{"id":1778,"date":"2010-11-18T21:10:43","date_gmt":"2010-11-18T21:10:43","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1778"},"modified":"2010-11-18T21:10:43","modified_gmt":"2010-11-18T21:10:43","slug":"86-tarik-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/86-tarik-tefsiri\/","title":{"rendered":"86-TARIK SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>86-TARIK:<\/p>\n<p>&#8220;Andolsun g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne.&#8221; Buradaki &#8220;vav&#8221; yemin i\u00e7indir. Sema ise, bildi\u011fimiz g\u00f6\u011fe ve mutlak y\u00fcksek m\u00e2n\u00e2s\u0131na maddi ve ruhani her y\u00fcksekli\u011fe ve dolay\u0131s\u0131yla hava bo\u015flu\u011funa, buluta ve ya\u011fmura veya ya\u011fmurdan meydana gelen bitkilere ve yiyeceklere dahi denir. Burada baz\u0131lar\u0131 &#8220;ya\u011fmur&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na demi\u015flerse de \u00e7o\u011funlu\u011fun dedi\u011fi gibi bildi\u011fimiz g\u00f6k m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r ki yukar\u0131da \u00e7atlayaca\u011f\u0131, yar\u0131laca\u011f\u0131 hat\u0131rlat\u0131lan ve bur\u00e7lar\u0131 oldu\u011fu bildirilen g\u00f6k demek olur. Bununla beraber Ar\u015f&#8217;a kadar maddi ve ruhani mutlak y\u00fckseklik m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 da yeminin cevab\u0131na pek uygundur.<\/p>\n<p>Yeminin faydas\u0131, yemin edilen \u015feyin \u00f6nemine dikkati \u00e7ekerek verilen haberi desteklemektir. Burada iki \u015feye yemin olunuyor. Birisi g\u00f6k, birisi de T\u00e2r\u0131k&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00c2RIK, asl\u0131nda &#8220;tark&#8221; k\u00f6k\u00fcnden ism-i f\u00e2ildir. Tark, bir ses i\u015fitilecek \u015fekilde \u015fiddetle vurmak, \u00e7arpmakt\u0131r. Bu as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan geni\u015fletilerek bunun gerektirdi\u011fi bir\u00e7ok m\u00e2n\u00e2da kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;\u00c7eki\u00e7&#8221; ve &#8220;\u00e7omak&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;m\u0131traka&#8221; bu k\u00f6ktendir. Yol m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;tar\u00eek&#8221; da bundan t\u00fcretilmi\u015ftir. Zira yolcular ona ayak vururlar. Buna g\u00f6re &#8220;t\u00e2r\u00eek&#8221;, esasen &#8220;tokmak vurur gibi \u015fiddetle vuran&#8221; demek oldu\u011fu halde sonra ayak vurmak, yol tepmek m\u00e2n\u00e2s\u0131yla l\u00fcgat \u00f6rf\u00fcnde yola giden yolcuya isim olmu\u015f ve bu m\u00e2n\u00e2da yayg\u0131n \u015fekilde kullan\u0131larak hakikat olmu\u015ftur. Sonra &#8220;gece gelen&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda \u00f6zelle\u015fmi\u015ftir ki geceleyin gelip kap\u0131 \u00e7alan veya g\u00f6n\u00fcl hoplatan ziyaret\u00e7i m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. Mastar\u0131 &#8220;tark&#8221; ve &#8220;turuk&#8221;tur. Sonra bu m\u00e2n\u00e2dan geni\u015fletilerek her ne olursa olsun geceleyin ortaya \u00e7\u0131k\u0131p g\u00f6ze, g\u00f6n\u00fcle \u00e7arpan her \u015feye, hatta hayal\u00ee g\u00f6r\u00fcnt\u00fclere dahi t\u00e2r\u0131k denilmi\u015ftir. Nitekim \u015eair:<\/p>\n<p>&#8220;O hayal g\u00f6rd\u00fc ve hi\u00e7bir tarafa meyletmedi. Oysa kervanlar\u0131m\u0131z\u0131 h\u0131zland\u0131rma a\u00e7\u0131s\u0131ndan gece kadar etkili bir \u015fey yoktur.&#8221; demi\u015ftir. Bizim zihne \u00e7arpmak tabirimiz de bu t\u00fcrdendir. Bir de T\u00e2r\u0131k, \u00f6zellikle sabaha kar\u015f\u0131 do\u011fan sabah y\u0131ld\u0131z\u0131na da denir. Burada T\u00e2r\u0131k, yemin ile cevab\u0131 aras\u0131nda bir ara c\u00fcmlesi olarak \u015f\u00f6yle tefsir olunuyor:<\/p>\n<p>2. Bildin mi sen T\u00e2r\u0131k nedir?.<\/p>\n<p>3. &#8220;Karanl\u0131\u011f\u0131 yaran y\u0131ld\u0131zd\u0131r.&#8221; \u00dczerine yemin edilen o T\u00e2r\u0131k, delen y\u0131ld\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>NECM-\u0130 S\u00c2KIB, delik m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;sakb&#8221; k\u00f6k\u00fcnden &#8220;delen y\u0131ld\u0131z&#8221; demek olup \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n kuvvetinden dolay\u0131 karanl\u0131\u011f\u0131 deliyor gibi g\u00f6r\u00fcnen her parlak y\u0131ld\u0131za denir. Nitekim ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2 ile \u015fihaplara yani k\u0131v\u0131lc\u0131mlara veya akan y\u0131ld\u0131zlara da &#8220;s\u00e2k\u0131b&#8221; denilir. Bir de ku\u015f yukar\u0131 y\u00fckseldi demek olan tabirinde oldu\u011fu gibi sakb, y\u00fckselme m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki baz\u0131lar\u0131 bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak necm-i s\u00e2k\u0131b, y\u00fcksek y\u0131ld\u0131z demek oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. \u015eu halde &#8216;n\u00fcn ba\u015f\u0131ndaki &#8220;l\u00e2m&#8221; cins ifade eden l\u00e2m olmak \u00fczere, gece do\u011fan herhangi bir parlak veya y\u00fcksek y\u0131ld\u0131z cinsi veya l\u00e2m ahd i\u00e7in olarak, sabah y\u0131ld\u0131z\u0131 ve \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan bir rivayete g\u00f6re Cediy y\u0131ld\u0131z\u0131 veya S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi gibi S\u00fcreyya veya Kur&#8217;\u00e2n y\u0131ld\u0131z\u0131 olmak ihtimali de vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130lk akla gelen Sabah y\u0131ld\u0131z\u0131 olmakla beraber T\u00e2r\u0131k manevi \u015feyler i\u00e7in de kullan\u0131labildi\u011fine ve &#8220;y\u0131ld\u0131zla da yol bulurlar&#8221;(Nahl, 16\/16) m\u00e2n\u00e2s\u0131nca y\u0131ld\u0131zda bir hidayet ve yol g\u00f6sterme m\u00e2n\u00e2s\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re &#8220;Necm-i S\u00e2k\u0131b&#8221;tan maksad\u0131n geceleyin g\u00f6kte do\u011fan herhangi bir parlak y\u0131ld\u0131z\u0131n g\u00f6ze \u00e7arpmas\u0131 halinde \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n \u015fuurumuzda parlay\u0131\u015f\u0131 gibi manevi semadan nefislerimize gelip vicdan\u0131m\u0131za i\u015fleyen ve zihnimize nak\u015fedilerek bizi i\u00e7imizdeki ve d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki karanl\u0131klardan \u00e7\u0131karan iman ve kesin inan\u00e7 nurlar\u0131yla manevi kalbe dolu\u015flar\u0131 ve il\u00e2h\u00ee ir\u015fatlar\u0131 kapsamas\u0131 daha uygundur. Yani, g\u00f6\u011fe ve sizi karanl\u0131klardan ayd\u0131nlatmak i\u00e7in y\u0131ld\u0131z gibi \u015fuurunuza \u00e7arpan ve maddenizi delip g\u00f6n\u00fcllerinize i\u015fleyen hak nuruna yemin olsun.<\/p>\n<p>4. Hi\u00e7bir nefis yoktur ki ille \u00fczerinde bir haf\u0131z, bir koruyucu olmas\u0131n.&gt; Her nefis \u00fczerinde, her halde mutlak bir koruyucu vard\u0131r. Onu, her halinde b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131yla b\u00fct\u00fcn fiil ve davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ve onunla ilgili olan her \u015feyi g\u00f6r\u00fcr g\u00f6zetir, hepsi onun korumas\u0131, g\u00f6zetimi ve kontrol\u00fc alt\u0131nda olur. Ki O, Levh-i Mahfuz&#8217;u da koruyan y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. Bir nefis ne kadar y\u00fcksek olursa olsun, her halinde \u00fczerinde bir koruyucu bulunmaktan kurtulamaz. Hi\u00e7 bir zaman kendi kendine ba\u015f\u0131bo\u015f b\u0131rak\u0131lmaz. Her an kontrol alt\u0131ndad\u0131r. &#8220;Oysa \u00fczerinizde muhakkak g\u00f6zc\u00fc melekler var. D\u00fcr\u00fcst yaz\u0131c\u0131lar var. Her ne yaparsan\u0131z bilirler.&#8221;(\u0130nfitar, 82\/10-12) buyuruldu\u011fu \u00fczere insanlar \u00fczerine her yapt\u0131klar\u0131n\u0131 bilerek yazan de\u011ferli melekler ve &#8220;Onun \u00f6n\u00fcnden ve arkas\u0131ndan takip eden melekler vard\u0131r. Onu Allah&#8217;\u0131n emrinden dolay\u0131 g\u00f6zetirler.&#8221;(Ra&#8217;d, 13\/11) buyruldu\u011fu \u00fczere Allah&#8217;\u0131n emriyle her insan\u0131 \u00f6n\u00fcnden ve arkas\u0131ndan muhafaza ederek takip eden muhaf\u0131z melekler bulunmakla beraber, Kaf S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Andolsun insan\u0131 biz yaratt\u0131k ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte oldu\u011funu biliriz. Biz ona \u015fahdamar\u0131ndan daha yak\u0131n\u0131z.&#8221; (Kaf, 50\/16) \u00e2yetinde ge\u00e7ti\u011fi gibi onlar insan\u0131n nefsindeki her gizli vesveseye ula\u015famaz; fiillerini, s\u00f6zlerini, kararlar\u0131n\u0131 kay\u0131t edip zab\u0131t tutarlarsa da b\u00fct\u00fcn i\u00e7indekileri bilemezler. Fakat \u015fahdamar\u0131ndan daha yak\u0131n, &#8220;Her \u015feyi koruyucu&#8221; (Hud, 11\/57), &#8220;Her \u015feyi hakk\u0131yla g\u00f6zetici&#8221;(Ahzab, 33\/52), &#8220;Her \u015feye \u015fahit&#8221; (M\u00e2ide, 5\/1117) &#8220;G\u00f6\u011f\u00fcslerdekileri bilici&#8221;(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/119, 154) olan y\u00fcce Allah hepsinin \u00fczerinde koruyucudur. B\u00fct\u00fcn muhaf\u0131zlar onundur. \u0130nsan\u0131n haf\u0131zas\u0131 da onun koruyucu oldu\u011funu g\u00f6steren delillerden biridir.<\/p>\n<p>Ebu Umame (r.a.)&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmu\u015ftur ki: M\u00fcmine y\u00fczaltm\u0131\u015f melek vekil k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar bal \u00e7ana\u011f\u0131ndan sinek kovalar gibi m\u00fcminden \u015feytanlar\u0131 kovarlar. \u0130nsan k\u0131sa bir s\u00fcre kendine b\u0131rak\u0131lsa \u015feytanlar onu kap\u0131\u015f\u0131verirlerdi.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 bu \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;h\u00e2f\u0131z&#8221;\u0131, koruyucu hafaza melekleriyle, baz\u0131lar\u0131 da amelleri kayda ge\u00e7iren yaz\u0131c\u0131 kontrol melekleriyle tefsir etmek istemi\u015flerse de as\u0131l maksat her iki m\u00e2n\u00e2 ile hepsinin \u00fczerinde ger\u00e7ek koruyucu olan y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 da burada &#8220;h\u00e2f\u0131z&#8221;\u0131 ak\u0131l diye anlamak istemi\u015flerdir. Fakat s\u00f6yledi\u011fimiz gibi insan\u0131n ak\u0131l ve h\u00e2f\u0131zas\u0131 da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00e2yet ve delillerinden biridir. Nefis, g\u00f6\u011f\u00fc ve T\u00e2r\u0131k&#8217;\u0131 onunla anlay\u0131p kendisiyle mukayese ederek \u00fczerindeki &#8220;h\u00e2f\u0131z&#8221;\u0131 anlamaya giden yolu bulabilir. Bundan dolay\u0131 ak\u0131l yoluyla bu d\u00e2v\u00e2y\u0131 isbat\u0131n veya nakil yoluyla bu haber vermenin bir dal\u0131 ve \u015fubesi olarak buyruluyor ki:<\/p>\n<p>5. Onun i\u00e7in insan baks\u0131n, \u00fcst\u00fcnde bulunan g\u00f6\u011fe ve geceleyin karanl\u0131\u011f\u0131 delen parlak veya y\u00fcksek y\u0131ld\u0131z gibi g\u00f6ze g\u00f6n\u00fcle \u00e7arparak nefsine gelen T\u00e2r\u0131k&#8217;a bak\u0131p i\u00e7inden ve d\u0131\u015f\u0131ndan nas\u0131l y\u00fcksek bir koruma ve kontrol alt\u0131nda bulundu\u011funu anlamak ve ona g\u00f6re fenal\u0131ktan sak\u0131n\u0131p sonunda sevinebilece\u011fi g\u00f6revleri gayret sarfederek yapmak \u00fczere kendini d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcn. Neden, hangi \u015feyden yarat\u0131ld\u0131?<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 burada insan nefsinin, &#8220;heykeli mahs\u00fcs&#8221; yani g\u00f6r\u00fcnen heykel denilen bedenden ibaret oldu\u011funu ve bu \u015fekilde bu sorunun insana, de\u011fersiz bir varl\u0131ktan ibaret oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrme ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde soruldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerse de bu tamamen do\u011fru de\u011fildir. Zira &#8220;insan baks\u0131n&#8221; emrinden, ilk evvel insan\u0131n bedenden ibaret de\u011fil, bakan, yani d\u00fc\u015f\u00fcnen \u015fey demek oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r ki bu da K\u0131yame S\u00fbresinde ge\u00e7ti\u011fi gibi &#8220;Do\u011frusu insan kendine kar\u015f\u0131 bir basirettir, kendi nefsini g\u00f6r\u00fcr.&#8221;(K\u0131yamet, 75\/14) \u00e2yetinin ifade etti\u011fi m\u00e2n\u00e2 ile tamamen ayn\u0131d\u0131r. Ger\u00e7i cevapta insan\u0131n bedeni itibar\u0131yla yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, yarat\u0131lmaya ba\u015flanmas\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f ise de bundan insan\u0131n bedenden ibaret olmas\u0131 gerekmeyip yarat\u0131l\u0131\u015f a\u015famalar\u0131ndan bir a\u015famaya ait olarak beden ile ilgili bulundu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>\u0130kinci olarak, bu sorunun bu \u015fekilde sorulmas\u0131nda, s\u00f6z\u00fcn ak\u0131\u015f\u0131na g\u00f6re insan\u0131n \u00fczerinde bulunan koruyucu ve g\u00f6zetici kar\u015f\u0131s\u0131nda aciz ve de\u011fersiz oldu\u011funa bir uyar\u0131 bulundu\u011funda \u015f\u00fcphe yok ise de as\u0131l sorunun geli\u015fi, o de\u011fersizli\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek de\u011fil, onu de\u011fersiz bir ba\u015flang\u0131\u00e7tan yarat\u0131p y\u00fckselterek &#8220;d\u00fc\u015f\u00fcnen insan&#8221; derecesine getiren y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n yaratma ve korumadaki g\u00fcc\u00fcn\u00fcn b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrerek o yarat\u0131c\u0131n\u0131n tekrar yaratabilece\u011fini g\u00f6stermek ve dolay\u0131s\u0131yla &#8220;B\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131n yoklanaca\u011f\u0131 g\u00fcn&#8221;de s\u0131rlar\u0131n temiz olmas\u0131 i\u00e7in gurura saplanmay\u0131p Allah&#8217;a do\u011fru y\u00fckselmek \u00fczere kendi nefsinden \u00e7aba harcamas\u0131 gerekti\u011fini anlatmakt\u0131r ki nazar, yani bu \u00e2yette emredilen bakma ve d\u00fc\u015f\u00fcnme, bu \u00e7aban\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131 demektir.<\/p>\n<p>6. Onun i\u00e7in yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda bir erlik suyu halinde iken bile rahime ge\u00e7mek i\u00e7in bir t\u00fcr gayret ve \u00e7aba demek olan d\u0131fk, yani &#8220;atma&#8221; \u00f6zelli\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtilerek cevab\u0131nda buyruluyor ki: Atan bir sudan yarat\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>DIFK fiili, d\u00f6kmek, atmak gibi ge\u00e7i\u015fli oldu\u011fu i\u00e7in suyun niteli\u011fi &#8220;at\u0131lan&#8221; veya &#8220;d\u00f6k\u00fclen&#8221; olmas\u0131 gerekirken &#8220;atan&#8221; denilmesi ku\u015fkusuz \u00e7ok dikkat \u00e7ekicidir. Bunun izah\u0131n\u0131 \u00fc\u00e7 \u015fekilde yapm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, Zeccac&#8217;\u0131n Sibeveyh&#8217;ten nakletti\u011fi \u00fczere hurmal\u0131 ve s\u00fctl\u00fc gibi nisbet m\u00e2n\u00e2s\u0131yla &#8220;d\u0131f\u0131kl\u0131&#8221; demek olarak yine at\u0131lan m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, &#8220;Raz\u0131 olunmu\u015f hayat&#8221;(K\u00e2ria, 101\/7) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi isnad-\u0131 mecaz\u00ee yoluyla ism-i mef&#8217;ul yerine ism-i f\u00e2il kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Ferr\u00e2: &#8220;S\u0131fat yerinde bunu Hicazl\u0131lar di\u011ferlerinden daha \u00e7ok yapar. &#8220;Gizlenmi\u015f s\u0131r&#8221; , &#8220;Yorgun d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f dikkat&#8221; ve &#8220;Uyunan gece&#8221; tabirlerinde oldu\u011fu gibi&#8221; demi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, \u0130mam Halil ve Kutrub&#8217;tan d\u0131fk ve dufuk kelimelerinin d\u00f6k\u00fclme m\u00e2n\u00e2s\u0131na da geldi\u011fi nakledilmi\u015ftir. Fakat hangisi de olsa bunun bu \u015fekilde anlat\u0131lmas\u0131nda bir n\u00fckte olmal\u0131d\u0131r. Bu ise, suda bir \u00e7aba tasavvur ettirmek \u00fczere atma i\u015finin onun taraf\u0131ndan yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u00f6ylenmesidir.<\/p>\n<p>&#8220;M\u00e2&#8221; kelimesinin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;min&#8221; ba\u015flang\u0131\u00e7 ifade eder. &#8220;Bir k\u0131s\u0131m&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelmesi de &#8220;Suyun hepsinden \u00e7ocuk olmaz.&#8221; sahih hadisinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na uygun olur ki, &#8220;atan bir suyun bir k\u0131sm\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131&#8221; demek olur. &#8220;M\u00e2&#8221; kelimesinin sonundaki tenvin de k\u00fc\u00e7\u00fcmseme, de\u011fersizlik, \u00e2dilik ifade eder. De\u011fersiz, basit bir sudan m\u00e2n\u00e2s\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>7. Ama rastgele at\u0131lan her sudan de\u011fil \u015fu nitelikteki atan sudan ki erke\u011fin sulb\u00fc ile kad\u0131n\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>SULB, sul\u00fcb, saleb s\u00e2lib; ba\u015f\u0131n arka dibinden kuyruk sokumuna kadar arka kemi\u011fine denir ki omurga kemi\u011fi, am\u00fbdi fikar\u00ee ve bel kelimeleri ile ifade edilir. Dima\u011fdan inen ve &#8220;nuha-\u0131 \u015fevki= omurilik&#8221; denilen ve sinir sisteminin ana hatt\u0131 olan &#8220;korkar ilik&#8221; onun i\u00e7inden iner. Beden \u015fekillenme ve olu\u015fumunun sertlik ve sa\u011flaml\u0131k ekseni demek olan bir temel dire\u011fidir.<\/p>\n<p>TER\u00c2\u0130B de &#8220;teribe&#8221;nin \u00e7o\u011fuludur. G\u00f6\u011f\u00fcs kemiklerine denir ki &#8220;g\u00f6\u011f\u00fcs tahtas\u0131&#8221; tabir edilir. \u0130ki meme ile boyun halkas\u0131 kemiklerinin aral\u0131\u011f\u0131na veya g\u00f6\u011fs\u00fcn sa\u011f taraf\u0131ndan d\u00f6rt ve sol taraf\u0131ndan da d\u00f6rt kaburgaya veya iki el, iki ayak ve iki g\u00f6ze de denilir. \u00d6zellikle g\u00f6\u011f\u00fcste gerdanl\u0131k tak\u0131lan yere denir. Demek ki s\u0131rttaki omurlar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak g\u00f6\u011f\u00fcs kemi\u011finin sa\u011f ve sol kaburgalara do\u011fru dallanan her bo\u011fumu bir teribe olup hepsine birden terib ve teraib denilmi\u015ftir. Bu durumuda as\u0131l ter\u00e2ib, g\u00f6\u011f\u00fcs tahtas\u0131n\u0131n eksenini te\u015fkil eden ve boyundan memeler aras\u0131na do\u011fru inen kemikler olup etraf\u0131 itibar\u0131yla sinenin gerdanl\u0131k tak\u0131lan b\u00f6l\u00fcm\u00fcne ve hepsine denir. Nitekim \u0130mriu&#8217;l-Kays&#8217;\u0131n:<\/p>\n<p>&#8220;Beli ince, bembeyaz, g\u00f6bekli de\u011fil,<\/p>\n<p>Sinesi ayna gibi parlakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>beytinde ayna gibi cilalanm\u0131\u015f diye niteledi\u011fi ter\u00e2ib, kemikler de\u011fil, sinenin kendisidir.<\/p>\n<p>Sulb ile ter\u00e2ib bedenin arkadan ve \u00f6nden iki duvar\u0131n\u0131 bel ve ba\u011f\u0131r gibi esasl\u0131 iki temel dire\u011fiyle ifade etmi\u015f oluyor ki bunlar\u0131n aras\u0131 \u00fcreme ayg\u0131t\u0131n\u0131 kapsar. \u015eu halde &#8220;sulb ile ter\u00e2ib aras\u0131&#8221;, bedenin b\u00fct\u00fcn \u015fekliyle ilgili olup ortas\u0131nda bulunan \u00fcreme ayg\u0131tlar\u0131ndan kin\u00e2ye olur. Ayn\u0131 zamanda sulb erke\u011fe, ter\u00e2ib de kad\u0131na i\u015faret olarak aralar\u0131n\u0131n birle\u015fmesinden kin\u00e2ye olmak da sulb\u00fcn erkek, sinenin kad\u0131n hakk\u0131nda daha me\u015fhur ve a\u00e7\u0131k olmas\u0131 itibar\u0131yla herkes taraf\u0131ndan bilinmi\u015f olmaya daha yak\u0131nd\u0131r. Ger\u00e7i &#8220;\u00e7\u0131kan&#8221; kelimesi &#8220;ma-i d\u00e2fik&#8221; (atan su)in s\u0131fat\u0131 olmak daha yak\u0131n bulundu\u011fu i\u00e7in, alt\u0131nda gizli olan &#8220;o&#8221; zamirinin bunun yerini tutmu\u015f olaca\u011f\u0131na nazaran d\u00e2f\u0131k kelimesinden a\u00e7\u0131k\u00e7a erke\u011fin suyu anla\u015f\u0131labilece\u011fi gibi; &#8220;sulb ve ter\u00e2ib aras\u0131ndan&#8221; ifadesinden de ilk akla gelen erke\u011fin sulb\u00fc ile erke\u011fin g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131 olur ise de birle\u015fme halinde erkek ve kad\u0131ndan her birinin sulb ve teraibi aras\u0131na, yahut sulb erke\u011fe teraib kad\u0131na ait olarak ikisinin de sebep olu\u015funa i\u015faret olmak daha uygundur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u015fekilde bu vasf\u0131n faydas\u0131 daha kapsaml\u0131 olur.<\/p>\n<p>Tefsircilerin burada ba\u015fl\u0131ca iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130S\u0130, ilk s\u00f6yledi\u011fimiz gibi &#8220;atan su&#8221; erke\u011fin suyu, &#8220;sulb ve ter\u00e2ib aras\u0131&#8221; da erke\u011fin sulb\u00fc ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131 olmakt\u0131r. Bununla bu i\u015fte kad\u0131n y\u00f6n\u00fc yok say\u0131lm\u0131\u015f de\u011fil, ancak a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmeyip &#8220;Allah onu hangi \u015feyden yaratt\u0131? Bir erlik suyundan, onu yaratt\u0131.&#8221;(Abese, 80\/18-19) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi en \u00f6nemli olan\u0131na i\u015faretle yetinilmi\u015f olur.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, erke\u011fin sulb\u00fcnden ve kad\u0131n\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs kemiklerinden, yahut ikisinin de sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan iki suyun toplam\u0131na i\u015faret olmakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc t\u00e2 Al-i \u0130mran S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Hz. Peygamber (s.a.v.) &#8216;den &#8220;Erkek ve kad\u0131ndan hangisinin suyu -kuvvet\u00e7e- \u00fcst\u00fcn gelirse \u00e7ocuk daha \u00e7ok ona benzer.&#8221; diye rivayet olundu\u011funa g\u00f6re \u00e7ocuk, erkekle kad\u0131n suyunun birle\u015fmesinden meydana gelir.<\/p>\n<p>Bunun iki su oldu\u011fu halde sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan &#8220;atan bir su&#8221; diye ifade olunmas\u0131n\u0131n sebebi de \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: Erkekle kad\u0131n ikisi birle\u015fme halinde bir tek \u015fey gibi olduklar\u0131ndan dolay\u0131 burada bu ifade g\u00fczel olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Bir \u015feyin iki sebebi oldu\u011fu zaman, &#8220;bu, \u015fununla \u015funun aras\u0131nda oldu&#8221; demek uygun olur. O halde &#8220;d\u00e2fik&#8221; (atan) denilmesi de, bir \u015feyin bir k\u0131sm\u0131n\u0131n vasf\u0131yla o \u015feyin tamam\u0131n\u0131 nitelemek kabilinden olur. Bir k\u0131sm\u0131 &#8220;atan&#8221; vasf\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mas\u0131 sebebiyle tamam\u0131na da bu vas\u0131f verilmi\u015ftir. Yahut kad\u0131n\u0131n suyu da rahime d\u00f6k\u00fclmesi nedeniyle onda da bu s\u0131fat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>Bu iki g\u00f6r\u00fc\u015f \u00fczerine burada kad\u0131n\u0131n da menisi var m\u0131d\u0131r, yok mudur? Varsa, \u00e7ocu\u011fun do\u011fmas\u0131nda as\u0131l olan hangisidir? tarz\u0131nda baz\u0131 tart\u0131\u015fmalar olmu\u015ftur. Kad\u0131n\u0131n da bir suyu bulundu\u011funu ve buna \u015fer&#8217;an onun menisi denildi\u011fini ve embriyonun meydana gelmesi i\u00e7in d\u00f6llenmede iki taraf\u0131n da ilgili oldu\u011funu tart\u0131\u015fmaya gerek yoktur. Fakat kad\u0131n\u0131n suyu erke\u011fin menisi gibi hayati maddeyi i\u00e7eriyor mu, yoksa mezi gibi bir yard\u0131mc\u0131 hizmeti yapmakla kal\u0131yor mu? \u00c7ocu\u011fun yarat\u0131lmas\u0131nda ikisi birlikte etken birer unsur mudur? Yoksa biri i\u015fi yapan, \u00f6b\u00fcr\u00fc bunu kabullenen durumunda m\u0131d\u0131r? Bu y\u00f6nler aranm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yetlerinin toprak, \u00e7amur, kupkuru \u00e7amur, \u015fekillenmi\u015f bal\u00e7\u0131k, \u00e7amur h\u00fcl\u00e2sas\u0131ndan sonra ba\u015flang\u0131\u00e7 olarak g\u00f6sterdi\u011fi de\u011fersiz su, meni, atan su hep erke\u011fin menisinde oldu\u011fu bilinmesini ve kad\u0131n menisi hakk\u0131nda bir a\u00e7\u0131kl\u0131k bulunmamas\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alan bir k\u0131s\u0131m \u00e2limler, \u00e7ocu\u011fun olu\u015fumunda as\u0131l unsurun erke\u011fin suyu oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne varm\u0131\u015flar ve kad\u0131n\u0131n suyunu bir hayat unsuru de\u011fil, bir yard\u0131mc\u0131 mahiyetinde d\u00fc\u015f\u00fcnerek ilk g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tercih etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan ul\u00fbkun yani d\u00f6llenmenin meydana gelmesinde kad\u0131ndan da bir maddenin i\u015ftirak edip kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 daha sonra \u00e7ocu\u011fun anaya da benzemesi durumlar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131ndan da anla\u015f\u0131lmas\u0131na ve hadiste de bunun kad\u0131n menisinin kat\u0131l\u0131p \u00fcst\u00fcn gelmesinden oldu\u011funun s\u00f6ylenmesine dayan\u0131larak kat\u0131lan etkili veya etkiyi kabul eden bir unsurun dahi nazar-\u0131 itibara al\u0131nmas\u0131 gerekmi\u015ftir ki bu unsur kad\u0131n\u0131n bezr (tohum) veya b\u00fcyeyza (yumurtac\u0131k) tabir olunan ve d\u00f6llenen yumurtac\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Kad\u0131n\u0131n suyunun bir meni gibi say\u0131lmas\u0131 rahmin \u00fcst\u00fcnde &#8220;mebiz&#8221; denilen yumurtal\u0131ktan \u00e7\u0131kan bu yumurtac\u0131klar dolay\u0131s\u0131ylad\u0131r. &#8220;Suyun tamam\u0131ndan \u00e7ocuk olmaz.&#8221; hadisi gere\u011fince \u00e7ocuk erkek suyunun tamam\u0131ndan de\u011fil bir k\u0131sm\u0131ndan oldu\u011fu gibi, kad\u0131n suyunun da hepsinden de\u011fil, bu yumurtac\u0131\u011f\u0131ndand\u0131r. Gizli olan d\u00f6llenme i\u015finde bunun g\u00f6revinin ne oldu\u011fu hususunda \u00fc\u00e7 ihtimal vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, erkek tohumunun faaliyet ve geli\u015fmesine yaln\u0131z zemin te\u015fkil eden bir edilgen olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, onun ile kar\u0131\u015f\u0131p birle\u015ferek hepsinin birden faaliyet g\u00f6sterip geli\u015fmesidir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, erkek menisi bunun faaliyetine yaln\u0131z bir uyar\u0131c\u0131 sebep gibi olup yavrunun asl\u0131n\u0131n o yumurtac\u0131ktan geli\u015fmesidir. \u0130\u015fte tefsirciler \u00e2yetinin tefsirinde birinci ve ikinci ihtimaller \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015fler, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ihtimali hi\u00e7 nazar-\u0131 itibara almam\u0131\u015flard\u0131r. Bu m\u00fcnasebetle burada erkek ve kad\u0131n sular\u0131 ile anlat\u0131lan bu \u00fc\u00e7 ihtimal hakk\u0131ndaki teorilere dair biraz a\u00e7\u0131klamada bulunmak faydas\u0131z olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yaratma ve kudretine, koruma ve yard\u0131m\u0131na delil g\u00f6stermek suretiyle ba\u015flang\u0131\u00e7 ve son hat\u0131rlat\u0131lmak \u00fczere insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f a\u015famalar\u0131 M\u00fcmin\u00fbn S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Andolsun biz insan\u0131 \u00e7amur h\u00fclasas\u0131ndan yaratt\u0131k. Sonra onu sa\u011flam bir yerde bir tohum yapt\u0131k. Sonra o tohumu bir embriyon haline getirdik. Arkas\u0131ndan bu embriyonu bir et par\u00e7as\u0131 yapt\u0131k. Sonra et par\u00e7as\u0131n\u0131 da kemikler haline \u00e7evirdik. Sonra bu kemiklere et giydirdik. Sonra onu bamba\u015fka bir yarat\u0131l\u0131\u015fla in\u015fa ettik. Yaratanlar\u0131n en g\u00fczeli olan Allah&#8217;\u0131n \u015fan\u0131 ne y\u00fccedir. Sonra siz bundan sonra muhakkak \u00f6leceksiniz. Sonra da k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc muhakkak diriltilileceksiniz.&#8221;(M\u00fc&#8217;min\u00fbn, 23\/12-16) \u00e2yetiyle dokuz mertebe halinde s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131larak zikredilmi\u015fti. Ki bunlardan birincisi \u00e7amur h\u00fcl\u00e2sas\u0131, ikincisi tohum, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc embriyon, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc et par\u00e7as\u0131, be\u015fincisi kemikler, alt\u0131nc\u0131s\u0131 et, yedincisi bir ba\u015fka yarat\u0131l\u0131\u015f, sekizincisi \u00f6l\u00fcm, dokuzuncusu yeniden dirilmedir. Birincisi olan \u00e7amurdan h\u00fclasa hakk\u0131nda orada s\u00f6z ge\u00e7mi\u015fti. Burada da insan nefsi \u00fczerindeki ilah\u00ee koruma ile Allah&#8217;\u0131n onu tekrar yaratmaya g\u00fcc\u00fc oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fclmek \u00fczere b\u00fct\u00fcn bu mertebeler &#8220;Neden yarat\u0131ld\u0131? Atan bir sudan. O, sulb ile g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kar. Elbette Allah&#8217;\u0131n onu d\u00f6nd\u00fcrmeye g\u00fcc\u00fc yeter.&#8221; m\u00e2n\u00e2lar\u0131yla \u00f6zetlenerek &#8220;insan baks\u0131n&#8221; diye insana, bakmas\u0131 emredilmi\u015f ve bu bak\u0131\u015f i\u00e7in her \u015feyden \u00f6nce en a\u00e7\u0131k ve ortada olan &#8220;atan su&#8221; ba\u015flang\u0131c\u0131ndan hareket tarz\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir. Ger\u00e7i bu hakikatte &#8220;Sonra onu sa\u011flam bir yerde bir tohum yapt\u0131k.&#8221;(M\u00fc&#8217;min\u00fbn, 23\/13) \u00e2yetiyle beyan edilen ikinci mertebedir. Fakat hemen bak\u0131\u015f atabilmek i\u00e7in en a\u00e7\u0131k ve en yak\u0131n olan ba\u015flang\u0131\u00e7 bu oldu\u011fu i\u00e7in bir\u00e7ok \u00e2yette \u00f6nce bu ba\u015flang\u0131ca dikkatler \u00e7ekilmi\u015ftir. Burada &#8220;Sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan&#8221; vasf\u0131nda bu suyun hem olu\u015fumu ilkelerine hem de yedinci mertebe olan &#8220;bir ba\u015fka yarat\u0131l\u0131\u015f&#8221;la do\u011fum an\u0131na kadar geli\u015fim \u00f6zelliklerine anatomik, fizyolojik ve embriyonolojik a\u00e7\u0131dan i\u015faretler vard\u0131r. Bunlar fiziksel, kimyasal ve biyolojik cihetlere kadar dallan\u0131rsa da burada en \u00e7ok aranan biyolojik \u00f6zelliktir. Bu arada cenin ilmi ve embriyon ilmi ad\u0131yla zaman\u0131m\u0131zda ayr\u0131ca bir tasnif ve incelemeye tabi tutulan bilim dal\u0131 da bu zikredilen &#8220;bak\u0131\u015f&#8221;\u0131 g\u00f6rev edinerek takip eden deneysel ilimlerdendir. Bu konuda eser yaz\u0131lmas\u0131 genellikle t\u0131p a\u00e7\u0131s\u0131ndan oldu\u011fu i\u00e7in yaz\u0131lan eserler hep o gayeyi hedef edindiklerinden dolay\u0131 ilahiyat bak\u0131m\u0131ndan bunu delil olarak kullan\u0131p da bir neticeye varmakla me\u015fgul olmazlar ise de anatomi, doku bilimi ve organlar\u0131n g\u00f6revleri gibi onda da insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na bakmak suretiyle yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudretli oldu\u011fu neticesi \u00e7\u0131kar\u0131labildi\u011finden ve ahl\u00e2k\u00ee, din\u00ee, insanl\u0131k g\u00f6revini takdir a\u00e7\u0131s\u0131ndan konumuzla ilgisi olan nice nice olu\u015fum delilleri tetkik edilip d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden &#8220;\u0130nsan neden yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na baks\u0131n&#8221; emrine uyarak a\u015fa\u011f\u0131daki baz\u0131 tart\u0131\u015fmal\u0131 konular\u0131 incelemeliyiz.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcman doktor Muhammed b. Ahmed el-\u0130skender\u00e2n\u00ee &#8220;Ke\u015ff\u00fc&#8217;l-Esrari&#8217;n-Nuraniyyeti&#8217;l-Kur&#8217;\u00e2niyye&#8221; adl\u0131 eserinde diyor ki:<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah \u015fahs\u0131 koruma g\u00f6revlerini var etti\u011fi gibi t\u00fcr\u00fc koruma g\u00f6revlerini de gerekti\u011fi gibi var etmi\u015ftir. Onun i\u00e7in onu baz\u0131 g\u00f6revler gibi yaln\u0131z iradenin h\u00fckm\u00fc alt\u0131na koymam\u0131\u015f, \u00fcreme ihtiyac\u0131 hikmetine uygun k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Zira s\u0131rf iradeye ba\u011fl\u0131 k\u0131lsayd\u0131 t\u00fcr\u00fcn \u00fcreme ve \u00e7o\u011falmas\u0131nda bir \u00e7ok bozukluk ve d\u00fczensizlik meydana gelirdi. Fakat y\u00fcce Allah bizde tabii bir meyil ve \u00fcreme organlar\u0131 i\u00e7inde bulunan bat\u0131ni ve vicdani bir his yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Bu organlardaki o his, midede bulunan bat\u0131ni a\u00e7l\u0131k hissi durumundad\u0131r. Meyl, ger\u00e7ekte \u00fcreme organlar\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. O nedenle bu organ, i\u015fini yapamad\u0131\u011f\u0131 zaman, o his bulunmaz ve \u00e7ocukluk \u00e7a\u011f\u0131nda i\u011fdi\u015f edildi\u011fi takdirde asla hissedilmez. Ama a\u00e7l\u0131k ve di\u011ferlerini hissetmek gibi bu bat\u0131ni hissin sebeplerine gelince onu anlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. D\u00f6l suyunun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu d\u00f6l suyunun kendine ait b\u00f6l\u00fcmlerde durmas\u0131n\u0131 onun sebeplerinden olmak \u00fczere zikretmi\u015flerdir. Ger\u00e7i bunun ona yard\u0131mc\u0131 oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc uzun s\u00fcre bu i\u015f yap\u0131lmay\u0131nca istek kuvvetlenir. Zira bu zaman i\u00e7inde at\u0131m maddesi cidden \u00e7o\u011fal\u0131r. Fakat bu m\u00fcstakil bir sebep de\u011fildir. Zira a\u015f\u0131r\u0131 derecede d\u00fc\u015fk\u00fcn olanlarda al\u0131\u015fkanl\u0131k nedeniyle cinsel ili\u015fkiye b\u00fcy\u00fck bir meyil bulunur. Oysa iffet sahibi olan kuvvetli erkekler b\u00f6yle de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlarda bu meyil az bulunur. Bu duygu kad\u0131nlarda da bulunur. Fakat bunlarda meni salg\u0131s\u0131 olmaz.<\/p>\n<p>Beyin ve beyincikten her birinin de ger\u00e7ekte bu g\u00f6revin ba\u015flang\u0131c\u0131nda etkisi vard\u0131r. Bu hususta hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn etkisi de ona a\u00e7\u0131k bir delildir. Bu an\u0131lanlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bu son iki uzvun her birinde de bir meyil bulunur ki bu durumun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda onun da etkisi vard\u0131r. Cinsel ili\u015fki halinde erke\u011fin yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015f, kad\u0131n\u0131n \u00fcreme organ\u0131na erke\u011fin ak\u0131c\u0131 d\u00f6l suyunu atmak i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan uzvunu sokmak ve i\u00e7erde oldu\u011fu m\u00fcddet i\u00e7inde o s\u0131v\u0131y\u0131 atmakt\u0131r. Fakat bu ortak gayenin meydana gelebilmesi i\u00e7in cinsel uzvun kuvvetlenme, kalkma denilen geli\u015fme sebebi ile sokmaya yeterli bir k\u0131vama, tava gelmesi gerekir. Bu belirti ve geli\u015fme ise erke\u011fin o bat\u0131n\u00ee duygu sebebiyle arzu duydu\u011fu zaman ortaya \u00e7\u0131kar. O vakit sidik yoluna iki ortas\u0131 bo\u015f cisminde atardamarlar vas\u0131tas\u0131yla b\u00fcy\u00fck miktarda kan ak\u0131m\u0131 olur. Sonra bu kan damarlarda toplan\u0131r. O s\u0131rada bu iki ortas\u0131 bo\u015f cismin geli\u015fip kalkabilen dokusunda, sidik borular\u0131nda ve penisin ba\u015f\u0131nda hakiki bir kan birikimi meydana gelir. Bu kan h\u00fccumunu da bu dokularda \u015fehvet art\u0131\u015f\u0131 ile meydana gelen heyecanlanmaya nisbet olunmas\u0131 gerekir. Bununla penis zorunlu bi sertlik kazan\u0131r ve onunla d\u00f6l yata\u011f\u0131 kanal\u0131na girmesi tamam olur. Onda meydana gelen uyanma, erke\u011fin di\u011fer \u00fcreme ayg\u0131t\u0131na yay\u0131l\u0131r. O vakit iki erkeklik bezinin salg\u0131s\u0131 \u00e7o\u011fal\u0131r. Nitekim \u00e7i\u011fnerken t\u00fckr\u00fck bezlerinden t\u00fckr\u00fck salg\u0131s\u0131 \u00e7o\u011fal\u0131r. Sonra o vakit meni, \u00e7o\u011falmak suretiyle meni torbac\u0131klar\u0131na gelir. Ondan da bu torbac\u0131klar uyar\u0131l\u0131r. Sonra b\u00fcz\u00fcl\u00fcp at\u0131c\u0131 boru vas\u0131tas\u0131yla sidik borusuna atar. Sonra bu boru periyodik bir \u015fekilde kas\u0131l\u0131p \u00e7ekilir. Bu spazmatik yani istek d\u0131\u015f\u0131 kas\u0131l\u0131p b\u00fcz\u00fclme ona kom\u015fu olan kaslar\u0131n hepsinde olur. \u0130\u015fte bu birbirini harekete ge\u00e7iren kuvvetler sebebiyle meni d\u00f6l yata\u011f\u0131nda uza\u011fa at\u0131l\u0131r. Bu giri\u015f vaktinde kad\u0131n\u0131n g\u00f6revi tamamen k\u0131smad\u0131r. Zira onun cinsel uzvunun d\u0131\u015f\u0131 haz\u0131r olur. Bu haz\u0131r olu\u015f ile ona penisin i\u011fne gibi girmesi ger\u00e7ekle\u015fir. Ancak girmeyi geciktiren bir engel bulunursa ba\u015fka. Mesela bekaret zar\u0131 gibi ve fercin, haz\u0131rlanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan dokusunda meydana gelen biyolojik kan toplanmas\u0131 ve s\u0131k\u0131c\u0131 kas\u0131n\u0131n fiili gibi ki bu son ikisinin faydas\u0131 penisi s\u0131k\u0131p \u00e7arpmas\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar tam k\u0131lmakt\u0131r. Kad\u0131n da lezzet veren \u015fehvetin artmas\u0131nda erke\u011fe ortak olur. Onun da ferc ve dilci\u011finde erkekte bulunan durum gibi, hatta daha \u00e7ok bir kan h\u00fccumu olur. Bu i\u015f erkeklik uzvunun sokulmas\u0131 neticesinde ortaya \u00e7\u0131kar. O s\u0131ra lezzet veren etlerin gev\u015feyip b\u00fcz\u00fclme i\u015fi cinsel birle\u015fme s\u00fcresince devam eder ve gittik\u00e7e artar. Hatta \u00f6yle bir dereceye gelir ki kad\u0131n, erkekte meydana gelen duruma benzer m\u00fcthi\u015f bir kas\u0131lma hareketiyle bo\u015fal\u0131r. \u0130\u015fte o zaman yumurtal\u0131klar ile borularda bir etki has\u0131l olur ki ondan d\u00f6llenme vuku bulur.<\/p>\n<p>Fizyolojik mahiyeti b\u00f6yle a\u00e7\u0131klanan cinsel birle\u015fmeler, do\u011fumlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 biricik \u00fcreme fiilleridir. Fakat irade bunu gerek idaresi alt\u0131na als\u0131n, gerek almas\u0131n herhalde bu fiil, haz\u0131rl\u0131k yapma anlam\u0131nda bir i\u015f yapmaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Yeni bir bireyin olu\u015fturulmas\u0131 i\u00e7in yakla\u015ft\u0131rmaya ve erkekle di\u015fiden \u00e7\u0131kacak olan maddeleri d\u00f6kmeye hizmet etme hususunda, yeme\u011fin sindirilmesinden \u00f6nce yap\u0131lan i\u015flere benzer. Bu hususta makul olan tecr\u00fcbelere g\u00f6re a\u00e7\u0131k olan \u015fudur ki, d\u00f6llenmenin olmas\u0131na yard\u0131mc\u0131, erkeklerden \u00e7\u0131kan menidir. Mezi ve vedi denilen s\u0131v\u0131lar, sadece meni denilen s\u0131v\u0131y\u0131 ge\u00e7irmek i\u00e7in yol verici ve kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 \u015feyler durumundad\u0131r. Fakat bu &#8220;atan s\u0131v\u0131&#8221;, kad\u0131n\u0131n \u00fcreme ayg\u0131t\u0131ndan hangi yere kadar ula\u015f\u0131r. Bu bilinmemektedir. Bu konuda \u00e2limlerin g\u00f6r\u00fc\u015fleri, \u00fcremenin has\u0131l olmas\u0131 hakk\u0131nda tercih ettikleri metotlara g\u00f6re de\u011fi\u015fiktir.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131, &#8220;bu meni denilen s\u0131v\u0131 d\u00f6lyata\u011f\u0131nda kal\u0131r&#8221; demi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n iddia ve kanaatlar\u0131na g\u00f6re oradan emilir. Sonra devretme yollar\u0131ndan yumurtal\u0131\u011fa y\u00f6nelir. Baz\u0131lar\u0131 da, &#8220;rahme ula\u015f\u0131r, sonra buhar olarak y\u00fckselir ve yumurtal\u0131\u011fa kadar var\u0131r da d\u00f6llenme olur&#8221; demi\u015flerdir. Son olarak baz\u0131lar\u0131 da zanna dayanarak demi\u015flerdir ki, &#8220;rahme ula\u015f\u0131r, sonra oradan iki boru ile al\u0131n\u0131r ki bu borular rahme ve iki yumurtal\u0131\u011fa biti\u015fik iki kanald\u0131r ve iki boru g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcndedirler. O vakit onlarda bir dikilme has\u0131l olur. Dolay\u0131s\u0131yla onu yumurtal\u0131klara, onlardan da yine rahme y\u00f6neltirler.&#8221;<\/p>\n<p>A\u00e7\u0131k olan \u015fudur ki, bu son g\u00f6r\u00fc\u015f do\u011fruya daha yak\u0131nd\u0131r. Zira art\u0131k anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki d\u00f6llenme ancak yumurtal\u0131klarda tamamlan\u0131r. Nitekim bu, rahim d\u0131\u015f\u0131nda hamile kalma durumundan anla\u015f\u0131l\u0131r. \u015eu da bilinmekte ve kesindir ki, meni rahme p\u00fcsk\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Cinsel ili\u015fki halinde mutlaka penisin ucu rahim giri\u015finin ortas\u0131na ula\u015f\u0131r. Bunun ise erkekten \u00e7\u0131kan meni s\u0131v\u0131s\u0131n\u0131n rahme girmesinden ba\u015fka faydas\u0131 yoktur. Kald\u0131 ki meni s\u0131v\u0131s\u0131 rahimde \u00e7ok bulunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Sun&#8217;i d\u00f6llenme i\u00e7in yap\u0131lan ak\u0131ll\u0131ca tecr\u00fcbelerden de anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki var say\u0131lan meni esinti ve buhar\u0131 d\u00f6llenmenin olu\u015fumunda tek ba\u015f\u0131na yeterli de\u011fildir. Aksine meninin yumurtal\u0131klara bizzat \u00e7arpmas\u0131 gerekir. Bu takdirde meninin onlara varmas\u0131 i\u00e7in ise borulardan ba\u015fka yol yoktur.<\/p>\n<p>Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ger\u00e7e\u011fe daha yak\u0131n olmas\u0131n\u0131n bir delili de: Erkek hayvan di\u015fisiyle \u00e7iftle\u015ftirildikten hemen sonra kesilip yar\u0131lan hayvanlarda borunun sayvan\u0131 (\u015femsiyesi) iki yumurtal\u0131\u011fa temas halinde g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve kad\u0131n yumurtac\u0131\u011f\u0131n\u0131n bu iki kanalda yani borularda durdu\u011fu da g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015eimdi de d\u00f6llenmede meniden ve kad\u0131n maddesinden meydana gelen \u015feyden bahsedelim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu gizli s\u0131rra vak\u0131f olmak onu tan\u0131makla olabilir:<\/p>\n<p>\u015eu bilinmelidir ki kad\u0131nda iki yumurtal\u0131k, erkekteki iki husye (yumurta, ta\u015fak) yerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc husyelerin \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131yla oldu\u011fu gibi, yumurtal\u0131klar\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131yla da k\u0131s\u0131rl\u0131k durumu meydana gelir. Bir de bunlar ergenlik \u00e7a\u011f\u0131nda a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde geli\u015fme g\u00f6sterirler. On bu\u011fdaya denk olan a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 bu ya\u015fta iki dirheme denk olur. Yine bu ya\u015fta y\u00fczeylerinde daha \u00f6nce bulunmayan k\u00fc\u00e7\u00fck torbac\u0131klar g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu ilmin \u00e2limlerinden b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 bunlar\u0131 yumurtac\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131 saym\u0131\u015flard\u0131r. Sonra solar ve ay halinden kesilme \u00e7a\u011f\u0131nda yok olur. Tecr\u00fcbecilerin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131 d\u00f6llenmeden az bir zaman sonra kesilen hayvanlarda, yumartal\u0131klarda olu\u015fan k\u00fc\u00e7\u00fck taneler i\u00e7inde bir dane bulmu\u015flard\u0131r ki onda k\u00fc\u00e7\u00fck bir benek ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, ondan damarlar ve sinirler \u00e7\u0131k\u0131yor. K\u00fctleleri de bu yumurtac\u0131\u011f\u0131n k\u00fctlesi artt\u0131k\u00e7a art\u0131yor, sonra ayr\u0131l\u0131yor. Baz\u0131 hayvanlarda kendisine mahsus kanala, kad\u0131nlarda da borulardan birine giriyor. Sonra da ondan rahme veya rahim yerine ge\u00e7ecek bir yere gidiyor. O halde denebilecektir ki: Bu vazifede b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar aras\u0131nda fark ancak \u015fundan ibarettir: Baz\u0131lar\u0131nda bu yumurtac\u0131k d\u0131\u015fta yumurtland\u0131ktan sonra yavru oluyor. Baz\u0131lar\u0131nda da i\u00e7te onun i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan depoya b\u0131rak\u0131ld\u0131ktan sonra yavru oluyor. Bu vazifedeki bu farkl\u0131l\u0131ktan dolay\u0131 canl\u0131lar iki b\u00fcy\u00fck k\u0131sma ayr\u0131l\u0131r: Yumurta ile \u00fcreyenler ve canl\u0131 varl\u0131k do\u011furanlar. Bu anlat\u0131lan mukaddimelerin gere\u011fine g\u00f6re yumurtal\u0131ktan ayr\u0131lan ve rahme d\u00fc\u015ft\u00fckten sonra yerinde kalan, eseri g\u00f6r\u00fclen bu yumurtac\u0131\u011f\u0131n kad\u0131ndan kaynaklan\u0131p \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 muhakkak olur.<\/p>\n<p>O halde meninin yumurtal\u0131\u011fa veya rahme d\u00fc\u015f\u00fc\u015f\u00fc s\u00fcresince do\u011fum vazifesindeki etkisine gelelim:<\/p>\n<p>Bu vazifede organik i\u015f pek azd\u0131r. Bu nedenle duyu organlar\u0131m\u0131z onu g\u00f6rmekten acizdir. Biz bundan sadece \u015funu biliyoruz ki, meninin yumurtal\u0131\u011fa dokunmas\u0131 bu enteresan g\u00f6revin yap\u0131lmas\u0131 i\u00e7in \u00e2det bak\u0131m\u0131ndan zorunludur. Di\u011fer vazifeler gibi b\u00fct\u00fcn organlar\u0131n tam anlam\u0131yla d\u00fczg\u00fcn olmas\u0131na ve \u00f6zellikle ait oldu\u011fu organ\u0131n biyolojik \u00f6zelliklerinin tam olmas\u0131na ba\u011fl\u0131 olan bu vazifenin neticesi de onu ger\u00e7ekle\u015ftiren i\u015flerdendir. Bu vazife kimyev\u00ee ve fizik\u00ee fiillere benzemedi\u011fi i\u00e7in bunu biyolojik organsal vazifelerden saymam\u0131z gerekmektedir. Baz\u0131 deneyciler bunun hakikatini anlayabilmek i\u00e7in son derece gayret sarfetmi\u015fler, bununla beraber sadece zanna dayanan bir s\u00f6zden ba\u015fka bir \u015fey elde edememi\u015flerdir. Fakat bu zanna dayanan s\u00f6z\u00fc de tamamen g\u00f6rmezlikten gelemeyiz. Aksine ilim ehli ki\u015filerin u\u011fra\u015ft\u0131klar\u0131 zanna dayal\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fleri de k\u0131saca s\u00f6ylememiz gerekir. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri \u015fu \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015fe dayanmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn sahipleri \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Cenin \u00f6nce kad\u0131nlar\u0131n yumurtal\u0131\u011f\u0131nda bulunur ve ceninin as\u0131llar\u0131n\u0131n ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu uzva \u00f6zg\u00fc bir fiil ile onda olu\u015fur. Bundan dolay\u0131 yumurtal\u0131ktaki yumurtac\u0131k bu &#8220;yeni varl\u0131k&#8221;\u0131n tamam\u0131n\u0131 kapsar. Ancak bu yeni varl\u0131k, tek ba\u015f\u0131na hayat ta\u015f\u0131ma \u00f6zelli\u011fi bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in b\u00e2kir tavuk yumurtas\u0131 gibidir. Yavrunun b\u00fct\u00fcn as\u0131llar\u0131n\u0131 kapsasa da bizzat kendisi yavrulayamaz. Onun i\u00e7in bu cenin de erke\u011fin menisi temas etmeden hayat bulamaz. Bu noktadan hareketle \u00e7ocuklar\u0131n babalar\u0131na benzemesini, &#8220;o s\u0131rada tutkal\u0131ms\u0131 bir k\u0131vamda bulunan o yumurtac\u0131\u011fa kar\u0131\u015fan erkek menisi ile b\u00fcy\u00fck bir \u00e7e\u015fitlilik meydana gelmesi&#8221; sebebiyle a\u00e7\u0131klamak m\u00fcmk\u00fcn olur. Bu ak\u0131c\u0131 meninin o yumu\u015fak yumurtac\u0131kta etkisi, m\u00fchr\u00fcn yumu\u015fak mum \u00fczerideki etkisine benzer ki, mum o etki ve eseri korur, kal\u0131r. O halde erkek cinsel ili\u015fkide g\u00fcc\u00fcn\u00fc ne kadar \u00e7ok harcarsa \u00e7ocu\u011fun ona benzemesi de o kadar yak\u0131n olur. \u0130rsi (kal\u0131t\u0131msal) hastal\u0131klar\u0131n \u00e7ocuklara ge\u00e7mesini de bu durum ile a\u00e7\u0131klamak m\u00fcmk\u00fcn olur. Sonra g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f itibar\u0131yla alaka&#8217;n\u0131n i\u00e7i di\u015fiden kaynaklan\u0131r. Aksine d\u0131\u015f\u0131 da erkekten \u00e7\u0131kar demek olur. O halde di\u015fi at ve erkek e\u015fek gibi t\u00fcrleri farkl\u0131 iki hayvan\u0131n birle\u015ftirilmesinden netice olarak do\u011fan kat\u0131r, d\u0131\u015ftan erke\u011fe i\u00e7ten di\u015fiye benzer.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130 g\u00f6r\u00fc\u015f de, iki meninin yani erkek menisi ile di\u015fi menisinin rahimde birbirine kar\u0131\u015fmas\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6yledikleri eski metottur ki Hipokrat, Calinos ve daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131n eserlerinde a\u00e7\u0131klanan budur. Son devir \u00e2limlerinden baz\u0131lar\u0131 da bu g\u00f6r\u00fc\u015ftedir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc savunanlar \u015f\u00f6yle der: Erke\u011fin bedeninden her uzuv, uzv\u00ee (organik) denilen bir tak\u0131m c\u00fcz&#8217;\u00ee \u015feyler atar. Erke\u011fin de kad\u0131n\u0131n da g\u00f6zlerinden, kulaklar\u0131ndan ve di\u011fer uzuvlar\u0131ndan \u00e7\u0131kan bu c\u00fcz&#8217;i \u015feyler erkekten ve di\u015fiden gelen ve b\u00fcnyenin temelini te\u015fkil eden bir i\u00e7 kal\u0131b\u0131 etraf\u0131nda s\u0131ralan\u0131p dizilirler. Bu yol, anne ve babaya benzeme yolu olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc g\u00f6r\u00fc\u015f, &#8220;bezriyyun&#8221; yani &#8220;tohumcular&#8221;\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr ki en g\u00fczel yol budur. Bunlar aras\u0131nda da farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi: M\u00fctekaddimin (\u00f6nceki \u00e2limler) \u015funu tercih etmi\u015flerdir: \u0130ki nutfeye hayat verilmesi rahimde olur ve bu son derece latif bir sinirsel unsur vas\u0131tas\u0131yla olur. Fisagurs bu g\u00f6r\u00fc\u015fe varm\u0131\u015ft\u0131. Yahut bir manyetik kar\u0131\u015f\u0131m ile veya erke\u011fin s\u0131v\u0131 menisi ile olur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: D\u00f6llenme yerinin yumurtal\u0131k oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc savunanlar der ki: birle\u015fim ancak yumurtal\u0131kta olur. \u015eu anda son devir \u00e2limlerinden b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de budur. Ancak bunlar da \u015fu hususta ayr\u0131lmaktad\u0131rlar: Bu birle\u015fme, meni maddesinin d\u00f6l yata\u011f\u0131na girdikten sonra emilmesi ve kan ak\u0131m\u0131 yoluyla yumurtal\u0131\u011fa gitmesi ile midir? Baz\u0131lar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc budur. Yoksa meninin buharla\u015fmas\u0131 vas\u0131tas\u0131yla m\u0131? Veya manyetik kar\u0131\u015f\u0131m ile mi? Veya elektiksel bir co\u015fturma ile mi? Yahut sadece cinsel ili\u015fkiden meydana gelen hareket ve titre\u015fim ile midir? \u00c7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc: &#8220;G\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyecek kadar canl\u0131lar&#8221; oldu\u011funu savunanlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015fleridir. Bunlardan kimine g\u00f6re, d\u00f6llenme rahimde yumurtac\u0131\u011f\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131 olmadan olur. Kiminin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re de an\u0131lan hayvanc\u0131klar yumurtal\u0131ktaki k\u00fc\u00e7\u00fck torbac\u0131klar\u0131 rahimde beraber bir birikinti sa\u011flamak i\u00e7in kendilerine \u00e7ekerler de d\u00f6llenme rahimde olur. Kimi de \u015f\u00f6yle olur varsaym\u0131\u015ft\u0131r: Bu hayvanc\u0131klardan biri rahimde yumurtac\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendine \u00e7eker de ondan k\u00fc\u00e7\u00fck bir yol a\u00e7arak i\u00e7ine girer. Ve d\u00f6llenme o anda meydana gelir.Prikus ve Domas, Bukrat ve Arastatalis&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015flerine d\u00f6nerek rahim bo\u015flu\u011funun d\u00f6llenme yeri oldu\u011funu tercih etmi\u015fler ve bunu bir tak\u0131m maddelerle vurgulam\u0131\u015flard\u0131r. Bu c\u00fcmleden olarak tecr\u00fcbelerinde ne boruda ne yumurtal\u0131kta o hayvanc\u0131klardan bir \u015fey bulmam\u0131\u015flar. Oysa rahimde ve iki taraf\u0131nda \u00e7ok bulmu\u015flard\u0131r. Bir de yumurtac\u0131k kar\u0131\u015f\u0131mdan evvel s\u00fcm\u00fc\u011f\u00fcms\u00fc bir tabaka ile k\u0131l\u0131flanmaya muhta\u00e7t\u0131r. Bunu ise yumurtal\u0131ktan rahme giderken borudan al\u0131r. Bir de bunlar do\u011frudan do\u011fruya yumurtal\u0131ktan ald\u0131klar\u0131 yumurtac\u0131\u011fa sun&#8217;\u00ee d\u00f6llenmenin yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rememi\u015flerdir. Oysa onlara g\u00f6re borunun ge\u00e7irdi\u011fi yumurtac\u0131\u011fa sun\u00ee d\u00f6llenme ile hayat vermeden daha kolay bir \u015fey yoktu. Fakat buna kar\u015f\u0131 \u015fu m\u00fc\u015fkil durum ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Ruvi\u015f \u00e7ocuk yap\u0131c\u0131 maddeyi yani meniyi zina yapan bir kad\u0131n\u0131n -ki o s\u0131rada kocas\u0131 taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc- borusunda bulmu\u015ftur. Bunun gibi baz\u0131lar\u0131 da o halde \u00f6ld\u00fcrd\u00fckleri hayvanlar\u0131n di\u015filerinde bulmu\u015ftur. Baz\u0131lar\u0131 da k\u00f6pek ve s\u0131\u011f\u0131rlarda bu gibi g\u00f6zlemlerde bulunmu\u015flard\u0131r. Kurba\u011falar\u0131n yumurtas\u0131n\u0131 d\u00f6lleme ancak \u00f6nce koyu bir s\u00fcm\u00fc\u011f\u00fcms\u00fc ya\u011fa bat\u0131r\u0131lmakla m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu bizce bilindi\u011fi i\u00e7in kad\u0131nlarda bu durumun has\u0131l olmas\u0131n\u0131 da buna k\u0131yas edebiliriz.<\/p>\n<p>Prikus ve Domas&#8217;\u0131n d\u00f6llenemez bulduklar\u0131 yumurtac\u0131\u011fa gelince, anla\u015f\u0131l\u0131yor ki onlar onu yumurtal\u0131ktan kuvvetle ay\u0131r\u0131rlarken aletler onda mutlak bir bozulma meydana getirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ne rahme biti\u015fen bir boru ile hamileli\u011fin varl\u0131\u011f\u0131, ne yar\u0131s\u0131n\u0131 boruda yar\u0131s\u0131n\u0131 yumurtal\u0131kta g\u00f6zledikleri cenin g\u00f6zlemi, ne de \u00e7ok g\u00f6zlenmi\u015f olan &#8220;rahim d\u0131\u015f\u0131 hamilelik&#8221; sabit olmad\u0131\u011f\u0131 var say\u0131m\u0131na g\u00f6re de s\u00f6z a\u015fa\u011f\u0131daki gibi esere dayanacakt\u0131r:<\/p>\n<p>Nutfelerin birbirine kar\u0131\u015f\u0131m\u0131: Do\u011frusu d\u00f6llenme hareketi bize gizlidir. Bu konuda nihayet s\u00f6yleyece\u011fimiz: Yumurtal\u0131kta bulunan k\u00fc\u00e7\u00fck torbac\u0131klardan birisi ergenlikten sonra h\u0131zla b\u00fcy\u00fcr ve uzvun d\u00fczeyinden y\u00fckselir. D\u0131\u015f zar\u0131 yava\u015f yava\u015f incelir. Sonra cinsel ili\u015fki vaktinde \u00e7atlar. Ondan bir k\u00fc\u00e7\u00fck tohum \u00e7\u0131kar ki o hakiki yumurtac\u0131kt\u0131r. \u00c7\u0131k\u0131nca yumurtal\u0131ktan bulundu\u011fu yer \u00fczerinde kan alma \u015fi\u015fesi \u015feklinde bahis konusu bulunan boruya girer. \u00c7atlamadan \u00f6nce o yumurtac\u0131\u011f\u0131 kapsayan koruyucu cisme baz\u0131lar\u0131 cism-i asgar (k\u00fc\u00e7\u00fck cisim) demi\u015flerdir. Sonra bu koruycu cisim \u00e7atlad\u0131\u011f\u0131 zaman onda k\u00fc\u00e7\u00fck bir yara meydana gelir.Bu yara yava\u015f yavas iyile\u015fip kapan\u0131r ve yerinde bir p\u00fcr\u00fcz veya derinli\u011fi farkl\u0131 bir \u00e7ukur, bir eser b\u0131rak\u0131r. &#8220;K\u00fc\u00e7\u00fck cisim&#8221; denilen as\u0131l bu p\u00fcr\u00fcz veya eserdir.<\/p>\n<p>Bu ilmin \u00e2limleri demi\u015flerdir ki:<\/p>\n<p>Bu iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn hakikat\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in yeni bir inceleme ve tetkike ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 demi\u015ftir ki: Ben kad\u0131nlar\u0131n yumurtal\u0131\u011f\u0131nda hatta d\u00f6llenmeden \u00f6nce sararm\u0131\u015f bir k\u00fctle, hatta so\u011fan b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde, bazan da f\u0131nd\u0131k gibi k\u00fctleler m\u00fc\u015fahede ettim. Yard\u0131ktan sonra da onda bazan bir durum g\u00f6zledim ki yumu\u015famam\u0131\u015f bir ci\u011fer uru gibi, bazan da tane tane yap\u0131\u015fm\u0131\u015f bir donmu\u015f madde g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc gibi, bazan da merkezinden dairesine do\u011fru yumu\u015famaya ba\u015flam\u0131\u015f bir kese manzaras\u0131 gibi ve yumurtal\u0131\u011f\u0131n y\u00fczeyi \u00fczerinde bundan meydana gelen yumurtac\u0131klar baz\u0131 kere cidden b\u00fcy\u00fck oluyor ve olgunluk halinde par\u00e7aland\u0131\u011f\u0131 vakit de ondan bir bo\u015fluk has\u0131l oluyor ki ancak \u00e7ok yava\u015f bir \u015fekilde iyile\u015fip kapan\u0131r. Sonra derin bir \u00e7ukur b\u0131rak\u0131r. Bu \u00e7ukur daha \u00f6nce orada onun var oldu\u011funu g\u00f6sterir. Bir yumurtac\u0131k i\u00e7in olan \u015feylerin \u00fc\u00e7 veya daha \u00e7o\u011fu i\u00e7in de olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu yumurtac\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesi gibi, gerek cinsel ili\u015fki halinde \u00e7arp\u0131nt\u0131 vas\u0131tas\u0131yla, gerek elektriksel ak\u0131m ile, gerek meninin buharla\u015fmas\u0131 ile, gerek k\u00fc\u00e7\u00fck canl\u0131lar ile, gerek meni maddesinden herhangi bir unsur ile olsun, her d\u00f6llenmeden sonra yumurtal\u0131\u011f\u0131ndan bir yumurtac\u0131\u011f\u0131n ayr\u0131lmas\u0131 gerekiyor ki, ondan derhal ne t\u00fcrl\u00fc olursa olsun, bu neticeyi do\u011furan varl\u0131\u011fa benzer bir varl\u0131k has\u0131l oluyor. Gerek meni unsuru kad\u0131n\u0131n nutfesine do\u011frudan do\u011fruya ula\u015fs\u0131n, gerekse genel dola\u015f\u0131m i\u00e7ine girdikten sonra ula\u015fs\u0131n. G\u00f6zlemlerden elde edilen ancak budur. Bundan fazlas\u0131 bilinmiyor.<\/p>\n<p>Erke\u011fin nutfesi: Meni \u00e7\u0131karken iki s\u0131v\u0131y\u0131 kapsar. Birisi s\u00fct\u00fc and\u0131r\u0131r, azd\u0131r. bunun asl\u0131 prostat (kestanecik) denilen guddeye nisbet olunur. \u0130kincisi beyaz, koyu, ak tutkal g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcndedir. Bunun da husyelerden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir. Bunda hayat maddesi bulunur. Ara\u015ft\u0131rmalardan elde edildi\u011fine g\u00f6re insan menisinden her y\u00fczyirmibe\u015f c\u00fcz; y\u00fczonikibu\u00e7uk c\u00fcz suyu, yedibu\u00e7uk c\u00fcz s\u00fcm\u00fc\u011f\u00fcms\u00fc canl\u0131l\u0131k maddesini, 1, 1\/4 c\u00fcz soday\u0131 ve 3,1\/4 c\u00fcz fosfat kireci, yani yanm\u0131\u015f kemik gibi bir topra\u011f\u0131 i\u00e7erir. Onda bunlardan ba\u015fka bir s\u00fcm\u00fc\u011f\u00fcms\u00fc madde, bir u\u00e7an madde ve k\u00fck\u00fcrt de bulunur. Meni bir kapta \u00f6rt\u00fcl\u00fc veya \u00f6rt\u00fcs\u00fcz b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 vakit 20-25 dakika sonra su gibi incelir. Bunun nedeni bilinmemektedir. Is\u0131 az da olsa bu sulanma olur. \u0130yice \u0131s\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda terkibi \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcr. Bundan bir\u00e7ok n\u0131\u015fad\u0131r \u00e7\u0131kar. Mesela, meni bir sahanda havaya kar\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lsa, e\u011fer hava s\u0131cak ve kuru ise koyula\u015f\u0131r ve kat\u0131la\u015f\u0131r ve onda fosfat kireci billurlar\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Az \u015feffaf, kolay k\u0131r\u0131l\u0131r kabuklar olur. E\u011fer hava s\u0131cak ve rutubetli ise terkibi kurumadan bozulur, sarar\u0131r, asitle\u015fir ve ondan kokmu\u015f bal\u0131k gibi bir koku yay\u0131l\u0131r. Sonra k\u00fcflenir. Meninin \u00f6zelliklerindendir ki ne s\u0131cak ne de so\u011fuk suda c\u0131v\u0131tmadan \u00f6nce erimez. \u0130nsandan ayr\u0131lmas\u0131 halinde meni bir suya d\u00fc\u015ferse kab\u0131n dibine iner ve biraz toplan\u0131r, sonra bir miktar\u0131 erir. Kalan\u0131 da suyun i\u00e7ine at\u0131lm\u0131\u015f pamuk tozuntular\u0131 gibi da\u011f\u0131l\u0131r, o vaki s\u00fcz\u00fcl\u00fcr de s\u00fcz\u00fcnt\u00fc &#8220;hammam-\u0131 mariyye&#8221; (kaynamakta olan su) \u00fczerinde kuruyuncaya kadar \u0131s\u0131t\u0131l\u0131rsa ondan bir koku yay\u0131l\u0131r ki bu, meninin kendine \u00f6zg\u00fc kokusudur. Bu durumda meni biraz sar\u0131ya \u00e7alan inci gibi bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm kazan\u0131r. Kab\u0131n kenarlar\u0131nda ondan \u00e7ok ince bir tabaka kal\u0131r. Kab\u0131n dibinde kalan art\u0131ktan al\u0131n\u0131p da o tabaka \u00fczerine eriyinceye kadar d\u00f6k\u00fcl\u00fcr, sonra s\u0131v\u0131 kurutulur da ondan geriye kalan art\u0131k, dam\u0131t\u0131lm\u0131\u015f su ile \u00e7alkalan\u0131r sonra da bu su y\u00fckselirse ondan bir h\u00fclasa olur ki ay\u00e7ice\u011finin g\u00f6k rengini k\u0131zart\u0131r ve bu madde et h\u00fclasas\u0131na benzer. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0131s\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda k\u0131zarm\u0131\u015f et gibi kokar. K\u00f6m\u00fcr olup yan\u0131ncaya kadar \u0131s\u0131tma devam ederse biraz k\u00fcl kal\u0131r ki bu k\u00fcl soda ihtiva eder.<\/p>\n<p>Erkek menisinin konulmu\u015f bulundu\u011fu uzuvlar:<\/p>\n<p>\u0130ki husye, iki meni borusu, iki meni torbac\u0131\u011f\u0131 ve iki meni at\u0131c\u0131 kanald\u0131r.<\/p>\n<p>Meni husyelerde \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p &#8220;ev&#8217;iye-i \u00e2tiye&#8221; denilen \u00f6zel damarlarda pe\u015fpe\u015fe ge\u00e7er. Meni borusu denilen nakledici kanaldan meni torbas\u0131na gider. Husyenin \u00f6zel dokusu olan bu damarlar gayet ince, \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcnce 900 metreye kadar uzanabildi\u011fi s\u00f6ylenen katl\u0131 liflerden m\u00fcrekkep olup birbirine eklenerek ve dal ve g\u00f6vdelere ayr\u0131larak \u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ve hepsi \u00fcst tarafta &#8220;ceyb&#8221; denilen k\u00fc\u00e7\u00fck bir bo\u015flu\u011fa y\u00f6nelmi\u015f damarlard\u0131r ki bu g\u00f6vdelerin say\u0131s\u0131 ondan onikiye ve bazan yirmiye kadar olur. Bunlar\u0131n toplam\u0131ndan husyenin ba\u015f\u0131nda &#8220;berbah&#8221; denilen bir k\u0131s\u0131m olu\u015fur ve ondan meni nakledici kanal \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Meni borusu; atardamar, toplardamar, lenf damarlar\u0131 ve meni nakledici kanaldan olu\u015fur. Bunlar\u0131n hepsi hilal \u015feklinde bir doku vas\u0131tas\u0131yla birbirine kat\u0131l\u0131r. Bu meni borusu husyenin \u00fcst kenar\u0131ndan kas\u0131k mafsal\u0131na do\u011fru y\u00fckselip orada kal\u00e7a halkas\u0131ndan ge\u00e7erek kar\u0131na dahil olup meni torbac\u0131\u011f\u0131 ile birle\u015fir ve oradan meni at\u0131c\u0131 kanal \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Biri sa\u011f ve biri solda iki meni torbac\u0131\u011f\u0131, sidik torbas\u0131n\u0131n alt taraf\u0131nda bo\u011fum arkas\u0131nda iki sidik borusunun girdi\u011fi yerin \u00f6n\u00fcnde ve kal\u0131n barsa\u011f\u0131n \u00fcst taraf\u0131nda kalan yani bel kemi\u011fi \u00f6n\u00fcne konulmu\u015f, her birinin uzunlu\u011fu iki, eni yar\u0131m santim kadar iki k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6rt\u00fcl\u00fc torbad\u0131r ki faydalar\u0131 meniye depo olmakt\u0131r. Meni onlarda korunur ve ayr\u0131laca\u011f\u0131 zaman onlardan \u00e7\u0131k\u0131p at\u0131c\u0131 kanal vas\u0131tas\u0131yla at\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130ki meni at\u0131c\u0131 kanal ise, iki meni torbac\u0131\u011f\u0131n\u0131n itici kanal\u0131yla nakledici kanal\u0131n birle\u015fmesinden olu\u015fmu\u015f ve bir santim kadar uzunlukta olup iki meni torbac\u0131\u011f\u0131ndan ge\u00e7erek ak\u0131nt\u0131 yoluna a\u00e7\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Di\u015finin Suyu: \u0130lk olarak, biraz yap\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 bulunan ak\u0131c\u0131 bir s\u0131v\u0131d\u0131r ki d\u00f6l yolu duvarlar\u0131ndan ve fercin iki duda\u011f\u0131n\u0131n yak\u0131nlar\u0131ndan \u00e7\u0131kar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun taraf\u0131nda hafifce beze dokusuna benzer bir doku vard\u0131r. Bu s\u0131v\u0131, erkeklerin menisine benzemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc hafif, \u015feffaf, saf ve berrakt\u0131r. Bunda erkeklerin menisinde bulunan hayattan bir \u015fey yoktur. Fakat il\u00e2h\u00ee kudret ferc bo\u015flu\u011funda o suyun d\u00f6k\u00fclmesini sa\u011flayan damarlar yaratm\u0131\u015f ve bu s\u0131v\u0131n\u0131n ini\u015fini tam bir lezzet ile beraber k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki yumurtal\u0131kta d\u00f6llenme i\u00e7in kad\u0131n\u0131n \u00fcreme organlar\u0131 uyans\u0131n.<\/p>\n<p>\u0130kinci olarak, erkekteki husyeler yerinde, hacimleri f\u0131nd\u0131k kadar ve \u015fekilleri yumak gibi, bas\u0131k oval bi\u00e7imde olan iki yumurtal\u0131k da, yap\u0131\u015fkanl\u0131 bir s\u0131v\u0131y\u0131 kapsayan, rengi sar\u0131ya \u00e7alan k\u00fc\u00e7\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck torbac\u0131klardan olu\u015fmu\u015ftur ki, Allah bilir, cenin tohumlar\u0131n\u0131 i\u00e7ermektedir.<\/p>\n<p>Rahmin iki taraf\u0131ndan \u00fcstte, her biri bir tarafta iki delik vard\u0131r. Bunlara rahim borular\u0131 denilen iki boru (Fallup borusu) biti\u015fmi\u015ftir. Uzan\u0131\u015flar\u0131 deliklerden rahmin iki taraf\u0131 \u00fczeriden bo\u011fum yak\u0131n\u0131na do\u011fru kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya bir hizadad\u0131r. \u00c7aplar\u0131 \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr. \u00dcnsiyet ve yak\u0131nl\u0131k y\u00f6nleri rahimde sabit ve yerle\u015fmi\u015f; vah\u015filik taraflar\u0131 ise serbest, yay\u0131lm\u0131\u015f ve serilmi\u015ftir ki buna borunun sayvan\u0131 denir. Yumurtal\u0131\u011f\u0131 kucaklar, yumurtal\u0131klar borunun bu sayvanlar\u0131 i\u00e7ine yerle\u015ftirilmi\u015ftir. Y\u00fczeylerinde b\u00fckl\u00fcmler p\u00fcrt\u00fckler ve mesafeler ve iki yumurtal\u0131k aras\u0131nda onbe\u015ften yirmiye kadar \u015feffaf k\u00fc\u00e7\u00fck torbac\u0131klar vard\u0131r ki hacimleri is tanecikleri gibidir. Bunlar da sar\u0131ya \u00e7alar yap\u0131\u015fkanl\u0131 bir s\u0131v\u0131y\u0131 kapsarlar. \u0130\u015fte yumurtal\u0131klar\u0131n faydas\u0131 b\u00f6yle birtak\u0131m torbac\u0131klar\u0131 kapsamakt\u0131r ki bu torbac\u0131klar daha sonra erkek menisinden geli\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmak \u00fczere \u00f6nce olu\u015fturulmu\u015f birer tohum diye zannedilmekte ve \u00f6yle kabul edilmektedir. Bunlar\u0131 rahime nakleden de borulard\u0131r. F\u0131k\u0131hta &#8220;erkek menisi; beyaz, kal\u0131n ve atma \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131r, kad\u0131n menisi ise, ince ve sar\u0131 olur, atma \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131maz&#8221; diye tarif olunmas\u0131 da bu a\u00e7\u0131klamalara uygun d\u00fc\u015fmektedir. Bu \u015fekilde \u00e7ocuk, sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan iki suyun toplanmas\u0131ndan meydana gelir.<\/p>\n<p>Erke\u011fin at\u0131c\u0131 olan menisi bir\u00e7ok miktarda meni tanecikleri i\u00e7erir ki her biri geli\u015fmesinden sonra ne\u015f&#8217;et etti\u011fi varl\u0131\u011fa benzer varl\u0131klar olmak m\u00fcmk\u00fcn ve iyi bir asl\u0131 i\u00e7ermekte olup ondan b\u00fct\u00fcn asab\u00ee \u00f6zellikleri do\u011far ve di\u015fi ancak onu i\u00e7inde ta\u015f\u0131yan bir kap gibi bir unsur olma m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>\u0130nsan bu \u015fekilde nutfe mertebesinden \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc mertebe olan embriyon a\u015famas\u0131na ge\u00e7er ki o, tutmu\u015f olan nutfe olup cidden farkl\u0131 zamanlarda rahmin i\u00e7inde g\u00f6zlenebilir. Tohumun i\u00e7erdi\u011fi \u015feffaf bir s\u0131v\u0131n\u0131n ortas\u0131nda karanl\u0131k, k\u00fc\u00e7\u00fck bir asli noktad\u0131r. Bu nokta, \u00e2limlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re rahmin liflerine yap\u0131\u015f\u0131kt\u0131r. Baz\u0131lar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re o s\u0131v\u0131n\u0131n ortas\u0131nda y\u00fczmektedir. \u015eu ana kadar tohumun rahimde ne zaman ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 tam olarak tesbit edilememi\u015ftir. Bukrat, &#8220;alt\u0131 g\u00fcnde o s\u0131v\u0131n\u0131n ortas\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck \u015feffaf bir k\u00fcre olur&#8221; demi\u015f, baz\u0131lar\u0131 da ancak ononbe\u015f g\u00fcnden sonra g\u00f6zlenebilece\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Bir\u00e7ok terc\u00fcbelerden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re tohumun yumurtal\u0131ktan rahme nakli i\u00e7in biraz g\u00fcn gerekli oldu\u011fu anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f ise de canl\u0131lardan her t\u00fcr\u00fcn ferdi i\u00e7in bu zaman bir mi de\u011fil mi ortaya konamam\u0131\u015ft\u0131r. A\u00e7\u0131k olan tav\u015fanda \u00fc\u00e7 g\u00fcn, k\u00f6peklerde alt\u0131dan yediye veya sekize kadard\u0131r denilmi\u015f; baz\u0131lar\u0131 da ceninde insan \u015feklinin ancak otuzbe\u015f g\u00fcnde ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve o zaman balar\u0131s\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde oldu\u011fu kanaatine varm\u0131\u015ft\u0131r. Daha ba\u015fka s\u00f6zler de s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte insan o atan sudan b\u00f6yle bir embriyon, sonra et par\u00e7as\u0131, sonra kemik yap\u0131larak, daha sonra bu kemi\u011fe et giydirilerek yedinci mertebede bir ba\u015fka yarat\u0131l\u0131\u015f olarak, nihayet kad\u0131n\u0131n sulb\u00fc ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan do\u011far.<\/p>\n<p>Bu birle\u015fme ve b\u00f6yle hayati birtak\u0131m g\u00f6revlerin yerine getirilmesi hikmetiyle Allah taraf\u0131ndan sa\u011flam bir \u015fekilde yarat\u0131l\u0131p \u00f6rt\u00fcl\u00fc ve sakl\u0131 yerlerde bir d\u00fczene g\u00f6re gere\u011fi gibi yerle\u015ftirilmi\u015f olan \u00fcreme ayg\u0131t\u0131na &#8220;Sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131&#8221; tabiriyle i\u015faret olunmas\u0131 ve bunlar\u0131 \u00e7evreleyen s\u0131n\u0131rlar\u0131n \u00f6zellikle &#8220;sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri&#8221; ile ifade buyrulmas\u0131 ve bu arada &#8220;\u00e7\u0131kar&#8221; buyrularak \u00e7\u0131kma i\u015finin atan suya nisbet edilmesi ku\u015fkusuz bu g\u00f6revin b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131n\u0131 i\u00e7eren n\u00fckteleri kapsamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6nce iki sert kemik aras\u0131nda mahsur olarak \u0131zt\u0131rapl\u0131 bir g\u00f6revin yerine getirili\u015fine ve bunu yerine getirme s\u0131ras\u0131nda sakl\u0131l\u0131k ve gizlili\u011fin gerekli oldu\u011funa i\u015faret oldu\u011fu gibi, bu kemikler dima\u011fdan gelen sinir sisteminin b\u00fct\u00fcn kollar\u0131yla ilgili olmak itibar\u0131yla, bu g\u00f6revin yerine getirilmesinin kapsaml\u0131 bir hassasiyetle ilgili olarak idrak edici nefsin iste\u011fe ba\u011fl\u0131 ve istek d\u0131\u015f\u0131 h\u00fckm\u00fc aras\u0131nda cereyan etti\u011fi ve dolay\u0131s\u0131yla bundan insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmek suretiyle &#8220;Hem de Rabbin \u00c2demo\u011fullar\u0131ndan, bellerinden z\u00fcrriyetlerini al\u0131p da onlar\u0131 kendi nefislerine \u015fahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz de\u011fil miyim? dedi.&#8221;(A&#8217;r\u00e2f, 7\/172) m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kudreti ve onun insan nefsi \u00fczerindeki koruma ve g\u00f6zetimi oldu\u011fu neticesine varman\u0131n gayet a\u00e7\u0131k olaca\u011f\u0131na da dikkat \u00e7ekmi\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>R\u00e2zi&#8217;nin nakletti\u011fi gibi burada baz\u0131 inkarc\u0131lar Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da b\u00f6yle &#8220;atan su&#8221;dan bahsedilerek &#8220;Sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kar.&#8221; diye nitelenmesini tenkit etmi\u015fler ve demi\u015flerdir ki:&#8221;Sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kar.&#8221; denilmekten maksat, meni bu yerlerden ayr\u0131l\u0131r, yani dedi\u011finiz gibi husyelerden sulbe do\u011fru olu\u015fur demek ise \u00f6yle de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, kan\u0131n fazlas\u0131ndan do\u011fup olu\u015fur ve bedenin b\u00fct\u00fcn c\u00fczlerinden ayr\u0131l\u0131r. Hatta her uzuvdan o uzvun huyunu ve \u00f6zelli\u011fini al\u0131r da ondan onlar\u0131n, yani o uzuvlar\u0131n benzeri do\u011fmaya elveri\u015fli olur. O&#8217;nun i\u00e7in g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ki, cinsel ili\u015fkide a\u015f\u0131r\u0131 gidenin b\u00fct\u00fcn uzuvlar\u0131n\u0131 zay\u0131fl\u0131k kaplar. E\u011fer maksat, meninin en \u00f6nemli c\u00fczleri burada olu\u015fur demek ise, bu da zay\u0131ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc meninin en \u00f6nemli c\u00fczleri dima\u011fda geli\u015fir. Bunun delili de meninin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte dima\u011fa benzemesidir. Bir de onu \u00e7ok harcayan\u0131n \u00f6nce g\u00f6zlerinde zay\u0131fl\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar. E\u011fer maksat, meninin karar k\u0131l\u0131p kald\u0131\u011f\u0131 yer buras\u0131d\u0131r demek ise bu da zay\u0131ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun kald\u0131\u011f\u0131 yer meni damarlar\u0131d\u0131r. Bunlar ise hayalardan itibaren birbirine girmi\u015f girift damarlard\u0131r. E\u011fer maksat, meninin \u00e7\u0131k\u0131\u015f yeri buradad\u0131r demek ise bu da zay\u0131ft\u0131r. Zira his g\u00f6steriyor ki durum \u00f6yle de\u011fildir.<\/p>\n<p>Yukar\u0131daki a\u00e7\u0131klamalardan sonra bu itirazlar\u0131n haks\u0131z yere s\u00f6ylenmi\u015f safsatalardan ibaret oldu\u011funu anlamak kolay olur. Bunda sade dima\u011f i\u015finden ve bir de a\u015f\u0131r\u0131 gitmenin zarar\u0131ndan bahis itibar\u0131yla iki fayda varsa da bunlar\u0131 vesile edinerek yap\u0131lan itirazlar bo\u015ftur ve &#8220;sulb ile g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131\u015f&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn ifade etti\u011fi m\u00e2n\u00e2n\u0131n kapsam\u0131ndan gafil olmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bir kere meninin do\u011fup olu\u015fmas\u0131, ayr\u0131lmas\u0131 ve uzuvlar\u0131n ondan do\u011fmas\u0131 keyfiyetleri hakk\u0131ndaki s\u00f6zler kuruntu ve zay\u0131f zandan ibarettir. Ku\u015fkusuz Allah s\u00f6z\u00fc uyulmaya daha lay\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Sulb ile g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131&#8221; tabiri, hakikat ve kinayesiyle b\u00fct\u00fcn i\u00e7 organlar\u0131 ve \u00fcreme ayg\u0131t\u0131n\u0131 kapsayan ve sinirleri hatta b\u00fct\u00fcn v\u00fccudu ve hatta birle\u015fmeyi ifade eden son derece kapsaml\u0131 ve bu konuda b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131 i\u00e7ine alan en g\u00fczel bir tabirdir.<\/p>\n<p>Bilindi\u011fi gibi meninin halis meni olarak olu\u015fmas\u0131 ayr\u0131lmas\u0131 ve karar k\u0131lmas\u0131 sulbe ba\u011fl\u0131 olan meni torbac\u0131\u011f\u0131nda neticelenmektedir. \u00dcreme yapmas\u0131 i\u00e7in atmas\u0131 \u015fart oldu\u011fu gibi, \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n da birle\u015fme halinde d\u00f6l yolundan rahme do\u011fru, kad\u0131n\u0131n sulb\u00fc ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131nda olmas\u0131 \u015fartt\u0131r. \u0130nsan bu \u015fekilde yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in burada &#8220;atan su&#8221; tabiri mutlak b\u0131rak\u0131lmay\u0131p bu \u015farta i\u015faret i\u00e7in bu s\u0131fatla nitelenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130kinci olarak, ku\u015fku yok ki en \u00f6nemli uzuvlar ve hatta b\u00fct\u00fcn uzuvlar, sade bu vazifeyle de\u011fil her i\u015fle ilgilidir. Bu arada en b\u00fcy\u00fck par\u00e7as\u0131 da dima\u011fd\u0131r. Arkada sulb, dima\u011fdan gelen omurili\u011fin kalesi oldu\u011fu gibi, \u00f6nden gerdan, sine ve b\u00fct\u00fcn dallar\u0131yla g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri de b\u00f6yledir. Bu \u015fekilde sinir sisteminin dayana\u011f\u0131 olan &#8220;sulb ile g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131&#8221; bir de her canl\u0131da daima uyan\u0131k olan ve ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n tamamlanmas\u0131na ve giderilmesine memur edilmi\u015f tabii ve do\u011fu\u015ftan var olan bir meyli ifade eder. Bu bak\u0131mdan da \u015funu s\u00f6yleyelim ki:<\/p>\n<p>Bizim ihtiya\u00e7lar\u0131m\u0131z\u0131 gidermek i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f olan e\u015fyadan beyin merkezinde meydana gelen tesir, daima bu tesirin meydana geldi\u011fi s\u0131rada i\u00e7 organlar\u0131n bulundu\u011fu hale g\u00f6re olur. Mesela, g\u00f6rme ve koklama duyusuna bir yiyecek sunuldu\u011fu zaman, mide ona son derece muhta\u00e7 durumda kalm\u0131\u015f ise onun alg\u0131lanmas\u0131 lezzetli ve elde etme arzusu kuvvetli olur. Oysa mide dolgun bulundu\u011fu zaman ayn\u0131 yiyece\u011fi nefis ihmal eder veya tiksinir de alg\u0131lama merkezi o canl\u0131da onu uzakla\u015ft\u0131rmaya mahsus hareketler meydana getirir. \u0130\u015fte bu hal, \u00fcreme vazifesine mahsus fiillerde ve daha di\u011ferlerinde de olur. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki alg\u0131lama merkezinin yabanc\u0131 cisimler etkisine ait h\u00fckm\u00fc, onlar\u0131n i\u00e7 uzuvlar i\u00e7in \u00f6nemli olmas\u0131 veya olmamas\u0131yla bir paralellik arzetmektedir. Bu h\u00fckm\u00fcn meydana gelmesi i\u00e7in, d\u0131\u015f duyularla alg\u0131lanan ve sinirlerden alg\u0131 merkezine ge\u00e7en tesirin derhal bu merkezden i\u00e7 uzuvlara yans\u0131mas\u0131 da zorunlu olmak gerekir. Bu hal zorunlu olmakla beraber bu etkilenme yaln\u0131z kendisine ihtiya\u00e7 duyulan uzva yans\u0131makla kalmaz b\u00fct\u00fcn sinir sistemine yay\u0131l\u0131r, \u015fim\u015fek gibi b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla uzuvlar\u0131n hepsini etkiler. Bir y\u0131rt\u0131c\u0131 hayvan, mesela bir kurt farz edelim, bir yerde bulunuyor ki, bulundu\u011fu yerden hem di\u015fisini hem de bir koyunu ayn\u0131 anda g\u00f6rmesi m\u00fcmk\u00fcn oluyor. Duyular, beyne ancak bu iki hayvan\u0131n d\u0131\u015f \u015feklinin etkisini nakleder. Bunun \u00fczerine beyinden \u00e7\u0131kacak h\u00fck\u00fcm de iki t\u00fcrl\u00fc olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u015fisini g\u00f6rmekle \u00fcreme uzuvlar\u0131 uyan\u0131r, koyunu g\u00f6rmekle de yemek arzusu uyan\u0131r. E\u011fer kurtta yemek ihtiyac\u0131 hakim ise, \u00f6nce koyunu avlay\u0131p yemek i\u00e7in sald\u0131r\u0131r. E\u011fer cinsel ili\u015fki ihtiyac\u0131 a\u011f\u0131r basarsa di\u015fisine sald\u0131r\u0131r. Buna &#8220;Bu \u015fekilde farkl\u0131 iki tesirin olmas\u0131, farkl\u0131 iki hayvandan oldu\u011fu i\u00e7indir.&#8221; diye itiraz etmenin m\u00e2n\u00e2s\u0131 da yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu farkl\u0131l\u0131k, s\u0131rf o iki etkinin ayn\u0131 anda ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 iki organ\u0131n farkl\u0131l\u0131\u0131\u011fndan meydana geliyor. Kurt i\u011fdi\u015f olsayd\u0131, ku\u015fkusuz di\u015fisini b\u0131rak\u0131p av\u0131na ko\u015facakt\u0131. Bir koyunu bir taraftan bir kurt, bir taraftan da bir ko\u00e7 g\u00f6rseydi kurt yeme\u011fe, ko\u00e7 a\u015fmaya ko\u015facakt\u0131.<\/p>\n<p>Bunlar gibi daha bir\u00e7ok misalden anla\u015f\u0131l\u0131r ki, bir \u015feyden iki ayr\u0131 uzuvdaki etkisine g\u00f6re farkl\u0131 iki h\u00fck\u00fcm \u00e7\u0131kar. Biri erkek biri di\u015fi iki kaplan\u0131 bir araya getirsek, bunlar birbirleriyle cinsel ili\u015fkide bulunma arzusu duyduklar\u0131 zaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda birbirinden ka\u00e7\u0131n\u0131r, b\u00f6yle bir zamanda ise yana\u015f\u0131rlar. Aralar\u0131nda ortak olan bu etki \u00f6ncekinin aksine olur.<\/p>\n<p>Demek ki, ayn\u0131 etkilerden i\u00e7 uzuvlar\u0131n durumuna g\u00f6re farkl\u0131 fiiller olu\u015ftu\u011fu, bunlar\u0131n her zaman b\u00fct\u00fcn uzuvlara ayn\u0131 anda yans\u0131d\u0131\u011f\u0131 ve ihtiyac\u0131 daha fazla olan uzvun beyne, bu tesiri di\u011ferlerinden daha \u015fiddetle geri \u00e7evirdi\u011fi kesindir. \u0130\u00e7 uzuvlar\u0131n isteklerine dair alg\u0131 merkezine vuku bulan duyurudan ve bu isteklerin yerine getirilmesi i\u00e7in haz\u0131rlanan fiillerden zihinsel belirtiler meydana gelir. Her ne zaman canl\u0131, bu isteklerin alg\u0131lanmas\u0131 ile bunlar\u0131n yerine getirilmesine mahsus hareket aras\u0131nda bir zaman ge\u00e7irmezse, onun fiilleri ba\u015fka de\u011fil, sadece ilham kuvveti (estinque)nden meydana \u00e7\u0131kar. Zira yaln\u0131z bu ilham kuvvetidir ki, terkip\u00e7e en a\u015fa\u011f\u0131 derecede bulunan canl\u0131lar\u0131n fiilleri bununla tamam oldu\u011fu gibi, terkip\u00e7e en m\u00fckemmel olan canl\u0131lar, hatta do\u011fumundan hemen sonra insan da b\u00f6yledir. Fakat beyin geli\u015fip zihin sa\u011flamla\u015fmaya ba\u015flad\u0131k\u00e7a insan kendisini tan\u0131maya ba\u015flar, Bu vazifeler geli\u015fmede en y\u00fcksek dereceye ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman, i\u00e7 organlar\u0131n etkisinin beyin \u00fczerinde \u00f6nceki gibi otoritesi kalmaz. O vakit evvvelki ihtiya\u00e7lardan hemen yap\u0131lan fiiller zihin kuvveti ile t\u00fcrl\u00fc \u015fekillerde nevilenmi\u015f olur. Bu kuvvetten \u00f6yle yeni ihtiya\u00e7lar ortaya \u00e7\u0131kar ki, bunlar\u0131n, o gayesi hayat\u0131 korumak olan ihtiya\u00e7larla ilgili olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131k olur. Bu \u015fekilde hayattan fedakarl\u0131\u011f\u0131 gerektiren bu zihinsel ihtiya\u00e7lar\u0131 ya kendinden ba\u015fka gaye g\u00f6zetmeyen bo\u015f, oyun ve e\u011flence zevkinden ibaret bir d\u00fc\u015f\u00fc\u015f ve akl\u00ee ve bedeni bir k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131\u015f olur; bunlar &#8220;Dinlerini oyun ve e\u011flence edinenler.&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/51) dir. Yahut kendinden fedak\u00e2rl\u0131k ederek Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131na yararl\u0131 olmak i\u00e7in Hak yolunda can feda etmek derecesine kadar varacak il\u00e2h\u00ee bir olgunluk gayesini hedef edinen y\u00fcksek bir ruhani zevk olur ki, bunlar da &#8220;Onlara m\u00fch\u00fcrl\u00fc halis sudan i\u00e7irilir. Onun sonu misk kokar.&#8221;(Mutaffif\u00een, 83\/26) diye anlat\u0131lanlard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ihtiya\u00e7lar\u0131n da sinir sistemine intikal etme durumlar\u0131 \u00f6ncekilerin intikal edi\u015f \u015feklinden farkl\u0131 olmaz. Bu \u015fekilde bu kuvvetin i\u00e7 uzuvlarda da ba\u011f ve dallar\u0131 vard\u0131r ki bunlar sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131d\u0131r. Bu hikmet ile de y\u00fcce Allah &#8220;sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri&#8221;ni \u00f6zellikle zikretmi\u015ftir. Bundan da anla\u015f\u0131l\u0131r ki, dima\u011fa i\u015faret edilmemi\u015f diye sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan bahsedilmi\u015f olmas\u0131na itiraz eden ink\u00e2rc\u0131lar, bunlar\u0131n sinir sistemi ile ilgisini ve sinir sisteminin dima\u011fa ait oldu\u011funu bilmediklerinden dolay\u0131 o laflar\u0131 s\u00f6ylemi\u015fler ve imanlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in il\u00e2h\u00ee kel\u00e2m\u0131n ir\u015fatlar\u0131ndan yoksun kalm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde insan\u0131n nutfeden yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na dikkatleri \u00e7ekmenin yarar\u0131 da pek b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc yukarda da hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi bu, insana kendini tan\u0131tacak ve \u00fczerinde koruyup g\u00f6zetici tek \u00fcst\u00fcn varl\u0131k olan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve kudretini anlatacak en a\u00e7\u0131k delillerdendir.<\/p>\n<p>\u0130LK OLARAK, \u0130nsan S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda da ge\u00e7ti\u011fi gibi, insan v\u00fccudunda enteresan terkipler \u00e7oktur. Dolay\u0131s\u0131yla onun s\u00fcm\u00fck gibi de\u011fersiz ve basit g\u00f6r\u00fcnen bir maddeden yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, diledi\u011fi gibi hareket eden g\u00fc\u00e7l\u00fc yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc g\u00f6steren en b\u00fcy\u00fck delildir. Bir nutfenin d\u00fc\u015f\u00fcnen, bakan, ak\u0131l eden, koruyan ve y\u00fcce de\u011ferlere sahip olan bir insan haline getirilmesi ne b\u00fcy\u00fck yarat\u0131c\u0131l\u0131k ve g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fckt\u00fcr?!&#8230;<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130 OLARAK, insan kendi hallerini ba\u015fkalar\u0131n\u0131n hallerinden daha iyi anlar ve g\u00f6r\u00fcr. Onun i\u00e7in bu delil olmada daha tamamlay\u0131c\u0131 bir yol oynar.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dc OLARAK, insan bu halleri hem kendi evlad\u0131nda hem de di\u011fer canl\u0131lar\u0131n do\u011fumlar\u0131nda devaml\u0131 olarak g\u00f6zleyebilmektedir. Onun i\u00e7in bunun, diledi\u011fini yapan bir yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na delil olmas\u0131 daha kuvvetlidir.<\/p>\n<p>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dc OLARAK, bunun delil olarak kullan\u0131lmas\u0131, hikmet sahibi bir koruyucu ve diledi\u011fini yapan bir yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin olarak g\u00f6sterdi\u011fi gibi, ayn\u0131 \u015fekilde bu, \u00f6ld\u00fckten sonra dirilmenin ve ha\u015fir ve ne\u015frin do\u011fru oldu\u011funa da kesin delildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n sonradan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 anne ve babas\u0131n\u0131n v\u00fccudunda ve hatta b\u00fct\u00fcn \u00e2lemde da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olan c\u00fczlerin bir araya getirilmesi ve ona ruh \u00fcf\u00fcr\u00fclmesi sebebiyle oldu\u011fu i\u00e7in, onu \u00f6yle toplay\u0131p d\u00fczeltmek suretiyle de d\u00fczg\u00fcn bir insan yapan yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudreti d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcnce, \u00f6l\u00fcm ile o c\u00fczlerin da\u011f\u0131lmas\u0131ndan sonra onlar\u0131 bir araya getirmeye ve \u00f6nceki gibi d\u00fczg\u00fcn yarat\u0131klar yapmaya g\u00fcc\u00fc yetti\u011fini itiraf elbette gerekli olur.<\/p>\n<p>8. Onun i\u00e7in buyruluyor ki: Ku\u015fkusuz o yarat\u0131c\u0131n\u0131n onu geri d\u00f6nd\u00fcrmeye elbette g\u00fcc\u00fc yeter. Yani bu yarat\u0131l\u0131\u015f \u015fekline gerek bir b\u00fct\u00fcn olarak ve gerek ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla bak\u0131l\u0131nca insan\u0131 ba\u015flang\u0131\u00e7ta yaratan\u0131n tekrar geri d\u00f6nd\u00fcrmeye g\u00fcc\u00fc yetti\u011fi, onu \u00f6l\u00fcmle \u00e7evirip yeniden dirilterek huzuruna dikmeye ve o suretle kendini tan\u0131tmaya kadir oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r ve bu \u015fekilde size onu haber verir.<\/p>\n<p>Burada &#8220;Ancak ona d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.&#8221; (Bakara, 2\/245) m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eden bu geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fc\u015f, insan\u0131n M\u00fcmin\u00fbn S\u00fbresi&#8217;nde anlat\u0131lan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n dokuz a\u015famas\u0131ndan sekizinci ve dokuzuncu mertebe olarak &#8220;Sonra siz bundan sonra muhakkak \u00f6leceksiniz. Sonra da muhakkak siz k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc diriltileceksiniz.&#8221; (M\u00fc&#8217;min\u00fbn, 23\/15-16) \u00e2yetleriyle haber verilen \u00f6l\u00fcm ve k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc yeniden dirilme a\u015famalar\u0131n\u0131 anlatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>9. B\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131n yoklanaca\u011f\u0131, imtihan meydan\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p bildirilece\u011fi g\u00fcn ki bu, arz ve hesap g\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>SER\u00c2\u0130R, &#8220;Serire&#8221;nin \u00e7o\u011fuludur ki kalplerde gizlenen inan\u00e7lar, niyetler, sevgiler, kinler ve maksatlar gibi s\u0131rf bat\u0131ni i\u015flerden olan s\u0131rlar\u0131 ve gizli \u015fekilde yap\u0131lan iyi veya k\u00f6t\u00fc gizli i\u015fleri kapsar. Bu s\u0131rlar\u0131n imtihan meydan\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, yoklanmas\u0131 da iyisini k\u00f6t\u00fcs\u00fcn\u00fc, pisini temizini ay\u0131rmak i\u00e7in ortaya \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131p tefti\u015f ve tetkik edilerek se\u00e7ilmesi ve tan\u0131nmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131 hadislerde tevhid, oru\u00e7, namaz, zekat, c\u00fcn\u00fcpl\u00fckten temizlenme y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyurdu\u011fu s\u0131rlard\u0131r diye buyrulmu\u015ftur. Bunlar\u0131n &#8220;s\u0131rlar&#8221; olmas\u0131n\u0131n iki t\u00fcrl\u00fc izah\u0131 vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birisi, bunlar\u0131n do\u011fru olmas\u0131n\u0131n, s\u0131rf kalp ile ilgili i\u015flerden olan tasdik ve niyete ba\u011fl\u0131 olmas\u0131d\u0131r. \u0130kincisi de, tevhidin d\u0131\u015f\u0131ndakilerin s\u0131rf ibadetle ilgili i\u015flerden olmas\u0131d\u0131r. Bununla beraber hadisten maksad\u0131n, sadece bunlar\u0131n s\u0131rlardan oldu\u011funu ba\u015fkalar\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade etmek de\u011fil, g\u00fczel s\u0131rlar\u0131n esaslar\u0131n\u0131n beyan oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2yetteki s\u0131rlar, iyi ve k\u00f6t\u00fc b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131 i\u00e7erip kapsamas\u0131 ve ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 da korkulacak k\u00f6t\u00fc s\u0131rlar\u0131 i\u00e7ine almas\u0131 nedeniyle b\u00fcy\u00fck bir korkutma ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7ersinde s\u00f6ylenmi\u015f bulundu\u011fu a\u00e7\u0131k oldu\u011fundan belli baz\u0131 s\u0131rlara mahsus k\u0131l\u0131namaz. Onun i\u00e7in Hasan-\u0131 Basri Hazretleri \u015eair Ahvas&#8217;\u0131n:<\/p>\n<p>&#8220;S\u0131rlar\u0131n yoklanac\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn, kalbin ve i\u00e7 uzuvlar\u0131n derinliklerinde,<\/p>\n<p>Onun i\u00e7in bir sevgi s\u0131rr\u0131 kalacakt\u0131r.&#8221; beytini i\u015fitti\u011fi zaman &#8220;Ve&#8217;s-sem\u00e2i ve&#8217;t-t\u00e2r\u0131k&#8221;tan ne kadar gaflet etmi\u015f! diyerek \u015fairin cahil oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fair kendisinin kalp ve i\u00e7 uzuvlar\u0131n\u0131n derinliklerinde sevgilisine ait bir sevgi s\u0131rr\u0131n\u0131n, s\u0131rlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131 g\u00fcn dahi s\u0131r olarak kalaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etmi\u015f bulunuyor.<\/p>\n<p>\u00c2yetteki &#8220;yevm&#8221; kelimesi ilk bak\u0131\u015fta zannedilebilece\u011fi gibi &#8220;k\u00e2dir&#8221; kelimesinin mef&#8217;ul (t\u00fcmlec)\u00fc de\u011fil, rec&#8217; yani geri \u00e7evirme kelimesinin mef&#8217;ul\u00fc (t\u00fcmleci)d\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n buna kudreti o g\u00fcn ile kay\u0131tl\u0131 de\u011fil, her zaman i\u00e7in mutlakt\u0131r. Onun i\u00e7in bunun, arada mukadder bir soruya cevap olan ba\u015flang\u0131\u00e7 c\u00fcmlesi olmas\u0131 daha uygundur. Yani, &#8220;o geri \u00e7evirme ne vakit olacak?&#8221; denilirse, &#8220;o, s\u0131rlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131 g\u00fcn olacakt\u0131r&#8221; demek olur.<\/p>\n<p>10. O vakit insan i\u00e7in ne bir kuvvet vard\u0131r, ne de bir yard\u0131mc\u0131, yani Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kendisini korumak, s\u0131rlar\u0131n\u0131 meydana d\u00f6kt\u00fcrmemek i\u00e7in o g\u00fcn insan\u0131n ne kendinde bir kuvvet bulunur, ne de d\u0131\u015ftan bir yard\u0131mc\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;O g\u00fcn m\u00fclk yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221;(Hacc, 22\/56) O halde o g\u00fcn o insan\u0131n ortaya d\u00f6k\u00fclen s\u0131rlar\u0131 y\u00fcz karartm\u0131yacak, g\u00fczel, temiz, pak s\u0131rlar ise; o kimse \u00f6yle bir temiz kalp ile y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n huzuruna varm\u0131\u015f ise ona ne mutlu! Yok e\u011fer o s\u0131rlar i\u00e7inde y\u00fcz karas\u0131 olacak, ortaya d\u00f6k\u00fclmesi elem verici azap te\u015fkil edecek i\u011fren\u00e7 \u015feyler ise vay haline!&#8230; O g\u00fcn &#8220;Allah&#8217;a selim bir kalp ile varan\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 kimseye ne mal\u0131n ne de o\u011fullar\u0131n fayda vermeyece\u011fi g\u00fcn.&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/89)d\u00fcr. Onun i\u00e7in insan neden yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na bakmal\u0131 da, sulb ile g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131 gibi bir kafes, bir ge\u00e7it olan d\u00fcnyada yarat\u0131c\u0131n\u0131n kendisine verdi\u011fi kuvveti k\u00f6t\u00fcye kullanmamal\u0131, nefsini uzuvlar\u0131n\u0131n adi ve i\u011fren\u00e7 etkilerine kapt\u0131rmamal\u0131, \u00fczerinde daima bir koruyucu ve g\u00f6zetici bulundu\u011funu bilerek s\u0131rlar\u0131n ortaya d\u00f6k\u00fclece\u011fi g\u00fcnde temiz s\u0131rlar ile Hakk&#8217;\u0131n huzuruna varmak i\u00e7in lekesiz bir selim kalp ile hareket etmeli, bu d\u00fcnya ge\u00e7idinde s\u0131k\u0131nt\u0131lara g\u00f6\u011f\u00fcs gererek bu ten kafesinden k\u00e2mil bir iman ve g\u00fczel bir amel ile Allah&#8217;a gitmeye gayret sarfetmelidir.<\/p>\n<p>11. O d\u00f6n\u00fc\u015fl\u00fc g\u00f6\u011fe,<\/p>\n<p>12. o yar\u0131l\u0131p \u00e7atlayan yery\u00fcz\u00fcne yemin olsun ki.<\/p>\n<p>REC&#8217;, geri \u00e7evirmek veya geri d\u00f6nmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na m\u00fcteaddi (ge\u00e7i\u015fli) de laz\u0131m (ge\u00e7i\u015fsiz) da oldu\u011funa g\u00f6re; &#8220;semai zati&#8217;r-rec&#8221;, d\u00f6n\u00fcml\u00fc g\u00f6k veya d\u00f6nd\u00fcr\u00fcml\u00fc g\u00f6k demek olabilir. Bundan ilk zihne \u00e7arpan m\u00e2n\u00e2 g\u00f6\u011f\u00fcn kendisinde veya i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131 k\u00fctle, cisim ve olaylarda tekrar eden (yinelenen) devirli hareket ve de\u011fi\u015fimlerin hepsini kapsayan &#8220;geri d\u00f6nme&#8221; veya &#8220;d\u00f6nd\u00fcrme&#8221;dir.<\/p>\n<p>Kad\u00ee Beyd\u00e2v\u00ee gibi baz\u0131lar\u0131 bundan, g\u00f6\u011f\u00fcn her turunda hareket etti\u011fi yere d\u00f6nmesi m\u00e2n\u00e2s\u0131na olabilece\u011fini s\u00f6ylemi\u015fse de bizzat g\u00f6\u011f\u00fcn kendisi, felekleri, hareket etti\u011fine dair bir delil bilinmedi\u011fi ve feleklerin hareketleri hakk\u0131ndaki eski astronomi nazariyeleri sabit g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi i\u00e7in nakledilen tefsirlerde bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc g\u00f6\u011f\u00fcn kendisine nazaran de\u011fil, i\u00e7indekilerin devir ve de\u011fi\u015fimlerine nazaran tefsir etmi\u015flerdir ki &#8220;d\u00f6n\u00fcp duran&#8221; veya &#8220;d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcp duran g\u00f6k&#8221; demek olur.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Zeyd&#8217;den nakledildi\u011fine g\u00f6re g\u00f6k, bildi\u011fimiz g\u00f6kt\u00fcr. &#8220;D\u00f6nmek&#8221; de, g\u00fcne\u015f, ay ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n halden hale, bir konaklama yerinden di\u011ferine geri d\u00f6n\u00fc\u015fleridir.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan da bunun &#8220;ya\u011fmurlu bulut&#8221; \u015feklinde tefsir edildi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir. Hans\u00e2&#8217;n\u0131n:<\/p>\n<p>&#8220;Ayr\u0131l\u0131k g\u00fcn\u00fc \u00f6yle akan g\u00f6zya\u015flar\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn ki,<\/p>\n<p>Geceleyin gelip kaplayan ve devaml\u0131 ya\u011fd\u0131ran kara buluttaki ya\u011fan devaml\u0131 ya\u011fmura benzer.&#8221;<\/p>\n<p>demek olan beytinde, ayn\u0131 \u015fekilde bir k\u0131l\u0131c\u0131 anlatan H\u00fczel\u00ee&#8217;nin:<\/p>\n<p>&#8220;Bembeyaz ya\u011fmur suyu gibi berrak bir keskin k\u0131l\u0131\u00e7 ki,<\/p>\n<p>Her ne zaman bir toplanma yerinde \u00f6terse bi\u00e7er.&#8221;<\/p>\n<p>beytinde geldi\u011fi gibi Arap\u00e7a&#8217;da &#8220;rec&#8221;\u0131n ya\u011fmur ve su m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7oktur.<\/p>\n<p>Zecc\u00e2c ve di\u011fer dilcilerin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re, rec&#8217;in ya\u011fmur m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kulan\u0131lmas\u0131, ba\u015ftan bu m\u00e2n\u00e2 i\u00e7in konulmu\u015f bir isim olarak de\u011fil, mecazd\u0131r. Bu mecaz\u0131n birka\u00e7 y\u00f6nden g\u00fczel oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir:<\/p>\n<p>1. Sesin tekrarlanmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r ki, sesi tekrar tekrar s\u00f6ylemek ve harfleri birbirine eklemektir. Ya\u011fmur da tekrar tekrar d\u00f6n\u00fcp ya\u011fd\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in rec&#8217; denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>2. Geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc hayra yoruldu\u011fu i\u00e7in s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>3. Her sene d\u00f6n\u00fcp r\u0131z\u0131k getirdi\u011fi i\u00e7indir.<\/p>\n<p>4. Bir de denilmi\u015ftir ki, bulutlar\u0131n yerdeki deniz ve di\u011fer sulardan \u00e7\u0131kan su buhar\u0131ndan has\u0131l olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla g\u00fcya g\u00f6\u011f\u00fcn yerden ald\u0131\u011f\u0131 suyu yine geriye \u00e7evirmesi ve iade etmi\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu \u015fekilde rec&#8217; kelimesi &#8220;mercu'&#8221; yani geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak iade edilmi\u015f, d\u00f6nd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f demek olur.<\/p>\n<p>&#8220;Kamus&#8221;ta yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, g\u00f6le ve suyun anafor yapt\u0131\u011f\u0131 su dura\u011f\u0131 yere, menfeat ve faydaya ve baharda biten bitkiye de rec&#8217; denilir. Bundan dolay\u0131 bir\u00e7ok tefsirci burada rec&#8217; kelimesini &#8220;ya\u011fmur&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. Bu \u015fekilde &#8220;sema&#8221;, bildi\u011fimiz g\u00f6k m\u00e2n\u00e2s\u0131na olabilece\u011fi gibi M\u00fccahid&#8217;den rivayet edildi\u011fi \u00fczere &#8220;bulut&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olma ihtimali de vard\u0131r. Buna g\u00f6re me\u00e2li: D\u00f6nd\u00fcr\u00fcp d\u00f6nd\u00fcr\u00fcp ya\u011fmur ya\u011fd\u0131ran g\u00f6k, yahut d\u00f6n\u00fcp d\u00f6n\u00fcp ya\u011fan bulut demek olur. &#8220;Rec&#8221;in b\u00f6yle ya\u011fmur ve su ile tefsiri, insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda an\u0131lan &#8220;atan su&#8221; meselesine g\u00f6re bir nevi mura\u00e2t\u0131 naz\u00eer (benzerini g\u00f6zetme) sanat\u0131 ifade etmi\u015f olur.<\/p>\n<p>Hasen&#8217;den gelen rivayette de, &#8220;Ya\u011fmur ve r\u0131z\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ya\u011fmur her sene d\u00f6ner r\u0131z\u0131k getirir.&#8221; denilmi\u015ftir ki bunda su, bitki ve fayda m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 i\u00e7erme vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bir de &#8220;rec&#8221;i, kullar\u0131n amelleriyle geri d\u00f6nd\u00fckleri i\u00e7in, melekler diye tefsir etmi\u015flerdir ki, g\u00f6kten yere inip \u00e7\u0131kan ve b\u00fct\u00fcn olup giden olaylarla eserleri g\u00f6r\u00fclen melek kuvvetleri diye d\u00fc\u015f\u00fcnmek de uygun olur. Bununla beraber hangisi olursa olsun, s\u00f6z\u00fcn as\u0131l ak\u0131\u015f\u0131 yukarki h\u00fckm\u00fcnce, s\u0131rlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131 g\u00fcnde geri \u00e7evirme ve iadeyi vurgulamak ve ispat ile ilgili oldu\u011fundan dolay\u0131 hepsinde de geri \u00e7evirme ve iade m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. En me\u015fhur olan &#8220;ya\u011fmur&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011funda dahi bu geri \u00e7evirme m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile yarat\u0131l\u0131\u015ftaki iade kanununa i\u015faret kastedildi\u011finde \u015f\u00fcphe etmemek laz\u0131md\u0131r. Onun i\u00e7in gerek cisimlerin devirleri, do\u011fma ve batmalar\u0131; r\u00fczgar\u0131n, bulutlar\u0131n ak\u0131mlar\u0131 gibi k\u00fctlesi olsun ve gerek \u0131\u015f\u0131k ve karanl\u0131k, s\u0131cakl\u0131k ve so\u011fukluk, nemlilik ve kurulu\u011fun birbirinin pe\u015finden gitmesi gibi k\u00fctlesel olmas\u0131n b\u00fct\u00fcn hareket ve de\u011fi\u015fimleri, olmak ve bozulmaktan sonra iadeyi ifade eden mutlak geri \u00e7evirme m\u00e2n\u00e2s\u0131yla b\u00fct\u00fcn bu tefsirleri kapsayan bir fiil ve etki m\u00e2n\u00e2s\u0131 kastedilmekle hepsinin aras\u0131 bulunmu\u015f ve bu ihtilaflar kesilmi\u015f olur.<\/p>\n<p>ARZ-I Z\u00c2T-I SAD&#8217; \u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelince:<\/p>\n<p>SAD&#8217;: \u015eakk ve infitar kelimeleri gibi yar\u0131lmak, \u00e7atlamak ve \u00e7atlak demek oldu\u011fu i\u00e7in bunun da iki \u00fc\u00e7 \u015fekilde izah\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: &#8220;Sonra yeri yard\u0131k ve (bu suretle) orada daneler ve \u00fcz\u00fcm&#8230;bitirdik.&#8221; (Abese, 80\/26-28) m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere yerk\u00fcrenin bitki i\u00e7in \u00e7atlay\u0131\u015f\u0131na i\u015farettir ki, bu m\u00fcnasebetle mecaz\u00ee olarak bitkilere de saddenilir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Genellikle yerk\u00fcrede bulunan ve gerek ekin, gerek di\u011fer sebeple meydana gelen \u00e7atlakla, yar\u0131klar, arklar, hendekler, vadiler ve yolcular\u0131n \u00e7i\u011fneyip iz yapt\u0131\u011f\u0131 yollar gibi herhangi bir \u00e7atlakl\u0131\u011fa i\u015faret olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc de \u00f6zel olarak kabirlere i\u015faret olmas\u0131d\u0131r ki, insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f mertebelerinde \u00f6l\u00fcm ile \u00f6ld\u00fckten sonra diriltilip toplanma aras\u0131nda bir berzah, bir ge\u00e7i\u015f yeri olmak itibar\u0131yla ana rahmi yerindedir. Hem g\u00f6m\u00fclmek, hem de dirilip \u00e7\u0131kmak i\u00e7in yar\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnde de yerk\u00fcrenin \u00e7atlay\u0131\u015f\u0131, \u00fczerinde yap\u0131lan etkilere kar\u015f\u0131l\u0131k verme ve boyun e\u011fme m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade etmekte birle\u015fir. O halde g\u00f6\u011f\u00fcn d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, yukardan gelen fiil ve tesiri; yerk\u00fcrenin \u00e7atlay\u0131\u015f\u0131 da a\u015fa\u011f\u0131da bulunan kabullenmeyi ve boyun e\u011fmeyi ifade etmek itibar\u0131yla g\u00f6k ve yerk\u00fcrenin d\u00f6nme ve \u00e7atlamalar\u0131nda biri di\u011ferini kucaklay\u0131p sararak d\u00f6llenmeyi sa\u011flayan kar\u0131-koca durumunda olup bunlar aras\u0131ndan do\u011fmu\u015f olan insan\u0131n yine bunlar aras\u0131ndan, sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemikleri aras\u0131ndan \u00e7\u0131kar gibi \u00e7\u0131karak Allah&#8217;a d\u00f6nmek \u00fczere ahiret \u00e2lemine gidece\u011fine ve b\u00fct\u00fcn bunlar y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yaratma ve korumas\u0131yla g\u00f6zetimi ve g\u00fcc\u00fc alt\u0131nda cereyan etmekte bulundu\u011funa dikkat \u00e7ekilmi\u015f ve buna ir\u015fat yap\u0131lm\u0131\u015f olur. Bundan dolay\u0131 sofilerden baz\u0131lar\u0131 g\u00f6klere &#8220;babalar&#8221;, yerlere de &#8220;analar&#8221; tabir etmi\u015flerdi. \u00d6zellikle &#8220;rec&#8221;i ya\u011fmur, &#8220;sed&#8221;i de nebat diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz takdirde &#8220;atan su&#8221;yun tohumu d\u00f6llemesi; ya\u011fmurun g\u00f6k muhiti i\u00e7inde bir tohum demek olan yerk\u00fcreyi nebat \u00e7\u0131karmas\u0131 i\u00e7in d\u00f6llemesi kabilinden olup as\u0131l hayat\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n s\u0131rf il\u00e2h\u00ee bir fiil oldu\u011funa bir im\u00e2 dahi yap\u0131lm\u0131\u015f olur. &#8220;B\u00fct\u00fcn \u00e7iftleri yaratan Allah noksan s\u0131fatlardan uzakt\u0131r.&#8221;(Y\u00e2s\u00een, 36\/36)<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, ne taraftan bak\u0131l\u0131rsa bak\u0131ls\u0131n yukardan etkisini s\u00fcrd\u00fcren bir d\u00f6nd\u00fcrme, bir d\u00f6nd\u00fcr\u00fc\u015f ve \u00e7eviri\u015f tecellileri; a\u015fa\u011f\u0131da bir \u00e7atlay\u0131\u015f, bir etkilenme ve boyun e\u011fme ile &#8220;olma&#8221;y\u0131 ve &#8220;bozulma&#8221;y\u0131 kabullenme tezah\u00fcrleri bulundu\u011fu muhakkakt\u0131r.<\/p>\n<p>13. \u0130\u015fte sizin aras\u0131nda bulundu\u011funuz o d\u00f6nd\u00fcr\u00fc\u015fl\u00fc g\u00f6\u011fe ve o \u00e7atlay\u0131\u015fl\u0131 yerk\u00fcreye yemin olsun ki o, size ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonla ilgili olan bu \u00e2yetleri bildirerek o geri \u00e7evirme ve geri d\u00f6nmeyi haber veren Kur&#8217;\u00e2n ku\u015fkusuz bir ay\u0131r\u0131c\u0131 s\u00f6zd\u00fcr, hak ve bat\u0131l\u0131 ay\u0131ran kesin bir s\u00f6z, keskin bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>14. O asla bir \u015faka de\u011fildir.<\/p>\n<p>T\u00e2r\u0131k&#8217;tan, delen y\u0131ld\u0131zdan, nefisten, nefis \u00fczerindeki koruyucudan, yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudretinden, s\u0131rlar\u0131n ortaya d\u00f6k\u00fclece\u011fi g\u00fcnden bahsederken \u00f6l\u00fcm ve geri d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonu g\u00f6stermek \u00fczere atan sudan, sulb ve g\u00f6\u011f\u00fcs kemiklerinden bahsetmesi \u015fiir ve mizah t\u00fcr\u00fcnden bir \u015faka de\u011fildir. Hepsi ciddi ve ger\u00e7ektir. Bunun i\u00e7in onu hak kula\u011f\u0131yla dinlemeli, h\u00fck\u00fcmlerinden ve ir\u015fatlar\u0131ndan faydalan\u0131p s\u0131rlar\u0131n a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 g\u00fcnde ger\u00e7ek murada ermelidir.<\/p>\n<p>15. Haberin olsun onlar, o k\u00e2firler, bu \u00e2yetlerin inmesine sebep olan Mekke k\u00e2firleri bir tuzak kuruyorlar, yani Ku&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ge\u00e7ersiz saymak ve onun nurunu s\u00f6nd\u00fcrmek suretiyle hakk\u0131n emrine kar\u015f\u0131 gelmek i\u00e7in bir tak\u0131m hileler kuruyorlar, entrikalarla \u00f6nlemler almak istiyorlar.<\/p>\n<p>16. Ben de hilelerine kar\u015f\u0131 hile kuruyorum ki &#8220;Biz onlar\u0131 bilemedikleri y\u00f6nden derece derece azaba yakla\u015ft\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221;(Kalem, 68\/44), &#8220;Benim tuza\u011f\u0131m sa\u011flamd\u0131r.&#8221;(Kalem, 68\/45)<\/p>\n<p>17. onun i\u00e7in o k\u00e2firlere m\u00fchlet ver m\u00fchlet ver onlara biraz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ve&#8217;n-N\u00e2zi\u00e2t S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;Onlar onu g\u00f6recekleri g\u00fcn sanki d\u00fcnyada bir ak\u015fam veya ku\u015fluk vaktinden ba\u015fka durmam\u0131\u015fa d\u00f6necekler.&#8221;(N\u00e2zi\u00e2t, 79\/46)dir.<\/p>\n<p>EMH\u0130L, \u00e2yetin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7en &#8220;mehhil&#8221;den bedeldir. &#8220;Ruveyden&#8221; asl\u0131nda m\u00fchlet m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;r\u00fbd&#8221; mastar\u0131n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fcltme ismidir. &#8220;Bir m\u00fchlet\u00e7ik ver.&#8221; demek gibidir. Ebu Hayyan&#8217;\u0131n ifade etti\u011fine g\u00f6re, m\u00fchlet vermek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;irv\u00e2d&#8221; mastar\u0131n\u0131n, k\u0131salt\u0131ld\u0131ktan sonra yap\u0131lm\u0131\u015f k\u00fc\u00e7\u00fcltme ismidir. Burada k\u00fc\u00e7\u00fcltme ismi yap\u0131lmas\u0131 hakir g\u00f6rmek ve az oldu\u011funu ifade etmek i\u00e7indir. Bundan ba\u015fka bu kelimenin iki kullan\u0131\u015f \u015fekli daha vard\u0131r. Birisi, emir m\u00e2n\u00e2s\u0131na fiil ismi olur. &#8220;Zeyd&#8217;e m\u00fchlet ver.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na denir. Birisi de, hal olarak kullan\u0131l\u0131r. &#8220;A\u011f\u0131r a\u011f\u0131r, acele etmeden y\u00fcr\u00fcd\u00fcler.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na denilir. Burada mef&#8217;ulu mutlakt\u0131r. yahut, yani, az bir m\u00fchlet demektir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece T\u00e2r\u0131k S\u00fbresi de bitti. Bunun ard\u0131ndan \u00c2&#8217;l\u00e2 S\u00fbresi gelecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>86-TARIK: &#8220;Andolsun g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne.&#8221; Buradaki &#8220;vav&#8221; yemin i\u00e7indir. Sema ise, bildi\u011fimiz g\u00f6\u011fe ve mutlak y\u00fcksek m\u00e2n\u00e2s\u0131na maddi ve ruhani her y\u00fcksekli\u011fe ve dolay\u0131s\u0131yla hava bo\u015flu\u011funa, buluta ve ya\u011fmura veya ya\u011fmurdan meydana gelen bitkilere ve yiyeceklere dahi denir. Burada baz\u0131lar\u0131 &#8220;ya\u011fmur&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na demi\u015flerse de \u00e7o\u011funlu\u011fun dedi\u011fi gibi bildi\u011fimiz g\u00f6k m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r ki yukar\u0131da \u00e7atlayaca\u011f\u0131, yar\u0131laca\u011f\u0131 hat\u0131rlat\u0131lan &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12161,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1062,1061,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1778","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-86-tarik","tag-86-tarik-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1778","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1778"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1778\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12161"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1778"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1778"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1778"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}