{"id":1764,"date":"2010-11-18T21:02:36","date_gmt":"2010-11-18T21:02:36","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1764"},"modified":"2010-11-18T21:02:36","modified_gmt":"2010-11-18T21:02:36","slug":"92-leyl-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/92-leyl-tefsiri\/","title":{"rendered":"92-LEYL SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>92-LEYL:<\/p>\n<p>&#8220;geceye yemin olsun&#8221;.<\/p>\n<p>Bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndaki yeminler, \u00f6nceki s\u00fbredeki yeminlerin bir \u00f6zeti olmakla beraber, s\u0131ralanmalar\u0131 itibar\u0131yla ayr\u0131ca dikkate de\u011ferdir. Orada nurdan karanl\u0131\u011fa ge\u00e7erek, yok olma ve soyulup \u00e7\u0131kar\u0131lma \u00e2leminden Allah&#8217;\u0131 ve nefsi tan\u0131maya giden yol g\u00f6sterilmi\u015f ve bedenin karanl\u0131klar\u0131nda kalanlara sonunda h\u00fcsran ve zarar ile Semud k\u0131ssas\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f idi. Burada ise yokluk karanl\u0131klar\u0131ndan var olup g\u00f6r\u00fcnme nuruna do\u011fru a\u00e7\u0131lmak, temizlenmek ve geli\u015fmek suretiyle beka billah (Allah&#8217;ta baki kalma\u011f)&#8217;a do\u011fru gidilecek ve sonunda r\u0131zaya erilecektir. O s\u00fbre bir korkutma ile son bulmu\u015ftu. Bu, korkutma ile ba\u015flay\u0131p m\u00fcjdeye do\u011fru gidecektir. \u00d6nceki s\u00fbre yok olma ve ceza hat\u0131rlatmas\u0131yla son buldu\u011fu i\u00e7in bu s\u00fbreye geceye yemin ile ba\u015flan\u0131p g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n erkek ve di\u015fi ile geli\u015fmesine ve \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ge\u00e7ilmesinde &#8220;Onun sonucundan korkmaz.&#8221;(\u015eems, 91\/15) hat\u0131rlatmas\u0131n\u0131n bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc de a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturmak vard\u0131r. Bir toplumun hatta b\u00fct\u00fcn \u00e2lemin helak ve yok olmas\u0131yla yarat\u0131c\u0131ya bir eksiklik, bir ziyan gelmez. Onun kudretine bir duraklama ar\u0131z olmaz. O, geceyi g\u00fcnd\u00fcz yapar ve diledi\u011fi gibi erke\u011fi di\u015fiyi yine yaratarak yarat\u0131l\u0131\u015fa bir geli\u015fme verir. Bu m\u00fcnasebetle karanl\u0131ktan \u0131\u015f\u0131\u011fa, korkutmadan m\u00fcjdelemeye do\u011fru gidilmek ve m\u00fcjde yolu g\u00f6sterilmek \u00fczere \u00f6nce geceye yemin edilmi\u015ftir ki, d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki ve i\u00e7imizdeki karanl\u0131klara i\u015farettir. Onun i\u00e7in geceye yap\u0131lan yemin \u015fu kay\u0131tla kay\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>B\u00fcr\u00fcrken veya b\u00fcr\u00fcyece\u011fi zaman, yani karanl\u0131\u011f\u0131yla G\u00fcne\u015fi veya g\u00fcnd\u00fcz\u00fc veya \u00f6rtebilece\u011fi her \u015feyi ile ufuklar\u0131 ve hatta gam ve s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131, &#8220;Sizleri geceleri \u00f6l\u00fc gibi uyutan odur.&#8221;(En&#8217;am, 6\/60) buyruldu\u011fu \u00fczere \u00f6l\u00fcm m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olan uyku ve gafleti ile g\u00f6zleri ve g\u00f6n\u00fclleri, b\u00fct\u00fcn \u015fuur ve nefisleri sar\u0131p b\u00fcr\u00fcyor, kapl\u0131yor oldu\u011fu \u015fu ana veya kaplayaca\u011f\u0131 gelece\u011fe; k\u0131sacas\u0131 \u015fu anda ve gelecekte insan\u0131 ayr\u0131l\u0131ktan birle\u015ftirmeye, \u00e7okluktan yaln\u0131zl\u0131\u011fa, g\u00f6r\u00fcnen \u00e2lemden yoklu\u011fa g\u00f6t\u00fcrmek \u00fczere h\u00fccum etti\u011fi veya edece\u011fi koyu \u015fiddetli zamana ki, tamamen istila etmi\u015f bulunursa &#8220;fen\u00e2-i k\u00fcll&#8221; (tam yokluk) i\u00e7inde g\u00f6m\u00fcl\u00fcp gitme has\u0131l olur.<\/p>\n<p>Bu yeminle \u00f6nceki s\u00fbredeki &#8220;Onu b\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc zaman geceye.&#8221;(\u015eems, 91\/3) \u00e2yetine i\u015faret edilmi\u015f olmakla beraber mef&#8217;ul (t\u00fcmlec)\u00fcn zikredilmesinde daha \u00e7ok bir genelleme ve a\u00e7\u0131klamay\u0131p m\u00fcphem b\u0131rakmak suretiyle bir korkuya d\u00fc\u015f\u00fcrme vard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla &#8220;leyl&#8221; kelimesinin ba\u015f\u0131nda bulunan l\u00e2m&#8217;\u0131 cins m\u00e2n\u00e2s\u0131na alarak gece cinsinin b\u00f6yle bir an\u0131na veya bu l\u00e2m\u0131 ahit m\u00e2n\u00e2s\u0131na alarak, hakiki ve mecazi b\u00fct\u00fcn m\u00e2n\u00e2s\u0131yla en deh\u015fetli gecelerin b\u00f6yle bir sald\u0131r\u0131 an\u0131na i\u015faret olabilir. vuku bulma m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade etmek ve muzari fiil, &#8220;\u015fimdiki&#8221; ve &#8220;gelecek zaman&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelme ihtimalini ta\u015f\u0131m\u0131\u015f olmak itibariyle bunun \u015fu anda veya gelecekte ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine de dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Bu izah \u015fekli ile bunda Semud&#8217;un helak olma s\u0131ras\u0131 gibi bir beldenin veya bir kavmin batt\u0131\u011f\u0131, bataca\u011f\u0131 s\u0131rada saran \u00f6fke ve elem eserlerini halin hikayesi \u015feklinde bir hat\u0131rlatma ve genel olarak uyku ve gaflet veya \u015fiddet ve s\u0131k\u0131nt\u0131 ve \u00f6zellikle Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderildi\u011fi s\u0131ralarda d\u00fcnyay\u0131 sarm\u0131\u015f bulunan cahiliye devri haline ve gelece\u011fe ait olmak \u00fczere de can \u00e7eki\u015fme haline veya k\u0131yamet koparken olacak korkun\u00e7 hallere i\u015faret dahi vard\u0131r. Bu kay\u0131t g\u00f6steriyor ki gece ile olaylar ve olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan \u015feylere, aslolan as\u0131l yoklu\u011fa de\u011fil, bilhassa sonradan ar\u0131z olan veya olacak olan fanilik halinde ge\u00e7ici yokluk karanl\u0131\u011f\u0131na yemin olunarak her \u015feyden \u00f6nce onun ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine dikkat nazarlar\u0131 \u00e7ekilmi\u015ftir ki bu an e\u015fyada &#8220;Yery\u00fcz\u00fcndekilerin hepsi fanidir. Celal ve ikram sahibi Rabbinin zat\u0131 bakidir.&#8221;(Rahm\u00e2n, 55\/26-27) ve &#8220;Onun zat\u0131ndan ba\u015fka her \u015fey yok olucudur.&#8221;(Kasas, 28\/88) \u00e2yetlerinin okundu\u011fu and\u0131r. Bunu okuyanlar fanilik h\u00fckm\u00fcnden ge\u00e7ip bakilik y\u00f6n\u00fcne giderler. Onlara o fanilik an\u0131ndan vahdet nuru ile bakilik \u00e2lemi tecelli eder. Bu \u015fekilde karanl\u0131ktan nura g\u00f6t\u00fcr\u00fclmek \u00fczere buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>2. Ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 vakit g\u00fcnd\u00fcze yemin olsun. \u00d6nceki s\u00fbrede g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn, g\u00fcne\u015fi ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 vakte yemin edilmi\u015fti. Bunda ise g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn kendi ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na yemin edimi\u015ftir. Bunda hak g\u00fcne\u015finin vahdetle ayd\u0131nlan\u0131p \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131na i\u015faret vad\u0131r. &#8220;b\u00fcr\u00fcr&#8221; ve &#8220;ortaya \u00e7\u0131kar&#8221; fiillerindeki zamirler g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte biri gecenin biri g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn yerini tutmakla beraber ger\u00e7ekte ikisi de y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yerini tutan zamirlerdir. \u00d6rtmek de ortaya \u00e7\u0131kmak da ona aittir. Bundan dolay\u0131 yemin y\u00fcce Allah&#8217;a d\u00f6nd\u00fcr\u00fclerek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>3. Ve erke\u011fi, di\u015fiyi yaratan o b\u00fcy\u00fck kudret sahibi yarat\u0131c\u0131ya, yahut &#8220;m\u00e2&#8221;n\u0131n mastar &#8220;m\u00e2&#8221;s\u0131 olmas\u0131na g\u00f6re, onun erke\u011fi ve di\u015fiyi yaratmas\u0131na yemin olsun.<\/p>\n<p>Bunda ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n tekten \u00e7o\u011fa do\u011fru ak\u0131\u015f\u0131na, \u00f6nceki s\u00fbrede d\u00fczg\u00fcn hale getirildi\u011fi belirtilen nefsin erkek ve di\u015fi t\u00fcrlerine ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131na, bu hitaplar\u0131n ikisini de kapsad\u0131\u011f\u0131na, yoklar\u0131 var eden ve \u00e7okluklar\u0131 birle\u015ftirerek bir nizama ve d\u00fczene koyan yarat\u0131c\u0131n\u0131n birli\u011fine ve hayatta aktivite ve kabiliyetle birle\u015fip bir araya gelme d\u00fczeninin \u00f6nemine dikat \u00e7ekme vard\u0131r. Bundan dolay\u0131 \u00e7al\u0131\u015fma ve amelde farkl\u0131l\u0131ktan sak\u0131nd\u0131rarak birlik ve d\u00fczene te\u015fvik i\u00e7in yeminin cevab\u0131nda buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>4. Sizin \u00e7al\u0131\u015fman\u0131z birbirinden farkl\u0131d\u0131r. Yani \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131z birbirini tutmaz \u015fekilde da\u011f\u0131n\u0131k, ayr\u0131 ve d\u00fczensizdir. Oysa hayat ve kurtulu\u015f, birlik nizam\u0131 i\u00e7inde yard\u0131mla\u015fma ve birle\u015fmeye ba\u011fl\u0131d\u0131r. Nitekim &#8220;Hepiniz toptan Allah&#8217;\u0131n ipine s\u0131ms\u0131k\u0131 sar\u0131l\u0131n, par\u00e7alan\u0131p ayr\u0131lmay\u0131n.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/103) buyurulmu\u015ftur. Yahut \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131z \u00e7ok farkl\u0131d\u0131r. Kimi iyi \u00e7al\u0131\u015f\u0131r kimi k\u00f6t\u00fc, kimi y\u00fcksek kimi a\u015fa\u011f\u0131, kimi imanl\u0131 kimi imans\u0131z.<\/p>\n<p>\u015eETT\u00c2, &#8220;\u015fetit&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fulu olup ayr\u0131 ayr\u0131, da\u011f\u0131n\u0131k, perakende ve peri\u015fan m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Tefsirciler burada bunu h\u00fck\u00fcmleri de\u011fi\u015fik, birbirinden uzak, kimi iman, itaat ve iyilikler gibi hay\u0131r ve hidayet; kimi k\u00fcf\u00fcr, isyan ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckler gibi \u015fer ve sap\u0131kl\u0131kt\u0131r me\u00e2linde tefsir etmi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc gayeleri, h\u00fck\u00fcmleri farkl\u0131 olan \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n neticesi ayr\u0131l\u0131k ve da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131kt\u0131r. Hayra ko\u015fan \u015ferre ko\u015fandan elbette ayr\u0131l\u0131r. Bu durumda m\u00e2n\u00e2 &#8220;M\u00fcmin olan fas\u0131k olan gibi olur mu? Bunlar e\u015fit olmazlar.&#8221;(Secde, 32\/18); &#8220;Yoksa k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri i\u015fleyip duranlar, kendilerini, inan\u0131p iyi amel i\u015fleyenler gibi mi yapaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 sand\u0131lar? Hayat ve \u00f6l\u00fcmleri onlarla bir olacak \u00f6yle mi? Ne k\u00f6t\u00fc h\u00fck\u00fcm veriyorlar.&#8221;(C\u00e2siye, 45\/21) \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na d\u00f6ner.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130htilaf edip duracaklar. Ancak Rabb&#8217;inin merhamet ettikleri hari\u00e7. Onun i\u00e7indir ki Allah onlar\u0131 yaratt\u0131.&#8221;(Hud, 11\/118-119) \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00f6re ayr\u0131lma ve birle\u015fme \u015feklinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek de m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bununla beraber as\u0131l maksad\u0131n, cahiliyye devrinde oldu\u011fu gibi da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131k ve ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n kendisinden sak\u0131nd\u0131rmak ve g\u00f6n\u00fcllerde tevhid fikri ile amellerde bir d\u00fczene ve intizama sevkedilmek olmas\u0131 daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Zira \u00e7al\u0131\u015fmada da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131k ve peri\u015fanl\u0131k, bir di\u011ferinin \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131 bozmas\u0131 itibar\u0131yla asl\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fmamaktan daha fena olan bo\u015funa bir yorgunluk ve sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>Bunun kayna\u011f\u0131 da nefislerde farkl\u0131 gayelere ko\u015fan heves ve arzular\u0131n de\u011fi\u015fikli\u011fiyle g\u00f6n\u00fcllerin k\u00fcf\u00fcr, \u015firk ve g\u00fcnah buhranlar\u0131 i\u00e7indeki peri\u015fanl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine hakk\u0131yla iman edememekten ileri gelen bu durum ise bireyin de, toplumun da peri\u015fanl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Nitekim bu m\u00e2n\u00e2 Hacc S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Kim Allah&#8217;a ortak ko\u015farsa onun durumu, y\u00fcksekten d\u00fc\u015f\u00fcp de kendisini ku\u015fun didikledi\u011fi veya r\u00fczgar\u0131n uzak bir yere s\u00fcr\u00fckledi\u011fi kimsenin durumu gibidir.&#8221;(Hacc, 22\/31) ve \u0130brahim S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Rabblerini ink\u00e2r edenlerin misali \u015f\u00f6yledir. \u0130\u015fledikleri amelleri bir k\u00fcle benzer. F\u0131rt\u0131nal\u0131 bir g\u00fcnde r\u00fczgar onu \u015fiddetle savurmaktad\u0131r. Kazand\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7bir \u015fey ellerine ge\u00e7mez. O uzak sap\u0131kl\u0131k i\u015fte budur.&#8221; (\u0130brahim, 14\/18) \u00e2yetleriyle a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bir sonraki \u00e2yette gelecek olan beyan, da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131d\u0131r denilmi\u015f ise de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi &#8220;Hepiniz toptan Allah&#8217;\u0131n ipine s\u0131ms\u0131k\u0131 sar\u0131l\u0131n, par\u00e7alan\u0131p ayr\u0131lmay\u0131n.&#8221;(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/103) m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczerine z\u0131dd\u0131n\u0131 yapmay\u0131 te\u015fvik ederek da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131ktan sak\u0131nd\u0131rmak i\u00e7in h\u00fck\u00fcmlerini a\u00e7\u0131klamak olmas\u0131 bizce daha uygundur.<\/p>\n<p>5. Fakat her kim vermi\u015f. Mal\u0131n\u0131n hakk\u0131 olan vergisini vermi\u015f, &#8220;Kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131ktan harcarlar.&#8221;(Bakara, 2\/3) ve benzeri infak \u00e2yetlerinde beyan olundu\u011fu ve az \u00f6nce Beled S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi gibi hay\u0131r yoluna \u00e7\u0131kan sarp yoku\u015fu a\u015fmak \u00fczere k\u00f6le azat etmek, darl\u0131k g\u00fcn\u00fcnde yoksullara yedirmek ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 d\u00fc\u015fmanlara kar\u015f\u0131 savunmak ve desteklemek gibi hay\u0131r yollar\u0131na sarf edip harcam\u0131\u015f ve korunmu\u015f, takva yolunu tutmu\u015f, Allah&#8217;tan korkup itaat yolunu tutarak kendini da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131ktan, fenal\u0131ktan, yasaklanm\u0131\u015f \u015feylerden sak\u0131nd\u0131rm\u0131\u015f. &#8220;Ufak tefek kusurlar d\u0131\u015f\u0131nda, b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahlardan ve fuh\u015fiyattan sak\u0131nanlar.&#8221; (Necm, 53\/32) vasf\u0131n\u0131 elde ederek m\u00fcttaki olmu\u015f, Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131na girmi\u015f<\/p>\n<p>6. ve en g\u00fczeli tasdik etmi\u015f ise. Hakikatte bir g\u00fczellik ve g\u00fczellerin en g\u00fczeli bulundu\u011funa inanm\u0131\u015f, iyiyi k\u00f6t\u00fcy\u00fc, fazileti rezilli\u011fi fark etmi\u015f, iyilik g\u00fczellik yapt\u0131k\u00e7a g\u00fczelliklerin en g\u00fczele do\u011fru gittik\u00e7e artaca\u011f\u0131na, iyilik yapanlara ilerisinin daha iyi olaca\u011f\u0131na inanm\u0131\u015f, inanarak ihsanda bulunanlar hakk\u0131nda iyimser olarak \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f. &#8220;\u0130yi i\u015f yapanlara daha g\u00fczeli, bir de daha fazlas\u0131 var. Y\u00fczlerine ne bir leke bula\u015f\u0131r, ne bir zillet. Cennet ehli i\u015fte bunlard\u0131r. Orada sonsuza kadar kalacaklard\u0131r.&#8221;(Yunus, 10\/26), &#8220;Kim \u00e7al\u0131\u015f\u0131r bir g\u00fczellik kazan\u0131rsa ona daha fazla bir g\u00fczellik veririz.&#8221;(\u015eura, 42\/23), &#8220;G\u00fczellik edenleri de daha g\u00fczeliyle m\u00fckafatland\u0131racakt\u0131r.&#8221;(Necm, 53\/31), &#8220;Allah g\u00fczel amel i\u015fleyenlerin ecrini zayi etmez.&#8221; (Tevbe, 9\/120), &#8220;\u0130yilik edenlerin ecrini daha da art\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221; (Bakara, 2\/58) ve &#8220;elbette kendilerine yapt\u0131klar\u0131n\u0131n daha g\u00fczelini veririz.&#8221; (Ankebut, 29\/7) gibi \u00e2yetlerle vaad ve beyan olundu\u011fu \u00fczere ihsan eden, Allah&#8217;\u0131 g\u00f6r\u00fcyor gibi sadakat ve samimiyetle g\u00fczellik yapanlara yapt\u0131klar\u0131 iyi i\u015flerin ilerde art\u0131r\u0131larak daha g\u00fczeliyle kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131, daha fazlas\u0131yla ecir ve m\u00fckafat\u0131 verilece\u011fini, sonunda en g\u00fczel ak\u0131bete, g\u00fczel bir son ile sonraki hayatta cennet ve cemale erdirilece\u011fini, k\u0131saca ihsan ve takva sahipleri hakk\u0131nda d\u00fcnyan\u0131n sonu ahiretin daha g\u00fczel olaca\u011f\u0131n\u0131 tasdik etmi\u015f, bu vaadin, bu en g\u00fczel hasletin, bu en g\u00fczel kelimenin, bu daha g\u00fczel m\u00fck\u00e2fat\u0131n bu en g\u00fczel sonun do\u011frulu\u011funa inanm\u0131\u015f, bunu kendisine inan\u00e7 ve huy edinmi\u015f ise&#8230;<\/p>\n<p>H\u00dcSN\u00c2, bilindi\u011fi gibi daha \u00f6nce ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;ahsen&#8221; \u00fcst\u00fcnl\u00fck s\u0131fat\u0131n\u0131n m\u00fcennesi, &#8220;daha g\u00fczel&#8221; veya &#8220;en g\u00fczel&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na s\u0131fat oldu\u011fu halde, niteli\u011fi isim zikredilmemi\u015f ve b\u00f6ylece isim olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Burada &#8220;haslet-i h\u00fcsna&#8221; en g\u00fczel haslet; iman ve ihsan hasleti, veya &#8220;Kelime-i h\u00fcsna&#8221;, en g\u00fczel kelime: Kelime-i tevhid, yahut bir hakk\u0131 g\u00f6steren kelime, ahsen-i kavil yani en g\u00fczel s\u00f6z olan tevhid kelimesi, Kur&#8217;\u00e2n; h\u00fcsn\u00e2 (en g\u00fczel) \u00e2yetleri \u00f6ncelikle dahil olur. Veya -Millet-i h\u00fcsna: en g\u00fczel din ve millet, islam milleti, veya Mesube-i h\u00fcsna: daha g\u00fczel kar\u015f\u0131l\u0131k, yahut en g\u00fczel sevap ve m\u00fckafat, cennet diye birka\u00e7 \u015fekilde tefsir edilmi\u015ftir. Hepsinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 bir demek ise de \u00e2yetlerin ak\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re en a\u00e7\u0131k ve en faydal\u0131 olan m\u00e2n\u00e2, ihsan eden, Allah i\u00e7in g\u00fczellik yapan ihsan sahiplerine ilerde daha g\u00fczeliyle kar\u015f\u0131l\u0131k, sonunda en g\u00fczel sevap ve m\u00fckafat kavram\u0131yla mesube-i h\u00fcsna (cennet) veya ak\u0131bet-i h\u00fcsna (en g\u00fczel son) m\u00e2n\u00e2s\u0131 veya bunu vaad eden h\u00fcsna \u00e2yetleridir. En g\u00fczeli tasdik etmek, h\u00fcsna \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere ihsana daha g\u00fczeli ve fazlas\u0131yla veya en g\u00fczel sevap ve ak\u0131bet ile m\u00fckafat olunaca\u011f\u0131na iman ve iman\u0131n\u0131 fiilen sadakat ile isbat m\u00e2n\u00e2s\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnmek amel\u00ee bak\u0131mdan daha faydal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Mal\u0131ndan vermek ve takval\u0131 olmak gibi ihsana kar\u015f\u0131l\u0131k en g\u00fczeli tasdik eden, onun do\u011frulu\u011funa inanarak sadakat g\u00f6steren kimse ku\u015fkusuz g\u00fcc\u00fc yetti\u011fi kadar hilesiz hurdas\u0131z ihsan yapma\u011fa ve o en g\u00fczeli ger\u00e7ekle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. B\u00f6yle kimse, d\u00fcnyan\u0131n sonu \u00f6n\u00fcnden, ahiretin d\u00fcnyadan daha g\u00fczel olaca\u011f\u0131 iman\u0131yla iyimser olur. Fakat herkes hakk\u0131nda ve mutlak olarak de\u011fil, ihsan \u015fart\u0131yla ihsan sahipleri hakk\u0131nda iyimser olur. Fazileti rezilli\u011fi, iyiyi k\u00f6t\u00fcy\u00fc birbirinden ay\u0131r\u0131r. Faziletin \u00f6n\u00fc zor, ac\u0131 olsa da sonu pek g\u00fczel, mutluluk oldu\u011funa; rezilli\u011fin \u00f6n\u00fc rahat ve lezzet olsa da sonu pek k\u00f6t\u00fc, mutsuzluk oldu\u011funa inanarak fazilet yolunda mal ve bedeniyle \u00e7al\u0131\u015f\u0131p zorluklar\u0131 a\u015fmaktan; rezilliklerin lezzetini elem bilip sebeplerinden korunmaktan ho\u015flan\u0131r. \u0130yilik hakk\u0131nda iyimser oldu\u011fu kadar da k\u00f6t\u00fcl\u00fck hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fcmser olur. B\u00f6yle bir kimse ihsandan haz ve zevk duyaca\u011f\u0131 i\u00e7in mal\u0131ndan vermeyi ve Allah&#8217;\u0131n emirlerini tutup yasaklar\u0131ndan ka\u00e7may\u0131 huzur ve g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131 ile seve seve yapar. Hayra sarfetti\u011fi mal ve gayrete ac\u0131maz ve fenal\u0131ktan korunmak i\u00e7in s\u0131k\u0131nt\u0131lara katlanmaktan, fedakarl\u0131k etmekten y\u0131lmaz. &#8220;Kim nefsinin h\u0131rs\u0131ndan korunursa, i\u015fte felah bulanlar onlard\u0131r.&#8221; (Ha\u015fr, 59\/9) der.<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde &#8220;en g\u00fczel&#8221;e iman, var olma s\u0131ras\u0131na g\u00f6re mal\u0131n\u0131 vermek ve takval\u0131 davranmaktan daha \u00f6ncedir. O fazilet ve ihsan, o tasdikin neticesi olarak tasdikten sonra olur. B\u00f6yle iken mal\u0131n\u0131 vermek ve takval\u0131 davranman\u0131n daha \u00f6nce zikredilmesinde iki n\u00fckte vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, tasdikten maksat yaln\u0131z i\u00e7inden teorik ve s\u00f6zl\u00fc olarak de\u011fil, pratik olarak da tasdik oldu\u011funa, yani soyut bir \u015fekilde &#8220;do\u011frudur&#8221; demek de\u011fil, fiilen samimiyetle yap\u0131lmas\u0131 da istenen ve bizzat mal\u0131n\u0131 verme ve takval\u0131 olman\u0131n, ihsana ba\u011fl\u0131 olarak yap\u0131lacak bir \u015fey de\u011fil ilk evvel yap\u0131lmas\u0131 gereken birer istenen as\u0131l oldu\u011funa, bununla beraber iman olmay\u0131nca da ger\u00e7ekte h\u00fck\u00fcmleri olmayaca\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekmedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc en g\u00fczelin fiilen tasdiki, mal\u0131n\u0131 Allah i\u00e7in vermenin ve Allah&#8217;tan korkman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131yla olur. Yani uygulamada hi\u00e7 eseri g\u00f6r\u00fcnmeyen tasdike, burada biraz sonra zikredilecek olan kolayl\u0131k vaadi gerekmez.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, netice sebepten; bedel bedel oldu\u011fu \u015feyden; \u00fccret ve m\u00fckafata hak kazanmak, vazife ve amelden sonra oldu\u011fu ve h\u00fcsna (en g\u00fczel), ihsan\u0131n gerektirdi\u011fi bir gaye oldu\u011fu i\u00e7in, ger\u00e7ekle\u015fme hususunda mal\u0131n\u0131 vermek ve takval\u0131 olmaktan sonrad\u0131r. Tasdikin sona b\u0131rak\u0131lmas\u0131 da h\u00fcsna ile ilgisi nedeniyle olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>7. B\u00f6yle her kim Allah i\u00e7in mal\u0131n\u0131 harcam\u0131\u015f, takva sahibi olmu\u015f ve en g\u00fczel olan\u0131 tasdik etmi\u015f ise, biz onu en kolaya muvaffak k\u0131laca\u011f\u0131z. En kolay yola, yani en \u00e7ok kolayl\u0131k ve rahata erdiren &#8220;Kolay bir hesap ile hesaba \u00e7ekilir ve sevinerek ehline d\u00f6ner.&#8221;(\u0130n\u015fikak, 84\/8-9) m\u00e2n\u00e2s\u0131nca kolay hesap ile cennete girmek gibi refah ve mutluluk yolu olan hay\u0131r yoluna haz\u0131rlayaca\u011f\u0131z, kolayl\u0131klara muvaffak k\u0131laca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>Beled S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere ba\u015fkalar\u0131 i\u00e7in a\u015f\u0131lmas\u0131 zor sarp bir yoku\u015f olan hay\u0131r yolu onun i\u00e7in en kolay yol olacak, o bu zorluklar\u0131 kolayl\u0131kla a\u015facak, hay\u0131rl\u0131 i\u015fler yapmaya kolayl\u0131kla mavaffak olup rahat ve mutlulu\u011fa erecektir.<\/p>\n<p>Tefsirciler der ki: Bu &#8216;daki &#8220;teysir&#8221;, haz\u0131rlamak, haz\u0131r etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Zira, &#8220;gemini ve eyerini vurup ata binmek i\u00e7in haz\u0131rlad\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na denilir. Buradaki haz\u0131rlama da bu m\u00e2n\u00e2da istiaredir. En g\u00fczel olan\u0131 hakk\u0131yla tasdik eden, ihsan\u0131n neticesi hakk\u0131nda iyimser olan kimse Allah yolunda harcamak ve ondan korkmak suretiyle hay\u0131r ve g\u00fczel \u015feyleri ne kadar zor olsa bile seve seve, a\u015fkla ve at\u0131larak yapaca\u011f\u0131ndan zorlukla de\u011fil, kolayl\u0131kla, zevkle ve ho\u015flanarak yapar. Dolay\u0131s\u0131yla o en g\u00fczele kolayl\u0131kla ererek mutlulu\u011fa kavu\u015fur ve ayn\u0131 zamanda bu harcama ve takva ona, gittik\u00e7e o mutluluk yolunu kolayla\u015ft\u0131r\u0131r. Sebep ve yollar\u0131n\u0131 \u00e7o\u011faltarak maksada ula\u015fmay\u0131 kolayla\u015ft\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>8. Fakat cimrilik etmi\u015f mal\u0131n\u0131 k\u0131skan\u0131p da vergi vermekten ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015f ve kendisini art\u0131k ihtiyac\u0131 yok sanm\u0131\u015f, yani kendini doyuma ermi\u015f, en g\u00fczel sonucu bulmu\u015f, ilerisi i\u00e7in hi\u00e7bir ihtiyac\u0131 kalmam\u0131\u015f, art\u0131k korunmayla ili\u015fi\u011fi yok ve zengin sayarak haline, tekli\u011fine saplanm\u0131\u015f, gelece\u011fini hesaba almay\u0131p mal\u0131yla, d\u00fcnya lezzetleriyle ahiret nimetlerine ihtiyac\u0131 kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 zannetmi\u015f<\/p>\n<p>9. ve en g\u00fczeli yalanlam\u0131\u015f, daha g\u00fczele veya en g\u00fczele inanmam\u0131\u015f, cennet nimetleriyle ihsan sahibi ki\u015fileri bekleyen ak\u0131betin daha g\u00fczel olaca\u011f\u0131 hakikatine &#8220;yalan&#8221; demi\u015f, k\u0131sacas\u0131 g\u00fcn g\u00fcnden daha k\u00f6t\u00fcd\u00fcr ihsan\u0131n, korunman\u0131n faydas\u0131 yoktur diyerek sonu\u00e7 hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fcmser olmu\u015f ise<\/p>\n<p>10. onu da en zor olana haz\u0131rlayaca\u011f\u0131z, ate\u015fe girmek gibi en zor ve en g\u00fc\u00e7 ak\u0131bete g\u00f6t\u00fcren yola haz\u0131r k\u0131laca\u011f\u0131z, onu en zor ak\u0131bete haz\u0131rlayaca\u011f\u0131z. O zorlu\u011fu yenemeyecek, zorluklar onun tepesine binecektir.<\/p>\n<p>11. \u00c7ukura yuvarland\u0131\u011f\u0131 yahut helak oldu\u011fu vakit onu mal\u0131 kurtaramayacakt\u0131r. K\u0131y\u0131p veremiyerek biriktirdi\u011fi ve onunla zengin olmak, hi\u00e7bir \u015feye ihtiya\u00e7 hissetmemek istedi\u011fi mal, onu kabre yuvarlanmaktan, helak olarak a\u015fa\u011f\u0131lar\u0131n a\u015fa\u011f\u0131s\u0131na gitmekten kurtaracak de\u011fil, aksine azap ve zarar\u0131n\u0131 art\u0131racakt\u0131r.<\/p>\n<p>TEREDD\u00c2, yok olmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;reda&#8221; k\u00f6k\u00fcnden, yahut yuvarlanmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;teredd\u00fct&#8221;dendir. \u0130kinci \u015fekilde asl\u0131 &#8220;tereddede&#8221; olup &#8220;do\u011fan, konmak i\u00e7in s\u00fcz\u00fcld\u00fc&#8221;(Geni\u015f bilgi i\u00e7in \u015eems, 91\/10. \u00e2yetin tefsirine bkz.) kelimeside oldu\u011fu gibi y\u00e2&#8217;ya \u00e7evrilmi\u015ftir. Nitekim &#8220;m\u00fctereddiye&#8221; (d\u00fc\u015fen) kelimesi bundand\u0131r.<\/p>\n<p>12. &#8220;Do\u011fru yolu g\u00f6stermek bize aittir.&#8221; Bu, yukar\u0131da yap\u0131lan beyanlar\u0131 a\u00e7\u0131klayarak vaaz ve ir\u015fat i\u00e7in yeni bir s\u00f6ze ba\u015flamakt\u0131r. Yani, haberiniz olsun ki her halde hidayet etmek ve yol g\u00f6stermek bize atittir. Kurtulu\u015fa g\u00f6t\u00fcren do\u011fru yolu g\u00f6stermek, hakk\u0131 ve do\u011fruyu a\u00e7\u0131klamak, peygamber g\u00f6ndermek, kitap indirmek, sizin d\u0131\u015f\u0131n\u0131zda deliller ortaya dikmek, i\u00e7inizde kalplere iyiyi k\u00f6t\u00fcy\u00fc ilham etmek Rab&#8217;l\u0131\u011fa yak\u0131\u015f\u0131r bir i\u015ftir. Allah&#8217;\u0131n hidayeti olmay\u0131nca siz kendili\u011finizden onu yapamazs\u0131n\u0131z, ona g\u00f6re hidayeti kabul ettirip de hak ve hay\u0131r yoluna girmek de sizin dilemenize b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir durumdur.<\/p>\n<p>13. Ku\u015fku yok ki, son da bizimdir, ilk de. Ba\u015fta ve sonda m\u00fclk bizim, tasarruf hakk\u0131 bizimdir. Kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kacak veya kar\u0131\u015facak ba\u015fka bir malik yoktur. O halde ne ahirette, ne de d\u00fcnyada Allah&#8217;tan ba\u015fka h\u00fckm\u00fc ve iste\u011fi ge\u00e7erli olacak bir ba\u015fvuru yeri bulman\u0131za ve onun hidayetine ihtiyac\u0131m\u0131z yok deyip de kendinizi kurtarman\u0131za imkan yoktur. O ne derse \u00f6yle olacakt\u0131r. Hidayet onun hidayeti, as\u0131l irade onun iradesi, h\u00fck\u00fcm onun h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Onun iradesi, hidayeti, h\u00fckm\u00fc aksine hareket etmek isteyen arzular\u0131n\u0131z, dilekleriniz, h\u00fck\u00fcmleriniz hep sap\u0131kl\u0131kt\u0131r. Onun, sizin dilemenize b\u0131rakarak g\u00f6sterdi\u011fi hidayeti kabul etmeyip aksine gitmek istedi\u011finiz takdirde zarar edecek olan o de\u011fil, ancak sizsinizdir.<\/p>\n<p>14. \u0130\u015fte size bir uyar\u0131 yapt\u0131m, bir ate\u015f haber verdim ki alevlendik\u00e7e alavlenir, k\u00f6p\u00fcrd\u00fck\u00e7e k\u00f6p\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>TELEZZ\u00c2, muzari (geni\u015f zamanl\u0131) m\u00fcennes bir fiil olup asl\u0131 &#8220;tetelezz\u00e2&#8221;d\u0131r. M\u00e2zi (ge\u00e7mi\u015f zaman) olsa idi, ate\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen n\u00e2r kelimesi m\u00fcennes oldu\u011fu i\u00e7in denilmesi gerekirdi.<\/p>\n<p>15. Bir ate\u015f ki, ona ancak en az\u0131l\u0131, en bedbaht olan yaslan\u0131r.<\/p>\n<p>E\u015eK\u00c2&#8217;dan maksat k\u00e2fir oldu\u011fu anlat\u0131lmak i\u00e7in \u015fununla tefsir edilip a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>16. O ki yalanlam\u0131\u015f Hak hidayetine yalan demi\u015f ve y\u00fcz \u00e7evirmi\u015ftir. Do\u011fruya yalan demi\u015f, iltifat etmemi\u015ftir ki i\u015fte bu k\u00e2firdir. \u0130l\u00e2h\u00ee takdire g\u00f6re en mutsuz, en bedbahtt\u0131r. O ate\u015fe yaslan\u0131p kalacakt\u0131r. Yalanlamaks\u0131z\u0131n y\u00fcz \u00e7eviren fas\u0131k ise en bedbaht de\u011fil, sadece bedbahtt\u0131r. O ate\u015fe girerse de yaslan\u0131p kalmaz.<\/p>\n<p>17. O en takval\u0131 olan, yani hem k\u00fcf\u00fcrden hem g\u00fcnahtan korunan en m\u00fcttaki ise, o ate\u015ften uzakla\u015ft\u0131k\u00e7a uzakla\u015ft\u0131r\u0131lacak, \u00e7ok uzakla\u015ft\u0131r\u0131lacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, ona yaslan\u0131p kalmak \u015f\u00f6yle dursun, asla girmeyecek, \u00fczerinden kolayl\u0131kla ge\u00e7ip cennete gidecektir.<\/p>\n<p>18. O en takval\u0131 ki\u015fi ki mal\u0131n\u0131 verir, temizlenir, feyiz al\u0131r, kurtulu\u015fa erer. Yahut hal c\u00fcmlesi oldu\u011funa g\u00f6re, temizlenmek \u00fczere, yani Allah kat\u0131nda temizlenip artmak \u00fczere mal\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>19. Ve onda ba\u015fka bir kimsenin bir nimeti yoktur ki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131, m\u00fckafat\u0131 verilecek olsun, yani hi\u00e7 kimseye bor\u00e7lu ve minnet alt\u0131nda kalm\u0131\u015f de\u011fildir ki verirken ona kar\u015f\u0131l\u0131k olarak versin. Yahut herhangi bir kimseye verdi\u011fi vergiyi ondan bir kar\u015f\u0131l\u0131k, bir m\u00fckafat bekliyerek vermez.<\/p>\n<p>20. Ancak y\u00fcce Rabbinin r\u0131zas\u0131n\u0131 aramak i\u00e7in verir, i\u015fin bu y\u00f6n\u00fcn\u00fc g\u00f6zetir. Onu bulacak m\u0131? denirse:<\/p>\n<p>21. Yemin olsun ki, o muhakkak ho\u015fnut olacakt\u0131r. kelimesinin ba\u015f\u0131ndaki yemin veya ba\u015flang\u0131\u00e7 i\u00e7in; olay\u0131n gelecekte ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini bildirmek i\u00e7indir. &#8220;ho\u015fnut olacak&#8221; fiilinin fail zamiri, &#8220;takval\u0131 ki\u015fi&#8221;yi de &#8220;Rabb&#8221;i de g\u00f6sterebilir. \u00c7oklar\u0131 bu zamirin &#8220;takval\u0131 ki\u015fi&#8221;nin yerini tuttu\u011funu daha a\u00e7\u0131k g\u00f6rm\u00fc\u015fler, &#8220;o takval\u0131 ki\u015fi Rabb&#8217;inden ho\u015fnut olacak&#8221; demi\u015flerdir ki, Rabb&#8217;inin arad\u0131\u011f\u0131 r\u0131zas\u0131n\u0131 bulup raz\u0131 oluncaya kadar nimet ve ihsan\u0131na erecektir demek olur. \u0130mam Raz\u00ee, bu zamirin &#8220;Rab&#8221; kelimesinin yerini tutmas\u0131n\u0131n daha yak\u0131n ve daha beli\u011f oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc kul i\u00e7in y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131n kulun kendi r\u0131zas\u0131ndan daha m\u00fckemmel oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir ki, Rabb&#8217;i de ondan raz\u0131 olacak, r\u0131zas\u0131na erdirip onu raz\u0131 etti\u011fi kullar\u0131ndan k\u0131lacakt\u0131r. Y\u00fcce Rabb&#8217;inin r\u0131zas\u0131n\u0131 arayan o en takval\u0131 kul da daha \u00f6nce Rabb&#8217;inden raz\u0131 oldu\u011fu gibi arad\u0131\u011f\u0131 r\u0131zaya erip ayn\u0131 zamanda kendisinden de raz\u0131 olunan bir kul olarak vasf\u0131 ger\u00e7ekle\u015fecektir demek olur. &#8220;Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131 hepsinden b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u0130\u015fte as\u0131l b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015f da budur.&#8221; (Tevbe, 9\/72)<\/p>\n<p>Hakim, sahih diye Amir b. Abdillah b. Z\u00fcbeyr&#8217;den, babas\u0131ndan rivayet etmi\u015f, demi\u015ftir ki: Ebu Kuhafe, o\u011flu Hz. Ebubekir&#8217;e: G\u00f6r\u00fcyorum ki, birtak\u0131m zay\u0131f k\u00f6leleri azat edip duruyorsun. Madem ki bunu yapt\u0131n, bari kuvvet olacak ve \u00f6n\u00fcnde duracak birtak\u0131m yi\u011fit adamlar azat etseydin.&#8221; demi\u015fti. O da: Babac\u0131\u011f\u0131m, &#8220;Ben ancak murat etti\u011fimi istiyorum.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine &#8220;Mal\u0131n\u0131 Allah yolunda verip takva yolunu tutana gelince&#8230;&#8221; \u00e2yetinden &#8220;Onda hi\u00e7 kimsenin, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 verilecek bir nimeti yoktur.&#8221; \u00e2yetine kadar olan \u00e2yetler indi.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Cerir der ki: Hakk\u0131nda eser bulunanlar\u0131n en sahihi \u015fudur: Demi\u015flerdir ki: Bu Ebubekir (r.a.) azat ettiklerini azat etmesi sebebiyle onun hakk\u0131nda indi. Bana Muhammed b. \u0130brahim Enmati anlatt\u0131. Ona da Harun b. Maruf, Bi\u015fr b. Seri, Mus&#8217;ab b. Sabit ve Amir b. Abdillah kanal\u0131yla gelmi\u015f. Amir demi\u015f ki: Bana babam\u0131n anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, \u00e2yeti Hz. Ebubekir es-S\u0131dd\u0131k hakk\u0131nda indi.<\/p>\n<p>Bana Abdu&#8217;l-A&#8217;l\u00e2 anlatt\u0131. Ona da Ma&#8217;mer&#8217;den rivayet ederek Sevr anlatm\u0131\u015f. Ma&#8217;mer demi\u015f ki: Bana Sa\u00eed, Katade&#8217;den naklederek \u015f\u00f6yle haber verdi: \u00e2yeti Ebubekir es-S\u0131dd\u0131k (r.a.) hakk\u0131nda indi. Baz\u0131 insanlar\u0131 kendilerinden ne bir kar\u015f\u0131l\u0131k ne de te\u015fekk\u00fcr beklemeden azat etmi\u015fti. Bunlar alt\u0131 yahut yedi ki\u015fi kadar idi ki Bilal ve Amir b. F\u00fcheyre bunlardand\u0131.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Ebi Hatim, Ebu&#8217;\u015f-\u015eeyh ve \u0130bn Asakir \u0130bn\u00fc Mes&#8217;ud&#8217;un \u015f\u00f6yle rivayet etti\u011fini tesbit etmi\u015flerdir: Hz. Ebubekir Bilal&#8217;i, \u00dcmeyy b. Halef&#8217;ten bir h\u0131rka ile d\u00f6rty\u00fcz dirheme sat\u0131n al\u0131p azat etti. Y\u00fcce Allah da \u00e2yetlerini indirdi. Allah onlardan, onlar da Allah&#8217;tan raz\u0131 oldu.<\/p>\n<p>\u015eimdi bu s\u00fbreyi de Duha, \u0130n\u015firah ve Tin s\u00fbreleri takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>92-LEYL: &#8220;geceye yemin olsun&#8221;. Bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndaki yeminler, \u00f6nceki s\u00fbredeki yeminlerin bir \u00f6zeti olmakla beraber, s\u0131ralanmalar\u0131 itibar\u0131yla ayr\u0131ca dikkate de\u011ferdir. Orada nurdan karanl\u0131\u011fa ge\u00e7erek, yok olma ve soyulup \u00e7\u0131kar\u0131lma \u00e2leminden Allah&#8217;\u0131 ve nefsi tan\u0131maya giden yol g\u00f6sterilmi\u015f ve bedenin karanl\u0131klar\u0131nda kalanlara sonunda h\u00fcsran ve zarar ile Semud k\u0131ssas\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f idi. Burada ise yokluk karanl\u0131klar\u0131ndan var &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12168,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1050,1049,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1764","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-92-leyl","tag-92-leyl-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1764","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1764"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1764\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12168"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1764"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1764"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1764"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}