{"id":1772,"date":"2010-11-18T21:05:15","date_gmt":"2010-11-18T21:05:15","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1772"},"modified":"2010-11-18T21:05:15","modified_gmt":"2010-11-18T21:05:15","slug":"88-gasiye-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/88-gasiye-tefsiri\/","title":{"rendered":"88-\u011eA\u015e\u0130YE SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>88-\u011eA\u015e\u0130YE:<\/p>\n<p>&#8220;Sana geldi mi?&#8221;. Bu soru \u00f6nemle dinlemeye te\u015fvik ve olay\u0131n oldu\u011funu haber vererek anlatmak i\u00e7indir. &#8220;\u011e\u00e2\u015fiye haberi&#8221;<\/p>\n<p>\u011e\u00c2\u015e\u0130YE, asl\u0131nda gay\u015f = \u00f6rtmek, sarmak k\u00f6k\u00fcnden ism-i f\u00e2il olarak bir \u015feyi her taraftan sar\u0131p b\u00fcr\u00fcyen salg\u0131n, sarg\u0131n, kaplayan \u015fey demektir ki sonundaki &#8220;t\u00e2&#8221;, niteli\u011fi isme g\u00f6re di\u015filik al\u00e2meti veya a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k ifade etmek veya baz\u0131 durumlarda s\u0131fatl\u0131ktan isimli\u011fe nakil i\u00e7indir. At eyerinin \u00f6rt\u00fcs\u00fcne ve kalp zar\u0131na, insan\u0131 veya hayvan\u0131 i\u00e7inden saran derde ve k\u00e2bus gibi her taraftan saran salg\u0131n, ku\u015fat\u0131c\u0131 belaya da &#8220;g\u00e2\u015fiye&#8221; denir ki &#8220;Yoksa onlar Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan hepsini sar\u0131verecek bir felaket gelivermesinden emin mi oldular.&#8221;(Yusuf, 12\/107) \u00e2yetinde bu m\u00e2n\u00e2dand\u0131r.<\/p>\n<p>Bu m\u00e2n\u00e2dan &#8220;l\u00e2m&#8221; ile de k\u0131yametin isimlerindendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc birden bire \u015fiddetiyle halk\u0131 saracak ve ondaki deh\u015fet verici olaylar herkesi b\u00fcr\u00fcyecektir. Baz\u0131lar\u0131 demi\u015flerdir ki: \u011e\u00e2\u015fiye, &#8220;Y\u00fczlerini ate\u015f kaplar.&#8221; (\u0130brahim, 14\/50) buyruldu\u011fu \u00fczere k\u00e2firlerin, cehennemliklerin y\u00fczlerini saracak olan ate\u015ftir. &#8220;Saran ate\u015f&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 da, o cehennem ate\u015finin i\u00e7ine d\u00fc\u015f\u00fcp onu saracak olan cehennemliklerdir demi\u015fler. \u00c7o\u011funluk birincisini s\u00fbrenin ak\u0131\u015f\u0131na uygun g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\n<p>HAD\u00ceS, herkes taraf\u0131ndan birbirlerine aktar\u0131l\u0131p rivayet edilerek s\u00f6ylenme\u011fe, hikaye edilme\u011fe ve her s\u00f6yleni\u015finde taze gibi dinlenmeye lay\u0131k s\u00f6z ve haber demektir ki bu \u011e\u00e2\u015fiye haberi de daima b\u00f6yle \u00f6nemle dinlenilmesi gereken bir haberdir.<\/p>\n<p>2. Birtak\u0131m y\u00fczler, yani nice kimseler o g\u00fcn, yani o \u011e\u00e2\u015fiye sard\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn e\u011filmi\u015ftir, daha \u00f6nce hakk\u0131 saymazken o g\u00fcn korku ve sayg\u0131yla boynunu b\u00fckm\u00fc\u015f, zillete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>3. \u0130\u015f yap\u0131c\u0131d\u0131r, yani vaktiyle gere\u011fi gibi \u00e7al\u0131\u015fmazlarken bug\u00fcn hepsi ezici i\u015flerde \u00e7al\u0131\u015fmakta zahmet \u00e7ekmektedirler, yahut, vaktiyle \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131\u015f, amel etmemi\u015f de\u011filler; \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar, amel etmi\u015fler fakat bo\u015funa zahmet \u00e7ekmi\u015f, s\u0131k\u0131nt\u0131ya d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. Yani bug\u00fcn i\u015fe yarayacak \u015fekilde Allah i\u00e7in hak, do\u011fru yolda iyi amellere \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131\u015flar; bat\u0131l din, bozuk fikir ve inan\u00e7 ile k\u00fcfre saparak \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar, bo\u015funa zahmet ve s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmi\u015fler, \u015fimdi de onun cezas\u0131n\u0131 \u00e7ekiyorlar.<\/p>\n<p>&#8220;Amilet\u00fcn, nas\u0131bet\u00fcn&#8221; ikinci ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc haberdir. Yahut &#8220;nas\u0131bet\u00fcn&#8221; s\u0131fatt\u0131r. Bunlar\u0131n &#8220;h\u00e2\u015fia&#8221; gibi &#8220;yevmeizin&#8221; ile kay\u0131tl\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re birka\u00e7 \u015fekilde tefsiri rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, hepsinin de &#8220;yevmeizin=bug\u00fcn&#8221; ile kay\u0131tl\u0131 olmas\u0131d\u0131r ki, daha \u00f6nce e\u011filmez, hak yolunda \u00e7al\u0131\u015fmazlarken bug\u00fcn boynunu e\u011fmi\u015f, zilletler i\u00e7inde dayan\u0131lmaz ezici amellerle i\u015f\u00e7ilik etmekte, yorgunluk ve bitkinlikle s\u0131k\u0131nt\u0131lar \u00e7ekmektedirler, demek olur. Bug\u00fcn bu amel ve s\u0131k\u0131nt\u0131, bundan sonra a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 gibi cehennem ate\u015fi i\u00e7inde esirlik zincirlerini, tomruklar\u0131n\u0131 s\u00fcr\u00fckleyerek a\u015fa\u011f\u0131-yukar\u0131 bata \u00e7\u0131ka bo\u011fu\u015fup durmalar\u0131d\u0131r. Bu m\u00e2n\u00e2 \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, &#8220;\u00e2milet\u00fcn n\u00e2s\u0131bet\u00fcn&#8221;, &#8220;yevmeizin&#8221; ile kay\u0131tl\u0131 olmay\u0131p mutlak olarak ge\u00e7mi\u015fe ait olmas\u0131d\u0131r. Bu \u015fekilde, bunlar vaktiyle d\u00fcnyada \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flar, i\u015f yapm\u0131\u015flar, ibadet etmi\u015fler, fakat iyi yap\u0131yoruz zannederek k\u00e2fir olup bat\u0131l yolda \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f bulunduklar\u0131ndan b\u00fct\u00fcn amelleri bo\u015fa \u00e7\u0131km\u0131\u015f, gayretleri yok yere gitmi\u015f, bo\u015funa zahmet ve s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekmekle kalm\u0131\u015flar, bug\u00fcn zillete d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir, demek olur ki, Kehf S\u00fbresi&#8217;nin sonundaki &#8220;De ki: Amelleri en \u00e7ok bo\u015fa gidenleri size haber verelim mi? Bunlar d\u00fcnya hayat\u0131nda, kendilerini ger\u00e7ekten iyi i\u015f yap\u0131yor zannettikleri halde \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bo\u015fa gidenlerdir. \u0130\u015fte onlar Rab&#8217;lerinin \u00e2yetlerini ve ona kavu\u015fmay\u0131 ink\u00e2r etmi\u015fler de b\u00fct\u00fcn amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir. Art\u0131k k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onlar i\u00e7in hi\u00e7bir terazi tutmay\u0131z. \u0130\u015fte b\u00f6yle, onlar\u0131n cezalar\u0131 cehennemdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc inkar etmi\u015fler, benim \u00e2yetlerimi ve peygamberlerimi alaya alm\u0131\u015flard\u0131r.&#8221;(Kehf, 18\/103-106) ve Furk\u00e2n S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Yapt\u0131klar\u0131 her i\u015fi ele al\u0131r, onu sa\u00e7\u0131lm\u0131\u015f zerre haline getiririz.&#8221;(Furkan, 25\/23) \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 \u00f6zetlemektedir. Zeyd b. Eslem&#8217;den rivayet edilen bu m\u00e2n\u00e2, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan da di\u011fer bir rivayettir. Ahiret, amel yurdu olmay\u0131p, amellerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n verilece\u011fi bir yer olmak itibariyle, amelin d\u00fcnyada olmas\u0131 daha a\u00e7\u0131k oldu\u011fundan, bir\u00e7oklar\u0131 bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 tercih etmi\u015fler ve bununla kiliselerde, manast\u0131rlarda rahipler gibi \u015fiddet ve ta\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131 kendileri i\u00e7in gerekli sayarak sap\u0131kl\u0131k \u00fczere \u00e7al\u0131\u015fan sap\u0131klar\u0131n amellerinin bat\u0131l oldu\u011funa i\u015faret edildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. Nitekim Buh\u00e2r\u00ee&#8217;de \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;\u0131n, &#8220;\u00c7al\u0131\u015f\u0131p bo\u015fa yorulanlar h\u0131ristiyanlard\u0131r.&#8221; dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir. Bu durumda &#8216;nin, kelimesine s\u0131fat olmas\u0131 gerektir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, \u0130krime&#8217;den rivayet edilendir ki, &#8220;\u00e2mile&#8221; d\u00fcnyada, &#8220;n\u00e2s\u0131be&#8221; ahirette demektir. Bunun m\u00e2n\u00e2s\u0131, zannedildi\u011fi gibi ayr\u0131 ayr\u0131 zarflar takdir etmek de\u011fil, &#8220;\u00e2mile&#8221; ism-i f\u00e2ilinin ge\u00e7mi\u015f zamanl\u0131 fiil m\u00e2n\u00e2s\u0131na, &#8220;n\u00e2s\u0131be&#8221; ism-i f\u00e2ilinin de hal veya devam m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fini s\u00f6ylemektir ki, amel d\u00fcnyaya, amelin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 da ahirete ait olmak d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle bu m\u00e2n\u00e2 da uzak de\u011fildir. Bu \u015fekilde de &#8220;n\u00e2s\u0131be&#8221; \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc haberdir. Bu \u015fununla beyan edilmi\u015ftir:<\/p>\n<p>4. &#8220;K\u0131zg\u0131n ate\u015fe girerler&#8221; H\u00e2miyeye, yani \u0131s\u0131 derecesi y\u00fcksek, \u015fiddetli k\u0131zg\u0131n bir ate\u015fe gerilip yaslan\u0131rlar.<\/p>\n<p>5. Kaynar bir p\u0131nardan su i\u00e7irilirler. &#8220;Ayn&#8221; burada da &#8220;i\u00e7irmek&#8221; karinesiyle \u00e7e\u015fme, p\u0131nar, menba, kaynak gibi su g\u00f6z\u00fc m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Fakat bu g\u00f6z, bir so\u011fuk su g\u00f6z\u00fc de\u011fil, \u00e2niye &#8220;k\u0131zg\u0131n su&#8221; (Rahm\u00e2n, 55\/44) denilen son derece s\u0131cak, kaynar, gayet k\u0131zg\u0131n ate\u015f gibi bir p\u0131nard\u0131r.<\/p>\n<p>6. &#8220;Zehirli ve dikenli bir bitkiden ba\u015fka yiyecekleri yoktur&#8221;. Ta yukar\u0131larda zakkum, H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;sadece&#8221; kayd\u0131 ile &#8220;Bir irinden ba\u015fka yiyecek de yok.&#8221;(H\u00e2kka, 69\/36) diye ge\u00e7mi\u015f idi. Onun i\u00e7in burada da &#8220;Dar\u00ee&#8221; kelimesini &#8220;irin&#8221; veya &#8220;zakkum&#8221; ile ayn\u0131 \u015fey olmak \u00fczere &#8220;ate\u015ften bir a\u011fa\u00e7&#8221; diye tefsir edenler varsa da, sadece bu yiyece\u011fin oldu\u011fu ba\u015fka ba\u015fka s\u0131n\u0131flar i\u00e7in s\u00f6ylenmi\u015f olmas\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131narak herbirinin ba\u015fka bir m\u00e2n\u00e2da olmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu konuyla ilgili birka\u00e7 m\u00e2n\u00e2 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>R\u00e2z\u00ee Tefsiri&#8217;nde Hasen&#8217;den gelen bir rivayette \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Elim&#8221; kelimesi m\u00fc&#8217;lim, yani elem verici; semiun kelimesi m\u00fcsniun, yani i\u015fittirici; bedi\u00fcn kelimesi m\u00fcbdi\u00fcn, yani e\u015fsiz yarat\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu gibi, dariun da, mudarriun, m\u00e2n\u00e2s\u0131na olur ki, yenilmesindeki sertli\u011fi, ac\u0131l\u0131\u011f\u0131, yak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile onlar\u0131 zillete ve al\u00e7almaya mecbur eden bir \u015feyden ba\u015fka bir yiyecek yok demektir.<\/p>\n<p>\u0130kinci olarak, tefsircilerin \u00e7o\u011fu demi\u015flerdir ki: Dar\u00ee&#8217;, &#8220;\u015fibr\u0131k&#8221;\u0131n kurusudur. \u015eibr\u0131k bir t\u00fcr dikendir ki ya\u015f iken onu deve yer, kuruyunca ka\u00e7\u0131n\u0131r. Zehiri \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fcd\u00fcr. \u0130bn\u00fc Cerir der ki: Araplar aras\u0131nda dari, \u015fibr\u0131k denilen bir bitkidir ki kurudu\u011fu zaman Hicazl\u0131lar buna dari&#8217;derler. Di\u011fer Araplar ise \u015fibr\u0131k ismini verirler. Bir zehirdir. \u0130krime&#8217;den rivayetinde: Yere yap\u0131\u015f\u0131k dikenli bir a\u011fa\u00e7t\u0131r ki bahar\u0131n Kurey\u015f ona \u015fibr\u0131k derler, kuruyup \u00e7\u00f6p oldu\u011fu zaman da dari&#8217; derler. Ebu Hayy\u00e2n&#8217;\u0131n nakillerine g\u00f6re, dari&#8217; \u015fibr\u0131kt\u0131r ki k\u00f6t\u00fc bir otlakt\u0131r. \u00dczerinde yay\u0131lan hayvan ne ya\u011f ba\u011flar, ne et. \u0130bn\u00fc Azzare-i H\u00fczeli&#8217;nin \u015fu beyti ondand\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;O develer dari&#8217; \u00e7ukurlar\u0131nda hapsolunmu\u015flar da hepsi<\/p>\n<p>Kambur, elleri kanam\u0131\u015f, s\u00fct veremez olmu\u015ftu.&#8221;<\/p>\n<p>Ebu Z\u00fceyb de \u015f\u00f6yle demi\u015ftir:<\/p>\n<p>&#8220;Seyrab, taze \u015fibr\u0131k\u0131 otlad\u0131, nihayet solup da<\/p>\n<p>Dari&#8217; olunca o semiz k\u0131s\u0131r develer ondan uzakla\u015ft\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Baz\u0131 lugat\u00e7iler bunun, arfec kurusunun k\u0131r\u0131nt\u0131s\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f; Zecc\u00e2c: Avsec gibi bir ot demi\u015f; Halil de, &#8220;ye\u015fil ve gayet fena kokulu bir ottur ki, deniz atar&#8221; demi\u015ftir. Kamus&#8217;ta bu m\u00e2n\u00e2lardan ba\u015fka hurma a\u011fac\u0131n\u0131n dikenine ve bulan\u0131k kokmu\u015f sularda ve k\u00f6kleri arza ula\u015fmay\u0131p su i\u00e7inde olan bir ota da denildi\u011fini yazm\u0131\u015ft\u0131r. Ki bu ot, &#8220;\u00c2&#8217;l\u00e2&#8221; S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Sonra onu kapkara bir su k\u00f6p\u00fc\u011f\u00fc yapt\u0131.&#8221;(A&#8217;l\u00e2, 87\/5) \u00e2yetinde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere t\u00fcrb\u00fcn ve maden k\u00f6m\u00fcrlerinin kayna\u011f\u0131 olan yosun t\u00fcr\u00fc bitkilerden demek olur.<\/p>\n<p>Demek ki Arap\u00e7a&#8217;da dar\u00ee&#8217;, insan\u0131n de\u011fil hayvan\u0131n bile yemesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan dikenli, sert veya yumu\u015fak olsa da gayet fena kokulu, zehir zenberek birka\u00e7 t\u00fcrl\u00fc dikene ve bitkiye denirmi\u015f. \u015eu halde burada bunlardan herhangi birinin \u00f6zelli\u011fi de\u011fil, yenilip yutulma ihtimali olmayan elem verici bir \u015fey olma niteli\u011fi kastedilmi\u015f olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>7. Bu m\u00e2n\u00e2, denildi\u011fi gibi, bir al\u00e7alma ve zillet ile s\u0131zland\u0131rmak m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ima eden &#8220;dar\u00ee'&#8221; kelimesiyle ifade edilmi\u015f, &#8220;ne besler, ne de a\u00e7l\u0131ktan kurtar\u0131r&#8221; niteli\u011fiyle izah edilmi\u015f demektir. Yine bundan dolay\u0131 Said&#8217;den rivayet olundu\u011fu \u00fczere baz\u0131 tefsirciler bunu &#8220;ta\u015f&#8221; diye tefsir etmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Zeyd&#8217;den de \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir: D\u00fcnyada dar\u00ee&#8217;, Araplar&#8217;\u0131n bu isimle and\u0131klar\u0131 yapraks\u0131z kuru dikendir. Ahirette ise dari&#8217; ate\u015ften bir dikendir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan gelen bir rivayette, ate\u015ften bir a\u011fa\u00e7t\u0131r. &#8220;Kamus&#8221; da, bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re: Cehennemde ac\u0131 sab\u0131rdan daha ac\u0131, le\u015ften daha k\u00f6t\u00fc kokulu ve ate\u015ften daha yak\u0131c\u0131 bir \u015feydir demekle de bunu anlatm\u0131\u015ft\u0131r. Maksat, b\u00f6yle yenip yutulma ihtimali olmayan bir \u015fey yemek mecburiyetine d\u00fc\u015fmek, azab\u0131n\u0131n elem ve ac\u0131l\u0131\u011f\u0131ndaki \u015fiddetini hissettirip anlatmak oldu\u011funa g\u00f6re zakkum, irin, dikenli bitki hepsi M\u00fczzemmil S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Ve bo\u011faza duran, yutulmaz yemek.&#8221;(M\u00fczzemmil, 73\/13)i bu \u015fekilde a\u00e7\u0131klamak demek olur ki, bunlar mecbur kal\u0131n\u0131p da yenseler bile &#8220;beslemez ve a\u00e7l\u0131\u011f\u0131 gidermez&#8221; niteliktedir.Bunlar ne besler, ne de a\u00e7l\u0131\u011fa faydalar\u0131 olur. Sade inletir de inletir, s\u0131zlat\u0131r da s\u0131zlat\u0131r.<\/p>\n<p>Bunlar \u0131zd\u0131rap i\u00e7indeki insanl\u0131\u011f\u0131n d\u00fcnyada b\u00fcy\u00fck a\u00e7l\u0131k, fel\u00e2ket ve esaret zamanlar\u0131nda g\u00f6rd\u00fckleri elem ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n yard\u0131m\u0131yla anla\u015f\u0131labilecek birer m\u00e2n\u00e2 ile ahiret azab\u0131n\u0131n ak\u0131llara s\u0131\u011fmaz ac\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmektedir.<\/p>\n<p>8. \u0130\u015fte o \u011e\u00e2\u015fiye, bir k\u0131s\u0131m y\u00fczler i\u00e7in b\u00f6yle sarg\u0131n bir b\u00fcy\u00fck belad\u0131r. Bunlara kar\u015f\u0131l\u0131k birtak\u0131m y\u00fczler de o g\u00fcn ho\u015f, nimet i\u00e7inde mutlu.<\/p>\n<p>N\u00c2\u0130ME, ho\u015fluk ve yumu\u015fakl\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;n\u00fc\u00fbmet&#8221;ten t\u00fcretilmi\u015f olup ho\u015f yani &#8220;Y\u00fczlerinde nimetin ne\u015fesini tan\u0131rs\u0131n.&#8221; (Mutaffifin, 83\/24) m\u00e2n\u00e2s\u0131nca, nimet ve mutluluk eseri olan ne\u015fe, ho\u015fluk a\u00e7\u0131k; yahut &#8220;nimet&#8221;ten t\u00fcretilmi\u015f olup nimete konmu\u015f, nimet i\u00e7inde m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda iki \u015fekilde tefsir olunmu\u015ftur ki, birisi netice, birisi sebep, ikisi de mutlulu\u011fu ifade eder.<\/p>\n<p>9. Yapt\u0131klar\u0131 gayretlerden raz\u0131, \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 ho\u015fnutturlar. Zira bo\u015funa \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131\u015flar, amelleri Allah&#8217;\u0131n emir ve r\u0131zas\u0131na uygun yolda yap\u0131lm\u0131\u015f, kabul g\u00f6rm\u00fc\u015f, gayret ve \u00e7abalar\u0131 o deh\u015fetli g\u00fcnde meyvesini vermi\u015f, nimet ve mutlulu\u011fa ermi\u015fler ve bu ba\u015far\u0131 onlarda tembellik duygusu de\u011fil, daha \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fma ne\u015fesi uyand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>10. Y\u00fcksek bir cennettedirler. Hem yer olarak, hem de sa\u011flaml\u0131k bak\u0131m\u0131ndan y\u00fcksek.<\/p>\n<p>11. \u00d6yle ki orada bo\u015f \u015fey (veya bo\u015f bir kelime, yahut bo\u015f \u015feyler)le me\u015fgul olan bir topluluk i\u015fitmezler yahut &#8220;sen i\u015fitmezsin&#8221; ey muhatap!<\/p>\n<p>L\u00c2\u011eIYE, &#8220;bo\u015f s\u00f6z&#8221; veya &#8220;bo\u015f \u015feyle me\u015fgul olan topuluk&#8221; yahut l\u00fczumsuzluk m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;akibet&#8221; gibi mastar olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r. &#8220;La\u011fiv&#8221; de, l\u00e2\u011f\u0131ye m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131nmas\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi gerek olan, \u00f6nem verilecek bir faydas\u0131 olmayan bo\u015f, m\u00e2n\u00e2s\u0131z, sa\u00e7ma, bo\u015fa giden, faydas\u0131z \u015feylere denir ki, le\u011fviyat ve la\u011fveyat tabir olunan s\u00f6zler ve fiillerden daha geneldir. &#8220;L\u00e2\u011fiye s\u00f6z&#8221; diye \u00f6zellikle hata ve s\u00f6vme gibi f\u00e2hi\u015f s\u00f6ze denir. Cennette bunlar i\u015fitilmez. &#8220;Orada ne bo\u015f bir laf i\u015fitirler, ne de bir yalan.&#8221;(Nebe&#8217;, 78\/35).<\/p>\n<p>Cennetin y\u00fcksekli\u011fi izah edilirken ilk \u00f6nce bu vas\u0131f ile nitelenmesi, her \u015feyden \u00f6nce cennet nimetlerinin ve cennet ehlinin temiz oldu\u011funu g\u00f6stermekle m\u00fcminleri erdemli ahl\u00e2ka te\u015fviktir. Zira cennet, nimet, ho\u015fnutluk, mutluluk denilince bir tak\u0131m zihinler d\u00fcnyada refah ve servet k\u0131smet olmu\u015f, \u015fehvetine ve hevesine d\u00fc\u015fk\u00fcn bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n hallerinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere vakit ge\u00e7irmek i\u00e7in oyunlar, e\u011flenceler, hakiki bir fayda i\u00e7ermeyen l\u00fczumsuz \u015feylerle ilgili bo\u015f s\u00f6zler, fiiller, neticesi hi\u00e7ten ibaret olan \u015feyler i\u00e7in dedikodular, entrikalar, edep kayd\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmadan gevezelikler, \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131klar y\u00fcksek bir zevk ve maharetmi\u015f ve bu gibi haller ile keyif \u00e7atmak nimet ve mutlulu\u011fun tamamlay\u0131c\u0131lar\u0131ndan olan gayelermi\u015f gibi ve dolay\u0131s\u0131yla cennetteki mutluluk da b\u00f6yle bo\u015f e\u011flencelerden ibaret olacakm\u0131\u015f gibi bir kuruntu ve hayale kap\u0131labilece\u011finden b\u00f6yle bir ihtimali savmak i\u00e7in \u00f6nce cennetin y\u00fcksekli\u011fi anlat\u0131l\u0131rken orada bo\u015f \u015feylere yer olmad\u0131\u011f\u0131 ve cennet ehlinin \u00f6yle bo\u015f ve faydas\u0131z \u015feylerle me\u015fgul olmas\u0131 \u015f\u00f6yle dursun onlar\u0131 i\u015fitmekten bile uzak bulunduklar\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f ve bu suretle m\u00fcminlere lay\u0131k olan da M\u00fcminun S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Bo\u015f ve faydas\u0131z \u015feylerden y\u00fcz \u00e7evirenler.&#8221;(M\u00fc&#8217;min\u00fbn, 23\/3) diye a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu ahl\u00e2k ile ahl\u00e2klanmak, hem yaln\u0131z darl\u0131k ve ihtiya\u00e7 zamanlar\u0131nda de\u011fil, nimetleri art\u0131p durumlar\u0131nda bir rahatl\u0131k meydana geldi\u011fi oranda da bo\u015f \u015feylerle me\u015fgul olmaktan uzakla\u015fmakta ileri gitmek ve hatta yaln\u0131z y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck yurdu olan d\u00fcnyada de\u011fil, kendilerinden y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerin kalkt\u0131\u011f\u0131 ve hi\u00e7 \u00f6fke ve cezan\u0131n bulunmad\u0131\u011f\u0131 rahmet sahas\u0131na ula\u015ft\u0131klar\u0131 zaman bile ondan uzak tutulmak ve dolay\u0131s\u0131yla nimetleri, nimetin k\u0131ymetini bilmeyen cahil ve beyinsizlerin felaketlerine sebep olan nimetler t\u00fcr\u00fcnden olmay\u0131p sonsuz mutlulu\u011fa eri\u015fen faziletli ve ciddi ki\u015filerin nimetleri t\u00fcr\u00fcnden olmas\u0131n\u0131 istemektir. Yine \u015fu da dikkate de\u011fer bir \u015feydir ki, cennetin ve nimetin y\u00fcksek nitelikleri anlat\u0131l\u0131rken \u00f6nce daha \u00e7ok y\u00fcce nefislerin ve irfan ve vicdan\u00ee olgunluklarda b\u00fcy\u00fck makam sahibi olanlar\u0131n \u015fanlar\u0131na lay\u0131k olan ruhan\u00ee ve manev\u00ee \u00f6zellik \u00f6ne al\u0131nm\u0131\u015f, yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalardan ho\u015fnut olmak, sonra da bo\u015f \u015feylerden uzak durmak anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Herhangi bir hususta ho\u015fnutluk mertebesine ermek b\u00fcy\u00fck zevk ise de yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmadan ho\u015fnut olmak, insan\u0131 hamd makam\u0131na erdiren lezzetlerin en y\u00fckse\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;\u0130nsan i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 yoktur.&#8221;(Necm, 53\/39) ve &#8220;Kazand\u0131\u011f\u0131 hay\u0131r kendi faydas\u0131na, yapt\u0131\u011f\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fck de zarar\u0131nad\u0131r.&#8221;(Bakara, 2\/286) Hayat asl\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fmak demek oldu\u011fu i\u00e7in, ger\u00e7ekte hayat\u0131n zevki, gayesine y\u00f6nelik olarak \u00e7al\u0131\u015fma zevkinden ibarettir. \u00c7al\u0131\u015fman\u0131n zevki de gayesine isabet etmesindedir. Onun i\u00e7in, yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n g\u00fczel meyvesini g\u00f6ren ruhun duyaca\u011f\u0131 haz, her lezzetin \u00fcst\u00fcnde ve bu suretle \u00e7al\u0131\u015fmadan duyulan ho\u015fnutluk, her ho\u015fnutlu\u011fun ba\u015f\u0131nda bir ruhi hazd\u0131r. Gayesini bulam\u0131yan \u00e7al\u0131\u015fma ve amel, sonunda &#8220;\u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r, fakat bo\u015funa yorulmu\u015ftur&#8221; h\u00fckm\u00fcnce yorgunluk, bitkinlik ve hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131yla elem ve beklenilenin elde edilememesinden duyulan a\u00e7\u0131dan ibaret kalaca\u011f\u0131 gibi, gayesiz yap\u0131lan veya gayesi bir \u00f6nem ta\u015f\u0131mayan \u00e7al\u0131\u015fmalar da bo\u015f ve faydas\u0131z olmak itibariyle ona kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in, \u00c7al\u0131\u015fmas\u0131ndan ho\u015fnutluk ruhun en y\u00fcksek hazlar\u0131ndan oldu\u011fu gibi bo\u015f \u015feylerden uzak durmak da onun tamamlanmas\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131ndan bulunmak nedeniyle y\u00fcksek cennetin s\u0131fatlar\u0131nda \u00f6nce bu iki mutluluk \u00f6ne al\u0131nm\u0131\u015f, sonra da d\u00fcnya hayat\u0131nda tan\u0131nmakta olan maddi lezzetlere benzer hazlar zikredilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>12. \u015e\u00f6yle ki: Onda, (o cennette) akan bir p\u0131nar vard\u0131r, istenilen yere akan bir kaynak ki her tarafa hayat maya ve ne\u015fesi da\u011f\u0131t\u0131r. Defalarca ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, cennetteki p\u0131narlar birka\u00e7 tanedir. Burada m\u00fcfred (tekil) getirilmesi, cinsi dikkat nazar\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in demek olur. Yahut en genel olan birine i\u015faret edilmi\u015ftir. Herhalde sonundaki tenvin m\u00fcfred (tek)lik i\u00e7in de\u011fil, onun ululu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7indir. Belirsiz getirilmesi de, bilinen p\u0131narlardan olmay\u0131p &#8220;Hi\u00e7bir g\u00f6z\u00fcn g\u00f6rmedi\u011fi, hi\u00e7bir kula\u011f\u0131n i\u015fitmedi\u011fi, hi\u00e7bir insan\u0131n akl\u0131na gelmeyen \u015feyler.&#8221; c\u00fcmlesinden oldu\u011funa i\u015farettir ki, bundan sonrakiler de b\u00f6yledir.<\/p>\n<p>13. O cennette, o akan p\u0131nar civar\u0131nda y\u00fckseltilmi\u015f tahtlar vard\u0131r.<\/p>\n<p>SER\u00ceR, \u00fczerinde sevin\u00e7 ve ne\u015fe ile oturulan taht, sandalye veya yat\u0131lan karyola ve k\u00f6\u015fk kabilinden \u015feylere denir. Y\u00fckseltilmi\u015f denilmesinin sebebi de zeminden y\u00fcksekli\u011fi veya \u015ferefi itibar\u0131ylad\u0131r.<\/p>\n<p>14. Ve k\u00fcpler vard\u0131r. Kulpu olmayan k\u00fcp, s\u00fcrahi, bardak gibi i\u00e7ecek kaplar\u0131 yak\u0131nlar\u0131na konmu\u015f istedikleri zaman &#8220;Ku\u015fkusuz iyiler \u00f6yle dolgun bir kadehten i\u00e7erler ki katk\u0131s\u0131 k\u00e2furdur. Bir \u00e7e\u015fme ki ondan Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131 i\u00e7erler.&#8221;(\u0130nsan, 76\/5-6) \u00e2yetlerinin ifade etti\u011fi gibi i\u00e7melerine haz\u0131r, yine o cennette<\/p>\n<p>15. s\u0131ra s\u0131ra dizilmi\u015f yast\u0131klar, nunun zammesi ve kesresi ile dayanmak i\u00e7in konulan koltuk yast\u0131\u011f\u0131 demektir.<\/p>\n<p>16. Serilmi\u015f (yahut yer yer yay\u0131lm\u0131\u015f) d\u00f6\u015femeler vard\u0131r. &#8220;Z\u00e2&#8221;n\u0131n zammesi veya kesresi ile z\u00fcrbiye, nefis ve k\u0131ymetli d\u00f6\u015femeler demektir. &#8220;K\u00e2mus&#8221;ta zikredildi\u011fi \u00fczere zerabiyy, sararm\u0131\u015f ve k\u0131zarm\u0131\u015f olmakla beraber ye\u015filli\u011fi de bulunan otlara da denilir ve fiilinde, &#8220;bitki, i\u00e7inde ye\u015fillik bulundu\u011fu halde sarard\u0131 ve k\u0131zard\u0131&#8221; denilir. D\u00f6\u015femelere zerabiyy denilmesi buna benzetme suretiyle oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Lakin Rag\u0131b demi\u015ftir ki: &#8220;Zerabiyy, asl\u0131nda bir yere mensup benekli dokumalard\u0131r. Sonra istiare olarak d\u00f6\u015femeler i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Ferr\u00e2&#8217;n\u0131n yazd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re ince t\u00fcyl\u00fc hal\u0131lard\u0131r. \u0130nce p\u00fcsk\u00fcl\u00fc ve kadifesi bulunan hal\u0131lar (tan\u00e2fis), koltuk yast\u0131klar\u0131 (nemarik) ve nefis d\u00f6\u015femeler (zerabi) birbirlerinin yerine de kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan Cevheri &#8220;S\u0131hah&#8221;\u0131nda bunlar\u0131n aras\u0131n\u0131 ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim Hind&#8217;in;<\/p>\n<p>&#8220;Biz T\u00e2r\u0131k&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131y\u0131z.<\/p>\n<p>Nefis d\u00f6\u015femeler \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcr\u00fcz.&#8221; recezinde &#8220;nem\u00e2r\u0131k&#8221;, &#8220;zar\u00e2bi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2det itibariyle yast\u0131k \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcnmez. Bununla beraber di\u011ferleri farklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015f olduklar\u0131 gibi \u00e2yette de bu a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>17. Bakm\u0131yorlar m\u0131 develere? Yukar\u0131n\u0131n bir \u015fubelendirilmesi olan bu c\u00fcmlenin &#8220;f\u00e2&#8221; ile ba\u011flanmas\u0131ndaki m\u00e2n\u00e2, k\u0131yamet haberini ve onun i\u00e7erdi\u011fi hayret verici niteliklerle, \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme meselesini inkar edenlere kar\u015f\u0131 yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n en fazla g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunan \u015feylerinde bile g\u00f6r\u00fcl\u00fcp duran enteresan durumlara dikkatleri \u00e7ekmek suretiyle yarat\u0131c\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc hat\u0131rlatmak ve bo\u015funa yorgunluk olan yolsuz \u00e7al\u0131\u015fmalardan ve bo\u015f \u015feylerden kurtulmak ve \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan ho\u015fnut olaca\u011f\u0131 i\u015fler yapmak i\u00e7in yerden g\u00f6\u011fe, g\u00f6kten yere, en yak\u0131nlar\u0131ndan en uzaklar\u0131na kadar e\u015fyan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f \u015fekillerini ara\u015ft\u0131r\u0131p inceleyerek onun kanunlar\u0131n\u0131 ve kudretinin hayret verici neticelerini ve onun nas\u0131l tasarrufta bulundu\u011funu ve ona g\u00f6re emir ve h\u00fck\u00fcmlerini anlay\u0131p ortaya \u00e7\u0131kararak k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131ndan korunacak ve mutlulu\u011funa erdirecek g\u00fczel ve yararl\u0131 i\u015flere sevk ve te\u015fvik etmektir ki \u00f6nceki s\u00fbrede &#8220;ilk sahifeler&#8221;de oldu\u011fu anlat\u0131lan temizlenme m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n, &#8220;son sahifeler&#8221;de tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 ve kemale erdiricisi demek olan bir hat\u0131rlatma olmak hasebiyle sonunda &#8220;hat\u0131rlat, \u00f6\u011f\u00fct ver&#8221; emriyle takip edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu hat\u0131rlatma i\u00e7in k\u0131yamet haberinden sonra yer ve g\u00f6\u011f\u00fcn yarat\u0131l\u0131\u015f nicel\u011fi ile yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudretine dikkat \u00e7ekilirken ilk \u00f6nce devenin ileri s\u00fcr\u00fclmesi birdenbire insana acayip gelirse de bu acayiplikte kastedilen m\u00e2n\u00e2ya isabet a\u00e7\u0131s\u0131ndan &#8220;bera&#8217;at-i istihlal&#8221; gibi bir bedi\u00ee sanat vard\u0131r. Zira maksat, bak\u0131lmaya al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f ve pek ola\u011fan gibi g\u00f6r\u00fcnen \u015feylerin bile yarat\u0131l\u0131\u015f niceli\u011finin enteresan \u015feylerle dolu bulundu\u011funu duyurmak oldu\u011fu ve deve yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n ger\u00e7ekten enteresanl\u0131\u011f\u0131 ile beraber Araplar&#8217;\u0131n en yak\u0131ndan g\u00f6zlerine \u00e7arpmas\u0131 gerekti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, bunun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00e2lemi seyretmek i\u00e7in ilk bak\u0131lacak yer edinilmesi en uygun hareket olduktan ba\u015fka, serilmi\u015f d\u00f6\u015feklerden bir anda deveye atlatarak ondan g\u00f6\u011fe, ondan da\u011flara, onlardan yer taraf\u0131na bir inceleme yolculu\u011fu yapt\u0131ran ge\u00e7i\u015fte bir enteresanl\u0131k ve ayn\u0131 zamanda \u00e2yet sonlar\u0131nda k\u0131vr\u0131k &#8220;h\u00e2&#8221; yani (t\u00e2-i merbuta) den \u015fiddetli uzun &#8220;t\u00e2&#8221; ya ge\u00e7en bir geni\u015fleme ile ifadeye ba\u015fkaca bir de\u011fi\u015fiklik verilmesinin yarat\u0131l\u0131\u015ftaki enteresanl\u0131klar\u0131 g\u00f6stermek maksad\u0131na her bak\u0131mdan uyan bedi\u00ee sanatlar\u0131 kapsad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. Bu say\u0131lan \u015feylere bakmak da, b\u00fct\u00fcn \u00e2leme bakma m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. &#8220;F\u00e2&#8221; ba\u011flac\u0131, kendinden sonra gelen k\u0131sm\u0131 \u00e2yetin ak\u0131\u015f\u0131ndan anla\u015f\u0131lmas\u0131 gereken mukadder bir m\u00e2n\u00e2 \u00fczerine ba\u011flayan bir ba\u011f olarak m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6zeti \u015f\u00f6yle olur: K\u0131yamet olay\u0131 b\u00f6yle haber verildi\u011fi, d\u00fcnyan\u0131n sonu ya bo\u015funa i\u015flenmi\u015f ameller y\u00fcz\u00fcnden yorgun ve bitkin olarak zillet ve sefillikle ate\u015fe yaslanmak veya yolunda yap\u0131lan g\u00fczel ve meyveli amellerle nimet ve mutlulu\u011fa ererek \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan sonsuza kadar ho\u015fnut olmaktan ibaret oldu\u011fu anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, bulundu\u011fu \u00e2lemi ve yaratan\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc ve kudretini d\u00fc\u015f\u00fcnmeyip de d\u00fcnyay\u0131 ahirete tercih eden gafiller h\u00e2l\u00e2 \u00f6n\u00fcn\u00fc sonunu g\u00f6rmek ve sonunda ho\u015fnut olaca\u011f\u0131 faydal\u0131 ameller yolunu aramak ve gere\u011fi gibi faydalanmak i\u00e7in bakmazlar m\u0131 o her g\u00fcn g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde kullan\u0131p durduklar\u0131, etinden, s\u00fct\u00fcnden, y\u00fcn\u00fcnden, derisinden, i\u015finden g\u00fcc\u00fcnden, t\u00fcrl\u00fc yararlar\u0131ndan istifade etmek i\u00e7in bir\u00e7ok s\u0131k\u0131nt\u0131ya soktuklar\u0131 deveye? Nas\u0131l yarat\u0131lm\u0131\u015f? Ne ilgi \u00e7ekici bir yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 var? Bir\u00e7ok hayvan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na benzemeyen iri c\u00fcssesi, son derece kuvvetli olmas\u0131, ilgi \u00e7ekici \u015fekli, ba\u015fka hayvanlar\u0131n yetinmedi\u011fi \u00e7ok az yem ve dikenli mikenli otlaklarla yetinerek a\u011f\u0131r y\u00fcklerle uzun uzun yolculuklara ve g\u00fcnlerce susuzlu\u011fa dayanan sab\u0131r ve sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 ve oturup kalmaktaki durumu ve o kuvvet ve irili\u011fiyle beraber en zay\u0131f bir hayvandan, bir koyundan, bir e\u015fekten daha ziyade ve hatta bir \u00e7ocukla bile yedilip g\u00fcd\u00fclebilecek derecede itaat ve boyun e\u011fme ile insanlar\u0131n emrine verilerek hizmet ettirilmesi ve gitti\u011fi bir yolu bir\u00e7ok insandan daha sa\u011flam bir haf\u0131za ile belleyip \u00e7\u0131karmas\u0131 ve kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen g\u00fczel sesle seslenildi\u011finde etkilenerek \u015fevk ve ne\u015fe ile co\u015fmas\u0131 gibi halleri ne hayret verici \u015feylerdir. \u0130nsan kendi zekas\u0131yla bu \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 yarat\u0131l\u0131\u015f aras\u0131ndaki fark ve ilgiyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, o iri ilgi \u00e7ekici hayvana kar\u015f\u0131 kendi maddi kuvvetinin k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc mukayese eder ve bununla beraber kendinin onu hizmetinde kullanabilecek \u015fekilde \u00fcst\u00fcn olmas\u0131n\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 ve bundan daha g\u00fczel istifade yollar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131rsa ku\u015fku yok ki her\u015feyden \u00f6nce y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n yaratmas\u0131ndaki hayret verici durumlar\u0131, kudretinin enginli\u011fini ve her \u015feye bir \u00f6zellik l\u00fctfeden iradesindeki bu \u00f6zelli\u011fi ve hepsini \u00f6zel ilgi ve m\u00fcnasebetlerine g\u00f6re bir d\u00fczen ile y\u00f6neten emir ve h\u00fckm\u00fcn\u00fc ve dolay\u0131s\u0131yla insanlar\u0131n da ona g\u00f6re ac\u0131 veya tatl\u0131 bir sona do\u011fru y\u00fcr\u00fcmekte olduklar\u0131n\u0131 anlamas\u0131 ve o yolda iman ve irfan ile ilerisi i\u00e7in \u015fevkle \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 gerekir. Allah taraf\u0131ndan her varl\u0131\u011fa ayr\u0131 ayr\u0131 verilen bu \u00f6zelliklerin \u00f6nemini ve ilim ve irfan gibi manev\u00ee kuvvetlerin madd\u00ee kuvvetlere \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve hakimiyetini a\u00e7\u0131k bir misal ile anlatmak i\u00e7in insanlar\u0131n emrine verilen devenin yarat\u0131l\u0131\u015f niceli\u011fini ilk bak\u0131\u015f yeri edinmek herkes i\u00e7in en a\u00e7\u0131k ve en faydal\u0131 bir misal oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Ger\u00e7i fil daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr ve onun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda da a\u00e7\u0131k bir hayret verici durum vard\u0131r. Fakat o, deve gibi temiz bir hayvan olmad\u0131ktan ba\u015fka onun kadar g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde de de\u011fil ve \u00f6zellikle Arab&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcnden uzakt\u0131r. Deve ise Arab&#8217;\u0131n ba\u015fl\u0131ca mallar\u0131ndand\u0131r. Hele &#8220;dikenli ot&#8221;un zikredilmesinden sonra deveye bir nazar (bak\u0131\u015f) atman\u0131n da ba\u015fkaca bir m\u00fcnasebet ve ho\u015flu\u011fu vard\u0131r. Sonra dola\u015fmak ve yolculuk etmek i\u00e7in deveye binen kimse boyundan \u00e7ok yukarda bir y\u00fcksekli\u011fe \u00e7\u0131km\u0131\u015f olur. Yukar\u0131 bakt\u0131\u011f\u0131 zaman \u00fcst\u00fcnde g\u00f6\u011f\u00fc, sa\u011fa sola bakt\u0131\u011f\u0131 zaman da\u011flar\u0131, a\u015fa\u011f\u0131ya bakt\u0131\u011f\u0131 zaman da yerk\u00fcrenin y\u00fczeyini g\u00f6r\u00fcr. Bu bak\u0131\u015flar ne kadar geni\u015fler, ne kadar derinle\u015firse insan\u0131n, bulundu\u011fu \u00e2lemi tan\u0131mas\u0131 ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yaratmas\u0131n\u0131n, g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ve nimetlerinin enginli\u011fi, gelece\u011fin \u00f6nemi ve yolunda ve do\u011fru yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fma ve gayretin k\u0131ymeti hakk\u0131ndaki bilgisi de \u00f6yle geni\u015fler ve derinle\u015fir.<\/p>\n<p>Ebu&#8217;l-Abbas M\u00fcberred gibi baz\u0131lar\u0131 da burada deveye bak\u0131\u015ftan g\u00f6\u011fe bak\u0131\u015fa ge\u00e7me\u011fi uzak g\u00f6rerek birbirlerine ba\u011flanan konular aras\u0131nda daha uygun bir ilgi d\u00fc\u015f\u00fcnmek \u00fczere &#8220;g\u00f6k&#8221; karinesinden yararlanarak &#8220;ibil&#8221;den maksad\u0131n bulut oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne varm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Ke\u015f\u015faf&#8221; yazar\u0131 der ki: Bunun maksad\u0131 &#8220;ibil&#8221; kelimesinin \u011fam\u00e2m, m\u00fczn, reb\u00e2b, \u011faym, \u011fayn ve benzeri bulut isimlerinden oldu\u011funu s\u00f6ylemek de\u011fil, bir\u00e7ok Arap \u015fiirinde bulutun deveye benzetilmi\u015f oldu\u011funu g\u00f6rerek burada da te\u015fbih (benzetme) ve mecaz yoluyla &#8220;ibil&#8221;den bulut kastedilmi\u015f olmas\u0131n\u0131 c\u00e2iz g\u00f6rmek olmal\u0131d\u0131r. Fakat mecaza gerek yoktur. Deveye bak\u0131\u015ftan g\u00f6\u011fe bak\u0131\u015fa ge\u00e7irmek, \u00f6zellikle vadilerinde, \u00e7\u00f6llerinde, uzak gezi ve yolculuklar\u0131nda \u00f6zel olarak deveyi kulland\u0131klar\u0131 bilinen Araplar&#8217;\u0131n ir\u015fat edilmesi bak\u0131m\u0131ndan son derece do\u011fal ve g\u00fczeldir. Deve en faydal\u0131 mal\u0131 olup da ona bakmamak, hayret verici yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemek nas\u0131l b\u00fcy\u00fck gaflet ise deveye binip deha g\u00f6\u011fe bakmamak, yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudret ve ululu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye dalmamak daha b\u00fcy\u00fck gaflettir. Onun i\u00e7in buyruluyor ki:<\/p>\n<p>18. Ve o g\u00f6\u011fe (gece g\u00fcnd\u00fcz g\u00f6r\u00fcp durduklar\u0131 hayret verici g\u00f6\u011fe) bakmazlar m\u0131 nas\u0131l y\u00fckseltilmi\u015f? Yukar\u0131 do\u011fru y\u00fckselen hava bo\u015flu\u011fu \u00fcst\u00fcnde derin bir \u015fekilde uzay\u0131p giden boyut i\u00e7inde her biri bir y\u00f6r\u00fcngede direksiz dayanaks\u0131z y\u00fcz\u00fcp duran say\u0131s\u0131z cisim ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131yla, o s\u00fcs\u00fc ve geni\u015fli\u011fiyle b\u00fct\u00fcn bak\u0131\u015flar\u0131 kaplayan o a\u015f\u0131lmaz okyanusa nas\u0131l bir y\u00fckseklik verilmi\u015f.<\/p>\n<p>19. Ve o da\u011flara yerden o g\u00f6\u011fe do\u011fru ba\u015flar\u0131n\u0131 kald\u0131rarak dikilip bak\u0131\u015flar\u0131 s\u0131n\u0131rlayan ve t\u00fcrl\u00fc faydalar\u0131ndan yararlan\u0131l\u0131p durulan da\u011flara bakmazlar m\u0131 nas\u0131l dikilmi\u015f? Nas\u0131l yerlere konulup yerle\u015ftirilmi\u015f?<\/p>\n<p>20. Ve o yerk\u00fcreye ve \u00fczerinde ya\u015fad\u0131klar\u0131, altlar\u0131nda kendilerine boyun e\u011fmi\u015f ve zelil bulduklar\u0131 ve yar\u0131n i\u00e7ine g\u00f6m\u00fclecekleri topra\u011fa bakmazlar m\u0131 nas\u0131l d\u00fczlenmi\u015f? O da\u011flar, vadilerle beraber ovalar, denizler gibi d\u00fczl\u00fcklerden nas\u0131l bir y\u00fczey ile kaplan\u0131p \u00fczerinde ya\u015fanabilecek, gezi ve yolculuk yap\u0131labilecek \u015fekilde d\u00fczlenmi\u015f, d\u00f6\u015fenmi\u015f; bu y\u00fczey olu\u015funcaya kadar nas\u0131l ba\u015fkala\u015f\u0131m ve d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler vukua getirilmi\u015f? Neler y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f, neler yap\u0131lm\u0131\u015f? Ne yarat\u0131\u015flar, ne d\u00fczg\u00fcn bir bi\u00e7ime koyu\u015flar, ne i\u015fler olmu\u015f? Bug\u00fcn ne duruma gelmi\u015f? Yar\u0131n neler olma ihtimali var? K\u0131sacas\u0131 nas\u0131l ve ne gibi bir \u00e2lemde bulunuyorlar? Ne olmu\u015f, ne olacaklar? B\u00fct\u00fcn bunlara, d\u00fc\u015f\u00fcnme ve ibret g\u00f6z\u00fcyle bak\u0131p da yaratan\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc, K\u0131yamet haberinin ifade etti\u011fi \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme ve toplanman\u0131n, ceza ve m\u00fck\u00e2fat\u0131n hak oldu\u011funu, g\u00f6sterdi\u011fi gayretten ho\u015fnut olmak i\u00e7in hak yolunda \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n gereklili\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmezler mi?<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bu bak\u0131\u015f, \u00e2lemin yeri ve g\u00f6\u011f\u00fc ile hepsine bakmak demektir. Bununla beraber yerin bir par\u00e7as\u0131ndan ba\u015flay\u0131p g\u00f6kten ve da\u011flardan dola\u015farak neticede yerk\u00fcre y\u00fczeyinin nas\u0131l oldu\u011funu tetkike getirilmi\u015ftir. Zira &#8220;Size belli bir zamana kadar yery\u00fcz\u00fcnde yerle\u015fme ve oradan faydalanma vard\u0131r. Orada ya\u015fayacak, orada \u00f6lecek ve tekrar oradan \u00e7\u0131kar\u0131lacaks\u0131n\u0131z, dedi.&#8221;(A&#8217;r\u00e2f, 7\/24-25) buyruldu\u011fu \u00fczere yery\u00fcz\u00fc insanlar i\u00e7in bir zamana kadar hayattan nasip al\u0131nacak bir yurttur. Onda ya\u015fanacak, onda \u00f6l\u00fcnecek, ondan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p mah\u015ferde toplanarak ahirete gidilecektir. Onun i\u00e7in bulundu\u011fu yurdu ileri geri s\u0131n\u0131rlar\u0131yla ve niteli\u011fiyle tan\u0131y\u0131p &#8220;\u015eimdi yery\u00fcz\u00fcnde bir gezin de peygamberleri yalanlayanlar\u0131n sonu ne olmu\u015f, g\u00f6r\u00fcn.&#8221;(Nahl, 16\/36) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca sonucu anlamak ve ona g\u00f6re hayat\u0131n\u0131 cahilce ve bo\u015f \u015feylerle ge\u00e7irmeyip iman ve irfan ile g\u00fczel amellere \u00e7al\u0131\u015fmak gerekti\u011fine dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. \u015eu da \u00e7ok dikkate de\u011fer bir husustur ki burada bu nas\u0131ll\u0131klar\u0131n detay\u0131na girilmemi\u015f, sadece yaratma, y\u00fckseltme, dikme ve d\u00fczleme niteliklerine topluca bir tetkik bak\u0131\u015f\u0131 at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki bunlar \u015fu g\u00f6r\u00fcnen \u00e2lemde bizzat var olan \u015feyler oldu\u011fu i\u00e7in ayr\u0131nt\u0131s\u0131 insanlar\u0131n soyut ara\u015ft\u0131rma ve inceleme bak\u0131\u015flar\u0131yla bilinebilecek ilimler ve akli bilgilerin konusuna giren \u015feylerdendir. Demek ki bunlara g\u00fczel bir bak\u0131\u015f atmak, y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan istenen bir \u015feydir. Bu bak\u0131\u015f ve tecr\u00fcbe ile edinebilece\u011fimiz bilgilerin, Allah&#8217;\u0131 bilebilmek i\u00e7in \u00f6zel bir \u00f6nemi vard\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir\u00e7ok yerinde \u00f6zellikle hat\u0131rlat\u0131lan bu gibi olu\u015fumla ilgili maddi deliller yarat\u0131l\u0131\u015fta bizzat mevcut bulundu\u011fu i\u00e7in b\u00f6yle topluca yap\u0131lan il\u00e2h\u00ee i\u015faretlere &#8220;hat\u0131rlatma&#8221; ad\u0131 verilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar akl\u00ee ve tecr\u00fcbeye dayanan inceleme ve ara\u015ft\u0131rmalarla bilinebilecek \u015feyler oldu\u011fu i\u00e7in bilgi sebepleri asl\u0131nda ak\u0131llarda yarat\u0131l\u0131\u015ftan vard\u0131r. Bu suretle burada zooloji, astronomi, co\u011frafya, jeoloji ve tabii tarih denilen akl\u00ee ve deneysel ilimlerin faydalar\u0131na ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bunlarla da me\u015fgul olmalar\u0131 gerekti\u011fine ve ancak bunlar\u0131 bilgi gayesi saymay\u0131p yarat\u0131c\u0131n\u0131n nas\u0131l tasarrufta bulundu\u011funa bakarak onun \u00e2yet ve kanunlar\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc tan\u0131mak ve k\u00e2firlerin bat\u0131l ve yanl\u0131\u015f inan\u00e7lar\u0131n\u0131 reddederek ahiret hayat\u0131 i\u00e7in d\u00fcnya hayat\u0131ndan nasip almak \u00fczere vazife yollar\u0131n\u0131 anlay\u0131p ortaya \u00e7\u0131karmaya vas\u0131ta gibi kabul etmek hususlar\u0131na bir i\u015faret vard\u0131r. Ger\u00e7ekte yerk\u00fcreyi, yerk\u00fcrenin hallerini ve onun \u00fczerinde ya\u015fama kaidelerini en iyi bilenler ve bilgileri oran\u0131nda iyi \u00e7al\u0131\u015fan milletler di\u011ferlerine \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flayagelmi\u015fler; i\u00e7inde bulunduklar\u0131 d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 ve d\u00fcnyan\u0131n bo\u015f ve aldat\u0131c\u0131 lezzetlerini en son gaye edinip de onunla kalmak isteyen tembel, bo\u015f ve de\u011fersiz \u015feylerle u\u011fra\u015fan uluslar veya nereye gitti\u011fini bilmeyerek cahilce bir h\u0131rs ve \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131kla etraf\u0131na sald\u0131ran h\u0131r\u00e7\u0131n kavimler yenilmi\u015f ve peri\u015fan olagelmi\u015flerdir. D\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 tercih edenler de etmeyenler de nas\u0131l olsa bu hayattan \u00e7\u0131k\u0131p gitmi\u015fler ve ancak iman, irfan, ihlas ve kesin inan\u00e7la ahiret i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fan ve g\u00fczel amellerle hakka kavu\u015fanlar sonsuz mutluluk ve bahtiyarl\u0131\u011f\u0131 kazanm\u0131\u015flard\u0131r. Ku\u015fku yok ki bu bak\u0131\u015f toptan da, ayr\u0131nt\u0131l\u0131 da olabilir. Toplu bak\u0131\u015f bu \u00e2yetlerle anlat\u0131lm\u0131\u015f, ayr\u0131nt\u0131s\u0131 da bak\u0131\u015flar\u0131m\u0131z\u0131n g\u00f6zlem yoluyla ke\u015fif ve tetkikine havale edilmi\u015f, hala bakmayanlar &#8220;h\u00e2l\u00e2 bakmazlar m\u0131?&#8221; diye k\u0131nanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>21. Bunun \u00fczerine buyruluyor ki: o halde hat\u0131rlat, yani h\u00e2l\u00e2 bakm\u0131yorlar, bunlara bak\u0131p d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlarsa sen onlara vaaz ve \u00f6\u011f\u00fct vererek hat\u0131rlat, bakmalar\u0131n\u0131n gere\u011fini veya o bak\u0131\u015f\u0131n neticelerini duyur ve bildir. Hat\u0131rlatma ile yetin de daha fazla zorlama, zorla d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrece\u011fim diye u\u011fra\u015fma \u00e7\u00fcnk\u00fc sen ancak bir hat\u0131rlat\u0131c\u0131s\u0131n. Sadece durumu onlara iletmeye ve hat\u0131rlatmaya memur bir nasihat\u00e7\u0131, bir \u00f6\u011f\u00fct\u00e7\u00fcs\u00fcn.<\/p>\n<p>22. \u00dczerlerine bela olmu\u015f bir zorba de\u011filsin, zorla bakt\u0131r\u0131p d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrecek, her istedi\u011fin \u015feyi yapt\u0131racak, kalplerine h\u00fckmedip diledi\u011fin gibi iman etmelerini sa\u011flayacak de\u011filsin. &#8220;Do\u011frusu sen sevdi\u011fine hidayet veremezsin.&#8221;(Kasas, 28\/56).<\/p>\n<p>23. Ancak her kim aksine gidip ink\u00e2r ederse, yani \u00f6\u011f\u00fct ve hat\u0131rlatmay\u0131 dinlemez ve bu ir\u015fada kar\u015f\u0131 nank\u00f6rl\u00fck ederek k\u00fcf\u00fcrde israr ederse.<\/p>\n<p>24. Bundan dolay\u0131 Allah onu en b\u00fcy\u00fck azap ile cezaland\u0131racakt\u0131r ki, en b\u00fcy\u00fck azap ahiret azab\u0131d\u0131r. &#8220;Ahiret azab\u0131, elbette daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/26) Ona bazan d\u00fcnya azab\u0131 dahi kat\u0131l\u0131rsa da o, ahiret azab\u0131na oranla k\u00fc\u00e7\u00fck kal\u0131r.<\/p>\n<p>25. Herhalde onlar\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015fleri nihayet bizedir, ne kadar y\u00fcz \u00e7evirseler, ne kadar ka\u00e7maya \u00e7al\u0131\u015fsalar neticede d\u00f6n\u00fcp bize geleceklerdir.<\/p>\n<p>26. Sonra da hesaplar\u0131n\u0131 g\u00f6rmek muhakkak bize aittir. Yani hesaplar\u0131n\u0131 ba\u015fkas\u0131 de\u011fil, Allah g\u00f6recek, Allah&#8217;a hesap vereceklerdir. Dolay\u0131s\u0131yla o en b\u00fcy\u00fck azaptan kurtulmalar\u0131na imkan ve ihtimal yoktur.<\/p>\n<p>\u015eimdi bu s\u00fbrede zikredilen inceleme bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131n ibret \u00f6zetini biraz a\u00e7mak suretiyle Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fc\u015f akibetinin bir izah\u0131, ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde zaman de\u011fi\u015fikliklerine dikkati \u00e7ekerek ba\u015flayan &#8220;Ve&#8217;l-Fecr&#8221; S\u00fbresi gelecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>88-\u011eA\u015e\u0130YE: &#8220;Sana geldi mi?&#8221;. Bu soru \u00f6nemle dinlemeye te\u015fvik ve olay\u0131n oldu\u011funu haber vererek anlatmak i\u00e7indir. &#8220;\u011e\u00e2\u015fiye haberi&#8221; \u011e\u00c2\u015e\u0130YE, asl\u0131nda gay\u015f = \u00f6rtmek, sarmak k\u00f6k\u00fcnden ism-i f\u00e2il olarak bir \u015feyi her taraftan sar\u0131p b\u00fcr\u00fcyen salg\u0131n, sarg\u0131n, kaplayan \u015fey demektir ki sonundaki &#8220;t\u00e2&#8221;, niteli\u011fi isme g\u00f6re di\u015filik al\u00e2meti veya a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k ifade etmek veya baz\u0131 durumlarda s\u0131fatl\u0131ktan &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12163,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1058,1057,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1772","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-88-gasiye","tag-88-gasiye-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1772","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1772"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1772\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12163"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1772"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1772"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1772"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}