Terör rejimi İsrail’in muhasara altında tuttuğu Gazze Şeridi’ne 2008’in sonunda başlattığı ve 2009’da da devam eden 22 günlük savaşın ardından Gazze’ye yeniden ikinci kez savaş açtığı ve yalnızca 8 gün dayanabildiği savaşı ağır bir hezimetle kaybetmesinin yankıları, hem Siyonist İsrail’de hem de onlara destek veren uluslar arası çevrelerde devam ederken, haydut İsrail yenilginin acısını Batı Yaka halkından çıkarmaya devam ediyor. Savaşın hemen ardından Batı Yaka’da Hamas ve İslamî Cihad hareketi lider ve mensuplarına karşı tutuklamalara başlayan işgal ordusu şimdiye kadar 6’sı milletvekili çok sayıda Filistinliyi esir aldı.
Filistin Esirler İşleri Bakanı Ataullah Ebulsubh, Siyonist İsrail’in bu girişiminin temelinde 8 günlük savaşın intikamını almanın bulunduğunu söyledi. Halihazırda ırkçı İsrail cezaevlerinde 5000’den fazla Filistinli esirin çok kötü şartlarda tutulduğunu dile getirdi.
Filistin Parlamentosu üyesi Muna Mansur da, Siyonist işgal güçlerinin Batı Yaka’da İslami Cihad ile Hamas liderlerine ve milletvekillerine yönelik gerçekleştirdiği gözaltı operasyonları amacının, Filistin’de birlik ve bütünlüğün sağlanmasını engellemek olduğunu söylerken, ırkçı İsrail rejimi bu yolla Filistin’deki bölünmüşlük halinin sona ermesi için harcanan çabaları önlemeye ve Filistin halkını birlik ve bütünlük içinde görmek istemediğini belirtti.
Diğer yandan Siyonist işgal güçlerinin bu tutuklama operasyonlarının bir diğer sebebi de kuşkusuz gözaltı operasyonlarıyla soğuk savaş yürütmek istemesidir. Zira, Siyonist başbakan Netanyahu, bu şekilde bozulan imajını düzeltmeyi ve işgal toplumunun, kendisine desteğini artırmayı düşünmektedir.
Ama Filistin İslami Direniş Hareketi (HAMAS) siyasi birim başkanı Halid Meşal, 8 gün boyunca Gazze’de ateşkes sağlanması için yaşananların askeri ve siyasi savaşların nasıl yönetileceğine güzel bir örnek olduğunu söyleyerek, Siyonist rejimin tutuklama operasyonlarına da cevap vermiş oldu. Kahire’de verdiği röportajda, düşmanla siyasi pazarlığa oturmak isteyenin askeri açıdan elinin güçlü olması gerektiğine dikkat çeken Meşal, Filistin topraklarının işgalden kurtarılması, mültecilerin geri dönüşü ve Filistin halkının haklarını yeniden kazanması ve Filistinli esirlerin ırkçı İsrail cezaevlerinden kurtarılması için gerçek güce ihtiyaç duyulduğunu ifade etmesi son derece önemlidir.
Filistin başbakanı İsmail Heniyye de, Filistin direnişinin kazandığı zaferin ardından Gazze Şeridi’ne kara operasyonu düzenleme düşüncesinin tamamen ortadan kalktığını belirtirken, Gazze’nin Filistin direnişinin halkıyla bütünleşmesi sayesinde yenilmesi zor hale geldiğini ifade etmesi de elbette terör rejiminin intikam duygusunu daha da arttırmıştır. Zira, seçim arifesinde olan Netenyahu’nun 8 günlük savaşta hesapları tutmamış ve ters etki yapmış, korsan İsrail ordusunda askerler bile Netenyahu’yu alaya almışladır. 8 günlük savaşta kaybettiğini şimdi tutuklama operasyonlarıyla elde etmeye çalışan Netenyahu ve Siyonist kabineye, artık Siyonist toplum da itibar etmemektedir.
Aslında Siyonist rejimin tutuklama operasyonlarının son bulması HAMAS lideri Halid Meşal’in sözlerinde yatmaktadır. Zira Meşal, sadece konuşarak bir şeylerin çözülemeyeceğini anlamış durumda olduklarını ifade ederken Filistin halkının haklarını elde etmesi için Müslümanların, İslam ve Arap ülkelerinin, özgür dünyanın desteğiyle direnişin sürmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. böylece Filistin sorununun çözüm yolunu da göstermiştir. Elbette bu açıklama, bütün Müslümanlara şer’en görevlerini bir daha kendilerine hatırlatmıştır.
Öte yandan ırkçı İsrail’in işgal ve sultasına son verme yolu da, kuşkusuz, yine Meşal’in dediği gibi, “iç güvenlik konusundaki ihtilafların giderilmesi, Gazze’deki Filistin Hükümeti ve Filistin Yönetimi’nin birleştirilmesi, seçimlerin yapılması, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün(FKÖ) yeniden yapılanması, ve bu şekilde içeride ve dışarıda tek bir etkili yönetim kadrosundan geçmektedir.