{"id":1740,"date":"2010-01-08T20:50:48","date_gmt":"2010-01-08T18:50:48","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1740"},"modified":"2010-01-08T20:50:48","modified_gmt":"2010-01-08T18:50:48","slug":"104-humeze-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/104-humeze-tefsiri\/","title":{"rendered":"104-H\u00dcMEZE SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>104-H\u00dcMEZE:<\/p>\n<p>1-2.&#8221;H\u00fcmeze&#8221;; s\u00fbrenin de ismi olmak m\u00fcnasebetiyle me\u00e2lde aynen muhafazas\u0131n\u0131 daha uygun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bu &#8220;h\u00fcmeze&#8221; kelimesi &#8220;hemmaz&#8221;, &#8220;gammaz&#8221; gibi &#8220;hemz&#8221; kelimesinden m\u00fcbala\u011fa sigas\u0131 (kipi)d\u0131r ki, l\u00fcane (l\u00e2netleyen) duhake (\u00e7ok g\u00fclen) gibi \u00e2det ifade eder. As\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131 hemz (ay\u0131plama, arkadan atma)i \u00e7ok yapan, \u00e2det edinenler demektir. &#8220;Hemz&#8221;, &#8220;K\u00e2mus&#8221;un a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re &#8220;gamz&#8221; vezninde ve onun anlamda\u015f\u0131d\u0131r. El ile \u00e7imdiklemek ve d\u00fcrtmek, kakmak, vurmak (nitekim mihmez, mihmaz, yani mahmuz, mudul ve \u00e7eki\u00e7 veya mudullu de\u011fnek demek olan m\u0131hmeze bu m\u00e2n\u00e2lardand\u0131r) ve bir dar yere s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmak (ki, hemze bu m\u00e2n\u00e2dand\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc mahrecinden s\u0131k\u0131nt\u0131 ile \u00e7\u0131kar) ve \u0131s\u0131rmak ve k\u0131rmak, yere \u00e7almak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. \u015eu halde h\u00fcmeze, bunlardan birini veya hepsini \u00e7ok yapan, \u00e2det edinen demek olur. Bu \u00f6l\u00e7\u00fc ile hamiz gibi \u00e7imdik\u00e7i, \u00e7eki\u015ftirici, d\u00fcrt\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcc\u00fc, kak\u0131\u015ft\u0131r\u0131c\u0131, vurucu k\u0131r\u0131c\u0131, at\u0131c\u0131, s\u0131k\u0131c\u0131, \u0131s\u0131r\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 ifade edebilir. Fakat l\u00fcgat \u00f6rf\u00fcnde hamiz ve hemmazdan daha m\u00fcbala\u011fal\u0131 olarak h\u00fcmeze, inceden inceye veya geriden geriye hafifseyerek ve alay ederek \u015funun bunun namusu ve \u015ferefi ile oynay\u0131p incitmeyi, yerme ve k\u00f6t\u00fcleme ile arkadan konu\u015farak ay\u0131play\u0131p k\u0131namay\u0131, \u015funu bunu d\u00fcrt\u00fc\u015ft\u00fcrerek \u00f6teye beriye ko\u011fuculuk etmeyi \u00e2det ve sanat edinmi\u015f, \u00e7eki\u015ftirici gammaz m\u00e2n\u00e2s\u0131nda me\u015fhur olmu\u015ftur ki, b\u00f6yle olan kimseler f\u0131rsat bulduk\u00e7a hemzin her m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 yapar. Eli erdi\u011fi insanlar\u0131 c\u0131mb\u0131zlar, \u00e7imdikler, d\u00fcrter, kakar, \u0131s\u0131r\u0131r, \u00e7arpar, k\u0131rar, incitir, o yolda ge\u00e7inir. Onun i\u00e7in bu m\u00e2n\u00e2lar\u0131n hepsinden kinaye olarak h\u00fcmeze, gammazl\u0131\u011f\u0131 \u00e2det ve sanat edinmi\u015f kimselere s\u00f6ylenmi\u015ftir. Yani as\u0131l hakikati, el ile s\u0131kmak, cimdirmek, d\u00fcrtmek, vurmak, k\u0131rmak iken a\u011f\u0131zla, dille \u0131s\u0131rmak, k\u00f6t\u00fclemek ve arkadan konu\u015fmak, k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6rmekle g\u00f6n\u00fcl incitmek ve k\u0131rmak m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kinaye olarak yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kinayeler hakikatin de iradesine engel olmayaca\u011f\u0131 i\u00e7in &#8216;de her m\u00e2n\u00e2 dahil olur. Yani gerek el ile, gerek dil ile maddeten veya manen \u015funu bunu itip kakmay\u0131, k\u0131r\u0131p incitmeyi \u00e2det edinmi\u015f dedikoducu g\u00fcruhunun hepsi cehennem u\u00e7urumunda, veyl deresinde, h\u00fcsran i\u00e7inde kahrolmaya mahkumdurlar, vay hallerine. &#8220;L\u00fcmeze&#8221; de &#8220;h\u00fcmeze&#8221; gibidir. M\u0131zrak saplar gibi k\u00f6t\u00fclemek, ay\u0131plamak ve ka\u015f g\u00f6z k\u0131rparak, i\u015faret ederek, e\u011flence suretiyle birini di\u011ferine g\u00f6stermek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na olan &#8220;Lemz&#8221;den &#8220;L\u00fcmeze&#8221; de daima herkesi ay\u0131plamay\u0131 ve \u015funa buna ay\u0131p ve eksiklik isnat ederek e\u011flenmeyi \u00e2det edinmi\u015f, kendini be\u011fenmi\u015f atak demektir ki, &#8220;h\u00fcmeze&#8221;yle anlamda\u015f ve farkl\u0131 olarak da kullan\u0131l\u0131r. Zemah\u015fer\u00ee&#8217;nin beyan\u0131na g\u00f6re h\u00fcmezenin asl\u0131 k\u0131r\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan, l\u00fcmezenin asl\u0131 da ay\u0131play\u0131c\u0131, saplay\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131ndand\u0131r. &#8220;Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8221;ta der ki: Hemz, hezm gibi k\u0131rmak, lemz de ay\u0131plamakt\u0131r. &#8220;Lemezeh\u00fb ve lehezeh\u00fb&#8221; denilir, &#8220;taaneh\u00fb&#8221; (onu ay\u0131plad\u0131) denir. Maksat, insanlar\u0131n \u0131rzlar\u0131n\u0131, namuslar\u0131n\u0131 k\u0131rmak ve arkalar\u0131ndan konu\u015fmak ve onlar\u0131n ay\u0131plamakt\u0131r. Ve &#8220;l\u00fcane&#8221;, &#8220;duhaka&#8221; gibi fuale vezni onun, o kimsenin al\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00e2deti bulundu\u011funa delalet eder. \u015e\u00e2ir:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer ortada bulunmazsam, sen d\u00fcrt\u00fcc\u00fc ve ay\u0131play\u0131c\u0131 kesilirsin.&#8221; demi\u015ftir. Daha \u00f6nce \u0130bn\u00fc Cerir de Ziyad-i Acem&#8217;in: &#8220;Bana kavu\u015ftu\u011fun zaman yalandan bana sevgi g\u00f6stererek yana\u015f\u0131rs\u0131n ve e\u011fer orada bulunmazsam o vakit de hamiz (d\u00fcrt\u00fcc\u00fc) l\u00fcmeze (ay\u0131play\u0131c\u0131) kesilirsin.&#8221; demek olan i\u015f bu: beyti ile h\u00fcmeze insanlar\u0131 arkadan \u00e7eki\u015ftirip k\u0131zd\u0131ran; l\u00fcmeze de arkadan konu\u015fup ay\u0131playan demek oldu\u011funa \u015fahit getirmi\u015f ve baz\u0131 rivayetler naklederek demi\u015ftir ki: \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n veyl (yaz\u0131klar olsun) ile ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 kimseler kimlerdir diye soruldu\u011funda, &#8220;Nemime, yani ko\u011fuculuk ile gezenler, dostlar aras\u0131n\u0131 ay\u0131ranlar en b\u00fcy\u00fck ay\u0131p arayanlar.&#8221; demi\u015ftir. M\u00fccahid&#8217;den de \u00fc\u00e7 farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f rivayet edilmi\u015ftir:<\/p>\n<p>1- H\u00fcmeze, insanlar\u0131n etini yiyen; l\u00fcmeze, ay\u0131play\u0131c\u0131 ve atak.<\/p>\n<p>2- Bunun aksine olarak: H\u00fcmeze, ay\u0131play\u0131c\u0131; l\u00fcmeze, insanlar\u0131n etini yiyen.<\/p>\n<p>3- H\u00fcmeze, L\u00fcmeze: Birisi insanlar\u0131n etlerini yiyen, di\u011feri ay\u0131plama. Bu g\u00f6sterir ki, bu haberi rivayet edenlere bu iki kelimenin yorumunda zorluk vaki olmu\u015f, onun i\u00e7in ondan rivayet edenler ihtilaf etmi\u015flerdir. R\u00e2z\u00ee de &#8220;Kendi kendinizi k\u00f6t\u00fclemeyin.&#8221; (Hucurat, 49\/11) \u00e2yetiyle &#8220;Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8221;\u0131n ifadesi \u00fczere beyandan sonra der ki: &#8220;Tefsircilerin bunda bir \u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi: \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan, h\u00fcmeze g\u0131ybet\u00e7i, l\u00fcmeze ay\u0131p\u00e7\u0131.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: \u0130bn\u00fc Zeyd&#8217;den h\u00fcmeze el ile, l\u00fcmeze dil ile.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc: Ebu&#8217;l-Aliye&#8217;den, h\u00fcmeze y\u00fcze kar\u015f\u0131, l\u00fcmeze arkadan.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc: H\u00fcmeze a\u00e7\u0131k\u00e7a, l\u00fcmeze gizli, ka\u015f ve g\u00f6zle.<\/p>\n<p>Be\u015fincisi: H\u00fcmeze l\u00fcmeze, insanlara ho\u015flanmayacaklar\u0131 lakaplar takanlar. Velid b. Mu\u011fire bunu yapard\u0131. Fakat bu ba\u015fkanl\u0131k yapanlara yak\u0131\u015fmaz, d\u00f6k\u00fcnt\u00fclerin \u00e2detindendir. Bunda insanlar\u0131n s\u00f6zlerini, fiillerini, seslerini g\u00fcld\u00fcrmek i\u00e7in taklit edenler de dahil olur.<\/p>\n<p>Alt\u0131nc\u0131s\u0131: Hasen&#8217;den H\u00fcmeze, g\u00f6z\u00fcn\u00fc k\u0131rparak a\u00e7\u0131k\u00e7a k\u0131zd\u0131ran; l\u00fcmeze karde\u015flerini k\u00f6t\u00fcl\u00fckle anarak ay\u0131playan.<\/p>\n<p>Yedincisi: Anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan, s\u00f6ze yalan katarak gezenler, dostlar\u0131n aras\u0131n\u0131 a\u00e7anlar, insanlar\u0131n ay\u0131b\u0131n\u0131 arayanlar. Bunlar\u0131 naklettikten sonra R\u00e2z\u00ee \u015fu hat\u0131rlatmay\u0131 da yapar: &#8220;Bilinmeli ki bu g\u00f6r\u00fc\u015flerin hepsi de birbirine yak\u0131nd\u0131r, bir asla d\u00f6ner. O da kusur bulmak ve ay\u0131b\u0131 a\u00e7\u0131klamak, ortaya \u00e7\u0131karmak m\u00e2n\u00e2s\u0131d\u0131r. Sonra da bu iki k\u0131s\u0131md\u0131r: Ya hased ve kin s\u0131ras\u0131nda oldu\u011fu gibi ciddi olur, yahut da e\u011flence ve g\u00fcld\u00fcrme kabilinden e\u011flence ile olur. Bunlardan her biri de ya din ve taatle ilgili bir emirde olur veya d\u00fcnya ile ilgili olur. Bu da g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe ve y\u00fcr\u00fcmek, oturmak, kalkmak gibi \u015feylerle ilgili olur ki, \u00e7e\u015fitleri \u00e7oktur ve kayda ge\u00e7memi\u015ftir. Sonra bu d\u00f6rt k\u0131s\u0131mda ay\u0131b\u0131 a\u00e7\u0131klama, bazan ortada bulunan i\u00e7in olur, bazan da bulunmayan i\u00e7in olur. Her iki takdirde de ya laf\u0131z ile olur veya ba\u015f ve g\u00f6z ve di\u011ferleri ile olur. Bunlar\u0131n hepsi yasaklama alt\u0131nda dahildir. Ancak bahis konusu olan lafz\u0131n dilde ne i\u00e7in konmu\u015f oldu\u011fudur.<\/p>\n<p>L\u00e2fz\u0131n kondu\u011fu lafzen yasaklanm\u0131\u015f olur, konmad\u0131\u011f\u0131 da delalet bak\u0131m\u0131ndan yasaklanm\u0131\u015f olur. Peygmaber&#8217;le ilgili olunca da daha b\u00fcy\u00fck su\u00e7 olur.&#8221;(1) Ke\u015f\u015f\u00e2f sahibi bir de demi\u015ftir ki: &#8220;H\u00fcmeze, l\u00fcmeze mim&#8217;in s\u00fckunu ile ( \u015feklinde) de okunmu\u015ftur. Bu ise g\u00fcl\u00fcn\u00e7 \u015feyler, garip ve tuhaf gevezelikler yapan zevzek maskarad\u0131r ki, kendisine hem g\u00fcl\u00fcn\u00fcr, hem s\u00f6\u011f\u00fcl\u00fcr.&#8221; Demek ki mim&#8217;in s\u00fckunuyla olan fethiyle olan\u0131n tersi gibi bir m\u00e2n\u00e2 ifade ediyor. \u00dcst\u00fcn olan fail, sakin olan mef&#8217;ul m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olmu\u015f oluyor. Nitekim n\u0131n fethiyle &#8220;duhake&#8221;, \u015funa buna \u00e7ok g\u00fclen edebsize denir. n\u0131n s\u00fckunuyla &#8220;duhke&#8221; de \u00e7ok g\u00fcl\u00fcnen, herkese g\u00fcl\u00fcn\u00e7 olan maskaraya denir. Ayn\u0131 \u015fekilde &#8220;ayn&#8221;\u0131n fethiyle &#8220;l\u00fcane&#8221;, \u00e7ok lanet eden, &#8220;ayn&#8221;\u0131n s\u00fckunuyla &#8220;lu&#8217;ne&#8221;, \u00e7ok mel&#8217;un demektir. Demek ki sakin okunan, \u00fcst\u00fcn, okunandan daha al\u00e7akt\u0131r. O halde \u00fcst\u00fcn\u00fcn k\u0131namas\u0131ndan, daha al\u00e7a\u011f\u0131n k\u0131namas\u0131 \u00f6ncelikle anla\u015f\u0131l\u0131r. Onun i\u00e7in \u00e2yette h\u00fcmeze l\u00fcmeze mim&#8217;in fethiyledir. A\u015fere k\u0131r\u00e2etlerinin hepsinde, hatta \u015fazlar da dahil olmak \u00fczere ond\u00f6rt k\u0131r\u00e2atta mimler \u00fcst\u00fcn okunmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;mal biriktiren&#8221; ifadesinden de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131na g\u00f6re as\u0131l maksat, kendini be\u011fenmi\u015f, herkesten \u00fcst\u00fcnl\u00fck taslayarak ve e\u011flenircesine, \u015funu bunu gizliden a\u00e7\u0131ktan, y\u00fcz\u00fcnden veya arkas\u0131ndan eliyle veya diliyle ta\u015flay\u0131p inciten, namus ve haysiyeti ile oynayan, insanlar\u0131n aras\u0131n\u0131 a\u00e7makla, ko\u011fuculukla y\u00fcze \u00e7\u0131k\u0131p ya\u015famak, e\u011flenmek isteyen sald\u0131rgan gururlular\u0131n zarar\u0131n\u0131 beyand\u0131r ki, bunlar daha \u00f6nceki s\u00fbrede ge\u00e7en mal \u00e7oklu\u011fu kendilerini aldatm\u0131\u015f olanlardand\u0131r. Bundan sonraki s\u00fbrede &#8220;Fil Ashab\u0131&#8221;ndan bahsedilmesi de buna delalet eder.<\/p>\n<p>Bunun inme sebebi (sebeb-i n\u00fczul\u00fc)ne gelince: \u0130bn\u00fc Cerir&#8217;in Muhammed b. Sa&#8217;d yoluyla \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan nakline g\u00f6re: \u0130nsanlarla alay ve hakaret eden, bir puta tap\u0131c\u0131 idi. Hasen, Verka, \u0130bn\u00fc Ebi N\u00fcceym&#8217;den de Cemil b. Amir C\u00fcheni hakk\u0131nda nazil oldu denilmi\u015f. Hasen Verka&#8217;dan naklen demi\u015ftir ki: H\u00fcmeze l\u00fcmeze Cemil b. Amir hakk\u0131nda nazil oldu, fakat bir kimseye tahsis edilmi\u015f de\u011fildir. Baz\u0131 Arap dili ehli de bu, demi\u015f, Araplar&#8217;\u0131n, geneli zikrederek tek ki\u015fiyi kastetmesi kabilindendir. Nitekim s\u00f6zde birisi di\u011ferine: &#8220;Ben seni asla ziyaret etmeyece\u011fim; demesine kar\u015f\u0131: &#8220;Her kim beni ziyaret etmezse, ben de onu ziyaret etmem.&#8221; denilir ki, maksat &#8220;ziyaret etmeyece\u011fim&#8221; diyene cevapt\u0131r. Fakat di\u011ferlerinin dedi\u011fi gibi do\u011frusu maksat, hass (\u00f6zel) irade de\u011fil, lafz\u0131n bu s\u0131fatta olanlar\u0131n hepsini kastetmektir.<\/p>\n<p>M\u00fccahid de bir kimseye mahsus de\u011fildir, demi\u015ftir. &#8220;Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8221;ta da der ki: &#8220;Ahnes b. \u015e\u00fcrayk hakk\u0131nda indi, \u00e2deti arkadan konu\u015fma ve ko\u011fuculuk idi.&#8221; denilmi\u015f. \u00dcmeyye b. Halef hakk\u0131nda denilmi\u015f, Velid b. Mu\u011fire ve Resulullah&#8217;\u0131n arkas\u0131ndan konu\u015fmas\u0131 hakk\u0131nda da denilmi\u015ftir. Sebebin \u00f6zel ve tehdidin genel olarak o \u00e7irkinli\u011fe giri\u015fenlerin hepsini i\u00e7ermesi de caizdir.&#8221; Bunun zahir\u00ee y\u00f6nden herkesi kastetmi\u015f oldu\u011funa a\u015fa\u011f\u0131daki &#8220;o ate\u015fin kap\u0131lar\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine kapat\u0131lacakt\u0131r&#8221; diye bunlara \u00e7o\u011ful zamiri g\u00f6nderilmesi karine (ipucu)dir. Ancak bu &#8216;nin, her \u015feyden \u00f6nce, \u015f\u00f6yle m\u00fcfred (tekil) olarak bir bedel ile tarif ve tasvif olunmas\u0131 bu genellik i\u00e7inde bir \u00f6zellik kastedilmi\u015f oldu\u011funu da anlat\u0131r, zira m\u00fcfred (tekil)dir. Fakat marife (belirli) oldu\u011fundan nekire (belirsiz) olan &#8216;nin s\u0131fat\u0131 olamaz. &#8216;den bedel yahut zem \u00fczere mansub (\u00fcst\u00fcnl\u00fc)dur. Demek ki (veyl) ile h\u00fckm\u00fcn as\u0131l hedefi ve kel\u00e2m\u0131n sevkinden as\u0131l maksad budur. Arabozuculu\u011fa ve ay\u0131play\u0131c\u0131l\u0131\u011fa sevk eden sebep ve illet de bu demektir ki, bir mal toplam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Amir, Hamze, Kis\u00e2i, Ebu Cafer, Ravh, Halef ve Ame\u015f &#8220;mim&#8221;in \u015feddesiyle tef&#8217;il \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde \u015feklinde okumu\u015flard\u0131r ki, bunda teksir (\u00e7o\u011faltma) m\u00e2n\u00e2s\u0131 oldu\u011fundan \u015f\u00f6yle demek olur: &#8220;\u015euradan buradan bir mal biriktirmi\u015ftir&#8221;. Ve hep onu saymaktad\u0131r. Yani o mal\u0131n hukukunu: Nereden gelip, nereye gitmesi gerekece\u011fini, onunla ne gibi hay\u0131rlar yapabilece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmeyerek, i\u015fi g\u00fcc\u00fc sadece onun say\u0131s\u0131n\u0131 zaptedip \u00e7o\u011faltmak ve ona g\u00fcvenmektir. Yahut etraf\u0131ndakilere sadece onu sayd\u0131r\u0131p, onunla iftihar etmek, o suretle g\u00f6zleri malda, i\u015fleri g\u00fc\u00e7leri insanlar\u0131 birbirine tutu\u015fturmak olan h\u00fcmeze l\u00fcmeze g\u00fcruhunu ba\u015f\u0131na toplayarak kendini onlara tan\u0131tmak, ba\u015flar\u0131na ge\u00e7mektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o h\u00fcmeze l\u00fcmeze g\u00fcruhunun \u00e7o\u011funun mal\u0131 olmamakla beraber emeli ko\u011fuculukla mal toplamak oldu\u011fundan, \u00f6ylelerinin ba\u015f\u0131na toplan\u0131r ve onu sayarlar. Bu m\u00e2n\u00e2ya i\u015faret i\u00e7in olmal\u0131d\u0131r ki tekil olarak den yaz\u0131lm\u0131\u015f &#8220;onlar, bir mal toplad\u0131lar ve onu sayd\u0131lar&#8221; denilmemi\u015ftir. Sonra da bunlar\u0131n \u00e7o\u011fullu\u011funa tenbih i\u00e7in diye \u00e7o\u011ful zamiri g\u00f6nderilmi\u015ftir. Bununla beraber her biri itibar\u0131yla da tekil getirilmi\u015f olmak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Zira nekreye muzaf olan k\u00fcl, k\u00fcll-i ifr\u00e2d\u00eedir.<\/p>\n<p>3. Bunlar ni\u00e7in b\u00f6yle yapar? Zira san\u0131r ki mal\u0131 kendisini ebed\u00ee k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131lacak de\u011fil de, k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r zanneder. \u00d6yle hay\u0131ra yaramayan, say\u0131lmak i\u00e7in biriktirilmi\u015f mal\u0131n, kendini kurtarmak \u015f\u00f6yle dursun, ba\u015f\u0131na bela, felaketlerine sebep olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmez de o onu her tehlikeden kurtaracak, d\u00fcnyaya kaz\u0131k kakt\u0131racak, ondan \u00f6yle s\u00f6z alm\u0131\u015f, art\u0131k ebedilik muhakkak imi\u015f gibi zanneder. B\u00fct\u00fcn emellerini onun \u00fczerine kurar.<\/p>\n<p>4. Hay\u0131r, hay\u0131r. \u0130\u015f \u00f6yle sand\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fildir. \u0130nsan\u0131 kurtaracak, ebediyete g\u00f6t\u00fcrecek \u015fey mal de\u011fil, \u00f6nceki s\u00fbrede a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Hakk&#8217;a iman, ilim ile salih ameldir. Andolsun ki at\u0131lacakt\u0131r. Ba\u015ftaki l\u00e2m yemin i\u00e7in dir. &#8220;Nebz&#8221;, bir \u015feyi k\u00fc\u00e7\u00fcmsemek suretiyle f\u0131rlat\u0131p at\u0131vermek, kelimenin sonundaki &#8220;nun&#8221; da te&#8217;kit nunu&#8217;dur. Yani Allah\u00fc Z\u00fclcel\u00e2l&#8217;e yemin olsun ki, o mala g\u00fcvenip, hep onu say\u0131p da halk\u0131 e\u011flenircesine k\u0131r\u0131p inciten, herkesin hukuk ve haysiyetiyle oynayan o gururlu h\u00fcmeze ve l\u00fcmeze, o atak, ko\u011fucu her halde tam hakaret ve sefaletle at\u0131lacakt\u0131r. Hutamey (cehennemin i\u00e7in)e. \u00d6n\u00fcne geleni k\u0131r\u0131p ge\u00e7irmek, yalay\u0131p yutmak \u00e2deti oldu\u011fundan dolay\u0131 bir ad\u0131na da Hutame denilmi\u015f olan cehennemin i\u00e7ine, H\u00fcmeze l\u00fcmeze vezninde Hutame, K\u00e2ria S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;haviye&#8221;, &#8220;narun hamiye&#8221;, Tek\u00e2s\u00fcr S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;cahim&#8221; diye ismi ge\u00e7en cehennemin isimlerindendir. Baz\u0131lar\u0131 d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc, baz\u0131lar\u0131 alt\u0131nc\u0131, baz\u0131lar\u0131 da ikinci tabakas\u0131 demi\u015flerdir. &#8220;Mevlid&#8221;de: &#8220;Korkar\u0131m ki yerleri ola Tamu.&#8221; denildi\u011fi gibi, eski T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de cehenneme Tamu denildi\u011fi i\u00e7in burada hutame&#8217;yi tamu diye terceme etmek de yak\u0131\u015fabilece\u011finden dolay\u0131 me\u00e2lde ona da i\u015faret ettik.<\/p>\n<p>Bununla beraber Tamu, hapishane, zindan m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan dam (ceza evi)dan gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu da &#8220;Cehennemi, k\u00e2firler i\u00e7in ku\u015fat\u0131c\u0131 (bir zindan) yapm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/8) m\u00e2n\u00e2s\u0131na uygundur. &#8220;Hutame&#8221; kelimesinin asl\u0131 ise k\u0131r\u0131p ge\u00e7irmek demek olan &#8220;hatm&#8221;den t\u00fcremi\u015ftir. Bu &#8220;fuale&#8221; vezni de say\u0131lar ifade etti\u011fi i\u00e7in hutame, son derece k\u0131rmak \u00e2deti ve tabiat\u0131 olan, yani k\u0131ran ge\u00e7iren demek olur. T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de: &#8220;Filan yere k\u0131ran girdi.&#8221; demek de, oras\u0131 k\u0131r\u0131ld\u0131, t\u00fckendi, mahvoldu m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. K\u0131zg\u0131n ate\u015fin de tabiat\u0131, b\u00f6yle \u00f6n\u00fcne geleni k\u0131r\u0131p ge\u00e7irmek, mahvetmek, di\u011fer deyimle yalay\u0131p yutmak oldu\u011fundan, b\u00f6yle k\u0131r\u0131p ge\u00e7irici, yahut yalay\u0131p yutucu ate\u015f anlam\u0131yla cehenneme de hutame denilmi\u015f demektir. Nitekim ek\u00fbl, yani \u00e7ok yiyici, obur kimseye de, ate\u015fe benzetilerek, hutame denir ki, &#8220;sanki i\u00e7inde f\u0131r\u0131n var gibi&#8221; her verileni yalay\u0131p yutuyor demektir. Bir de deyimi vard\u0131r ki &#8220;\u00c7obanlar\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fc hutame oland\u0131r&#8221;. Yani g\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc s\u00fcr\u00fcy\u00fc k\u0131r\u0131p ge\u00e7irendir, demek olur. Burada cehennemin &#8220;hutame&#8221; ismiyle s\u00f6ylenmesi, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte (sureten) m\u00e2n\u00e2 bak\u0131m\u0131ndan h\u00fcmezeye uygunluk i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ikisi de bir vezindedir. \u0130kinci olarak &#8220;h\u00fcmeze&#8221;de ba\u015fkalar\u0131n\u0131n k\u0131ymet ve haysiyetini, g\u00f6nl\u00fcn\u00fc k\u0131rmak m\u00e2n\u00e2s\u0131 bulundu\u011fu gibi, &#8220;hutame&#8221;de de k\u0131r\u0131p ge\u00e7irmek m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak h\u00fcmeze l\u00fcmezede insanlar\u0131 arkadan \u00e7eki\u015ftirerek &#8220;Sizden biriniz, \u00f6lm\u00fc\u015f karde\u015finin etini yemeyi sever mi?&#8221; (Hucurat, 49\/12) m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere etlerini yemek m\u00e2n\u00e2s\u0131 bulundu\u011fu gibi, ate\u015fte de deriyi, eti yemek m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Bundan dolay\u0131 h\u00fcmeze l\u00fcmezeye bir hutame ile il\u00e2h\u00ee adalet icra edilecek demektir.<\/p>\n<p>5. Lakin bu ate\u015fin di\u011fer ate\u015flere benzemeyen bamba\u015fka bir ate\u015f oldu\u011fu anlat\u0131lmak \u00fczere korkutmak i\u00e7in buyuruluyor ki: Ve bildin mi hutame nedir? Yahut: &#8220;Ne deh\u015fetli hutam!&#8221;<\/p>\n<p>6-7. O, Allah&#8217;\u0131n ate\u015fi, Allah ate\u015fidir. &#8220;N\u00e2r&#8221; (ate\u015f)\u0131n Allah&#8217;a izafeti, dilimizde de : &#8220;Allah&#8217;\u0131n belas\u0131&#8221; dedi\u011fimiz gibi b\u00fcy\u00fctme ve korkutma i\u00e7indir ki, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n \u00f6fke ve heybetini \u00f6zellikle g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan korku ve \u015fiddetinin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ifade eder. Yani malum olan ate\u015flerle mukayese edilemeyecek derecede \u00f6yle heybetli ve fevkalade b\u00fcy\u00fck bir ate\u015f ki (Allah&#8217;\u0131n emriyle) yak\u0131lm\u0131\u015f, tutu\u015fturulmu\u015ftur. Ebediyyen s\u00f6nmek bilmez. Hz. Ali (k.v.) \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Ne acaiptir o insanlar ki, alt\u0131ndan ate\u015f kaynay\u0131p dururken yery\u00fcz\u00fcnde Allah&#8217;a isyan ederler&#8221;. Bug\u00fcnk\u00fc jeologlar\u0131n teorilerine g\u00f6re de yerin i\u00e7indeki ate\u015fe g\u00f6re \u00fczerinde bulundu\u011fumuz kabu\u011fu, yumurtan\u0131n i\u00e7ine nisbetle \u00fczerindeki i\u00e7 zar\u0131 kadar ince say\u0131lmaktad\u0131r. Fakat bu ate\u015fin onlara benzemedi\u011fi ve sadece cisimleri yakan bir ate\u015f de\u011fil, madd\u00ee \u015feyleri ge\u00e7ip de maneviyat\u0131 saran, cesetlerden ba\u015fka canlara, g\u00f6n\u00fcllere kadar \u00e7\u0131kan bir ate\u015f oldu\u011fu anlat\u0131lmak \u00fczere \u015f\u00f6yle vas\u0131fland\u0131r\u0131l\u0131yor: \u00d6yle tutu\u015fturulmu\u015f bir ate\u015f ki, y\u00fcreklerin, kalplerin i\u00e7i, merkezi demek olan f\u00fcadlerin, yani anlama yeri olan g\u00f6n\u00fcllerin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kar. Tenden ge\u00e7er ruhlara, maneviyat \u00fczerine \u00e7\u0131kar, \u00e7atar, savar, canlar yakar, ger\u00e7i onlar\u0131 \u00f6ld\u00fcrmez &#8220;Onun i\u00e7inde ne \u00f6l\u00fcr, ne ya\u015far.&#8221; (A&#8217;l\u00e2, 87\/13) Fakat uzan\u0131r, sarar, azab eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00fcfr\u00fcn, \u00e7irkin inan\u00e7lar\u0131n, k\u00f6t\u00fc niyetlerin kayna\u011f\u0131 onlard\u0131r. Raz\u00ee&#8217;nin anlatt\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Hz. Peygamber&#8217;den rivayet edilmi\u015ftir ki: Nar (ate\u015f), ehlini yer, nihayet g\u00f6n\u00fcllere gelince son bulur, sonra Allah Te\u00e2l\u00e2 etlerini, kemiklerini di\u011fer bir olu\u015fla iade eder. &#8220;Derileri pi\u015ftik\u00e7e azab\u0131 tats\u0131nlar diye onlara ba\u015fka deriler verece\u011fiz.&#8221; (Nisa, 4\/56) \u00e2yeti de buna delalet eder.<\/p>\n<p>ITTILA&#8217;, bir \u015feyin \u00fczerine \u00e7\u0131kmakt\u0131r. \u0130lm\u00ee olan \u0131tt\u0131la ve m\u00fctalea da bundan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;G\u00f6n\u00fcllerin \u00fczeri&#8221; tabiri belli ki beyini de i\u00e7ine al\u0131r. Ate\u015fin b\u00f6yle hayat\u0131n merkezi olan kalplerin i\u00e7ini b\u00fct\u00fcn \u00fczerinden sarmas\u0131, onlara muttali olmas\u0131 asab\u0131n\u0131n \u015fiddetini ve ku\u015fatmas\u0131n\u0131 bela\u011fatl\u0131 bir beyand\u0131r. Al\u00fbs\u00ee demi\u015ftir ki: &#8220;\u0130\u015faret erbab\u0131 bunda ruhan\u00ee azab\u0131n \u015fiddetine i\u015faret oldu\u011funu s\u00f6ylerler.&#8221;<\/p>\n<p>8-9. Muhakkak o ate\u015f onlar\u0131n (o h\u00fcmeze l\u00fcmeze g\u00fcruhunun) \u00fczerine kapat\u0131lacak, yani \u00fczerlerine bast\u0131r\u0131l\u0131p kap\u0131lar\u0131 kapanacakt\u0131r. Temdid olunmu\u015f, (uzat\u0131lm\u0131\u015f) direkler yahut dayaklar, dikmeler i\u00e7inde olarak. Bu, ya kelimesinin alt\u0131nda &#8220;n\u00e2r&#8221;a r\u00e2c\u00ee zamirinden haldir. O ate\u015fin kap\u0131lar\u0131 kapan\u0131rken tazyikle a\u00e7\u0131lmamak i\u00e7in uzun uzun dikmeler, dayaklarla dayanacak, o halde o \u015fekilde kapat\u0131lacakt\u0131r, demek olur. Bunda bir f\u0131r\u0131n\u0131n i\u00e7ini iyice yak\u0131p da tamamen k\u0131zd\u0131rmak i\u00e7in kap\u0131s\u0131n\u0131 sa\u011flam dayayarak kapamak tarz\u0131nda bir tasvir var demektir. Yahut zamirinden haldir. Bu \u015fekilde \u00f6nceki m\u00e2n\u00e2 olabilece\u011fi gibi, bir de uzun uzun s\u00fcr\u00fcklenmesi kabil olmayan direkler halinde, tomruklar i\u00e7inde k\u0131m\u0131ldanamayacaklar\u0131 bir \u015fekilde azap ve i\u015fkencelerini tasvir ve beyan olur.<\/p>\n<p>AMED : &#8220;Bahru&#8217;l-Muhit&#8221;in beyan\u0131na g\u00f6re \u00e7o\u011ful ismi, di\u011ferlerinin beyan\u0131na g\u00f6re \u00e7o\u011fuldur. Rag\u0131b ve Ferr\u00e2 &#8220;amud&#8221;un \u00e7o\u011fulu demi\u015f, Ebu Ubeyde &#8220;imad&#8221;\u0131n \u00e7o\u011fulu demi\u015ftir. \u0130mad, dayak, dayanacak \u015fey oldu\u011fu cihetle mutlaka direk olmas\u0131 laz\u0131m de\u011fildir. &#8220;Amud&#8221;un da &#8220;\u0131m\u00e2d&#8221; olmas\u0131 laz\u0131m de\u011fildir. Aralar\u0131nda bir cihetten genellik ve \u00f6zellik ili\u015fkisi var demektir. Ebu Bekir, Hamze, Kis\u00e2\u00ee, Halef ayn&#8217;\u0131n ve mim&#8217;in zammiyle (umud) okumu\u015flard\u0131r ki, bunun sarih \u00e7o\u011ful oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Amud, bilindi\u011fi gibi direk, s\u00fctun demektir. Ve &#8220;kast&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;and&#8221;den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bir kavmin i\u015flerini y\u00fcr\u00fcten ulu&#8217;suna &#8220;kavmin amudu&#8221; denilir. Askerin komutan\u0131na &#8220;ordu amudu&#8221; denilir. K\u0131l\u0131c\u0131n s\u0131rt\u0131nda olan yola &#8220;amud-i seyf&#8221; (k\u0131l\u0131c\u0131n amudu) denilir. \u0130nsan\u0131n g\u00f6\u011fs\u00fcnde sehabe (korkuluk kemi\u011fi) dedikleri dil gibi kemikten g\u00f6be\u011fin a\u015fa\u011f\u0131s\u0131na do\u011fru uzanan damara, ayn \u015fekilde insan\u0131n s\u0131rt\u0131na &#8220;kar\u0131n amudu denilir. Bir de amud, h\u00fcz\u00fcn ve kederin \u015fiddetinden direk gibi donup kalan, \u00e7ok h\u00fcz\u00fcnl\u00fc ve merakl\u0131 kimseye denir. Bunlar m\u00fclahaza edilince , o ate\u015f g\u00f6n\u00fcllerini saranlar\u0131n bedenlerine veya onlar\u0131 sarm\u0131\u015f olan zebanilerin iriliklerine i\u015faret de olabilir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan bunlar\u0131n, onlar\u0131 saran ate\u015f s\u00fctunlar\u0131 demek oldu\u011fu da rivayet edilmi\u015ftir. Hakim-i Tirmiz\u00ee&#8217;nin &#8220;Nevadiru&#8217;l-usul&#8221;de Ebu H\u00fcreyre&#8217;den merfu olarak rivayet etti\u011fi bir hadiste de b\u00f6yle varid olmu\u015ftur. Allah Te\u00e2l\u00e2 isyank\u00e2r m\u00fcminleri ate\u015ften \u00e7\u0131kard\u0131ktan sonra, ki en uzun duran yedi bin sene duracakt\u0131r. Allah Te\u00e2l\u00e2 cehenneme ate\u015ften kapaklar, ate\u015ften egserler, ate\u015ften amudlarla bir k\u0131s\u0131m melekler g\u00f6nderecek, o kapaklar\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine kapayacaklar, o \u00e7ivilerle s\u0131k\u0131\u015ft\u0131racaklar, o amudlar\u0131 uzat\u0131p bast\u0131racaklar, ne bir ruh girecek, ne bir gam \u00e7\u0131kacak bir bo\u015fluk kalmayacak. Aziz, Celil, Cebbar olan Allah Ar\u015f&#8217;\u0131 \u00fczerinde, onlar\u0131 unutmu\u015f gibi b\u0131rakacak, Cennet ehli nimetleriyle me\u015fgul olacaklar, art\u0131k ondan sonra o cehennem ehli hi\u00e7bir yard\u0131m dileyemeyecekler, s\u00f6z kesilecek, art\u0131k onlar\u0131n s\u00f6zleri bir nefes al\u0131p vermekten ibaret kalacak. Ve i\u015fte &#8220;Cehennemlikler dikilmi\u015f direklere ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 halde, o ate\u015fin kap\u0131lar\u0131 \u00fczerlerine kapat\u0131lacakt\u0131r.&#8221; &#8220;Allah&#8217;\u0131m bizi cehennem ate\u015finden koru, iyiler ile beraber cennete dahil eyle!&#8221;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>104-H\u00dcMEZE: 1-2.&#8221;H\u00fcmeze&#8221;; s\u00fbrenin de ismi olmak m\u00fcnasebetiyle me\u00e2lde aynen muhafazas\u0131n\u0131 daha uygun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bu &#8220;h\u00fcmeze&#8221; kelimesi &#8220;hemmaz&#8221;, &#8220;gammaz&#8221; gibi &#8220;hemz&#8221; kelimesinden m\u00fcbala\u011fa sigas\u0131 (kipi)d\u0131r ki, l\u00fcane (l\u00e2netleyen) duhake (\u00e7ok g\u00fclen) gibi \u00e2det ifade eder. As\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131 hemz (ay\u0131plama, arkadan atma)i \u00e7ok yapan, \u00e2det edinenler demektir. &#8220;Hemz&#8221;, &#8220;K\u00e2mus&#8221;un a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re &#8220;gamz&#8221; vezninde ve onun anlamda\u015f\u0131d\u0131r. El &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12062,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1026,1025,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1740","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-104-humeze","tag-104-humeze-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1740","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1740"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1740\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12062"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1740"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1740"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1740"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}