"Ve i
ş
te sizi vasat bir ümmet kıldık. Ta ki siz, tüm
İ
nsanlar
üzerine '
ş
ahidler' olasınız, Resul de sizin üzerinize '
ş
ehid'
(örnek-
mürakıb)
olsun!.,
(diye...)" (Bakara: 143);
"Her ümmetten bir '
ş
ehid' getirdi
ğ
imiz ve onların da üzerine
seni '
ş
ehid' olarak getirdi
ğ
imiz zaman
(onların)
durumları nasıl
olacak?!."
(Nisa: 41);... Ayet-i Kerimeleri genel olarak, (sırasıyla);
ş
ehid
in
(ve si
ğ
alarının);...
'
ş
ahid-me
ş
hud, kendisinin
ve
ba
ş
kalarının kendisine
ş
ahid olu
ş
u, i'lan-tasdik
ve
kabul edi
ş
', 'uyan-itaat üzere bulunan-
do
ğ
rulayan', 'görmek, bilmek-ö
ğ
renmek-muttali olmak, basar ile
mü
ş
ahedeye
ve
basiret ile de yakine ula
ş
mak
ve
ihticac etmek', 'hakem-
hakim olma, hüküm
ve
karar verme', 'ilzam etme-kesinle
ş
tirme', 'usvetün-
hasenetün', 'nümune-i imtisal', 'mukteda-bih', 'delil-hüccet', 'takip-
kontrol-murakabe etme', 'isbatlama', 'ni
ş
an ve alamet kılma'
gibi., çok
kapsamlı ve muhtelif boyutlu anlamları ihtivâ ve ifade etmektedir...
Hayatın ve mükevvenâtın bütün sırlarını mutazammın bulunan, her
ş
eye her yönden ı
ş
ık tutucu ve yol gösterici
İ
lâhî özellikleri ta
ş
ıyan Kur'an-ı
Kerim'in, konuyla (
ş
ehid,
ş
ehadet vb. ile) alâkalı olan ayet-i kerimelerinin
bir kısmını daha sunmaya devam ediyoruz:
"Rabbinden apaçık bir 'beyyine' üzerinde bulunan, O'nu,
O'ndan bir '
ş
ahid'in
(Kur'an, akıl-istidlal veya mucizenin)
izledi
ğ
i, ayrıca
kendisinden önce bir 'imam' ve bir 'rahmet' olarak Musa'nın kitabı
(kendisini do
ğ
rulayıcı)
olan kimse
(inkarcılar gibi)
midir?..."
(Hud: 17);
"
Ş
üphesiz, biz seni bir '
ş
ahid', bir 'müjdeleyici' ve bir 'inzar
edici' olarak irsal ettik. Ki,
(mü'minler olarak hepiniz)
Allah'a ve
Resulü'ne iman edesiniz ve ona destek olasınız ve ona saygı gösteresiniz
ve sabah-ak
ş
am O'nu te
ş
bih edesiniz!.."
(Feth: 8-9);
"Hiç
ş
üphesiz biz size, üzerinize '
ş
ahid' olacak bir resul
gönderdik. Fir'avn'a da bir 'resul' gönderdi
ğ
imiz gibi!... Fakat, Fir'avn