{"id":1736,"date":"2010-01-06T20:48:56","date_gmt":"2010-01-06T18:48:56","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1736"},"modified":"2010-01-06T20:48:56","modified_gmt":"2010-01-06T18:48:56","slug":"106-kureys-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/106-kureys-tefsiri\/","title":{"rendered":"106-KUREY\u015e SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>106-KUREY\u015e:<\/p>\n<p>&#8220;Kurey\u015fin \u00eel\u00e2f\u0131 (uzla\u015fmas\u0131) i\u00e7in.&#8221; Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n as\u0131l resm\u00ee iml\u00e2s\u0131 (yaz\u0131l\u0131\u015f \u015fekli) Hz. Osman&#8217;a nisbet edilen Mushaflar\u0131n hepsinde \u015feklindedir. &#8220;\u015eafiye \u015eerhi \u015eeyh Rad\u0131y&#8221;de de a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere K\u00fbf\u00ee hattatlar\u0131n ilkleri, kelime ortas\u0131nda gelen eliflerin hepsini ardard\u0131na hazfederler. Ve bunlar\u0131n benzerlerini hep b\u00f6yle elifsiz yazarlard\u0131. Basral\u0131lar&#8217;da ve m\u00fcteahhir\u00een (sonrakiler)de \u00e7o\u011funlukla bu elifleri yazmak kaide olmakla beraber ve gibi baz\u0131 isimler genellikle elifsiz yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi (Osman), (Muaviye), (S\u00fcleyman) isimlerinde de baz\u0131lar\u0131 elifi hazfetmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u015eu halde Arap\u00e7a hatt\u0131 kaidesince burada yahut diye iki imla (yaz\u0131m \u015fekli) caiz olabilirdi. Sonraki Mushaflarda m\u00fcteahhir\u00een (sonrakiler)in \u00fcslubu \u00fczere \u00e7o\u011funlukla ikinci \u015fekilde eliflerin ortaya \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131\u015f\u0131 umuma kolayl\u0131k olmak i\u00e7in caiz g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ise de Kur&#8217;\u00e2n yaz\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n bir \u00e7ok yerlerde Arap\u00e7a yaz\u0131 kurallar\u0131na da uymayan \u00f6zellikleri bulundu\u011fu ve bunun ayn\u0131 \u015fekilde korunmas\u0131n\u0131n gere\u011fi de unutulmamak laz\u0131m gelir. Burada Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n as\u0131l resm-i hatt\u0131 (yaz\u0131m \u015fekli) ise K\u00fbfi kaidesine yak\u0131n olmakla beraber tam ayn\u0131 olmay\u0131p, s\u00f6yledi\u011fimiz gibi dir. &#8220;\u0130thaf&#8221; da Kur&#8217;\u00e2n resm-i hatt\u0131n\u0131n b\u00f6yle oldu\u011funu beyan ederek der ki: B\u00fct\u00fcn Mushaflar de &#8220;ya&#8221;n\u0131n isbat\u0131 ve &#8216;de hazfi ve ikisinde de (f\u00e2)dan \u00f6nce elifin hazfi \u00fczerine icma etmi\u015flerdir. Yani Hz. Osman Mushaflar\u0131n\u0131n hepsi bunun \u00fczerinde ittifakl\u0131d\u0131r. Bunun sebebi de yaz\u0131 de\u011fi\u015fmeksizin, bilinen \u00fc\u00e7 k\u0131raat \u00fczere okunabilmesini muhafaza etmek olmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ebu Ca&#8217;fer k\u0131r\u00e2at\u0131nda birincisi hemzesiz meksur ya ile ikincisi &#8220;ya&#8221;s\u0131z hemze ile okunur. Bunun ikisi de mufaale bab\u0131ndan mualefe m\u00e2n\u00e2s\u0131na il\u00e2f demek olup, birincisinde hemze ya&#8217;ya telyin olunmu\u015ftur. \u0130bn\u00fc Amir k\u0131raat\u0131nda da birincisi &#8216;s\u0131z hemze ile ikincisi hemze ve ile di\u011fer k\u0131raatlar gibi okunur. Geri kalan k\u0131r\u00e2etlerin hepsinde ise ikisi de hemze ve ile \u015feklinde okunur.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n m\u00e2n\u00e2 itibar\u0131yla fark\u0131na ve faydas\u0131na gelince: Hepsi de &#8220;ilf&#8221; ve &#8220;\u00fcflet&#8221;den olmakla beraber &#8220;\u00eel\u00e2f&#8221;, \u00e2lefe, y\u00fblif\u00fb \u00eel\u00e2fen if&#8217;\u00e2l bab\u0131ndan \u00fclfet ettirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na malum masdar ve \u00fclfet ettirilmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na mechul masdar olabilece\u011fi gibi, \u00e2lefe y\u00fb\u00e2lifi mu\u00e2lefeten ve il\u00e2fen ve \u00eel\u00e2fen diye mufaale bab\u0131ndan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc masdar da olabilir. Ve bu \u015fekilde ilaf ve mualefe gibi \u00fclfet edi\u015fmek, yani anla\u015fmak, andla\u015fmak, muahede yapmak, antant kalmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na olur. \u00c7o\u011funluk k\u0131r\u00e2ate g\u00f6re zahiri if&#8217;al bab\u0131ndan g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in \u00e7oklar\u0131 \u00fclfet ettirmek veya ettirilmek, yani al\u0131\u015ft\u0131rmak, al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmak m\u00e2n\u00e2s\u0131yla tefsir etmi\u015flerdir ki, bunda Kurey\u015f&#8217;e izafeti mef&#8217;ul\u00fcne veya failine izafet olmak muhtemeldir. Lakin &#8220;ya&#8221;s\u0131z &#8220;\u00eel\u00e2f&#8221; ancak mufaale bab\u0131ndan oldu\u011fu ve k\u0131r\u00e2atler birbirini tefsir etmi\u015f olmak daha a\u00e7\u0131k bulundu\u011fu i\u00e7in bir k\u0131s\u0131m tefsirciler de Ebu Ca&#8217;fer ve \u0130bn\u00fc Amir k\u0131r\u00e2etleri karinesi (ipucu) ile ikisinin de mufaale bab\u0131ndan muahede (antla\u015fma) m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011funda \u0131srar etmi\u015flerdir. Nitekim &#8220;Kamus&#8221;ta da der ki: Tenzilde \u00eel\u00e2f ahd ve hufare (s\u00f6z verme) ile icazet vermeye benzer; yani ahd ve eman ve korkun\u00e7 yoldan yolcular\u0131n emin ve selametle gidip gelmeleri i\u00e7in yasak\u00e7\u0131l\u0131k ve himaye tarz\u0131nda verilen icazet (pasaport), ge\u00e7irtme ruhsat\u0131na benzer, emir ve taahh\u00fcdd\u00fcr. Bunda Kurey\u015f&#8217;e izafeti failine izafet olmak a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00cel\u00e2f\u0131n bu m\u00e2n\u00e2s\u0131 da \u00fclfetten al\u0131nm\u0131\u015f ise de bunda \u00f6zel bir \u00f6rf ve \u0131st\u0131lah m\u00e2n\u00e2s\u0131 da bulundu\u011fu ve her iki m\u00e2n\u00e2n\u0131n bir lafz ile ifadesine imkan bulamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z, bir de il\u00e2f kelimesi s\u00fbrenin ismi gibi oldu\u011fu i\u00e7in me\u00e2lde aynen muhafazas\u0131n\u0131 daha muvaf\u0131k ve do\u011fru bulduk. Zira bunu yaln\u0131z \u00fclfet ve itilaf ettirmek, al\u0131\u015ft\u0131rmak, al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmak, yahut andla\u015fma, anla\u015fma diye bir ihtimal \u00fczerine tahsis etmek do\u011fru olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Rag\u0131b&#8217;\u0131n beyan\u0131na g\u00f6re \u00fclfet, itilaf m\u00e2n\u00e2s\u0131na isim olup asl\u0131nda iltiyam (yaran\u0131n iyile\u015fmesi) ile toplanmad\u0131r. Yani esas\u0131nda itilaf ve \u00fcnsiyet gibi uyu\u015fup kayna\u015fma \u015fekliyle toplanma m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Onun i\u00e7in itiyat demek olan al\u0131\u015fmak ve ayr\u0131lmamak demek olan l\u00fczum ve uygunlu\u011fu ifade eden \u0131s\u0131ml\u0131l\u0131k m\u00e2n\u00e2lar\u0131 da onun gere\u011fidir. Ahd, anla\u015fma, antla\u015fmak suretiyle itilaf da \u00fclfetten al\u0131nmad\u0131r. \u015eu halde, Kurey\u015f&#8217;i al\u0131\u015ft\u0131rmak, \u0131s\u0131nd\u0131rmak, Kurey\u015f&#8217;in al\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, al\u0131\u015fmas\u0131 demek olabilece\u011fi gibi, Kurey\u015f&#8217;in birbiriyle yahut ba\u015fkalar\u0131yla ahitle\u015fmesi, andla\u015fmas\u0131, anla\u015fmas\u0131, itilaf etmesi veya ettirmesi m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 da ifade eder.<\/p>\n<p>Kurey\u015f, Arap i\u00e7inde Adnan\u00eeler&#8217;den, Adnan\u00eeler i\u00e7inde Mudar\u00eeler&#8217;den, Mudar\u00eeler i\u00e7inde Kinan\u00eeler&#8217;den, Kinan\u00eeler i\u00e7inde Nadr b. Kinane evlad\u0131ndan olan me\u015fhur, b\u00fcy\u00fck kabilenin ismidir. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin beyan\u0131na g\u00f6re Kurtub\u00ee buna s\u00f6zlerin en sahih ve en sabiti demi\u015f ve baz\u0131lar\u0131 fakihlerin de bunu kabul ettiklerini s\u00f6ylemi\u015ftir. Fakat Ebu&#8217;l-Fida ve di\u011ferlerinin beyan\u0131na g\u00f6re sahih olan Kurey\u015f, Fihr b. Malik b. Nadr b. Kinane evlad\u0131d\u0131r. Fihr evlad\u0131ndan olmayanlar Kurey\u015f say\u0131lmaz. Bunun, \u00e7o\u011funlu\u011fun fikri oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015f, hatta Z\u00fcbeyr b. Bekkar, neseb ilmi bilginleri (ness\u00e2b\u00fbn)nin bunda ittifaklar\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Kaf&#8217;\u0131n fethi ile &#8220;kar\u015f&#8221;, kesmek ve \u015furadan, buradan bir tak\u0131m \u015feyler toplay\u0131p birbirine katmak ve ve ilhak ederek kar\u0131\u015ft\u0131rmak ve harpte birbirine kar\u0131\u015f\u0131p m\u0131zraklar\u0131 birbirine karmakar\u0131\u015f\u0131k toku\u015fturmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na masdar olur ki T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de kar\u0131\u015fmak, kar\u0131\u015ft\u0131rmak masdar\u0131na laf\u0131z ve m\u00e2n\u00e2 bak\u0131m\u0131ndan benzetilebilir. Nitekim harpte m\u0131zraklar birbirine girip kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman denilir ki s\u00fcng\u00fcler m\u0131zraklar kar\u0131\u015ft\u0131, birbirine girdi demektir. Tekarru\u015f da tecemmu (toplanma) m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Kaf&#8217;\u0131n esresiyle &#8220;k\u0131r\u015f&#8221; deniz canavarlar\u0131ndan birinin ismi imi\u015f ki denizdeki di\u011fer hayvanlar\u0131 yer, kahreder ve kendisi yenilmezmi\u015f. Bunun tasgir (k\u00fc\u00e7\u00fcltmes)i kaf&#8217;\u0131n zamm\u0131yla &#8220;Kurey\u015f&#8221; gelir. Fihr b. Malik b. Nadr, \u015fiddet ve kuvetinden dolay\u0131 bu isim veya bu lakab ilk an\u0131lm\u0131\u015f ve onun s\u00fclalesine nisbetle Kura\u015f\u00ee veya Kuray\u015f\u00ee denilmi\u015ftir. K\u00fcnyesi Ebu Galib&#8217;dir. Baz\u0131lar\u0131 da demi\u015flerdir ki bu kabileye Kurey\u015f denilmesi Fihr zaman\u0131nda de\u011fildir. Bunlar Huzailer&#8217;in Mekke&#8217;yi zabt\u0131 ve K\u00e2be&#8217;nin anahtarlar\u0131n\u0131 onlardan almalar\u0131 \u00fczerine da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Sonra Resulullah&#8217;\u0131n ecdad\u0131ndan ve Fihr&#8217;in s\u00fclalesinden Kusayy b. Kilab b. M\u00fcrre b. Ka&#8217;b b. L\u00fceyy b. Galib b. Fihr, bu da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olan kabileyi derleyip toparlayarak Huzailer&#8217;den Kabe&#8217;nin anahtarlar\u0131n\u0131 geri alarak \u015fereflerini yeniden kurdu\u011fu zaman Fihr evlad\u0131ndan olanlar\u0131n hepsine Kurey\u015f ve nisbetinde Kura\u015f\u00ee yahut Kuray\u015f\u00ee denilmi\u015ftir. Ebu&#8217;l-Fida der ki: &#8220;\u0130bn\u00fc Said Ma\u011fribi&#8217;nin nakli b\u00f6yledir. Buna g\u00f6re Kurey\u015f, Fihr&#8217;in kendisinin de\u011fil, evlad\u0131n\u0131n ismi olmu\u015ftur&#8221;. Ve bu \u015fekilde Kurey\u015f toplanma m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan &#8220;tekarr\u00fc\u015f&#8221;ten t\u00fcremi\u015f olarak terhim (k\u0131saltma) yoluyla k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fclm\u00fc\u015f demektir. Zira ziyade babdan tas\u011fir (k\u00fc\u00e7\u00fcltme) sigas\u0131 ancak k\u0131saltma ile kabil olur. Ferra, ticaretlerinden dolay\u0131 kazanma m\u00e2n\u00e2s\u0131na tekarr\u00fc\u015ften oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. &#8220;Siyer-i \u0130bn\u00fc Hi\u015fam&#8221;da der ki: &#8220;Kurey\u015f&#8217;e Kurey\u015f denilmesi tekarr\u00fc\u015ftendir. Tekarr\u00fc\u015f, ticaret ve kazanma m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Ru&#8217;be b. Accac \u015f\u00f6yle demi\u015ftir:<\/p>\n<p>&#8220;Ya\u011f ve hilesiz saf \u015feyler, onlar\u0131 ticaret ve kazanc\u0131n d\u00f6k\u00fcnt\u00fcleri olan kalitesiz bu\u011fdaya ve halhal ba\u015flar\u0131na muhtac etmiyordu.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eu\u011fu\u015f, bir \u00e7e\u015fit bu\u011fday, ha\u015fl, halhal ve bilezik ba\u015flar\u0131; kuru\u015f da ticaret ve kazanmad\u0131r. Bu recez bahrinde yaz\u0131lm\u0131\u015f \u015fiirde ticaret ve kazan\u00e7 m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan kuru\u015f dilimizde ticaret i\u00e7in de\u011fi\u015fim arac\u0131 olan para i\u00e7in birim olarak kulland\u0131\u011f\u0131m\u0131z &#8220;kuru\u015f&#8221; kelimesiyle a\u00e7\u0131ktan ilgili g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bundan takarru\u015f kuru\u015flanmak, ticaret edip kazanmak demek olur. Bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re Kurey\u015f ismi bundan al\u0131nmad\u0131r. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin beyan\u0131na g\u00f6re baz\u0131lar\u0131 da &#8220;tefti\u015f&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;takri\u015f&#8221;ten oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n atalar\u0131ndan beri ihtiya\u00e7 sahiplerinin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 tefti\u015f ederek aray\u0131p sormak ve hac\u0131lar\u0131n eksiklerini gediklerini g\u00f6zetip \u00e7aresini ara\u015ft\u0131rmak \u00e2detleri bulundu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Gerek ziyadeden olsun, gerekse asl\u0131 \u00fczere s\u00fclasi (\u00fc\u00e7 harfli)den olsun Kurey\u015f kelimesinden tas\u011fir (k\u00fc\u00e7\u00fcltme)in tazim (y\u00fcceltmek) i\u00e7in oldu\u011funda s\u00f6z yoktur. Nitekim \u015fu beyitteki:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar\u0131n hepsinin her halde aralar\u0131na girecek<\/p>\n<p>Bir dahiyecik (musibetcik) ki, ondan parmaklar\u0131n u\u00e7lar\u0131 sarar\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>(Burada &#8220;d\u00fcveyhiye&#8221; diye tasg\u00eer (k\u00fc\u00e7\u00fcltme) sigas\u0131yla ifade olunan musibetcikten maksad \u00f6l\u00fcmd\u00fcr. K\u00fc\u00e7\u00fcltme bunun en k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn bile b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve deh\u015fetini ifade etmek i\u00e7in z\u0131dd\u0131yle kinaye edilmi\u015f gibidir.)<\/p>\n<p>&#8220;D\u00fcveyhiye&#8221; kelimesinin tas\u011firi (k\u00fc\u00e7\u00fcltmesi) b\u00fcy\u00fcklemek i\u00e7in oldu\u011fu me\u015fhurdur. Ve izah olunaca\u011f\u0131 vechile Ha\u015fim ve karde\u015finin de Kurey\u015f&#8217;i ilafta b\u00fcy\u00fck hizmeti olmu\u015ftur. Malumdur ki Rasul-i Ekrem (s.a.v.) hazretleri &#8220;Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalib b. Ha\u015fim b. Abd-i Menaf b. Kusayy b. Kilab b. M\u00fcrre b. Ka&#8217;b b. L\u00fcey b. Galib b. Fihr b. Malik b. Nadr b. Kinane b. Huzeyme b. M\u00fcdrike b. \u0130lyas b. Mudar b. Nizar b. Mead b. Adnan&#8221;d\u0131r. Adnan da daha hayli bat\u0131n \u00f6tede \u0130smail b. \u0130brahim Aleyhisselam z\u00fcrriyeti olmas\u0131 hasebiyle Peygamberimizin nesebi de \u0130brahim\u00ee, \u0130smail\u00ee, Adn\u00e2n\u00ee, Mudar\u00ee, Kinan\u00ee, Kurey\u015f\u00ee, Ha\u015fim\u00ee&#8217;dir.<\/p>\n<p>\u015eu halde di\u011fer \u00e2yetlere ve m\u00fccizelere bakmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131z bu cihet nazar-\u0131 itibara al\u0131nd\u0131\u011f\u0131, Kusayy&#8217;in ve Ha\u015fim&#8217;in Kurey\u015f&#8217;i ilaftaki \u015feref ve hizmeti ve fil olay\u0131 dolay\u0131s\u0131yla de Beyt ve ehl-i beyt hakk\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde bile Hz. Peygamber&#8217;in tevhit davetine ilk \u00f6nce Kurey\u015f&#8217;in ko\u015fmas\u0131 laz\u0131m gelirken, yine ilk \u00f6nce onlar\u0131n Allah&#8217;a ortak ko\u015fmada \u0131srar ederek muhalefet ve kar\u015f\u0131 koymaya kalk\u0131\u015fmalar\u0131 bu s\u00fbrenin n\u00fczul sebebi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>&#8216;Deki &#8220;l\u00e2m&#8221;\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131nda \u00fc\u00e7 vecih s\u00f6ylenmi\u015ftir:<\/p>\n<p>1- \u0130bn\u00fc Cerir gibi baz\u0131lar\u0131n\u0131n se\u00e7ti\u011fine g\u00f6re teacc\u00fcb i\u00e7in olup mahzuf fiiline m\u00fcteall\u0131k (ilgili) olmakt\u0131r ki, Kurey\u015f&#8217;in k\u0131\u015f yaz yolculuk ve sefere \u00fclfetle\u015fip bu Beyt (K\u00e2be)in Rabbine kulluk etmemelerine teacc\u00fcb edin (\u015fa\u015f\u0131n), o \u015fa\u015fmaya lay\u0131kt\u0131r demek olur. Bu m\u00e2n\u00e2 s\u00fbrenin ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir s\u00fbre olu\u015funa ve &#8220;ibadet etsinler&#8221; emrinin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re m\u00fcnasip bir m\u00e2n\u00e2 olmakla beraber, yolculu\u011fun mutlaka k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne i\u015faret eder gibi olmas\u0131 hasebiyle pek uygun de\u011fildir.<\/p>\n<p>2- Ta&#8217;lil i\u00e7in olmakt\u0131r. Bunda da iki vecih vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birisi, \u00f6nceki s\u00fbredeki &#8220;onlar\u0131 k\u0131ld\u0131&#8221; veya &#8220;nas\u0131l yapt\u0131&#8221; fiilleriyle ilgili olmakt\u0131r. Bunu, baz\u0131lar\u0131 s\u00fbrenin m\u00fcstakil olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 g\u00f6rerek, bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda o fiillerden birini takdir etmek daha uygun olaca\u011f\u0131n\u0131, yani &#8220;\u00f6yle yapt\u0131 ki Kurey\u015f&#8217;in \u00eel\u00e2f\u0131 i\u00e7in&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131n\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Bu \u015fekilde il\u00e2f, bir nimet olarak zikredilmi\u015f demektir. Lakin buna kar\u015f\u0131 denilmi\u015ftir ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n hepsi bir s\u00fbre gibi m\u00e2n\u00e2 bak\u0131m\u0131ndan birbirine ba\u011fl\u0131 olmak itibar\u0131yla bir s\u00fbrenin di\u011ferine m\u00e2n\u00e2 cihetinden bir ili\u015fkisi, onun haddi zat\u0131nda bir s\u00fbre olabilmesine engel olmamak gerekirse de, fil olay\u0131n\u0131 yaln\u0131z Kurey\u015f&#8217;in yolculu\u011fa il\u00e2f\u0131 ile sebep g\u00f6sterme do\u011fru olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yolculuk ve seferden maksad, Yemen&#8217;e ve \u015eam&#8217;a ticaret i\u00e7in sefer oldu\u011funa g\u00f6re Kurey\u015f&#8217;in bu yolculu\u011fa \u00fclfeti ve bu konuda Yemen ve \u015eam h\u00fck\u00fcmetleriyle antla\u015fma ve uyu\u015fmalar\u0131 yaln\u0131z fil olay\u0131ndan sonra de\u011fil, daha \u00f6nceden ve bilhassa Abdi Menaf o\u011fullar\u0131 Ha\u015fim ve karde\u015fleri zaman\u0131ndan beri yapageldikleri bir \u00fclfet oldu\u011fu malum bulundu\u011fundan dolay\u0131 fil vak&#8217;as\u0131 bu \u00fclfeti meydana getirmek i\u00e7in oldu demek do\u011fru olmaz. Ger\u00e7i fil sahipleri gayelerinde ba\u015far\u0131l\u0131 olsalard\u0131, bu \u00fclfet kalmayacakt\u0131. Ve onlar\u0131n o \u015fekilde defedilmeleri ve yok edilmeleri gerek di\u011fer Arap kabileleri ve gerek etraftaki melikler nazar\u0131nda h\u00fcrmet ve ilgilerini art\u0131rarak kendilerine daha \u00e7ok \u0131s\u0131nmalar\u0131na ve \u00fcfletlerini art\u0131rmalar\u0131na ba\u015fl\u0131ca bir sebep olmu\u015f bulunmas\u0131 itibar\u0131yla bunu o olay\u0131n fayda ve semerelerinden ba\u015fl\u0131ca birisi saymak ve bundan dolay\u0131 &#8220;l\u00e2m&#8221;\u0131 ta&#8217;lilden \u00e7ok ba\u015fl\u0131ca bir ak\u0131bet i\u00e7in d\u00fc\u015f\u00fcnmek do\u011fru olabilirse de bunu fil vak&#8217;as\u0131n\u0131n tek sebebi ve hikmeti imi\u015f gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmek do\u011fru de\u011fildir. Onun i\u00e7in bunu fil vak&#8217;as\u0131n\u0131n ve bir d\u0131\u015f sebebi, ve de bir gayeye ait sebebi, yani s\u0131rf onun sonucu olan tertip edilmi\u015f bir hikmeti olarak de\u011fil, onunla da bir m\u00fcnasebeti bulunmakla beraber, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n daha sonra dinini a\u00e7\u0131klamak \u00fczere Beyt (K\u00e2be) dolay\u0131s\u0131yla Kurey\u015f&#8217;e daha \u00f6nceden nasib edip bu s\u00fbrede beyan buyurmu\u015f oldu\u011fu ayr\u0131ca bir nimeti olan bir \u00eel\u00e2f ve \u00fclfet olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek laz\u0131md\u0131r. Bu ise deki l\u00e2m&#8217;\u0131n ta&#8217;lil i\u00e7in olmakla beraber, yukar\u0131ki s\u00fbre mefhumuna de\u011fil, ancak ilerdeki &#8220;ibadet etsinler&#8221; emrine m\u00fcteall\u0131k olmas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. &#8220;fe&#8221;nin sonras\u0131 evvelinde amil olamayaca\u011f\u0131na dair me\u015fhur bir nahiv kaidesi varsa da &#8220;Benden sak\u0131n\u0131n.&#8221; (Bakara, 2\/41); &#8220;\u0130nananlar Allah&#8217;a dayans\u0131nlar.&#8221; (\u0130brahim, 14\/11) misalleri vechile buradaki &#8220;fe&#8221;nin de ona engel olacak kabilden olmad\u0131\u011f\u0131 beyan olunmu\u015f ve \u00f6zellikle Nahiv imamlar\u0131ndan \u0130mam-\u0131 Halil ve Sibeveyh bu &#8216;nin l\u00e2m&#8217;\u0131n\u0131n &#8216;ye m\u00fcteall\u0131k oldu\u011funu beyan ve tasrih etmi\u015fler. &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8221; sahibi Zemah\u015feri gibi dil kritik\u00e7ileri de bunu tercih etmi\u015flerdir. Bu taall\u0131k (ilgi) do\u011frudan do\u011fru olmasa bile \u0131zmar (gizleme) ve tefsir suretiyle sahih olaca\u011f\u0131nda hi\u00e7 teredd\u00fcde yer yoktur. Bu sebeplerden dolay\u0131, biz de me\u00e2lde bu vechi a\u00e7\u0131k olarak tercih edip se\u00e7tik. Hitap de Resulullah&#8217;a olup Kurey\u015f&#8217;e emir, emr-i \u011faib oldu\u011fu i\u00e7in m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6zeti \u015fu olmu\u015f olur: Ey Muhammed! Rabb&#8217;\u0131n\u0131n fil sahiplerine o yapt\u0131\u011f\u0131ndan ba\u015fka Kurey\u015f kabilesine daha bir \u00e7ok \u00f6zel ihsanlar\u0131 olmu\u015f ve olacakt\u0131r. Bunlardan ba\u015fl\u0131ca birisi onlarda veya onlar\u0131n lehine olan ilaf, yani meydana getirilen ve daha \u00e7ok getirilmesi istenen \u00fclfet ve anla\u015fmad\u0131r ki, fil olay\u0131ndan sonra bilhassa hat\u0131rlatmaya de\u011fer.<\/p>\n<p>2. Ondan dolay\u0131 herkesten \u00f6nce iman ve kulluk etmeleri laz\u0131m gelirken etmeyen o Kurey\u015f&#8217;e tebli\u011f et ki, onlar\u0131n husule getirilmi\u015f ve getirilecek \u00fclfet ve anla\u015fmas\u0131 i\u00e7in, -\u00f6nceki \u00eel\u00e2f yahut ilaftan bedel-i k\u00fcl veya ba&#8217;zd\u0131r yani bilhassa o k\u0131\u015f ve yaz yolculu\u011funa \u00eelaflar\u0131, k\u0131\u015f\u0131n ve yaz\u0131n g\u00f6\u00e7e, sefere \u00fclfet ettirildikleri veya daha \u00e7ok ettirilmeleri i\u00e7in, yahut k\u0131\u015f ve yaz seferde vard\u0131klar\u0131 yerlerde \u00fclfet ve \u00fcnsiyete mazhar edilmeleri i\u00e7in yahut k\u0131\u015f ve yaz seferi hakk\u0131nda etraf ile \u00fclfetle\u015ferek anla\u015f\u0131p andla\u015fmalar\u0131, ahitle\u015fmeleri i\u00e7in.<\/p>\n<p>RIHLET: Malum ki g\u00f6\u00e7, sefer demektir. \u00cel\u00e2f if&#8217;al bab\u0131ndan oldu\u011funa g\u00f6re rihlet onun mef&#8217;ul-i bihi, m\u00fcfaale bab\u0131ndan oldu\u011funa g\u00f6re de &#8220;c\u00e2rr&#8221; (cerr eden)in hazfiyle takdirinde mef&#8217;ul-i lehidir. \u0130\u015f bu k\u0131\u015f ve yaz \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edildi\u011fi \u00fczere Kurey\u015f ticaret i\u00e7in k\u0131\u015f\u0131n Yemen&#8217;e, yaz\u0131n da \u015eam taraf\u0131na Basra&#8217;ya sefer ederlerdi. Ayn\u0131 \u015fekilde gerek ticaret ve gerek di\u011fer maksatla yaz\u0131n yazl\u0131k olarak Taif&#8217;e g\u00f6\u00e7erler, k\u0131\u015f\u0131n da Mekke&#8217;ye g\u00f6\u00e7erlerdi. Nakka\u015f tefsirinde d\u00f6rt seferleri oldu\u011fu zikrolunmu\u015f, \u0130bn\u00fc Aliyye bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn reddedilmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fse de &#8220;Bahru&#8217;l-Muh\u00eet&#8221;de der ki: Reddolunmas\u0131 uygun de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc il\u00e2f ashab\u0131 d\u00f6rt karde\u015f idi ki, bunlar Abd-i Menaf o\u011fullar\u0131d\u0131r: Ha\u015fim, \u015eam meliki ile anla\u015f\u0131rd\u0131. Ondan atlar alm\u0131\u015f, onunla \u015eam ticaretinde emniyet bulmu\u015ftu. Abd-i \u015eems, Habe\u015f&#8217;e; Muttalib, Yemen&#8217;e; Nevfel de Faris ile anla\u015f\u0131rd\u0131. Bunlara &#8220;M\u00fcttecirin&#8221; denirdi. Di\u011fer Kurey\u015f t\u00fcccarlar\u0131 bu d\u00f6rt karde\u015fin adlar\u0131yla ticarete giderler, ondan dolay\u0131 onlara da dokunulmazd\u0131. Ezher\u00ee &#8220;el-\u00eel\u00e2f yani &#8220;huf\u00e2re&#8221; denilen yasakc\u0131l\u0131kta kuruyu\u015fa benzer&#8221; demi\u015ftir. B\u00f6yle olunca bu d\u00f6rt karde\u015fin himayesinde olarak t\u00fcccar\u0131n bulundu\u011fu bu d\u00f6rt mevki itibar\u0131yla Kurey\u015f&#8217;in d\u00f6rt seferi olmak diye ifade olunan iki sefere z\u0131t olmaz. Rihlet, cins ismi olarak bir ve daha \u00e7ok sefere de \u015famil olabilir. Nitekim \u015fair bu d\u00f6rt karde\u015fi methetti\u011fi \u015fu beyitlerle bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 anlatm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ey y\u00fck\u00fcn\u00fc, seferlerini de\u011fi\u015ftiren adam!<\/p>\n<p>Abd-i Menaf ailesine inseydin a&#8230;<\/p>\n<p>Onlar ufuklar\u0131ndan ahd alm\u0131\u015flard\u0131r,<\/p>\n<p>Ve seferi ilaf i\u00e7in sefer ederler.<\/p>\n<p>Bir bah\u015fi\u015f veren bulunmazken onlar bah\u015fi\u015f verirler.<\/p>\n<p>Ve misafirlere buyurun derler.<\/p>\n<p>Ve zenginlerini fakirlerine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131rlar<\/p>\n<p>O derece ki hatta fakirleri kifayetli gibi olurlar&#8221;.<\/p>\n<p>&#8220;Bahr&#8221;\u0131n s\u00f6z\u00fc burada bitti. Yukarda kaydetti\u011fimiz vechile &#8220;Kamus&#8221;ta da tenzildeki &#8220;\u00eel\u00e2f&#8221;\u0131n ahd ve m\u00e2n\u00e2s\u0131 beyan edildikten ve bu ahdi ilk alan Ha\u015fim oldu\u011fu zikredildikten sonra s\u00fbrenin me\u00e2li, \u015f\u00f6yle izah edilmi\u015ftir: Kurey\u015f, Harem-i \u015eerif&#8217;in sakinleri idiler. Etraflar\u0131nda halk vurulup \u00e7arp\u0131l\u0131rken onlar erzaklar\u0131n\u0131n temininde ve yaz\u0131n, k\u0131\u015f\u0131n seferlerinde emniyetle gidip geliyorlard\u0131. Bir ar\u0131zaya u\u011frad\u0131klar\u0131 zaman, &#8220;Biz Allah&#8217;\u0131n hareminin ehliyiz.&#8221; diyorlar ve bundan dolay\u0131 kendilerine kimse dokunmuyordu. Ha\u015fim, \u015eam ile anla\u015f\u0131yordu; Abdi\u015fems, Habe\u015f&#8217;le; Muttalib, Yemen&#8217;le; Nevfel, Faris&#8217;le, di\u011fer Kurey\u015f tacirleri de bu karde\u015flerin tutamaklar\u0131yla bu \u015fehirlere gidip geliyorlar ve o sayede onlara da dokunulmuyordu. Bu d\u00f6rt karde\u015ften her biri kendi sefer nahiyesinin melikinden bir ahd ve eman vesikas\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Kamus tercemesi &#8220;Okyanus&#8221;un bunu izah\u0131nda da zikredildi\u011fi \u00fczere Kurey\u015f halk\u0131 \u00f6tedenberi ticaret ehli ise de ticaretleri -hemen- hemen Mekke ve etraf\u0131na m\u00fcnhas\u0131r gibiydi. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta Ha\u015fim b. Abdi Menaf, \u015eam melikinden ahd ve eman alm\u0131\u015ft\u0131. Bir defa Ha\u015fim \u015eam taraf\u0131na azmedip vas\u0131l oldu\u011funda \u015feref ve \u015fan\u0131, \u015eam&#8217;da h\u00fck\u00fcmran olan Kayser taraf\u0131ndan duyulup huzuruna davet ve riayet eylemi\u015fti. Ha\u015fim bu vesile ile m\u00fcnasebet getirip Kurey\u015f tacirlerinin baz\u0131 Yemen ve Hicaz mallar\u0131yla \u015eam \u00fclkesine emanet ve selametle gidip gelmeleri i\u00e7in ahd ve eman\u0131 i\u00e7eren bir ruhsatname istemi\u015f, o da iste\u011fi \u00fczere resmi bir vesika vermi\u015f olmakla ondan sonra Kurey\u015f tacirleri \u015eam taraf\u0131na \u00fclfet ettirilir olmu\u015ftu. Bunu g\u00f6ren karde\u015fleri de anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Habe\u015f&#8217;ten, Yemen&#8217;den, \u0130ran&#8217;dan b\u00f6yle birer ruhsat alm\u0131\u015flard\u0131 ki, bunlar birer &#8220;kapit\u00fclasyon&#8221; demek olur. Bu \u015fekilde Kurey\u015f kabilesi yaz k\u0131\u015f seferlerinde bu d\u00f6rt karde\u015fin hufaret denilen delalet ve himayesi ad\u0131 alt\u0131nda emniyet ile gidip geliyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bu izahlardan da anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, ilaf deyimi iki haysiyetle iki m\u00e2n\u00e2 ifade etmi\u015f oluyor. Birisi uyu\u015fup anla\u015farak bir muahede ve antla\u015fma ahdetmek ki, bu m\u00e2n\u00e2da mufaale bab\u0131ndan olan il\u00e2f ve \u00eel\u00e2f sarih; birisi de di\u011ferini al\u0131\u015ft\u0131racak vechile hufare denilen delalet ve himaye suretiyle koruyarak \u00fclfete sevketmektir ki bunda da if&#8217;al bab\u0131ndan olan i&#8217;laf sarihtir. Bu s\u00fbrede bu kelimenin bedel yoluyla iki defa zikredilmesinden de her birinin bir m\u00e2n\u00e2ya i\u015faret olmas\u0131 muhtemel oldu\u011fu gibi \u0130bn\u00fc Amir k\u0131r\u00e2ati de birisinin \u00eelaf, ikincinin il\u00e2f olmas\u0131nda sarihtir. Bu itibar ile de me\u00e2lde \u00eel\u00e2f lafz\u0131n\u0131n bu iki m\u00e2n\u00e2y\u0131 i\u00e7ermek \u00fczere aynen muhafazas\u0131 l\u00fczumu ortaya \u00e7\u0131kar. B\u00fct\u00fcn bu m\u00e2n\u00e2larda &#8220;k\u0131\u015f ve yaz seferi&#8221;nde ticaret seferi m\u00e2nas\u0131 esas\u0131 olmu\u015f oluyor. Bununla beraber bu \u00eel\u00e2f Kurey\u015f&#8217;e ait olmakla beraber seferin de mutlaka onlara ait olmas\u0131 laz\u0131m gelmez. Bu anla\u015fma suretiyle Kurey\u015f ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da sefer ve r\u0131hlete ilaf etmi\u015f olmak muhtemeldir.<\/p>\n<p>Bundan ba\u015fka Fahreddin R\u00e2z\u00ee&#8217;nin ikinci bir g\u00f6r\u00fc\u015f olarak zikretti\u011fi vechile bu k\u0131\u015f ve yaz seferinden maksad, di\u011fer halk\u0131n hac ve umre i\u00e7in Mekke&#8217;ye sefer ve yolculuklar\u0131 olmak, Kurey\u015f&#8217;in bu sefere ilaf\u0131ndan maksad da emniyet ve asayi\u015fi temin ile etraftaki halk\u0131 ona \u0131s\u0131nd\u0131racak \u015fekilde ra\u011fbetin fazlala\u015fmas\u0131na hizmet etmek olabilir. Nazm\u0131n buna da ihtimali vard\u0131r. Fakat me\u015fhur olan \u00f6ncekidir.<\/p>\n<p>Ge\u00e7en a\u00e7\u0131klamadan da anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 vechile Kurey\u015f&#8217;in bu seferlere \u00fclfeti fil olay\u0131ndan sonra ba\u015flam\u0131\u015f de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ha\u015fim ve karde\u015flerinin fil olay\u0131ndan \u00f6nce, bu olay\u0131n ise hayli sonra Abd\u00fclmuttalib zaman\u0131nda oldu\u011fu bilinmektedir. \u015eu kadar ki fil sahipleri maksatlar\u0131nda ba\u015far\u0131l\u0131 olup da K\u00e2be&#8217;yi y\u0131ksalard\u0131 Kurey\u015f&#8217;in bu \u00f6nemi ve b\u00fct\u00fcn bu ilaf ve anla\u015fma menfaatleri elden ka\u00e7aca\u011f\u0131 kesin oldu\u011fundan olay\u0131n bunlar\u0131 teyit ve takviye etmi\u015f oldu\u011fu da, \u015f\u00fcphesizdir. \u0130ki s\u00fbre aras\u0131nda as\u0131l benzeme y\u00f6n\u00fc de budur.<\/p>\n<p>\u015eunu da dikkat nazar\u0131na almak gerekir ki, mef&#8217;ul-i leh mutlaka husul\u00ee olmak gerekmez. Gayeye ait illet, tertip edilmi\u015f fayda kabilinden neticede husule getirilmek \u00fczere tahsil\u00ee de olur. Mesela sevdi\u011fi i\u00e7in s\u00f6yledi, denildi\u011fi gibi, sevdirmek i\u00e7in s\u00f6yledi de denilebilir. Onun i\u00e7in Kurey\u015f&#8217;in o zamana kadar husule gelmi\u015f bulunan \u00eel\u00e2f\u0131 i\u00e7in demek olabilece\u011fi gibi, o zamana kadar hen\u00fcz tamam\u0131yla husule gelmeyip daha \u00e7ok ilerde olaca\u011f\u0131 Allah&#8217;\u0131n murad\u0131 olan ve yaln\u0131z Mekke ve Arabistan havalisine de\u011fil, b\u00fct\u00fcn cihana kar\u015f\u0131 \u00fclfet ve anla\u015fma ile y\u00fcksek bir medeniyet, emniyet ve asayi\u015fi taahh\u00fcd edecek geli\u015fen bir \u00eel\u00e2f ve te&#8217;lif dahi olur ki, bu da sadece normal ufak tefek ticaret i\u015fleriyle de\u011fil, Beyt (K\u00e2be)-i \u015eerif&#8217;in ve Muhammed Aleyhisselam&#8217;\u0131n peygamberli\u011finin ve tevhid dininin kadrini hakk\u0131yla bilerek ve ger\u00e7ekten Emin Belde&#8217;nin ve Harem-i \u015eerif&#8217;in ehli olacak ahlak ve tav\u0131rlara sahip olarak ve fil ashab\u0131 gibi ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilen sald\u0131rgan d\u00fc\u015fmanlara kar\u015f\u0131 m\u00fccahede ve Allah&#8217;a kulluk i\u00e7in birle\u015ferek &#8220;Hac\u0131lara su verme ve Mescid-i Haram&#8217;\u0131 onarmay(i\u015fini yapan)\u0131; Allah&#8217;a, ahiret g\u00fcn\u00fcne inanan ve Allah yolunda cihad edenle bir mi tuttunuz?&#8221; (Tevbe, 9\/19) mefhumu ile hareket etmek \u00fczere yaz ve k\u0131\u015f her mevsim i\u00e7in gere\u011fine g\u00f6re seferberlik edebilecek vechile bir \u00eel\u00e2f ve \u00fclfet has\u0131l etmekle, yani \u0130sl\u00e2m dinine sar\u0131lmakla olacakt\u0131r. Onun i\u00e7in burada yukar\u0131da a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere husule gelmi\u015f bulunan ilaf\u0131n ve ticaretin de \u015f\u00fckr\u00fc laz\u0131m gelen Allah&#8217;\u0131n bir nimeti oldu\u011funa i\u015faretle beraber, as\u0131l ilerde husul\u00fc arzu edilen y\u00fcksek ilaf ve anla\u015fman\u0131n temeli bulunan tevhid\u00ee ibadet ve kullu\u011fa sevk i\u00e7in ilaf nimetine \u00f6zellikle \u00f6nem verildi\u011fini ifade etmek \u00fczere \u00f6ne al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>3. \u015eu halde &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8221; sahibinin beyan etti\u011fi vechile m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n saymaya gelmez di\u011fer nimetlerini hesap edemeseler, d\u00fc\u015f\u00fcnmeseler bile Kurey\u015f hi\u00e7 olmazsa s\u0131rf bu ilaf nimeti i\u00e7in Bundan b\u00f6yle bu Beyt (K\u00e2be)nin Rabb&#8217;ine ibadet ve kulluk etsinler. Yani Muhammed Aleyhisselam&#8217;\u0131n daveti \u00fczerine serke\u015flik etmeyip hakk\u0131 tan\u0131s\u0131nlar, \u015firk ve isyandan vazge\u00e7sinler de fil sahiplerinin sald\u0131r\u0131s\u0131ndan muhafaza buyurulmu\u015f Beyt-i Atik (eski Beyt) olan \u015fu K\u00e2be&#8217;nin ortak ve benzerden uzak Rabb&#8217;ine ibadet etsinler, yaln\u0131z onu Mabud tan\u0131y\u0131p onun emri gere\u011fince ibadet ve kulluk yaps\u0131nlar, o Beyt&#8217;in ehli olacak Rabban\u00ee ahl\u00e2k ile ahl\u00e2klanarak ona hizmet i\u00e7in gereken g\u00f6revi yapmak \u00fczere k\u0131\u015f yaz her t\u00fcrl\u00fc m\u00fccahede ile y\u00fcksek ilafa haz\u0131rlans\u0131nlar.<\/p>\n<p>4. &#8220;O Rab ki&#8221; Rabb&#8217;in s\u0131fat\u0131d\u0131r, yani bu Beyt&#8217;in Rabb&#8217;i ki onlar\u0131, (o Kurey\u015f&#8217;i) b\u00fcy\u00fck bir a\u00e7l\u0131ktan doyurdu ( &#8216;un ve &#8216;in tenvinleri y\u00fckseltmek ve korkuya d\u00fc\u015f\u00fcrmek i\u00e7indir). Bu a\u00e7l\u0131k ve doyum hakk\u0131nda \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r:<\/p>\n<p>1- \u0130brahim Aleyhisselam&#8217;\u0131n: &#8220;Rabbimiz! Ben \u00e7ocuklar\u0131mdan baz\u0131s\u0131n\u0131, senin Beyt-i Haram&#8217;\u0131n\u0131n yan\u0131nda, ekinsiz bir vadiye yerle\u015ftirdim. Rabb&#8217;imiz, namaz\u0131 k\u0131ls\u0131nlar diye (b\u00f6yle yapt\u0131m). Art\u0131k sen de insanlardan bir tak\u0131m g\u00f6n\u00fclleri, onlar\u0131 sever yap ve onlar\u0131 \u00e7e\u015fitli meyvelerle besle.&#8221; (\u0130brahim, 14\/37) duas\u0131na i\u015faret olmas\u0131d\u0131r ki, Beyt-i Muharrem (K\u00e2be)nin yan\u0131nda Mekke ziraats\u0131z bir vadi oldu\u011fu halde Hz. \u0130brahim&#8217;in duas\u0131 ve Kabe&#8217;nin h\u00fcrmeti sayesinde \u0130brahim z\u00fcrriyetinden \u0130smail ve evlad\u0131n\u0131n ve onlardan olan Kurey\u015f&#8217;in &#8220;Onlar\u0131 \u00e7e\u015fitli meyvelerle besle.&#8221; (\u0130brahim, 14\/37) \u00e2yeti \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnce meyvelerden beslenerek ya\u015fayabilmesidir.<\/p>\n<p>2- Yine bu dua meyvesi ve Beyt&#8217;in bereketi olarak Kurey\u015f&#8217;in, beyan olundu\u011fu \u00fczere yaz ve k\u0131\u015f ticaret seferlerine \u00eel\u00e2f\u0131 vas\u0131tas\u0131yla o muhitte tabi\u00ee olmas\u0131 laz\u0131m gelen a\u00e7l\u0131ktan korunmu\u015f olmalar\u0131d\u0131r ki, burada en a\u00e7\u0131k olan budur.<\/p>\n<p>3- Yusuf seneleri gibi s\u00fcren \u015fiddetli k\u0131tl\u0131\u011fa i\u015faret oldu\u011funu da s\u00f6ylemi\u015flerdir ki le\u015fleri ve kemikleri bile yemi\u015fler ve Hz. Peygamber&#8217;in duas\u0131 berek\u00e2tiyle kurtulmu\u015flard\u0131 da Kurey\u015f k\u00e2firleri yine imana gelmemi\u015flerdi. (A&#8217;r\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Biz her hangi bir \u00fclkeye bir peygamber g\u00f6nderdiysek, onun halk\u0131n\u0131 yalvar\u0131p yakars\u0131nlar diye mutlaka yoksulluk ve darl\u0131kla s\u0131km\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/94) \u00e2yetinde ve daha baz\u0131 yerlerde buna dair s\u00f6z ge\u00e7mi\u015fti. Bkz.). Ve m\u00fcdhi\u015f bir korkudan emin buyurdu. Bu da fil ashab\u0131n\u0131n defedilmi\u015f olan korkusudur. Bununla beraber &#8220;G\u00f6rmediler mi \u00e7evrelerinde insanlar kap\u0131l(\u0131p \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcr veya esir edil)irken biz (Mekke&#8217;yi) g\u00fcvenli bir b\u00f6lge yapt\u0131k.&#8221; (Ankebut, 29\/67) buyuruldu\u011fu \u00fczere etraflar\u0131ndan halk vah\u015fet ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u00e7inde vurulup \u00e7arp\u0131l\u0131p dururken Kurey\u015f Beyt&#8217;in civar\u0131nda emin harem, emin belde olan Mekke ve havalisinde emniyet bulduklar\u0131 gibi Harem ehli, seferlerinde de ilaf ile korkudan emin olarak gidip geliyorlard\u0131. Halbuki o Beyt&#8217;in, o Harem&#8217;in ehli olabilmek i\u00e7in b\u00fct\u00fcn cihana kar\u015f\u0131 o etraf\u0131n cehalet ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u0131slah, emniyet ve asayi\u015fini tesis, ihtiya\u00e7 i\u00e7inde k\u0131vranan fakirlere ve miskinlere gere\u011fi vechile yard\u0131m etmek, Allah&#8217;\u0131n birli\u011fini bilerek onun yolunda ve onun h\u00fck\u00fcmlerini yerine getirme u\u011frunda m\u00fccahede ederek ona lay\u0131k kul olmak, has\u0131l\u0131 hak ve tevhid dini olan \u0130sl\u00e2m&#8217;a kamil iman, s\u0131dk u sadakatle sar\u0131larak Ve&#8217;l-Asr\u0131 S\u00fbresi&#8217;nde \u00f6zetlenen esas \u00fczere \u00e7al\u0131\u015fmak laz\u0131md\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki Elemtere S\u00fbresi&#8217;ne ba\u011fl\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen bu s\u00fbre buradan yukar\u0131ki s\u00fbrelere de d\u00f6n\u00fcp bakt\u0131rarak ta Vettini S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Ve g\u00fcvenilir \u015fehre andolsun ki.&#8221; (T\u00een, 95\/3) \u00e2yetini hat\u0131rlatm\u0131\u015f, orada &#8220;Art\u0131k bundan sonra hangi \u015fey sana dini yalanlatabilir?&#8221; (T\u00een, 95\/7) buyuruldu\u011fu gibi, buraya kadar k\u0131ymetli dinin esaslar\u0131 \u00f6zetlendikten sonra, burada da &#8220;Dini yalanlayan\u0131 g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221; (M\u00e2\u00fbn, 107\/1) diye M\u00e2\u00fbn S\u00fbresi ba\u015flayacakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>106-KUREY\u015e: &#8220;Kurey\u015fin \u00eel\u00e2f\u0131 (uzla\u015fmas\u0131) i\u00e7in.&#8221; Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n as\u0131l resm\u00ee iml\u00e2s\u0131 (yaz\u0131l\u0131\u015f \u015fekli) Hz. Osman&#8217;a nisbet edilen Mushaflar\u0131n hepsinde \u015feklindedir. &#8220;\u015eafiye \u015eerhi \u015eeyh Rad\u0131y&#8221;de de a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere K\u00fbf\u00ee hattatlar\u0131n ilkleri, kelime ortas\u0131nda gelen eliflerin hepsini ardard\u0131na hazfederler. Ve bunlar\u0131n benzerlerini hep b\u00f6yle elifsiz yazarlard\u0131. Basral\u0131lar&#8217;da ve m\u00fcteahhir\u00een (sonrakiler)de \u00e7o\u011funlukla bu elifleri yazmak kaide olmakla beraber ve gibi &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12064,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1022,1021,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1736","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-106-kureys","tag-106-kureys-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1736","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1736"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1736\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12064"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1736"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1736"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1736"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}