{"id":1748,"date":"2010-11-18T20:57:51","date_gmt":"2010-11-18T20:57:51","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1748"},"modified":"2010-11-18T20:57:51","modified_gmt":"2010-11-18T20:57:51","slug":"100-adiyat-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/100-adiyat-tefsiri\/","title":{"rendered":"100-AD\u0130YAT SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>100-AD\u0130YAT:<\/p>\n<p>1. &#8220;Vav&#8221;, kasemdir. &#8220;Adiyat&#8221; h\u0131zla ko\u015fmak, se\u011firtmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;adv&#8221;den ism-i fail cem-i m\u00fcennes salimdir. \u015eu halde at, deveye di\u011fer ko\u015fanlar\u0131n hepsine s\u00f6ylenebilir. &#8220;Kamus&#8221; sahibinin &#8220;Bes\u00e2ir&#8221;de beyan\u0131na g\u00f6re bu &#8220;adv&#8221; maddesi, esas\u0131nda tecav\u00fcz m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. K\u00e2h y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f itibar\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ona &#8220;adv&#8221; yani se\u011firtmek denilir. Ve k\u00e2h kalbi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ona adavet ve muadat yani d\u00fc\u015fmanl\u0131k denir K\u00e2h da adalet bozmak itibar\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr ona da udvar, yani zul\u00fcm ve adaletsizlik denilir. Ve k\u00e2h da mekan ve yer itibar\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ona da adva yani sivayet denilir. Di\u011fer m\u00e2n\u00e2lar bundan t\u00fcremi\u015ftir. &#8220;\u011eaniy&#8221; vezninde &#8220;adiy&#8221; ve sariye vezninde &#8220;\u00e2d\u0131ye&#8221; daima harp ve k\u0131tale ko\u015fup h\u00fccum eden toplulu\u011fa denir. Baz\u0131lar\u0131 &#8220;ad\u00eey&#8221;, piyade sald\u0131rganlar\u0131na; &#8220;\u00e2diye&#8221;, s\u00fcvari (atl\u0131) sald\u0131rganlar\u0131na mahsus oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Burada Hz. Ali&#8217;den rivayet edilerek Arafat&#8217;a giden hac\u0131lar\u0131n develeriyle tefsir edildi\u011fine dair bir rivayet nakledilmi\u015f ise de, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan rivayet edildi\u011fi \u00fczere s\u00fcvarilerin atlar\u0131 olmak \u00e2yetlerin mefhumuna g\u00f6re a\u00e7\u0131kt\u0131r ve tefsircilerin pek \u00e7o\u011fu bunu tercih etmi\u015flerdir. Zira DABH atlar\u0131n ko\u015fu esnas\u0131ndaki nefeslerinin sesleridir ki, &#8220;sahil&#8221; denilen ki\u015fnemek de\u011fil, yemi ve sahibini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman yapt\u0131\u011f\u0131 gibi hamhame (genizden ses getirme) denilen sesi de de\u011fil, h\u0131zl\u0131 nefes sesi olan bir har\u0131lt\u0131 ve hohlamad\u0131r. Denilmi\u015ftir ki &#8220;dabh&#8221;, bir at bir de k\u00f6pek ko\u015farken olur. Kelam\u0131n takdiri veya &#8220;d\u00e2bih\u00e2t&#8221;, m\u00e2n\u00e2s\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>2. Sonra &#8220;Kadh&#8221;, \u00e7akmak \u00e7akmak, yani h\u0131zla \u00e7arpmak \u00e7akmakla ate\u015f \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Bu da atlar\u0131n ko\u015farlarken h\u0131zlar\u0131ndan t\u0131rnaklar\u0131yla \u00e7arpt\u0131klar\u0131 ta\u015flardan \u00e7akmak gibi ate\u015fler \u00e7akarak gitmelerinde g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ki bu geceleyin g\u00f6r\u00fclece\u011fi ve h\u0131z eseri oldu\u011fu i\u00e7in onlar\u0131n hem kuvvetlerine, hem de geceleyin ko\u015ftuklar\u0131na i\u015faret eder. En a\u00e7\u0131k olan m\u00e2n\u00e2 da budur.<\/p>\n<p>Bununla beraber bunu daha di\u011fer m\u00e2n\u00e2larla a\u00e7\u0131klayanlar da olmu\u015ftur:<\/p>\n<p>1- Bir k\u0131s\u0131m tefsirciler demi\u015flerdir ki: Ger\u00e7i bu \u00e2yetlerden maksat atlard\u0131r. Fakat ate\u015f \u00e7\u0131karmalar\u0131, sahipleriyle d\u00fc\u015fmanlar\u0131 aras\u0131nda harbi k\u0131z\u0131\u015ft\u0131rmalar\u0131, harp ate\u015fini tutu\u015fturmalar\u0131d\u0131r. Nitekim &#8220;Ne zaman sava\u015f i\u00e7in bir ate\u015f yakm\u0131\u015flarsa.&#8221; (Maide, 5\/64) buyurulmu\u015ftur. Ve harp k\u0131z\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman &#8220;f\u0131r\u0131n k\u0131z\u0131\u015ft\u0131&#8221; denilmek de darb-\u0131 meseldir.<\/p>\n<p>2- Bunlar geceleyin ihtiya\u00e7lar\u0131 ve yemekleri i\u00e7in ate\u015f yakan gazilerdir, &#8220;gazilerden bir topluluktur&#8221; denilmi\u015f, nitekim &#8220;\u00e2diyat&#8221;i hac\u0131lar\u0131n develerine yoranlar da Arafat&#8217;tan geceleyin M\u00fczdelife&#8217;ye, Me\u015f&#8217;ar-i Haram&#8217;a gelip orada ate\u015f yakan hac\u0131lar demi\u015flerdir.<\/p>\n<p>3- A\u011f\u0131r, heyecanl\u0131 s\u00f6zler s\u00f6yliyerek d\u00fc\u015fmanl\u0131k ate\u015fi \u00e7al\u0131p tutu\u015fturan diller, denilmi\u015f ki, bu m\u00e2n\u00e2da &#8220;kadhan&#8221; dil ile d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa yorumlanabilir.<\/p>\n<p>4- Mekr (aldatma) ve hud&#8217;a (hile) ate\u015fi \u00e7\u0131kan fikirlerdir, denilmi\u015f, bu m\u00e2n\u00e2 da \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan rivayet edilmi\u015ftir. Zira &#8220;Ben sana bir \u00e7akmak \u00e7akay\u0131m, sonra bir ate\u015f \u00e7\u0131karay\u0131m da g\u00f6r!&#8221; denilir ki, bir hile yapay\u0131m, ba\u015f\u0131na bir i\u015f \u00e7\u0131karay\u0131m da g\u00f6r, demektir.<\/p>\n<p>5- \u0130krime demi\u015ftir ki: s\u00fcng\u00fcler, silahlard\u0131r. Buna g\u00f6re zaman\u0131m\u0131z\u0131n ate\u015f sa\u00e7an silahlar\u0131 hi\u00e7bir mecaz d\u00fc\u015f\u00fcnmesine hacet kalmaks\u0131z\u0131n bunda \u00f6ncelikle dahil olmu\u015f bulunur. \u00d6zellikle s\u00fbrenin Mekk\u00ee olmas\u0131 rivayetine g\u00f6re, o zaman m\u00fcsl\u00fcmanlarda ne at, ne de silah olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu \u00e2yetler b\u00fct\u00fcn gelece\u011fe ait demek olaca\u011f\u0131ndan bu m\u00e2n\u00e2 ve \u015f\u00fcmul daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu \u015fekilde burada sonradan peyderpey ortaya \u00e7\u0131kacak b\u00f6yle ate\u015fler sa\u00e7an silahlarla gelece\u011fin harp g\u00fc\u00e7lerine de i\u015faret edilmi\u015f olmakla buna g\u00f6re yaln\u0131z atlara de\u011fil, har\u0131l har\u0131l s\u00fcratle h\u00fcc\u00fcm eden motorlu ak\u0131n vas\u0131talar\u0131n\u0131n da hepsini i\u00e7ine alm\u0131\u015f bulunur. Bu \u00e2yetlerde tamamen tercemesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan kelimelerin \u00f6zelliklerine ve cemiyetlerine dikkat edilir ve bunlar\u0131n aralar\u0131nda peyderpey tertip ifade eden &#8220;fa&#8221;larla geldikleri de d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bunlar sadece bir seriyeye de\u011fil, her zaman\u0131n peyderpey geli\u015fecek taarruz ara\u00e7lar\u0131na i\u015faret eden \u00e2yetler oldu\u011fu takdir olunabilir.<\/p>\n<p>6- Nihayet bir de yani i\u015fi ba\u015farm\u0131\u015f: \u0130stediklerini bulmu\u015f, harp veya Hac her ne ise isteklerinde ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015f olanlar diye tefsir edilmi\u015ftir. Zira ihtiyac\u0131n\u0131 bitirmi\u015f, i\u015finde ba\u015far\u0131l\u0131 olmu\u015f kimseye &#8220;o \u00e7akma\u011f\u0131n\u0131 \u00e7akt\u0131&#8221; denilir ki, murad\u0131na erdi demektir. Bu \u015fekilde m\u00fcnciha (maksad\u0131na eren) cemaatinin vasf\u0131 olup &#8220;murad\u0131na eren toplum&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na r\u00e2c\u00ee olur. Yahut atlar\u0131n s\u00fcvarilerinin vasf\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klama olur. Bu m\u00e2n\u00e2da Cerir &#8220;Ezd kabilesini en iyi atlara sahip ve \u00e7akma\u011f\u0131 \u00e7akt\u0131klar\u0131nda en \u00e7ok murada ermi\u015f kimseler bulduk.&#8221; demi\u015ftir. Bir de derler ki: &#8220;Filan \u00e7akma\u011f\u0131 \u00e7ak\u0131nca yand\u0131r\u0131r, ihsan edince de kand\u0131r\u0131r?&#8221;, yani tam suya doyurur demektir. Bu m\u00e2n\u00e2lardan birincisi do\u011frudan do\u011fruya hakikat, di\u011ferleri mecaz olmak hasebiyle en a\u00e7\u0131k olan birincisidir. Ancak bug\u00fcn silahlar\u0131n ate\u015f \u00e7akmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131 da bir hakikat oldu\u011fu unutulmamak gerekir.<\/p>\n<p>3. S\u00f6zl\u00fckte ak\u0131n etmek, yani s\u00fcratle gitmek veya bask\u0131n yapmak, talan etmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na; bir de &#8220;\u011favra&#8221; yani engin araziye girmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, dilimizde de oldu\u011fu \u00fczere ak\u0131n, garet, en fazla bask\u0131n ve talan m\u00e2n\u00e2s\u0131nda bilinmektedir. Deveye yoranlar, hac\u0131lar\u0131n sabahleyin Mina&#8217;ya s\u00fcratle gelmeleri m\u00e2n\u00e2s\u0131nda anlamak istemi\u015flerse de, d\u00fc\u015fmana bask\u0131n i\u00e7in ak\u0131n eden s\u00fcvariler olmak daha \u00f6nce akla gelir. Bunun sabah vakti yap\u0131lmas\u0131 da hem geceleyin d\u00fc\u015fman\u0131n vak\u0131f olamayaca\u011f\u0131 bir \u015fekilde tertibat alarak haz\u0131rlanmak, hem de yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, yapaca\u011f\u0131n\u0131 iyi g\u00f6r\u00fcp bir yanl\u0131\u015fl\u0131\u011fa meydan vermemek \u00fczere h\u00fccumu sabahleyin g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re yapmak \u00e7o\u011funlukla daha sa\u011flam olmas\u0131 hasebiyle bask\u0131nlarda al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bulunmas\u0131ndand\u0131r. Harp tarihlerinde gece bask\u0131nlar\u0131n\u0131n da yerine g\u00f6re ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fu yok de\u011filse de, tehlikesinin daha \u00e7ok oldu\u011fu da inkar edilemez.<\/p>\n<p>4. Derken o dem, bir toz duman savurmu\u015flard\u0131r. Bu fiil c\u00fcmlesi, \u00f6nceki isim-i faillerin delalet ettikleri fiiller \u00fczerine atfedilmi\u015ftir. Zira ism-i failler \u00fczerindeki (elif-l\u00e2m)lar, ism-i mevsul olanlar\u0131ndan s\u0131lalar\u0131 fiil m\u00e2n\u00e2s\u0131ndad\u0131rlar. Onun i\u00e7in m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6zeti &#8220;Har\u0131l har\u0131l ko\u015fan atlar, ayaklar\u0131ndan ate\u015f sa\u00e7t\u0131lar, sabah bask\u0131n\u0131 yapt\u0131lar, tozu dumana katt\u0131lar.&#8221; demektir. Ancak bunun burada sarih fiile d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi bir n\u00fckte ister ki, o da maksad\u0131n bu anda tahakkukuna i\u015faret olmal\u0131d\u0131r. Tercih etme, ba\u015flama ve inceleme m\u00e2n\u00e2lar\u0131na &#8216;den olmak da m\u00fcmk\u00fcn ise de severan ettirmek (\u00fczerine at\u0131lmak), yani heyecanland\u0131r\u0131p savu\u015fturmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na isare &#8216;den olarak tefsir edilmi\u015ftir. A\u00e7\u0131k olan da budur. zamiri, sabah vaktine racidir.<\/p>\n<p>NAK&#8217;AN l\u00fcgatta toz ve birikmi\u015f su ve hayk\u0131rmak veya kay\u0131rtmak ve \u00f6ld\u00fcrmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Burada en \u00e7ok gubar yani toz m\u00e2n\u00e2s\u0131nda tefsir edilmi\u015ftir ki, ak\u0131n esnas\u0131nda savrulan toz, duman demektir. Bu daha \u00f6nce ko\u015fu esnas\u0131nda savrulmu\u015f ise de &#8220;\u00eer\u00e2&#8221; g\u00fcnd\u00fcz g\u00f6r\u00fclmeyip gece g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi, bu da gece g\u00f6r\u00fclmeyip g\u00fcnd\u00fcz g\u00f6r\u00fcnm\u00fc\u015f oldu\u011fu i\u00e7in sabah vakti zikredilmi\u015ftir. Bu \u015fekilde \u00f6nceki &#8220;kadh&#8221; (h\u0131zla \u00e7arpmak) ve &#8220;\u00eer\u00e2&#8221; (\u00e7akmak \u00e7akma)n\u0131n da gece vakti oldu\u011funa i\u015faret olunmu\u015ftur. Bundan ba\u015fka bu toz sonradan bozulur ke\u015ffine de i\u015faret olabilir. Bununla beraber &#8220;nak&#8217;an&#8221; \u00e7e\u015fitli m\u00e2n\u00e2lar\u0131na g\u00f6re h\u00fccum esnas\u0131ndaki feryatlara, d\u00f6k\u00fclen terlere ve kanlara da delalet ve i\u015faretten uzak de\u011fildir.<\/p>\n<p>5. Derken onunla (yani o hayk\u0131r\u0131\u015f ile yahut o anda) bir toplulu\u011fu ortalam\u0131\u015flard\u0131r. Bir d\u00fc\u015fman toplumunu, ordusunu tam ortas\u0131ndan vurup i\u00e7ine dalarak, yahut \u00e7evirip ortaya alarak ma\u011flup ve peri\u015fan etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>6. B\u00f6yle yapan kuvvetlere kasem olsun ki o insan, birtak\u0131m fertleri itibar\u0131yla insan cinsi, Rabbine kar\u015f\u0131 \u00e7ok nank\u00f6rd\u00fcr. \u00dczerindeki nimetinin hakk\u0131n\u0131 tan\u0131maz, \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc eda etmez. Yahut g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc nimetlerini, ula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu feyizlerini hesaba almaz, ona kar\u015f\u0131 g\u00f6revini yapmaz, unutur da hep u\u011frad\u0131\u011f\u0131 musibetleri ve m\u00fc\u015fk\u00fclleri anarak \u015fikayet ve itiraz eder durur. K\u00e2fir, \u00e7\u0131f\u0131tt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;KEN\u00dbD kelimesi &#8220;an\u00fbd&#8221; vezninde &#8220;kef\u00fbr&#8221;, yani nimetleri \u00e7ok ink\u00e2r eden demektir. \u00c7ok k\u00f6t\u00fcleyen ve k\u00fcfreden inkarc\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na da tefsir edilmi\u015ftir. Bir\u015fey bitirmeyen verimsiz araziye ve kocas\u0131n\u0131n haklar\u0131n\u0131 ve iyiliklerini inkar eden nank\u00f6r kar\u0131ya ve yeme\u011fini misafirden sak\u0131narak yaln\u0131zca yiyen cimriye ve kazanm\u0131\u015fa \u00fccretini vermeyen k\u00f6t\u00fcye ve mutlaka cimri ve pintiye ve inad\u0131na isyankar ve g\u00fcnahkara, k\u00f6lesini, u\u015fa\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ok d\u00f6\u011fen kimseye &#8220;kenud&#8221; denilir. Burada \u00e7o\u011funlukla insan tabiat\u0131na ait olmak \u00fczere \u00e7oklar\u0131 &#8220;nimeti inkar eden&#8221; demi\u015flerdir. Zecc\u00e2c, k\u00e2fir demi\u015f; Hasan-\u0131 Basr\u00ee k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri sayar, nimeti unutur paylay\u0131c\u0131 demi\u015f; \u0130bn\u00fc Cerir, Ebu Umame (r.a.)&#8217;den \u015f\u00f6yle bir hadis de rivayet etmi\u015ftir: Demi\u015f ki: Resulullah (s.a.v.): &#8220;Muhakkak insan Rabb&#8217;ine kar\u015f\u0131 \u00e7ok nank\u00f6rd\u00fcr.&#8221; dedi. &#8220;Yani \u00f6yle nank\u00f6r ki, yaln\u0131z ba\u015f\u0131na yer, k\u00f6lesini d\u00f6\u011fer ve vergisini vermez.&#8221;<\/p>\n<p>7. Ve kendisi de buna \u015fahittir. Buradaki zamirde de iki vecih vard\u0131r: Taberi gibi baz\u0131lar\u0131 &#8220;Rabbe&#8221; g\u00f6ndererek, &#8220;Allah ona \u015fahittir, g\u00f6r\u00fcp duruyor&#8221;, m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 vermi\u015flerdir. Bu, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden vazge\u00e7meye zorlamak i\u00e7in bir tehdit ve korkutma demek olur. Zamirin yak\u0131n\u0131na atfedilmesinin as\u0131l olmas\u0131 kaidesine g\u00f6re de bu vecih daha uygun gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Fakat kel\u00e2m\u0131n konusu insan olmak ve bundan sonraki zamir de ona raci bulunmak hasebiyle bunun da insana atf\u0131 nazm\u0131n d\u00fczg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne daha uygundur. Onun i\u00e7in \u00e7oklar\u0131: Hem o insan kendisi o nank\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcne \u015fahittir, demek olmas\u0131n\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Yani ba\u015fkaca delil ve ispata ihtiya\u00e7 yoktur. \u0130nsan \u00f6yle oldu\u011funa kendisi \u015fahitlik eder. Zira o nank\u00f6rl\u00fck eseri onun \u00fczerinde o kadar a\u015fikard\u0131r ki kendi hallerini kalp g\u00f6z\u00fc (basiret) ile inceler ve k\u00f6lesine, u\u015fa\u011f\u0131na ve idaresi alt\u0131nda olanlara kar\u015f\u0131 muamelesini bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrse, kendinin Rabbine \u00e7ok nank\u00f6rl\u00fck etmekte bulundu\u011funu ink\u00e2r edemez, kendi vicdan\u0131nda ikrar eder. Yahut d\u00fcnyada etmezse biraz sonra a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 \u00fczere ahirette kendi aleyhine \u015fahitlik edip, g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 itiraf edecektir. Bu m\u00e2n\u00e2da &#8220;v\u00e2v&#8221; at\u0131fa oldu\u011fundan bu da kasemin ikinci cevab\u0131 demektir.<\/p>\n<p>8. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc; Ve ger\u00e7ekte o insan, d\u00fcnya mal\u0131n\u0131 \u00e7ok sevdi\u011fi i\u00e7in pek kat\u0131d\u0131r. &#8220;Hay\u0131r&#8221;, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n &#8220;E\u011fer bir hay\u0131r b\u0131rakacaksa.&#8221; (Bakara, 2\/180) gibi bir\u00e7ok \u00e2yetlerinde mal m\u00e2n\u00e2s\u0131na ve \u00f6zellikle \u00e7ok mal, servet m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi gibi, burada da genellikle &#8220;mal&#8221; diye tefsir edilmi\u015ftir. Mala, &#8220;hay\u0131r&#8221; denilmesinin sebebi insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n ona meyledici olmas\u0131ndan, d\u00fcnya menfaati bulunmas\u0131ndan dolay\u0131 \u00e7o\u011fu insanlar\u0131n onu mutlaka hay\u0131r gibi zannetmeleridir ki, burada o zannetme k\u00f6t\u00fclenmi\u015ftir. &#8220;\u015eedid&#8221; de cimri veya g\u00fc\u00e7l\u00fc m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmak \u00fczere iki vecih ile a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. Yani mal ve serveti mutlaka &#8220;hay\u0131r&#8221; sanarak sevdi\u011fi i\u00e7in cimridir, s\u0131k\u0131d\u0131r. Allah i\u00e7in o mal\u0131n hakk\u0131n\u0131 vermek, hay\u0131ra sarfetmek, genel menfaatlara hizmet etmek istemez, k\u0131skan\u0131r. Yahut mal\u0131 ve d\u00fcnya menfaatini sevmekte \u00e7ok kuvvetlidir. Onu kazanmak, eline ge\u00e7irip toplamak hususunda g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u0131rsl\u0131d\u0131r. Fakat onun hakk\u0131n\u0131, \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc \u00f6demeye, Allah i\u00e7in kulluk etmeye gelince zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerek on para vermek istemez, ka\u00e7\u0131n\u0131r da ka\u00e7\u0131n\u0131r, nank\u00f6rl\u00fck eder. Rivayetler bu iki m\u00e2n\u00e2 \u00fczerindedir. Bununla beraber &#8220;hay\u0131r&#8221;, bilinen m\u00e2n\u00e2s\u0131nda, &#8220;\u015fedid&#8221; de s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 olup s\u0131k\u0131lmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na \u015fiddetten olmak \u00fczere &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8221; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir m\u00e2n\u00e2 daha s\u00f6ylemi\u015ftir ki daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u015e\u00f6yle ki: O insan hayr\u00e2ta, hay\u0131r i\u015flere sevgi beslemez, geni\u015f olmaz, s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 olur, can\u0131 s\u0131k\u0131l\u0131r, mal ve bedene ait bir teklif yap\u0131l\u0131nca ho\u015flanmaz, zoruna gider, sertle\u015fir, sertle\u015fir ama<\/p>\n<p>9. Ya sonra &#8220;bilmeyecek mi?&#8221;. Sonucu hat\u0131rlatmak suretiyle korkutmak ve tehdittir. Yani \u00f6yle servet h\u0131rs\u0131, d\u00fcnya menfaati sevdas\u0131yla cimrilik, pintilik, nank\u00f6rl\u00fck yapmakla ne fena hareket etmi\u015f, kendi ger\u00e7ek menfaatinin nas\u0131l tersine gitmi\u015f oldu\u011funa bug\u00fcn \u015fahitlik etmiyorsa sonra da anlamayacak, itiraf etmeyecek, onun azaplar\u0131n\u0131 \u00e7ekmeyecek mi san\u0131yor? O zelzele, o k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc yerin a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ve kabirlerde g\u00f6m\u00fclenler de\u015filip f\u0131rlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 (\u0130nfitar S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Kabirlerin i\u00e7i d\u0131\u015f\u0131na getirildi\u011fi zaman.&#8221; \u0130nfitar, 82\/4. \u00e2yetin tefsirine bkz.),<\/p>\n<p>10. Ve o sinelerdekiler topland\u0131\u011f\u0131, neticesi al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 zaman. Yani g\u00f6n\u00fcllerde saklanan b\u00fct\u00fcn gizli s\u0131rlar, niyetler, gayeler, olgun \u00fcr\u00fcn gibi derilip toplan\u0131p b\u00fct\u00fcn neticesiyle meydana kondu\u011fu zaman muhakkak o nank\u00f6r insanlar d\u00fcnyada neler ettiklerini anlayacaklar.<\/p>\n<p>11. \u00c7\u00fcnk\u00fc o g\u00fcn, o Rabbleri onlardan, o nimetlerine kar\u015f\u0131 nank\u00f6rl\u00fck ettikleri \u00e2lemlerin Rabbi, o insanlara onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131yla, b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131ndan elbette haberdard\u0131r. Hi\u00e7bir zerresinden gafil de\u011fil, i\u00e7lerini, d\u0131\u015flar\u0131n\u0131, hepsini bilir, \u00f6nce de bilir, sonra da bilir. Fakat o g\u00fcn hepsini kendilerine bildirecektir. Onlar unuttuysalar da o bilir. &#8220;Allah, onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 say\u0131p tesbit etmi\u015ftir, onlar ise bunu unutmu\u015flard\u0131.&#8221; (M\u00fccadele, 58\/6) O haklar\u0131 \u00f6denmeyen mallar\u0131, servetleri, o h\u0131rsla biriktirilerek g\u00f6m\u00fclen hazineleri, defineleri o g\u00fcn \u00e7\u0131karacak. &#8220;O g\u00fcn cehennem ate\u015finde bunlar\u0131n \u00fczeri k\u0131zd\u0131r\u0131l\u0131r, bunlarla onlar\u0131n al\u0131nlar\u0131, yanlar\u0131 ve s\u0131rtlar\u0131 da\u011flan\u0131r: &#8220;\u0130\u015fte kendiniz i\u00e7in y\u0131\u011fd\u0131klar\u0131n\u0131z&#8221; (denir).&#8221; (Tevbe, 9\/35) \u00e2yeti delaletince cehennem ate\u015finde k\u0131zd\u0131r\u0131larak onlarla al\u0131nlar\u0131, yanlar\u0131, belleri da\u011flanacakt\u0131r. Bunun d\u00fcnyada ba\u015fl\u0131ca bir misali, bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndaki kasemlerle haber verildi\u011fi \u00fczere ate\u015fler \u00e7akarak, gelip topluluklar\u0131 peri\u015fan eden harp ak\u0131nlar\u0131 alt\u0131nda kalanlar\u0131n halleridir. Bu m\u00fcnasebetle burada Enfal S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;O d\u00fc\u015fmanlara kar\u015f\u0131 g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yetti\u011fi kadar kuvvet ve cihat i\u00e7in ba\u011flan\u0131p beslenen atlar (sava\u015f ara\u00e7lar\u0131) haz\u0131rlay\u0131n. Bununla Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131, sizin d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131z\u0131 ve onlardan ba\u015fka sizin bilmedi\u011finiz, Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fi (d\u00fc\u015fman) kimseleri korkutursunuz.&#8221; (Enfal, 8\/60) mefhumu \u00fczere Allah yolunda kuvvet haz\u0131rlamak i\u00e7in seve seve mal sarfederek hayra \u00e7al\u0131\u015fmak ve ferd\u00ee servet h\u0131rs\u0131yla cimrilik ve nank\u00f6rl\u00fck etmemek gere\u011fi hat\u0131rlat\u0131lm\u0131\u015f ve ayn\u0131 zamanda d\u00fcnya istilalar\u0131nda \u00f6l\u00fcmle kurtulmak m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu halde, kabirdekilerin de\u015fildi\u011fi ve sinelerdekilerin derildi\u011fi ve zerresine var\u0131ncaya kadar hay\u0131r ve \u015fer amellerin cezas\u0131 g\u00f6r\u00fclece\u011fi g\u00fcn y\u00f6nelecek olan ebed\u00ee azaptan kurtulmak m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131 anlat\u0131larak insanlar Allah i\u00e7in hay\u0131r yapmaya sevkolunmu\u015ftur. R\u00e2z\u00ee der ki: Burada \u00f6g\u00fct hissesi \u015fudur: Ey insan, sen d\u00fcnya menfaati h\u0131rs\u0131yla hak ve hayra kar\u015f\u0131 gelmek i\u00e7in sinende t\u00fcrl\u00fc hisler besler, faydas\u0131z \u015feylere haz\u0131rlan\u0131r, kabirler bina eder, tabut sat\u0131n al\u0131r, kefen dokur bi\u00e7ersin. Bunlar\u0131n ise hepsi kurtlar\u0131n hissesidir. Hani Rabbin, Rahm\u00e2n&#8217;\u0131n hissesi nerede? Bir kad\u0131n bile hamile oldu\u011fu zaman \u00e7ocu\u011funa giyecek haz\u0131rlar, ona senin \u00e7ocu\u011fun yok bu haz\u0131rl\u0131k nedir? denilecek olsa yar\u0131n karn\u0131mdaki de\u015filip \u00e7\u0131kacak de\u011fil mi? der, Rabbine de sana; bu yerin karn\u0131ndakilerin hepsi de\u015filecek de\u011fil mi? Hani haz\u0131rl\u0131k?&#8221; diyor.<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine o kabirdekiler de\u015filip o, sinedekiler derilirken hepsinden haberdar olan Rabb&#8217;in huzurunda neticenin ne olaca\u011f\u0131 anlat\u0131lmak \u00fczere de bunu a\u015fa\u011f\u0131da gelecek K\u00e2ria S\u00fbresi takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>100-AD\u0130YAT: 1. &#8220;Vav&#8221;, kasemdir. &#8220;Adiyat&#8221; h\u0131zla ko\u015fmak, se\u011firtmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;adv&#8221;den ism-i fail cem-i m\u00fcennes salimdir. \u015eu halde at, deveye di\u011fer ko\u015fanlar\u0131n hepsine s\u00f6ylenebilir. &#8220;Kamus&#8221; sahibinin &#8220;Bes\u00e2ir&#8221;de beyan\u0131na g\u00f6re bu &#8220;adv&#8221; maddesi, esas\u0131nda tecav\u00fcz m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. K\u00e2h y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f itibar\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ona &#8220;adv&#8221; yani se\u011firtmek denilir. Ve k\u00e2h kalbi olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr, ona adavet ve muadat yani d\u00fc\u015fmanl\u0131k &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12058,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1034,1033],"class_list":["post-1748","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-100-adiyat","tag-100-adiyat-tefsiri"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1748","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1748"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1748\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12058"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1748"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1748"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1748"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}