüm Şam diyarlarında konsoloslar tayin ettiğini bildiren el-Caferi, Rus konsolosların Avrupa ülkelerinin bölgedeki sömürgeci emellerini açığa çıkarmada önemli rol oynadıklarına dikkat çekti.

Bölgenin geleceği konusunda yorum yapan el-Caferi, “Biz BM’de savaşı engellemeye, çatışma ve anlaşmazlıklara barışçıl çözümler bulmaya çalışıyoruz” diyerek diplomat olarak görevlerinin ateşe körükle gitmek değil çatışmaların çözümü yönünde köprüler kurmak olduğuna vurgu yaptı.

“Bölgede olanları yorumlarsak, pek çok ülkenin yeni bir Ortadoğu Bölgesi çizme projesine sahip olduğunu göreceğiz. Perez’in düşüncesini ve oğul Corc Bush’un sloganını pratiğe dökmeye çalışmaktalar” diyerek diğer yandan bu ülkelerin ekonomik sorunlarla boğuştuklarını, Avrupa başta olmak üzere başkentlerinin enflasyon ve büyük dış borçlar nedeniyle gerginlik ve protesto gösterilerine tanık olduğunu kaydetti.

El-Caferi, sonuç olarak bu ülkelerin hegemonyalarının güç kullanma kudretinden çok kartondan ve medyatik olduğu sonucuna ulaşılacağına dikkat çekti.

↑
Exit mobile version