{"id":1756,"date":"2010-11-18T21:00:03","date_gmt":"2010-11-18T21:00:03","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1756"},"modified":"2010-11-18T21:00:03","modified_gmt":"2010-11-18T21:00:03","slug":"96-alak-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/96-alak-tefsiri\/","title":{"rendered":"96-ALAK SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>96-ALAK:<\/p>\n<p>S\u00fbresinin ba\u015f\u0131ndan e kadar be\u015f \u00e2yettir. Tam s\u00fbre itibar\u0131yla da Fatiha&#8217;d\u0131r. Fatiha bundan ve in ve in ba\u015f k\u0131s\u0131mlar\u0131ndan sonra inmekle beraber tam s\u00fbre olarak indirildi\u011finden, s\u00fbre itibar\u0131yla \u00f6nce indirilen Fatiha, \u00e2yet itibar\u0131yla \u00f6nce indirilen de &#8216;dir. \u0130mam Ahmed b. Hanbel, Buhar\u00ee ve M\u00fcslim ve Abd b. Humeyd ve Adurrezzak ve daha ba\u015fkalar\u0131 \u0130bn\u00fc \u015eihab yoluyla &#8220;Urve b. Z\u00fcbeyr&#8217;den, Hazreti Ai\u015fe (r.a.)&#8217;den vahyin ba\u015flamas\u0131 ile ilgili hadiste -ki Fatiha da tamam\u0131 nakl edilmi\u015fti- ilk vahyin r\u00fcyay\u0131 sad\u0131ka (do\u011fru \u00e7\u0131kan r\u00fcyalar) ile ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra Hira ma\u011faras\u0131nda mele\u011fin gelip tazyik ile tutup s\u0131k\u0131p da &#8220;oku&#8221; dedi\u011fini, &#8220;Ben okumu\u015f de\u011filim.&#8221; diye cevap verdi\u011fini, bunun \u00fczerine bir daha s\u0131k\u0131p yine diye cevap verdi\u011fini, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcde yine b\u00fct\u00fcn \u00e7abas\u0131n\u0131 sona erdirinceye kadar s\u0131k\u0131p b\u0131rak\u0131p da dedi\u011fini rivayet etmi\u015f olduklar\u0131ndan ve hepsinden en sahih (do\u011fru) olan bu rivayette ise e kadar \u00e2yetler diye anlat\u0131lm\u0131\u015f ve a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmi\u015f bulundu\u011fundan ilk inen \u00e2yetlerin bu \u00e2yetler oldu\u011fu en sahih olarak isbatlanm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Yaln\u0131z ile yetinen baz\u0131 rivayetten maksat, s\u00fbrenin tamam\u0131na i\u015faret oldu\u011funu zannedenler olmu\u015f ise de bu m\u00fccmel e kadar a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade eden rivayet m\u00fcfessir demek oldu\u011fundan, m\u00fcfessirin m\u00fccmele tercih edilmesi gerekir.<\/p>\n<p>Tamam\u0131 birden indirilen s\u00fbrelerin pek az olup azar azar ve \u00e7o\u011funlukla be\u015fer veya onar \u00e2yet indi\u011fi bilindi\u011fi gibi, bunlarda da be\u015fer \u00e2yet anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bu s\u00fbrenin geride kalan k\u0131sm\u0131 da anlamlar\u0131na g\u00f6re sonra davetin ba\u015flamas\u0131yla kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 m\u00fccadelenin meydana gelmesinden sonra indi\u011fine delalet etti\u011fi ve namaz\u0131n farz k\u0131l\u0131nmas\u0131ndan sonra oldu\u011fu anla\u015f\u0131lan bu \u00e2yetlerin Ebu Cehil&#8217;in azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle indi\u011fi hakk\u0131nda da Buhari ve di\u011fer (hadis) kitaplar\u0131nda rivayetler nakledilmekte bulundu\u011fundan dolay\u0131 ilk indirilen, bu s\u00fbrenin tamam\u0131 de\u011fil, ba\u015f\u0131ndan be\u015f \u00e2yet ve tam s\u00fbre olarak indirilenin Fatiha oldu\u011fu ve de\u011fi\u015fik rivayetlerin bu \u015fekilde ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 bu konudaki s\u00f6zlerin ve rivayetlerin gerek rivayet ve gerek dirayet bak\u0131m\u0131ndan en sahihi (do\u011frusu) bulundu\u011fu ger\u00e7ekten tesbit edilmi\u015ftir. Onun i\u00e7in Zamah\u015fer\u00ee&#8217;nin \u0130bn\u00fc Abbas ve M\u00fccahid&#8217;den: Bu s\u00fbre ilk inendir. Tefsir bilginlerinin \u00e7o\u011fu ise; &#8220;ilk inen (s\u00fbre) Fatiha, sonra Kalem s\u00fbresidir&#8221; s\u00f6z\u00fc de Fatiha tefsirinde ge\u00e7ti\u011fi tarzda bu m\u00e2n\u00e2 ile a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve rivayetler aras\u0131nda uyum sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6zetle en sahih olan rivayetlere g\u00f6re bu s\u00fbrenin be\u015f \u00e2yetinin ilk inen olmas\u0131, Fatiha&#8217;n\u0131n tam s\u00fbre olarak ilk inen olmas\u0131na ve bu arada ba\u015fka s\u00fbrelere ait bir tak\u0131m \u00e2yetlerin inmi\u015f olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. \u015eu halde \u0130bn\u00fc Abbas ve M\u00fccahid&#8217;in s\u00f6z\u00fc ile tefsir bilginlerinin \u00e7o\u011funun s\u00f6zleri aras\u0131nda ger\u00e7ekten \u00e7eli\u015fki yoktur ve bundan dolay\u0131 &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8221; sahibi gibi Fatiha&#8217;n\u0131n ilk inen s\u00fbre oldu\u011fu sabit de\u011fildir zannedenlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc do\u011fru de\u011fildir. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n gerek \u00e2yet ve gerek s\u00fbre tertibinde inme s\u0131ras\u0131 g\u00f6zetilmeyerek Mekk\u00ee (Mekkede inen) ve Meden\u00ee (Medine de inen) s\u00fbrelerin ve \u00e2yetlerin \u00f6ne almak ve geriye b\u0131rakmakla kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p daha \u00e7ok m\u00e2n\u00e2 ili\u015fkisi g\u00f6zetilmi\u015f bulunmas\u0131nda ise nazm\u0131n g\u00fczellikleri ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n icaz\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7ok b\u00fcy\u00fck hikmetler vard\u0131r ki bunun en belirgini hayat\u0131n gidi\u015f ve geli\u015fmesinde ve zaman olaylar\u0131 ve de\u011fi\u015fmelerinin meydana gelmeleriyle analiz ve birle\u015ftirmesinde daima \u00f6nceki ile sonraki aras\u0131ndaki birlik ve d\u00fczen nizam\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektir. Mesela bu be\u015f \u00e2yet, Fatiha&#8217;dan \u00f6nce inmi\u015ftir diye bunlar\u0131 s\u00fbreden ay\u0131r\u0131p da tertipde Fatiha&#8217;dan \u00f6nce koymaya kalk\u0131\u015fmak gibi bir \u00fcslub takip edilecek olsayd\u0131, ne bu s\u00fbre kal\u0131r, ne de Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n (di\u011fer) s\u00fbreleri ve \u00e2yetleri aras\u0131nda bir uygunluk bulunurdu. \u00d6yle yap\u0131lmay\u0131p Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n herhangi bir k\u0131sm\u0131 okunurken ve hatta her hangi \u00f6nemli bir i\u015fe ba\u015flarken diye ba\u015flamakta hem her \u015feyden \u00f6nce &#8220;Rabb&#8217;\u0131n\u0131n ismiyle oku&#8221; emrinin m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n uygulama, hem de Kur&#8217;\u00e2n nazm\u0131n\u0131 hi\u00e7 bozmadan b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle korumak vard\u0131r. Bu s\u00fbrelerin bu \u015fekilde Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n (indirilmesinin) bitimine do\u011fru buraya konulmas\u0131nda \u015f\u00fcphesiz ki ilk s\u0131ras\u0131nda anla\u015f\u0131lan m\u00e2n\u00e2dan fazla bir m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Hen\u00fcz okunacak bir kitap verilmeden oku oku denilmekle &#8220;\u0130\u015fte bu kitap&#8221; (Bakara, 2\/1) diye ba\u015flayarak okunacak kitab\u0131 tamamlad\u0131ktan sonra bitimine do\u011fru &#8220;oku oku&#8221; diye emredilmesindeki m\u00e2n\u00e2 elbette farkl\u0131d\u0131r. Bunda olgunluk d\u00f6neminden, zaman\u0131n ge\u00e7mesinden sonra da peygamberli\u011fin ilk durumunu hat\u0131rlatmakla sonu ba\u015f tarafa \u00e7eviren bir yenileme ve hi\u00e7bir zamanda okumaktan doyulmayaca\u011f\u0131n\u0131 anlatmak \u00fczere &#8220;O halde bir i\u015fi bitirdin mi daha yorucu olana ko\u015f, ancak Rabbinden iste.&#8221; (\u0130n\u015firah 94\/7-8) m\u00e2n\u00e2s\u0131 gere\u011fince biri bitince di\u011ferine ba\u015flamak suretiyle bir devam m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. \u0130lk indirildi\u011finde okumaya ba\u015flamak i\u00e7in varid olan bu peki\u015ftirilmi\u015f emir sonradan da tekrar tekrar devam etme m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade etmek ve bu \u015fekilde \u00f6nceki s\u00fbrede ge\u00e7en ahsen-i takvim ile ahkem\u00fc&#8217;l-h\u00e2kim\u00een (h\u00fckmedenlerin en do\u011fru h\u00fckmedicisi) olan Allah, dininin gere\u011fini uzun uzad\u0131ya a\u00e7\u0131klama hususunda buraya derc etmi\u015f. Ve onun i\u00e7indir ki bunun ba\u015f\u0131nda ilk indirilen be\u015f \u00e2yet, sonradan insan\u0131n kendini ihtiya\u00e7s\u0131z g\u00f6rmesinin sak\u0131ncal\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131klayan ve Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc ifade eden &#8220;Hay\u0131r! Ger\u00e7ekten insan, kendisini zengin g\u00f6r\u00fcnce az\u0131yor. Oysa d\u00f6n\u00fc\u015f, elbette Rabbinedir.&#8221; \u00e2yetleri ile takip edilmi\u015ftir. Demek ki \u0130sl\u00e2m dini, ba\u015flang\u0131\u00e7ta diye okumak emri ile gelmi\u015f ve sonra da insan bir mertebeye gelir de okumaktan, ilimden, din ve kulluktan kendisini doygun olur zannetmemesi ve ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonu\u00e7 birle\u015ftirilerek, her sonucun bir ba\u015flang\u0131\u00e7 gibi bilinmesi i\u00e7in bu emri kapsayan bu s\u00fbre buraya yerle\u015ftirilmi\u015ftir. Bu m\u00e2n\u00e2 &#8220;Ecelin gelinceye kadar Rabbine ibadet et.&#8221; (Hicr 15\/99); &#8220;Ve de ki: Rabbim! \u0130lmimi art\u0131r.&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/115) \u00e2yetlerinin de m\u00e2n\u00e2s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c2yetleri : Hic\u00e2z\u00ee&#8217;de yirmi, Ir\u00e2k\u00ee&#8217;de on dokuz, \u015e\u00e2m\u00ee&#8217;de on sekizdir.<\/p>\n<p>F\u00e2s\u0131las\u0131 : harfleridir. Bunlar, s\u0131ras\u0131yla birle\u015ftirilirse &#8220;kalk ba\u011f\u0131\u015flayay\u0131m&#8221; yahut &#8220;kalk heybet ver&#8221; m\u00e2n\u00e2lar\u0131 \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>1- Yaratan Rabbinin ad\u0131yla oku!<\/p>\n<p>2- O, insan\u0131 bir alekadan (embriyodan) yaratt\u0131.<\/p>\n<p>3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.<\/p>\n<p>4- O Rab ki kalemle yazmay\u0131 \u00f6\u011fretti.<\/p>\n<p>5- \u0130nsana bilmedi\u011fi \u015feyleri \u00f6\u011fretti.<\/p>\n<p>6- Hay\u0131r! Do\u011frusu (k\u00e2fir) insan azg\u0131nl\u0131k eder.<\/p>\n<p>7- Kendisinin muhta\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 zannetti\u011fi i\u00e7in.<\/p>\n<p>8- Muhakkak ki d\u00f6n\u00fc\u015f mutlaka Rabbinedir.<\/p>\n<p>9, 10- Namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, bir kulu engelleyeni g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?<\/p>\n<p>11- G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc (ne dersin?), ya o (kul) do\u011fru yolda olur,<\/p>\n<p>12- Veya k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden sak\u0131nmay\u0131 emrederse?<\/p>\n<p>13- G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc, ya bu (adam, hakk\u0131) yalanlar, y\u00fcz\u00e7evirirse,<\/p>\n<p>14- O adam, Allah&#8217;\u0131n kendini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc hi\u00e7 bilmiyor mu?<\/p>\n<p>15, 16- Hay\u0131r, hay\u0131r! E\u011fer o, bu davran\u0131\u015f\u0131ndan vazge\u00e7mezse, and olsun ki biz, onu per\u00e7eminden, o g\u00fcnahk\u00e2r ve yalanc\u0131 per\u00e7eminden tutup cehenneme s\u00fcr\u00fckleriz.<\/p>\n<p>17- O zaman o taraftarlar\u0131n\u0131 yard\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131rs\u0131n.<\/p>\n<p>18- Biz de Zebanileri \u00e7a\u011f\u0131raca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>19- Hay\u0131r, sak\u0131n ona boyun e\u011fme (Allah&#8217;a) secde et ve yakla\u015f.<\/p>\n<p>Rabbinin ad\u0131yla oku!. Yani onun y\u00fcce ad\u0131yla, &#8220;Allah&#8221; y\u00fcce ismi ile ba\u015flayarak oku. Okumaya ba\u015fla. Yukar\u0131da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere bu emir inerken, ba\u015flang\u0131\u00e7ta Hira ma\u011faras\u0131nda Hz. Muhammed&#8217;in zat\u0131na melek gelip can\u0131na tak diyen \u015fiddetli bir s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma ile yaln\u0131z &#8220;oku&#8221; demi\u015f. O zamana kadar Hz. Muhammed okumak bilmedi\u011fi i\u00e7in &#8220;ben okumu\u015f de\u011filim&#8221; yani okumak bilmem ki ne okuyay\u0131m? demi\u015fti. Bunun \u00fczerine yine \u015fiddetli bir s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma ile &#8220;oku&#8221; demi\u015f. O da yine &#8220;ben okumu\u015f de\u011filim&#8221; demi\u015fti. Demek ki o ilk iki &#8220;oku&#8221; emri hen\u00fcz Kur&#8217;\u00e2n de\u011fil, okuma denilen i\u015fe ba\u015flamak i\u00e7in heceletme cinsinden haz\u0131rlay\u0131c\u0131 bir emir teklif idi. Kur&#8217;\u00e2n, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc defaki s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmadan sonra olan i\u015f bu &#8220;Rabb&#8217;inin ad\u0131yla oku!&#8221; emri ile ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. \u015eu halde bu emir, ilk inmesinde hem yarat\u0131c\u0131 bir mahiyette Hazreti Peygamber&#8217;i okumazken okur yapm\u0131\u015f, hem \u00f6\u011fretici bir \u015fekilde nazm\u0131 ile okunan\u0131 belirtmeye ba\u015flam\u0131\u015f, hem m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile ilk vazifenin b\u00f6yle yaratan, terbiye eden Allah&#8217;\u0131 tan\u0131tmak ve onun ismiyle okumaya ba\u015flamak oldu\u011funu y\u00fck\u00fcml\u00fc tutmak \u015feklinde anlatm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u015f\u00f6yle demek olur: Ger\u00e7i sen bu zamana kadar okumad\u0131n. &#8220;Sen Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce bir kitap okumuyordun.&#8221; (Ankebut 29\/48) kitab\u0131n niteli\u011fini, iman\u0131n esas\u0131n\u0131n neden olu\u015ftu\u011funu bilmezdin&#8230; &#8220;Sen \u00f6nceleri kitap nedir iman nedir bilmezdin.&#8221; (\u015eur\u00e2, 42\/52) Fakat i\u015fte yaratmak denilen i\u015fin sahibi olup k\u00e2inat\u0131 yaratan ve seni yarat\u0131p yeti\u015ftiren, sana ve her i\u015fine sahip olan Rabb&#8217;in seni kudretiyle \u015fu anda bir okur yapt\u0131, okunacak bir Kur&#8217;\u00e2n, bir kitap indirme\u011fe ba\u015flad\u0131. B\u00f6yle \u00f6\u011fretildi\u011fi gibi o Rabbi&#8217;nin ismiyle ba\u015flayarak oku!<\/p>\n<p>&#8220;Kur&#8217;\u00e2n okumak istedi\u011fin zaman, Allah&#8217;\u0131n rahmetinden kovulmu\u015f \u015feytan\u0131n \u015ferinden Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n.&#8221; (Nahl, 16\/98) \u00e2yetinde de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Kur&#8217;\u00e2n okuman\u0131n hakikati, s\u00f6z\u00fc rastgele s\u00f6ylemekten daha g\u00fczel bir \u015fekilde d\u00fczg\u00fcn olarak ba\u011flayarak birbiri ard\u0131nca a\u011f\u0131zdan sesle \u00e7\u0131karmakt\u0131r ki, gerek ezberden ve gerek y\u00fcz\u00fcnden, gerek gizli ve gerek a\u00e7\u0131k mutlak olarak okumak demektir. Kitab\u0131n kitap olmas\u0131 i\u00e7in, ger\u00e7ekten yaz\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 \u015fart olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, okumak i\u00e7in de mutlaka yaz\u0131 \u015fart de\u011fildir.<\/p>\n<p>G\u00f6zle m\u00fctalaaya (okumaya), zihinden hat\u0131rlamaya okumak demek de mecazd\u0131r. Hakikaten k\u0131r\u00e2etin kemali ezbere okumakt\u0131r. Hz. Peygamber&#8217;in hadisinde s\u00f6ylendi\u011fi \u00fczere y\u00fcz\u00fcnden okuman\u0131n sevab ve fazileti, kavrama ve ezberlemeye vesile olmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Resulullah&#8217;\u0131n k\u0131r\u00e2ati, yaz\u0131ya ihtiyac\u0131 olmaks\u0131z\u0131n Allah taraf\u0131ndan kendine b\u00f6yle inmi\u015f olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ezberinden en m\u00fckemmel \u015fekilde okumakt\u0131r ki, kendi kendine veya namazda veya di\u011ferlerine tebli\u011f i\u00e7in okumay\u0131, okutmay\u0131 ve yazd\u0131rmay\u0131 kapsar. \u0130\u015fte eskiden hi\u00e7 kitap okumam\u0131\u015f, yaz\u0131 yazmam\u0131\u015f olan \u00dcmm\u00ee Peygamber&#8217;e bu emir ile bir mu&#8217;cize olarak okunacak bir kitab verilmeye ba\u015flanm\u0131\u015f ve kendisine yazmadan okuyacak okutacak, emir yoluyla yazd\u0131rtacak bir k\u0131r\u00e2et kudreti ihsan buyurmu\u015ftur. Buna besmele ile ba\u015flanmas\u0131 da emrolunmu\u015ftur. Ve bunun hikmeti, uluhiyet gere\u011fi oldu\u011fu da \u00f6zellikle &#8220;senin Rabbin&#8221; izafeti ile anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 bir kitap okumadan ve kalem ile yaz\u0131y\u0131 bellemeden b\u00f6yle bir k\u0131r\u00e2et mucizesi nas\u0131l m\u00fcmk\u00fcn olur? gibi bir \u015f\u00fcpheye meydan b\u0131rak\u0131lmamas\u0131 i\u00e7in kalem i\u015fine kadar gelinmek \u00fczere a\u015fa\u011f\u0131daki gibi yarat\u0131c\u0131l\u0131k vasf\u0131 (niteli\u011fi) ve yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131 ile uluhiyet h\u00fckm\u00fc hat\u0131rlat\u0131larak ve a\u00e7\u0131klanarak buyuruluyor ki: O Rabb&#8217;in ki yaratt\u0131, yani olmayan \u015feyi yaratmak kendisinin vasf\u0131 olan, yahut seni ve her \u015feyi yaratan Rabb&#8217;inin ismiyle oku ki<\/p>\n<p>2. O insan\u0131 bir kan p\u0131ht\u0131s\u0131ndan yaratt\u0131.<\/p>\n<p>ALAK , aleka &#8216;n\u0131n \u00e7o\u011fulu olarak say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Beyd\u00e2v\u00ee demi\u015f ki: &#8220;\u0130nsan&#8221; kelimesi, \u00e7o\u011ful m\u00e2n\u00e2s\u0131nda oldu\u011fu i\u00e7in \u00e7o\u011ful yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Kamus&#8221; ve \u015ferhlerinden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re asl\u0131nda l\u00fcgatta alek maddesi, yap\u0131\u015f\u0131p ili\u015fmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na vaaz edilmi\u015ftir. Ve mutlak \u015fekilde ili\u015fken ve yap\u0131\u015fkan nesneye de denir. Bundan her t\u00fcrl\u00fc kana ve k\u0131rm\u0131z\u0131 kana ve \u00f6zellikle uyu\u015fuk kana alek denilmi\u015f. Kandan bir k\u0131s\u0131m olmas\u0131 itibariyle veya do\u011frudan do\u011fruya ili\u015fiklik m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile rahimdeki tutu\u011fa da aleka denilmi\u015ftir. Yap\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 s\u00fcl\u00fck ve kuyu makaras\u0131na ve ipine ve makaras\u0131n\u0131n ili\u015ftirilip ipi ge\u00e7irilen tak\u0131nt\u0131s\u0131na ve i\u015flek yola da alek denilir . B\u00fct\u00fcn bunlar madd\u00ee m\u00e2n\u00e2d\u0131r. Bunlardan ba\u015fka alek, ruhan\u00ee ve manev\u00ee olarak &#8220;alaka&#8221; gibi a\u015fk ve sevgi m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi de l\u00fcgatta a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Tefsir bilginleri, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n maddi y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak meni (sperma)nin a\u015f\u0131lamas\u0131ndan sonra medana gelen kan p\u0131ht\u0131s\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fulu olmas\u0131yla yetinmi\u015fler ve bunu en al\u00e7aktan en y\u00fckse\u011fe y\u00fckselmeyi g\u00f6stermek i\u00e7in a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan m\u00e2n\u00e2 olarak g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. Fakat manev\u00ee y\u00f6n\u00fc de kapsamak \u00fczere mutlak bir alaka, bir ili\u015fik m\u00e2n\u00e2s\u0131na m\u00fcfred olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesine hem alekan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131na da ba\u015flang\u0131\u00e7 olan ve Rabban\u00ee bir izafetten ibaret bulunan ruh\u00ee ili\u015fi\u011fe kadar insan\u0131n b\u00fct\u00fcn yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131n\u0131 kapsayan, hem de okunan\u0131n ruh\u00ee bir sevgi ve alaka ile takip edilmesi hususuna da a\u00e7\u0131k faydal\u0131 bir uyar\u0131m olaca\u011f\u0131ndan dolay\u0131 daha ince, daha derin, daha beli\u011f olur. Bu \u015fekilde me\u00e2le \u015f\u00f6yle demeli: &#8220;O, insan\u0131 bir ili\u015fikten yaratt\u0131. Bununla beraber iki takdirde de k\u0131saca m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015fudur: &#8220;Bir alakadan, yahut s\u0131rf bir ili\u015fikten bir insan yaratan ve mutlak surette yaratmak kendinin \u015fan\u0131 olan Rabb&#8217;in hi\u00e7 okumam\u0131\u015f olan kimseyi de b\u00f6yle bir emir ile elbette okutur. Onun i\u00e7in oku!<\/p>\n<p>3. Onun ismi ile &#8220;oku&#8221; tekrar\u0131 ifade eden bu ikinci emir okumak yetene\u011finin tekrar ile meydana gelece\u011fini uyarmak \u00fczere birinci &#8220;oku&#8221;yu peki\u015ftirmek i\u00e7in bir tekrar oldu\u011fu gibi, daha sonraki \u00e2yetlerden hareket ederek ba\u015fkalar\u0131na tebli\u011f etmek veya yazd\u0131rmak i\u00e7in okumak \u00fczere ikinci bir emir de olur. Bundan dolay\u0131 kalem ile yaz\u0131 meselesi burada a\u00e7\u0131k olarak anlat\u0131larak, m\u00fcmk\u00fcn olup olmamakla ilgili sorunun \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc, ba\u015flang\u0131\u00e7 veya itiraziye (parantez i\u00e7i) veya hal vav\u0131 ile \u015f\u00f6yle tamamlan\u0131yor. Ve Rabb&#8217;in sonsuz kerem sahibidir. m\u00fcbteda, s\u0131fat\u0131 haberdir. (el-Ekrem) haber, (ellezi) onun s\u0131fat\u0131 olmas\u0131 da caizdir. \u0130ki durumda da m\u00fcsned marife (belirli) oldu\u011fu i\u00e7in kasr (tahsis) vard\u0131r. Birinci tarz, s\u00f6z\u00fcn geli\u015fine daha uygun ve peygamberlik ile l\u00fctuf ve ihsanda bulunman\u0131n kalem ile ikramda bulunmadan daha y\u00fcksek oldu\u011funu anlatmada daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yani ba\u015fkas\u0131 de\u011fil, o her c\u00f6mertten daha c\u00f6mert olan Keremine, kerametine nihayet olmayan, kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z, bedelsiz, korkusuz, endi\u015fesiz l\u00fctuf ve hilmi ile, sebepli veya sebepsiz, al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f ve al\u0131\u015f\u0131lmam\u0131\u015f c\u00f6mertlik ve yard\u0131m ile nimet verip, ihsanda bulunan kerametler ve mucizeler ba\u011f\u0131\u015flayan ve ger\u00e7ek kerim (c\u00f6mert) yaln\u0131z kendisi olan o yaratan ve sana ismi ile ba\u015flayarak okumay\u0131 emreden ancak Rabb&#8217;indir.<\/p>\n<p>4. O kalem ile \u00f6\u011fretendir. Kalem ile yaz\u0131y\u0131 \u00f6\u011freten, o vas\u0131ta ile ilim belleten de odur. Yoksa bir kan p\u0131ht\u0131s\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f olan insanlar ne kalem bilirdi ne yaz\u0131.<\/p>\n<p>5. O, insana bilmedi\u011fi \u015feyleri \u00f6\u011fretti. \u0130nsanda olmayan kuvvetleri, yetenekleri, kabiliyetleri yaratarak ve deliller getirerek ve \u00e2yetler indirerek vehb\u00ee (Allah vergisi) olarak da \u00f6\u011fretti. \u00c7al\u0131\u015farak kazanma yoluyla da \u00f6\u011fretti. \u0130\u015fte \u00f6yle sonsuz kerem sahibi olan Rabb&#8217;in sen hi\u00e7 okumam\u0131\u015fken, yaln\u0131z c\u00f6mertli\u011finden sana Led\u00fcnn\u00ee (Allah taraf\u0131ndan ihsan edilen) bir ilim vererek b\u00f6yle bir emir ile seni kaleme muhta\u00e7 etmeden de okutur, bilmedi\u011fin \u015feyleri bildirir ve bildirdi. Onun i\u00e7in sen de onun ismiyle bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 oku, oku. Beyd\u00e2v\u00ee der ki: Y\u00fcce Allah insan\u0131 en \u00f6zel mertebelerden en y\u00fccesine nakleden ve nimetini ortaya koymakla Allah&#8217;l\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmak ve c\u00f6mertli\u011fini ger\u00e7ekle\u015ftirmek tarz\u0131nda insan\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 ve son durumunu sayarak bu \u015fekilde \u00f6nce Allah&#8217;\u0131 tan\u0131maya ak\u0131l yoluyla delalet edene i\u015faret; ikinci olarak da i\u015fitme yoluyla delalet edene uyar\u0131da bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Do\u011frudan do\u011fru yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 incelemenin Allah&#8217;\u0131 tan\u0131maya delaleti akla dayan\u0131r. Okuma ve yazmada ise okuyan ve yazandan nakletme itibar\u0131yla (Allah&#8217;\u0131 tan\u0131maya) i\u015fitmeye dayal\u0131 delaleti vard\u0131r. Bu \u015fekilde Kur&#8217;\u00e2n akli delilleri de kapsamakla beraber onlar onun m\u00e2n\u00e2s\u0131 oldu\u011fundan as\u0131l kendi delaleti, s\u00f6zle ve i\u015fitme yoluyla olan delalettir. Peygamber&#8217;in Allah&#8217;tan \u00f6\u011frenerek okudu\u011funu nakleder ve anlat\u0131r demek olur. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ilk inen \u00e2yetinin, b\u00f6yle ak\u0131l ve i\u015fitmeye dayanan delili kapsayan, tekvin\u00ee (var etmeyle ilgili), te\u015fri\u00ee (kanun yapmaya ait) emirlerle oku oku diyerek ve okuman\u0131n, yazman\u0131n, ilmin \u00f6\u011fretilmesi insana Allah&#8217;\u0131n en b\u00fcy\u00fck kereminden oldu\u011funu hat\u0131rlatarak gelmesi elbette \u00e7ok \u00f6nemli ve \u00e7ok dikkate de\u011fer. Burada Peygamber&#8217;in okumak i\u00e7in yaz\u0131ya ihtiyac\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 bildirilmekle beraber \u015f\u00fcphe yok ki kalem ile \u00f6\u011fretmenin de Allah&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck bir ikram\u0131 oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve b\u00f6ylece \u00fcmmet okuyup yazmaya te\u015fvik edilmi\u015f ve \u00f6zendirilmi\u015ftir. \u015eu kadar ki bunu anlat\u0131rken peygamberin yaz\u0131 yazmaks\u0131z\u0131n okumas\u0131, kitap sahibi olmas\u0131, hakk\u0131ndaki Allah&#8217;\u0131n keremini, yani peygamberlik ve el\u00e7ili\u011fini ispatlama g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha y\u00fcksek oldu\u011fu da ifade edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Nitekim bu m\u00e2n\u00e2, Ankebut S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;(Ey Muhammed!) Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce sen herhangi bir yaz\u0131 okumu\u015f de\u011fildin; onu elinle de yazmam\u0131\u015ft\u0131n. \u00d6yle olsayd\u0131 o iptalciler \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015ferlerdi.&#8221; (Ankebut, 29\/48) \u00e2yetinde a\u00e7\u0131k\u00e7a anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eu halde kalemin bu \u00f6nemini ifade eden \u00e2yeti ilk okuma emri ile beraber kabul eden peygamberin (s.a.v) bundan sonra kalem ile yaz\u0131y\u0131 da \u00f6\u011frenip yazmas\u0131 gerekmez miydi? sorusu sorulmaz. Ger\u00e7ekten peygamberin kendi eliyle hi\u00e7 yaz\u0131 yazmad\u0131\u011f\u0131 ve A&#8217;l\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Sana Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 okutaca\u011f\u0131z (ve Allah dilemedik\u00e7e de) art\u0131k hi\u00e7 bir \u015fey unutmayacaks\u0131n.&#8221; (A&#8217;l\u00e2, 87\/6) buyuruldu\u011fu \u00fczere Allah taraf\u0131ndan okutulan\u0131 unutmayaca\u011f\u0131na dair kendisine g\u00fcvence verildi\u011finden, ezberleme ve kavrama i\u00e7in de yazmaya ihtiyac\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131, fakat indirilen (\u00e2yetler)i \u00fcmmetin ezberlemesi i\u00e7in vahy katiplerine okuyup yazd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bilinmektedir. Acaba kendisi yazmamakla beraber yaz\u0131lan\u0131 okumay\u0131 peygamberlikten sonra da bilmiyor muydu? Bu hususta da me\u015fhur olan\u0131, &#8220;hay\u0131r bilmiyordu&#8221;. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hudeybiye anla\u015fmas\u0131 belgesinde yaz\u0131lan bir kelimeyi silmek i\u00e7in hangisi oldu\u011funu Hz. Ali&#8217;ye sordu\u011fu bilinmektedir. Bununla beraber &#8220;\u015eifa&#8221; ve &#8220;ha\u015fiyelerinde&#8221; anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere sonradan katibi Hz. Muaviye&#8217;ye &#8220;Yani divite ham ipek koy, kalemi yan kes, ba&#8217;y\u0131 uzat, sin&#8217;i(n di\u015flerini) ay\u0131r, mim&#8217;i k\u00f6reltme, Allah (kelimesini) g\u00fczel yap, er-Rahm\u00e2n&#8217;\u0131 uzat er-Rah\u00eem&#8217;i g\u00fczel yap (s\u00fcsle).&#8221; me\u00e2linde besmeleyi g\u00fczel yazmas\u0131n\u0131 emr ve tarif etti\u011fine dair baz\u0131 hadislere g\u00f6re yaz\u0131y\u0131 bildi\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bunu \u00f6zel bir vahiy ile s\u00f6ylemi\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmekle beraber bu &#8220;oku&#8221; emrinden sonra yirmi \u00fc\u00e7 sene Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 okumak ve yazd\u0131rmak vazifesi olmu\u015f olan Hz. Peygamber&#8217;in bu m\u00fcddet i\u00e7inde yaz\u0131y\u0131 da bellemi\u015f olmas\u0131 akla uzak de\u011fil, uygundur. Bu onun hi\u00e7 okumam\u0131\u015f, yazmam\u0131\u015f \u00fcmmi iken Allah&#8217;\u0131n emri ile okur peygamber olmas\u0131 mucizesine ayk\u0131r\u0131 olmaz, yasaklanm\u0131\u015f da de\u011fildir. Daha \u00f6nce okumu\u015f yazm\u0131\u015f olsayd\u0131 &#8220;O vakit iptalciler \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015ferlerdi.&#8221; (Ankebut, 29\/48) buyuruldu\u011fu \u00fczere iptal ediciler onun Allah taraf\u0131ndan indirildi\u011finde \u015f\u00fcphe edebilirler idiyse de peygamberlikten sonra okur olmas\u0131 gibi yaz\u0131y\u0131 bilmesi de \u015f\u00fcphe de\u011fil, vurgulama olur. Ve bu, \u00e2yetlerin te\u015fvikine de yak\u0131\u015f\u0131r. Fakat ger\u00e7ekten fiili olarak yazmad\u0131\u011f\u0131 ve ba\u015fka kitap m\u00fctalaa etmedi\u011fi kesindir.<\/p>\n<p>6. &#8220;Hay\u0131r.&#8221; S\u00fbrenin bundan sonraki k\u0131sm\u0131n\u0131n epeyce zaman sonra indi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor. Ve inmesine sebep de Ebu Cehil oldu\u011fu rivayet ediliyor. Bu arada Buhari ve Tirmizi&#8217;de \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edildi\u011fi \u00fczere: &#8220;E\u011fer Muhammed&#8217;i Kabe&#8217;de namaz k\u0131larken g\u00f6r\u00fcrsem boynunu \u00e7i\u011fnerim.&#8221; demi\u015fti. Bu sebeple ile sak\u0131nd\u0131rma, her \u015feyden \u00f6nce ona ait olmak \u00fczere \u00f6yle azg\u0131n k\u00e2fir insana hitapd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ba\u015f\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde azarlama ve yasak etmeyi y\u00f6nlendirecek bir \u015fey yoktur, denilmi\u015f. Bu \u015fekilde s\u00fbrenin ba\u015f taraf\u0131na ba\u011flanmam\u0131\u015f, Ebu Cehil&#8217;in s\u00f6z\u00fcn\u00fc reddederek hitap ona y\u00f6nelmi\u015f oluyor. Bu ise g\u00f6r\u00fcn\u00fcre ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da bazen sa\u011fa, bazen sola hitab\u0131 \u00e7e\u015fitlendirme \u00fcslubu \u00e7oktur. Bu s\u00fbrede lerle de birka\u00e7 defa ahenkli bir \u015fekilde yap\u0131lm\u0131\u015f ise de, kendinden \u00f6ncekine bir ba\u011flant\u0131y\u0131 gerektiren bu ile \u00fcslub \u00e7e\u015fitlili\u011fi belli olmuyor. Onun i\u00e7in baz\u0131lar\u0131 da burada &#8220;Kella&#8221; yasak etmek i\u00e7in de\u011fil, &#8220;ger\u00e7ekten&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak sonras\u0131n\u0131 peki\u015ftirmek i\u00e7indir. Hitap, yine peygamberedir, demi\u015fler. Bizim anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131za g\u00f6re hitab\u0131n ilk \u00f6nce Resulullah&#8217;a olmas\u0131 a\u00e7\u0131k, &#8220;kell\u00e2&#8221;n\u0131n da kendinden \u00f6nceki \u00e2yetleri tekrar tekrar okuma emirlerini z\u0131dd\u0131ndan cayd\u0131rma ve sak\u0131nd\u0131rma ile emri takviye olmas\u0131 nazm\u0131n ahengi itibariyle de uygun oldu\u011fundan m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n \u015fu olmas\u0131 gerekir: &#8220;Sak\u0131n okumamazl\u0131k etme ey Muhammed!&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc insano\u011flu muhakkak az\u0131yor, azar, haddini a\u015far, hakka kar\u015f\u0131 gelir, halka zarar verir,<\/p>\n<p>7. kendini zengin g\u00f6r\u00fcnce, kendini art\u0131k ihtiyac\u0131 yokmu\u015f, maksada ermi\u015f, zenginlik mertebesine gelmi\u015f g\u00f6rmek, o g\u00f6r\u00fc\u015f ve inan\u00e7ta bulunmak sebebiyle azar, onun i\u00e7in hi\u00e7bir zaman kendini zengin g\u00f6rme de Rabb&#8217;inin ismiyle oku, tekrar tekrar oku, emirlerini yerine getir.<\/p>\n<p>8. \u00c7\u00fcnk\u00fc haberin olsun ki sonunda d\u00f6n\u00fc\u015f elbette Rabb&#8217;inedir.<\/p>\n<p>RUC&#8217;A , &#8220;b\u00fc\u015fr\u00e2&#8221; \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde d\u00f6nme m\u00e2n\u00e2s\u0131na masdard\u0131r. Yani d\u00f6n\u00fc\u015f onad\u0131r. Ondan kurtulu\u015f yoktur. Onun i\u00e7in hangi basamakta olursa olsun kendini zengin g\u00f6rmemeli, azg\u0131nl\u0131ktan sak\u0131nmal\u0131d\u0131r. Bu hitap da Resulullah&#8217;ad\u0131r. Bununla beraber esas maksat, kendini zengin g\u00f6ren ve azg\u0131nl\u0131k edenleri uyarmakt\u0131r. Onun i\u00e7in \u00e2yetin inme sebebi olan kendini zengin g\u00f6ren azg\u0131n\u0131n azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 bir misal halinde g\u00f6sterilerek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>9. &#8220;G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221;. Yukar\u0131larda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere gerek bir mef&#8217;ule ge\u00e7i\u015fli (m\u00fcteadd\u00ee) olan g\u00f6rmek veya g\u00f6r\u00fc\u015f sahibi olmaktan, gerekse iki mef&#8217;ul\u00fcne ge\u00e7i\u015fli (m\u00fcteadd\u00ee) olan ilim m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? G\u00f6rd\u00fcn ha, baksana ha, bilesin ha, anlad\u0131n ha gibi dikkati \u00e7eken bir hitap ile ne dersin? G\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn, fikrin, bilgin ne ise bana haber ver! demek m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131l\u0131r bir sorudur ki, \u00e7o\u011funlukla maksat ger\u00e7ekten soru ve haber alma olmay\u0131p sorulan duruma dikkati \u00e7ekmekle bir k\u0131nama veya azarlama veya \u015fa\u015f\u0131rtma olur. Onun i\u00e7in biz de yerine g\u00f6re g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? Ne dersin? S\u00f6yle bakal\u0131m? Baksana ha diye terc\u00fcme edegeldik. Burada \u00fc\u00e7 vard\u0131r. Tefsir bilginleri bunlar\u0131n tefsirinde bir\u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015fler a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi; hepsinin de ayn\u0131 muhataba, yani \u00f6zel hitap ile Peygamber&#8217;e ve genel hitap ile insana y\u00f6nelik olmas\u0131 olabildi\u011fi gibi, iki taraf\u0131n aras\u0131nda bir muhakeme (yarg\u0131lama) veya bir hitabet \u00fcslubu ile sa\u011fa sola \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde hitap etmesi de olabilir ve daha m\u00e2n\u00e2l\u0131d\u0131r. Bu birincinin, \u00f6nce Hz. Peygamber&#8217;e hitap oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla da hitap \u015fan\u0131ndan olan herkese hitap olur. Bunda bir azg\u0131n\u0131 su\u00e7\u00fcst\u00fc halinde sak\u0131nd\u0131rarak g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? Baksana ha \u015funa, kendini zengin sayd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in nas\u0131l azg\u0131nl\u0131k ediyor? diye k\u00f6t\u00fcleyerek Peygamber&#8217;e ve dolay\u0131s\u0131yla insanl\u0131\u011fa bir g\u00f6sterme ve te\u015fhir etme vard\u0131r. Yani ey Muhammed! Yahut ey insan baksana! O engelleyen azg\u0131na, bir kulu namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda. Namaz k\u0131lan bir kulu \u00f6zellikle namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada engellemek ne b\u00fcy\u00fck c\u00fcr&#8217;et, ne b\u00fcy\u00fck azg\u0131nl\u0131kt\u0131r! \u0130\u015fte bu, o engellemeyi kendini zengin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden dolay\u0131 yap\u0131yor. K\u0131r\u00e2etten (okumadan) bahs edilirken namaza ge\u00e7ilmesi onda k\u0131r\u00e2etin bir r\u00fck\u00fcn olmas\u0131 ve namaz\u0131n b\u00fct\u00fcn ibadetlere esas ve dinin dire\u011fi bulunmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Ve bu g\u00f6steriyor ki bu \u00e2yetlerin inmesi namaz\u0131n farz k\u0131l\u0131nmas\u0131ndan sonrad\u0131r. \u0130bn Atiyye&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re; burada namaz k\u0131lan bir \u00e2bid (ibadet eden) den maksat Resulullah, engel olan da Ebu Cehil oldu\u011funda tefsir bilginleri ihtilafa d\u00fc\u015fmemi\u015flerdir. Ahmed, M\u00fcslim, Nesa\u00ee ve daha ba\u015fka hadis\u00e7ilerin Ebu Hureyre&#8217;den rivayetlerinde: &#8220;Ebu Cehil, Resulullah namaz k\u0131larken g\u00f6r\u00fcrse muhakkak boynunu \u00e7i\u011fneyip y\u00fcz\u00fcn\u00fc s\u00fcrtece\u011fine dair Lat ve Uzza&#8217;ya yemin etmi\u015f, sonra da Resululah namaz k\u0131larken dedi\u011fini yapmak i\u00e7in varm\u0131\u015f, fakat birdenbire arkas\u0131na d\u00f6nm\u00fc\u015f elleriyle korunarak \u00e7ekilmi\u015f, &#8220;ne oldu sana?&#8221; denildi\u011finde, onunla benim aramda ate\u015ften bir hendek, bir korku ve bir tak\u0131m kanatlar var, demi\u015f. Resulullah da &#8220;Bana yakla\u015fsayd\u0131 melekler onu par\u00e7a par\u00e7a ederlerdi.&#8221; buyurmu\u015f. Allah Te\u00e2l\u00e2 da &#8216;dan s\u00fbrenin sonuna kadar indirmi\u015ftir. Tirmiz\u00ee&#8217;nin rivayetinde de peygamber (s.a.v.) namaz k\u0131larken Ebu Cehil, &#8220;Ben seni bundan al\u0131koymad\u0131m m\u0131?&#8221; diyerek varm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcmeyye b. Halef Selman&#8217;\u0131 namazdan al\u0131kordu diye Hasan&#8217;dan rivayet edilen haber sahih olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Selman&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131, hicretten sonra Medine&#8217;de oldu\u011funda ihtilaf yoktur. E\u011fer Selman&#8217;dan ba\u015fka Bilal ve di\u011ferleri gibi biri hakk\u0131nda olmu\u015f ise \u00e2yetin h\u00fckm\u00fc genel oldu\u011fu i\u00e7in onu ve benzerlerini de kapsayaca\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur. Ebu Hayy\u00e2n&#8217;\u0131n nakline g\u00f6re Tebriz\u00ee demi\u015f ki: &#8220;Burada namazdan maksat, \u00f6\u011fle namaz\u0131d\u0131r.&#8221; Denilmi\u015ftir ki bu, \u0130sl\u00e2m&#8217;da cemaatle k\u0131l\u0131nan ilk namazd\u0131r. Ebu Bekir, Ali ve ilk m\u00fcsl\u00fcmanlardan bir cemaat beraberdi. Bunlar, namaz k\u0131larlarken Ebu Talib, o\u011flu Caferle beraber u\u011fram\u0131\u015ft\u0131. Ona: &#8220;Haydi amcan\u0131n o\u011flunun yan\u0131nda sende k\u0131l dedi.&#8221; ve kendisi sevinerek gitti ve Ebu Talib \u015fu beyitleri s\u00f6yl\u00fcyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Ali ve Cafer benim g\u00fcvendiklerimdirler,<\/p>\n<p>Zaman\u0131n s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 ve \u015fiddeti esnas\u0131nda,<\/p>\n<p>Vallahi ben o peygamberi yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakmam,<\/p>\n<p>Benim soyumdan olan da b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>B\u0131rakmay\u0131n, yard\u0131m edin o\u011fluna amucan\u0131z\u0131n,<\/p>\n<p>Amcalar\u0131n\u0131z aras\u0131ndan ana-baba bir karde\u015fimin.&#8221;<\/p>\n<p>Resulullah da bununla sevinmi\u015fti. Al\u00fbs\u00ee der ki: Bunun \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc namaz, hi\u00e7 ihtilafs\u0131z \u0130sra gecesinde farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sra&#8217;n\u0131n hicretten bir sene \u00f6nce oldu\u011funda da \u0130bn\u00fc Hazm, icma oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u0130bn Faris de hicretten bir sene ve \u00fc\u00e7 ay \u00f6nce oldu\u011funu kesinlikle ifade etmi\u015ftir. Sudd\u00ee de bir sene ve be\u015f ay demi\u015ftir. Ebu Talib&#8217;in vefat\u0131 ise hicretten \u00fc\u00e7 sene kadar \u00f6ncedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun \u00f6l\u00fcm\u00fc Hz. Hatice&#8217;nin vefat\u0131ndan \u00fc\u00e7 veya be\u015f g\u00fcn \u00f6ncedir. Onun vefat\u0131 ise, Hz. Peygamber&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderilmesinden on sene sonrad\u0131r. \u015eu halde Ebu Talib, namaz\u0131n farz k\u0131l\u0131n\u0131\u015f\u0131na kavu\u015fmu\u015ftur. Her ne kadar Kad\u0131 \u0130y\u00e2z Z\u00fcrr\u00ee&#8217;den \u0130sra&#8217;n\u0131n peygamberin g\u00f6nderilmesinden be\u015f sene sonra oldu\u011funu nakletmi\u015f, Nevev\u00ee ve Kurtub\u00ee de bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tercih etmi\u015flerse de bu g\u00f6r\u00fc\u015f tenkid edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Fakat, Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin bu itiraz\u0131n\u0131 biz uygun g\u00f6rm\u00fcyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sra&#8217;da farz k\u0131l\u0131nan mutlak namaz de\u011fil, be\u015f vakit namazd\u0131r. Bundan dolay\u0131 ondan \u00f6nce M\u00fczzemmil S\u00fbresi tefsirinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere gece namaz\u0131n\u0131n farz olmas\u0131 gibi bir \u00f6\u011fle namaz\u0131n\u0131n da farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmez. Kald\u0131 ki, yukar\u0131da zikredilen rivayette \u00f6\u011fle namaz\u0131 denilmi\u015f, farz oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmemi\u015ftir. Hz. \u00d6mer&#8217;in m\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131 ilk olarak a\u00e7\u0131k\u00e7a k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 rivayet olunan namaz\u0131n da bu olmas\u0131 gerekir. Ancak bu \u00e2yetin inme sebebi olan olaydaki namaz \u00f6\u011fle namaz\u0131 olsa bile \u00e2yette de kasdedilen yaln\u0131z o namazd\u0131r demek do\u011fru olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2yet kay\u0131ts\u0131zd\u0131r. \u015eeriata uygun olan herhangi bir namaz\u0131 kapsar. Gerek farz ve gerek nafile herhangi bir namaz\u0131 yasaklamak, namazdan al\u0131koymak olmas\u0131 itibar\u0131yla bu azg\u0131nl\u0131k h\u00fckm\u00fcne dahildir. Ancak as\u0131l yasak, namaz\u0131n kendisinden dolay\u0131 de\u011fil de, namazla ilgili \u015fartlardan biri itibar\u0131yla olsa o vakit caiz olabilir. Mesela kerahet vaktinde veya gasbedilmi\u015f bir yerde namaz k\u0131lmay\u0131 yasaklamak bu h\u00fckme girmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131 yasaklamak, namaz\u0131n kendisinden de\u011fil, namaz\u0131n \u015fartlar\u0131ndan olan zaman ve yerden dolay\u0131d\u0131r. Bununla beraber baz\u0131lar\u0131 ihtiyatl\u0131 davranarak bu gibi durumlarda bile yasaktan sak\u0131nm\u0131\u015f ve yaln\u0131z do\u011fruyu a\u00e7\u0131klamakla yetinmi\u015flerdir. Nitekim rivayet ediliyor ki: &#8220;Hz. Ali (r.a.) namazg\u00e2hta Bayram namaz\u0131ndan \u00f6nce namaz k\u0131lan baz\u0131 kimseleri g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman Resulullah&#8217;\u0131 b\u00f6yle yaparken g\u00f6rmedim, demi\u015f.&#8221; \u00d6yle ise neden yasaklam\u0131yorsun denilmesine kar\u015f\u0131 da uyarmas\u0131 alt\u0131na girmekten korkar\u0131m. Di\u011fer bir rivayette de bir kulu namaz k\u0131larken yasaklamay\u0131 istemem, fakat onlara Resulullah&#8217;tan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc s\u00f6ylerim demi\u015ftir. Yine bu n\u00fckte iledir ki \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife (r.a.) Hazretleri, kendisine \u0130mam Ebu Yusuf: &#8220;Namaz k\u0131lan r\u00fcku&#8217;dan ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131rken &#8220;Rabbim beni ba\u011f\u0131\u015fla&#8221; der mi? diye sordu\u011fu zaman &#8220;Rabbimiz sana hamd olsun&#8221; der, diye cevap vermi\u015f, a\u00e7\u0131k\u00e7a &#8220;hay\u0131r demez!&#8221; dememi\u015ftir. Di\u011fer ibadetlerden al\u0131koymak da namazdan al\u0131koymaya k\u0131yas olunur. Bu konuda s\u00f6zl\u00fc yasaklama ile fiil\u00ee yasaklama ve tav\u0131rla yasaklama aras\u0131nda fark da yoktur. Bir insan\u0131 me\u015fgul ederek namazdan, ibadetten al\u0131koymak da bu h\u00fckme girer. O da Ebu Cehil davran\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>10. &#8220;G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221;. Yukar\u0131larda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere gerek bir mef&#8217;ule ge\u00e7i\u015fli (m\u00fcteadd\u00ee) olan g\u00f6rmek veya g\u00f6r\u00fc\u015f sahibi olmaktan, gerekse iki mef&#8217;ul\u00fcne ge\u00e7i\u015fli (m\u00fcteadd\u00ee) olan ilim m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? G\u00f6rd\u00fcn ha, baksana ha, bilesin ha, anlad\u0131n ha gibi dikkati \u00e7eken bir hitap ile ne dersin? G\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn, fikrin, bilgin ne ise bana haber ver! demek m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131l\u0131r bir sorudur ki, \u00e7o\u011funlukla maksat ger\u00e7ekten soru ve haber alma olmay\u0131p sorulan duruma dikkati \u00e7ekmekle bir k\u0131nama veya azarlama veya \u015fa\u015f\u0131rtma olur. Onun i\u00e7in biz de yerine g\u00f6re g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? Ne dersin? S\u00f6yle bakal\u0131m? Baksana ha diye terc\u00fcme edegeldik. Burada \u00fc\u00e7 vard\u0131r. Tefsir bilginleri bunlar\u0131n tefsirinde bir\u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015fler a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi; hepsinin de ayn\u0131 muhataba, yani \u00f6zel hitap ile Peygamber&#8217;e ve genel hitap ile insana y\u00f6nelik olmas\u0131 olabildi\u011fi gibi, iki taraf\u0131n aras\u0131nda bir muhakeme (yarg\u0131lama) veya bir hitabet \u00fcslubu ile sa\u011fa sola \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde hitap etmesi de olabilir ve daha m\u00e2n\u00e2l\u0131d\u0131r. Bu birincinin, \u00f6nce Hz. Peygamber&#8217;e hitap oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla da hitap \u015fan\u0131ndan olan herkese hitap olur. Bunda bir azg\u0131n\u0131 su\u00e7\u00fcst\u00fc halinde sak\u0131nd\u0131rarak g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? Baksana ha \u015funa, kendini zengin sayd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in nas\u0131l azg\u0131nl\u0131k ediyor? diye k\u00f6t\u00fcleyerek Peygamber&#8217;e ve dolay\u0131s\u0131yla insanl\u0131\u011fa bir g\u00f6sterme ve te\u015fhir etme vard\u0131r. Yani ey Muhammed! Yahut ey insan baksana! O engelleyen azg\u0131na, bir kulu namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda. Namaz k\u0131lan bir kulu \u00f6zellikle namaz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada engellemek ne b\u00fcy\u00fck c\u00fcr&#8217;et, ne b\u00fcy\u00fck azg\u0131nl\u0131kt\u0131r! \u0130\u015fte bu, o engellemeyi kendini zengin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnden dolay\u0131 yap\u0131yor. K\u0131r\u00e2etten (okumadan) bahs edilirken namaza ge\u00e7ilmesi onda k\u0131r\u00e2etin bir r\u00fck\u00fcn olmas\u0131 ve namaz\u0131n b\u00fct\u00fcn ibadetlere esas ve dinin dire\u011fi bulunmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Ve bu g\u00f6steriyor ki bu \u00e2yetlerin inmesi namaz\u0131n farz k\u0131l\u0131nmas\u0131ndan sonrad\u0131r. \u0130bn Atiyye&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re; burada namaz k\u0131lan bir \u00e2bid (ibadet eden) den maksat Resulullah, engel olan da Ebu Cehil oldu\u011funda tefsir bilginleri ihtilafa d\u00fc\u015fmemi\u015flerdir. Ahmed, M\u00fcslim, Nesa\u00ee ve daha ba\u015fka hadis\u00e7ilerin Ebu Hureyre&#8217;den rivayetlerinde: &#8220;Ebu Cehil, Resulullah namaz k\u0131larken g\u00f6r\u00fcrse muhakkak boynunu \u00e7i\u011fneyip y\u00fcz\u00fcn\u00fc s\u00fcrtece\u011fine dair Lat ve Uzza&#8217;ya yemin etmi\u015f, sonra da Resululah namaz k\u0131larken dedi\u011fini yapmak i\u00e7in varm\u0131\u015f, fakat birdenbire arkas\u0131na d\u00f6nm\u00fc\u015f elleriyle korunarak \u00e7ekilmi\u015f, &#8220;ne oldu sana?&#8221; denildi\u011finde, onunla benim aramda ate\u015ften bir hendek, bir korku ve bir tak\u0131m kanatlar var, demi\u015f. Resulullah da &#8220;Bana yakla\u015fsayd\u0131 melekler onu par\u00e7a par\u00e7a ederlerdi.&#8221; buyurmu\u015f. Allah Te\u00e2l\u00e2 da &#8216;dan s\u00fbrenin sonuna kadar indirmi\u015ftir. Tirmiz\u00ee&#8217;nin rivayetinde de peygamber (s.a.v.) namaz k\u0131larken Ebu Cehil, &#8220;Ben seni bundan al\u0131koymad\u0131m m\u0131?&#8221; diyerek varm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcmeyye b. Halef Selman&#8217;\u0131 namazdan al\u0131kordu diye Hasan&#8217;dan rivayet edilen haber sahih olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Selman&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131, hicretten sonra Medine&#8217;de oldu\u011funda ihtilaf yoktur. E\u011fer Selman&#8217;dan ba\u015fka Bilal ve di\u011ferleri gibi biri hakk\u0131nda olmu\u015f ise \u00e2yetin h\u00fckm\u00fc genel oldu\u011fu i\u00e7in onu ve benzerlerini de kapsayaca\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur. Ebu Hayy\u00e2n&#8217;\u0131n nakline g\u00f6re Tebriz\u00ee demi\u015f ki: &#8220;Burada namazdan maksat, \u00f6\u011fle namaz\u0131d\u0131r.&#8221; Denilmi\u015ftir ki bu, \u0130sl\u00e2m&#8217;da cemaatle k\u0131l\u0131nan ilk namazd\u0131r. Ebu Bekir, Ali ve ilk m\u00fcsl\u00fcmanlardan bir cemaat beraberdi. Bunlar, namaz k\u0131larlarken Ebu Talib, o\u011flu Caferle beraber u\u011fram\u0131\u015ft\u0131. Ona: &#8220;Haydi amcan\u0131n o\u011flunun yan\u0131nda sende k\u0131l dedi.&#8221; ve kendisi sevinerek gitti ve Ebu Talib \u015fu beyitleri s\u00f6yl\u00fcyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Ali ve Cafer benim g\u00fcvendiklerimdirler,<\/p>\n<p>Zaman\u0131n s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 ve \u015fiddeti esnas\u0131nda,<\/p>\n<p>Vallahi ben o peygamberi yard\u0131ms\u0131z b\u0131rakmam,<\/p>\n<p>Benim soyumdan olan da b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>B\u0131rakmay\u0131n, yard\u0131m edin o\u011fluna amucan\u0131z\u0131n,<\/p>\n<p>Amcalar\u0131n\u0131z aras\u0131ndan ana-baba bir karde\u015fimin.&#8221;<\/p>\n<p>Resulullah da bununla sevinmi\u015fti. Al\u00fbs\u00ee der ki: Bunun \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc namaz, hi\u00e7 ihtilafs\u0131z \u0130sra gecesinde farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130sra&#8217;n\u0131n hicretten bir sene \u00f6nce oldu\u011funda da \u0130bn\u00fc Hazm, icma oldu\u011funu iddia etmi\u015ftir. \u0130bn Faris de hicretten bir sene ve \u00fc\u00e7 ay \u00f6nce oldu\u011funu kesinlikle ifade etmi\u015ftir. Sudd\u00ee de bir sene ve be\u015f ay demi\u015ftir. Ebu Talib&#8217;in vefat\u0131 ise hicretten \u00fc\u00e7 sene kadar \u00f6ncedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun \u00f6l\u00fcm\u00fc Hz. Hatice&#8217;nin vefat\u0131ndan \u00fc\u00e7 veya be\u015f g\u00fcn \u00f6ncedir. Onun vefat\u0131 ise, Hz. Peygamber&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderilmesinden on sene sonrad\u0131r. \u015eu halde Ebu Talib, namaz\u0131n farz k\u0131l\u0131n\u0131\u015f\u0131na kavu\u015fmu\u015ftur. Her ne kadar Kad\u0131 \u0130y\u00e2z Z\u00fcrr\u00ee&#8217;den \u0130sra&#8217;n\u0131n peygamberin g\u00f6nderilmesinden be\u015f sene sonra oldu\u011funu nakletmi\u015f, Nevev\u00ee ve Kurtub\u00ee de bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tercih etmi\u015flerse de bu g\u00f6r\u00fc\u015f tenkid edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Fakat, Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin bu itiraz\u0131n\u0131 biz uygun g\u00f6rm\u00fcyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sra&#8217;da farz k\u0131l\u0131nan mutlak namaz de\u011fil, be\u015f vakit namazd\u0131r. Bundan dolay\u0131 ondan \u00f6nce M\u00fczzemmil S\u00fbresi tefsirinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere gece namaz\u0131n\u0131n farz olmas\u0131 gibi bir \u00f6\u011fle namaz\u0131n\u0131n da farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmez. Kald\u0131 ki, yukar\u0131da zikredilen rivayette \u00f6\u011fle namaz\u0131 denilmi\u015f, farz oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmemi\u015ftir. Hz. \u00d6mer&#8217;in m\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131 ilk olarak a\u00e7\u0131k\u00e7a k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 rivayet olunan namaz\u0131n da bu olmas\u0131 gerekir. Ancak bu \u00e2yetin inme sebebi olan olaydaki namaz \u00f6\u011fle namaz\u0131 olsa bile \u00e2yette de kasdedilen yaln\u0131z o namazd\u0131r demek do\u011fru olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2yet kay\u0131ts\u0131zd\u0131r. \u015eeriata uygun olan herhangi bir namaz\u0131 kapsar. Gerek farz ve gerek nafile herhangi bir namaz\u0131 yasaklamak, namazdan al\u0131koymak olmas\u0131 itibar\u0131yla bu azg\u0131nl\u0131k h\u00fckm\u00fcne dahildir. Ancak as\u0131l yasak, namaz\u0131n kendisinden dolay\u0131 de\u011fil de, namazla ilgili \u015fartlardan biri itibar\u0131yla olsa o vakit caiz olabilir. Mesela kerahet vaktinde veya gasbedilmi\u015f bir yerde namaz k\u0131lmay\u0131 yasaklamak bu h\u00fckme girmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131 yasaklamak, namaz\u0131n kendisinden de\u011fil, namaz\u0131n \u015fartlar\u0131ndan olan zaman ve yerden dolay\u0131d\u0131r. Bununla beraber baz\u0131lar\u0131 ihtiyatl\u0131 davranarak bu gibi durumlarda bile yasaktan sak\u0131nm\u0131\u015f ve yaln\u0131z do\u011fruyu a\u00e7\u0131klamakla yetinmi\u015flerdir. Nitekim rivayet ediliyor ki: &#8220;Hz. Ali (r.a.) namazg\u00e2hta Bayram namaz\u0131ndan \u00f6nce namaz k\u0131lan baz\u0131 kimseleri g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman Resulullah&#8217;\u0131 b\u00f6yle yaparken g\u00f6rmedim, demi\u015f.&#8221; \u00d6yle ise neden yasaklam\u0131yorsun denilmesine kar\u015f\u0131 da uyarmas\u0131 alt\u0131na girmekten korkar\u0131m. Di\u011fer bir rivayette de bir kulu namaz k\u0131larken yasaklamay\u0131 istemem, fakat onlara Resulullah&#8217;tan g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc s\u00f6ylerim demi\u015ftir. Yine bu n\u00fckte iledir ki \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife (r.a.) Hazretleri, kendisine \u0130mam Ebu Yusuf: &#8220;Namaz k\u0131lan r\u00fcku&#8217;dan ba\u015f\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131rken &#8220;Rabbim beni ba\u011f\u0131\u015fla&#8221; der mi? diye sordu\u011fu zaman &#8220;Rabbimiz sana hamd olsun&#8221; der, diye cevap vermi\u015f, a\u00e7\u0131k\u00e7a &#8220;hay\u0131r demez!&#8221; dememi\u015ftir. Di\u011fer ibadetlerden al\u0131koymak da namazdan al\u0131koymaya k\u0131yas olunur. Bu konuda s\u00f6zl\u00fc yasaklama ile fiil\u00ee yasaklama ve tav\u0131rla yasaklama aras\u0131nda fark da yoktur. Bir insan\u0131 me\u015fgul ederek namazdan, ibadetten al\u0131koymak da bu h\u00fckme girer. O da Ebu Cehil davran\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>11. Baksana. Yani bak, g\u00f6r, d\u00fc\u015f\u00fcn bil de haber ver, bakal\u0131m ne dersin? &#8220;Ya o kul do\u011fru yolda olur, yahut k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden sak\u0131nmay\u0131 emrederse&#8221;. Bu \u015fart c\u00fcmlesi oldu\u011fu i\u00e7in cevab\u0131 hazfedilmi\u015ftir. fiillerindeki gizli zamirler &#8220;abd=(kul)a da, yasaklayana da ait olabilir. Ve ona g\u00f6re hitab\u0131 da onun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131na y\u00f6nelik olur. Kula ait oldu\u011fu takdirde hitap, yasaklayana \u00e7evrilmekle telvin edilmi\u015f olur ki bu daha n\u00fcktelidir. M\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcnsene! Ey namaz k\u0131lan bir kulu al\u0131koyan azg\u0131n insan! E\u011fer o kul hidayet, do\u011fruluk, hak \u00fczere gitse yahut onunla beraber daha y\u00fckselerek di\u011ferlerine de takva ile, Allah&#8217;tan korkup fenal\u0131ktan sak\u0131nmakla emretse ne olur? Fena m\u0131 olur? Sen onu Allah&#8217;\u0131n iyi, k\u00f6t\u00fc her \u015feyi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilmez de senin yasa\u011f\u0131n\u0131 dinler mi san\u0131yorsun?&#8221; Zamir yasaklayana ait oldu\u011fu takdirde ise hitap, yine \u00f6nceki \u00fcsluba uygun olarak kula y\u00f6nelik olup m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: &#8220;Ey o okumakla emredilip de namaz k\u0131lan kul! Ey Muhammed! O namazdan al\u0131koyan bu azg\u0131n insan\u0131 g\u00f6rd\u00fcn ha, \u015fimdi \u015funu bir d\u00fc\u015f\u00fcn: E\u011fer \u00f6yle azg\u0131nl\u0131k etmeyip de hakk ve hidayet \u00fczere gitse, yahut namazdan al\u0131koyaca\u011f\u0131na Allah korkusu ile korunmay\u0131 emretse ne iyi olurdu. O h\u00e2l\u00e2 Allah&#8217;\u0131n g\u00f6r\u00fcyor oldu\u011funu bilmedi de\u011fil mi?<\/p>\n<p>12. Baksana. Yani bak, g\u00f6r, d\u00fc\u015f\u00fcn bil de haber ver, bakal\u0131m ne dersin? &#8220;Ya o kul do\u011fru yolda olur, yahut k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden sak\u0131nmay\u0131 emrederse&#8221;. Bu \u015fart c\u00fcmlesi oldu\u011fu i\u00e7in cevab\u0131 hazfedilmi\u015ftir. fiillerindeki gizli zamirler &#8220;abd=(kul)a da, yasaklayana da ait olabilir. Ve ona g\u00f6re hitab\u0131 da onun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131na y\u00f6nelik olur. Kula ait oldu\u011fu takdirde hitap, yasaklayana \u00e7evrilmekle telvin edilmi\u015f olur ki bu daha n\u00fcktelidir. M\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcnsene! Ey namaz k\u0131lan bir kulu al\u0131koyan azg\u0131n insan! E\u011fer o kul hidayet, do\u011fruluk, hak \u00fczere gitse yahut onunla beraber daha y\u00fckselerek di\u011ferlerine de takva ile, Allah&#8217;tan korkup fenal\u0131ktan sak\u0131nmakla emretse ne olur? Fena m\u0131 olur? Sen onu Allah&#8217;\u0131n iyi, k\u00f6t\u00fc her \u015feyi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilmez de senin yasa\u011f\u0131n\u0131 dinler mi san\u0131yorsun?&#8221; Zamir yasaklayana ait oldu\u011fu takdirde ise hitap, yine \u00f6nceki \u00fcsluba uygun olarak kula y\u00f6nelik olup m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: &#8220;Ey o okumakla emredilip de namaz k\u0131lan kul! Ey Muhammed! O namazdan al\u0131koyan bu azg\u0131n insan\u0131 g\u00f6rd\u00fcn ha, \u015fimdi \u015funu bir d\u00fc\u015f\u00fcn: E\u011fer \u00f6yle azg\u0131nl\u0131k etmeyip de hakk ve hidayet \u00fczere gitse, yahut namazdan al\u0131koyaca\u011f\u0131na Allah korkusu ile korunmay\u0131 emretse ne iyi olurdu. O h\u00e2l\u00e2 Allah&#8217;\u0131n g\u00f6r\u00fcyor oldu\u011funu bilmedi de\u011fil mi?<\/p>\n<p>13. &#8220;G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc?&#8221; Bunda da iki yorum ihtimali vard\u0131r ve peygambere hitap oldu\u011funa g\u00f6re \u015f\u00f6yle demek olur: &#8220;Baksana ha, yahut g\u00f6rd\u00fcn ha ey Muhammed! Sen do\u011fru oldu\u011fun, hakk\u0131 s\u00f6yledi\u011fin halde e\u011fer o namazdan al\u0131koyan azg\u0131n yalanl\u0131yor, inanm\u0131yor, ve (\u00f6yle yalanlamakla, imans\u0131zl\u0131kla) haktan y\u00fcz \u00e7eviriyor, tersine gidiyorsa iyi mi olur? (Namaz\u0131) yasaklayan azg\u0131na hitap oldu\u011funa g\u00f6re de \u015f\u00f6yle demek olur: &#8220;Baksana ha, ey o kulu namazdan al\u0131koyan azg\u0131n! E\u011fer o kul senin yasaklaman\u0131 dinleyip hakk\u0131 yalanlarsa, namaz k\u0131lmay\u0131p tersine hareket ederse iyi mi olur?<\/p>\n<p>14. Allah&#8217;\u0131n her \u015feyi mutlaka g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilmez mi? Sonra kendisine var\u0131lacak olan Allah mutlaka do\u011fruyu da, e\u011friyi de, iyiyi de, k\u00f6t\u00fcy\u00fc de hepsini g\u00f6r\u00fcr ve herkesin ameline g\u00f6re cezas\u0131n\u0131 verir. Bu zamiri de hitab\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131na ait olarak bir bak\u0131ma e bir bak\u0131ma da yasaklayana i\u015faret eder. Hitap, yasaklayana oldu\u011fu durumda zamir, e i\u015faret ederek istifham-\u0131 inkar\u00ee (olumsuz soru) olarak: O kul Allah&#8217;\u0131n her \u015feyi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilir. Senin yasaklaman\u0131 dinlemez ey azg\u0131n! demek olur. Hitap, peygambere oldu\u011fu durumda da zamir, yasaklayana i\u015faret edip istifham-\u0131 takdir\u00ee (cevab\u0131 ikrar ettirmek i\u00e7in soru sorma) olarak: &#8220;O azg\u0131n hala bilmedi mi? Hala bilmediyse bilsin ki Allah her iki takdirde de hepsini g\u00f6r\u00fcp duruyor ey Muhammed! demek olur. Ve ikisinde de o azg\u0131na tehdidi ifade eder. &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi iki \u015fart\u0131n ikisinde de cevab\u0131 yapmak caiz olsa bile s\u00f6z\u00fcn ba\u015flang\u0131\u00e7 c\u00fcmlesi olmas\u0131 daha uygundur.<\/p>\n<p>15 &#8220;Hay\u0131r&#8221; o azg\u0131n\u0131n durumunu reddetmek ve ondan sak\u0131nd\u0131rmak m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Yani ger\u00e7ek, onun zannetti\u011fi gibi de\u011fil, sak\u0131n yemin i\u00e7in haz\u0131rl\u0131k yapma i\u00e7indir. Yani uluhiyet \u015fan\u0131na yemin olsun, celalim hakk\u0131 i\u00e7in e\u011fer &#8220;O azg\u0131n vazge\u00e7mezse&#8221;, o kendini zengin g\u00f6rmekle azg\u0131nl\u0131ktan, o yasaklamadan vazge\u00e7ip ak\u0131llanmazsa &#8220;s\u00fcr\u00fckleriz&#8221;; tenvin, peki\u015ftirmek i\u00e7in olan hafifletilmi\u015f nundan (de\u011fi\u015ftirilerek) elde edilmi\u015ftir, demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc fiile tenvin biti\u015fmez.<\/p>\n<p>SEF&#8217; , \u015fiddetle tutup \u00e7ekmektir. Yani muhakkak yakalay\u0131p s\u00fcr\u00fckleyece\u011fiz elbet o nasiyeyi (per\u00e7emi) yahut per\u00e7emi ile.<\/p>\n<p>NAS\u0130YE; bilindi\u011fi gibi al\u0131ndaki sa\u00e7, per\u00e7em demektir. Onun bitti\u011fi al\u0131na, yani aln\u0131n \u00fcst\u00fcnde ba\u015f\u0131n \u00f6n taraf\u0131na da denilir. Burada maksat, ba\u015ftan ve dolay\u0131s\u0131yla \u015fah\u0131stan kinayedir. Onun i\u00e7in \u015fu bedel ile a\u00e7\u0131klan\u0131yor: Yalanc\u0131, cani bir nasiyeyi. Bu bedelin nekire (belirsiz) olarak getirilmesi, per\u00e7emi genelle\u015ftirerek benzerlerini de \u00e2yetin kapsam\u0131na almak i\u00e7indir. ile vasfedilmesi de hem belirsiz bir kelimenin marife (belirli) kelimeye bedel olmas\u0131n\u0131 d\u00fczeltmek, hem s\u00fcr\u00fcklenmenin sebebini a\u00e7\u0131klamak, hem de s\u00fcr\u00fcklenecek per\u00e7emden maksat, bizzat \u015fahs\u0131n kendisi oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Bununla beraber kinaye, ger\u00e7e\u011fin de kasdedilmesine engel olmaz.<\/p>\n<p>16. &#8220;Hay\u0131r&#8221; o azg\u0131n\u0131n durumunu reddetmek ve ondan sak\u0131nd\u0131rmak m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Yani ger\u00e7ek, onun zannetti\u011fi gibi de\u011fil, sak\u0131n yemin i\u00e7in haz\u0131rl\u0131k yapma i\u00e7indir. Yani uluhiyet \u015fan\u0131na yemin olsun, celalim hakk\u0131 i\u00e7in e\u011fer &#8220;O azg\u0131n vazge\u00e7mezse&#8221;, o kendini zengin g\u00f6rmekle azg\u0131nl\u0131ktan, o yasaklamadan vazge\u00e7ip ak\u0131llanmazsa &#8220;s\u00fcr\u00fckleriz&#8221;; tenvin, peki\u015ftirmek i\u00e7in olan hafifletilmi\u015f nundan (de\u011fi\u015ftirilerek) elde edilmi\u015ftir, demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc fiile tenvin biti\u015fmez.<\/p>\n<p>SEF&#8217; , \u015fiddetle tutup \u00e7ekmektir. Yani muhakkak yakalay\u0131p s\u00fcr\u00fckleyece\u011fiz elbet o nasiyeyi (per\u00e7emi) yahut per\u00e7emi ile.<\/p>\n<p>NAS\u0130YE; bilindi\u011fi gibi al\u0131ndaki sa\u00e7, per\u00e7em demektir. Onun bitti\u011fi al\u0131na, yani aln\u0131n \u00fcst\u00fcnde ba\u015f\u0131n \u00f6n taraf\u0131na da denilir. Burada maksat, ba\u015ftan ve dolay\u0131s\u0131yla \u015fah\u0131stan kinayedir. Onun i\u00e7in \u015fu bedel ile a\u00e7\u0131klan\u0131yor: Yalanc\u0131, cani bir nasiyeyi. Bu bedelin nekire (belirsiz) olarak getirilmesi, per\u00e7emi genelle\u015ftirerek benzerlerini de \u00e2yetin kapsam\u0131na almak i\u00e7indir. ile vasfedilmesi de hem belirsiz bir kelimenin marife (belirli) kelimeye bedel olmas\u0131n\u0131 d\u00fczeltmek, hem s\u00fcr\u00fcklenmenin sebebini a\u00e7\u0131klamak, hem de s\u00fcr\u00fcklenecek per\u00e7emden maksat, bizzat \u015fahs\u0131n kendisi oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Bununla beraber kinaye, ger\u00e7e\u011fin de kasdedilmesine engel olmaz.<\/p>\n<p>17. O vakit o, taraftarlar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rs\u0131n&#8221;.<\/p>\n<p>NAD\u0130 , halk\u0131n dan\u0131\u015fma v.s. gibi bir \u015fey i\u00e7in konu\u015fmak \u00fczere bir yere toplanmalar\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na nedve&#8217;den gelir. Nitekim \u0130sl\u00e2m&#8217;dan \u00f6nce Mekke&#8217;de Kurey\u015fin topland\u0131\u011f\u0131 parlamento binas\u0131na &#8220;Dar\u00fc&#8217;n-nedve&#8221; denilirdi. Nadi orada ve o gibi yerlerde toplanan heyettir ki e\u011flence meclisi, meclis, mahfel, kongre, parlamento terimleri gibidir. Yeni T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de bu gibi b\u00fcy\u00fck toplant\u0131lara eski bir terim ile kurultay denilmesi yayg\u0131n oldu\u011fu i\u00e7in &#8220;kurultay\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rs\u0131n&#8221; diye terc\u00fcme edilmesi zaman\u0131m\u0131z \u015fivesine daha uygun gelir. Tirmiz\u00ee&#8217;de rivayet olundu\u011fu \u00fczere Ebu Cehil, kurultayca \u00e7o\u011funlu\u011fun kendisinin oldu\u011funu s\u00f6yledi\u011finden dolay\u0131 da bu \u00e2yetle ona i\u015faret edilmi\u015f ve \u015fu cevapla kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>18. &#8220;Biz zebanileri \u00e7a\u011f\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221; ZEBAN\u0130, ZEBAN\u0130YE, azab meleklerine isim olmu\u015ftur. Demi\u015flerdir ki esas lugatte, \u015furta yani zab\u0131ta kuvveti demektir. Kelime olarak \u00e7o\u011fuldur. Baz\u0131lar\u0131, Abadid (da\u011f\u0131lan askerler, tepeler) ayn\u0131 kelimeden tekili yoktur, demi\u015fler. Baz\u0131lar\u0131 da tekili zibniyye, yahut zibnidir demi\u015fler ki itme m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen zebne nisbet demektir. Buna g\u00f6re \u00e7o\u011fulunda zebaniyye n\u0131n \u015feddeli k\u0131l\u0131nmas\u0131 ile olmas\u0131 gerekirse de hafifletilmi\u015f demektir. Bu zebanilerin \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lmalar\u0131ndan anla\u015f\u0131l\u0131r ki o yalanc\u0131 cinayet\u00e7i per\u00e7em Cehennem&#8217;e s\u00fcr\u00fcklenecektir.<\/p>\n<p>19. Sak\u0131n. Sak\u0131nd\u0131rma \u00fczerine sak\u0131nd\u0131rmad\u0131r. Ona itaat etme! \u00d6yle kendini zengin g\u00f6ren, yalanc\u0131, cinayetk\u00e2r, namazdan al\u0131koyar azg\u0131n\u0131 dinleme! Rabbine itaat etmekle okutmakta sebat eyle, ve secde et. Rabbinin emrine boyun e\u011fmekle oku ve secdeye devam et ve yakla\u015f. Secde ile, namaz ile ve yak\u0131nl\u0131\u011fa sebep olan di\u011fer ibadet ve kulluk ile kulluk ederek biz Rabbine yakla\u015f. \u00c7\u00fcnk\u00fc sahih hadiste belirtildi\u011fi \u00fczere &#8220;Kulun Rabb&#8217;ine en yak\u0131n olabilece\u011fi durum secde ederkendir.&#8221; Bir kudsi hadiste de &#8220;Kul bana nafile ibadetlerle devaml\u0131 yakla\u015f\u0131r. O derece ki nihayet ben onun i\u015fitti\u011fi kula\u011f\u0131, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6z\u00fc, duydu\u011fu kalbi olurum. Benimle i\u015fitir, benimle g\u00f6r\u00fcr, benimle duyor.&#8221; buyurulmu\u015ftur. Burada secdenin yukar\u0131daki namaz karinesi (ipucu) ile namaz m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 da ihtimal dahilinde ise de ger\u00e7ek m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere \u00f6zellikle kendi m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olmas\u0131 daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;yakla\u015f&#8221;, namaz ve insan\u0131 Allah&#8217;a yakla\u015ft\u0131ran di\u011fer ibadet \u00e7e\u015fitlerini kapsar. Secdenin ayr\u0131ca \u00f6zelle\u015ftirilmesi hadisi gere\u011fince \u00f6nemini a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc secde b\u00fct\u00fcn yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n esas\u0131 olan boyun e\u011fme ve teslimiyetin en m\u00fckemmel \u015feklidir. Buhari ve M\u00fcslim&#8217;de sabit oldu\u011fu \u00fczere Peygamber (s.a.v.) de ve bu s\u00fbrede tilavet secdesi yapm\u0131\u015ft\u0131r. Biz de okuyal\u0131m, Allahu ekber deyip secdeye kapanal\u0131m ve Allah&#8217;a yava\u015f yava\u015f yakla\u015fma\u011fa \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m. Nihayet en son d\u00f6n\u00fc\u015f O&#8217;nad\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>96-ALAK: S\u00fbresinin ba\u015f\u0131ndan e kadar be\u015f \u00e2yettir. Tam s\u00fbre itibar\u0131yla da Fatiha&#8217;d\u0131r. Fatiha bundan ve in ve in ba\u015f k\u0131s\u0131mlar\u0131ndan sonra inmekle beraber tam\u2026<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12172,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1042,1041,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1756","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-96-alak","tag-96-alak-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1756","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1756"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1756\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12172"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1756"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1756"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1756"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}