{"id":1782,"date":"2010-11-18T21:11:45","date_gmt":"2010-11-18T21:11:45","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1782"},"modified":"2010-11-18T21:11:45","modified_gmt":"2010-11-18T21:11:45","slug":"84-insikak-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/84-insikak-tefsiri\/","title":{"rendered":"84-\u0130N\u015e\u0130KAK SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>84-\u0130N\u015e\u0130KAK:<\/p>\n<p>G\u00f6k yar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 (veya par\u00e7aland\u0131\u011f\u0131) vakit.<\/p>\n<p>G\u00f6\u011f\u00fcn \u0130N\u015e\u0130KAK&#8217;\u0131, bu \u00e2lemin de\u011fi\u015fmesi i\u00e7in yukar\u0131 taraf\u0131ndan gelen il\u00e2h\u00ee emrin inmek ve ger\u00e7ekle\u015fmek \u00fczere g\u00f6kte ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Bunun ba\u015flang\u0131c\u0131 \u00e7atlama, sonu da &#8220;O g\u00fcn biz g\u00f6\u011f\u00fc, kitaplar\u0131n sayfas\u0131n\u0131 d\u00fcrer gibi d\u00fcrece\u011fiz.&#8221; (Enbiya, 21\/104) \u00e2yetinde belirtildi\u011fi gibi d\u00fcr\u00fclmedir. Sonra da &#8220;\u0130lk yarat\u0131l\u0131\u015fa ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi yine onu iade edece\u011fiz.&#8221; (Enbiya, 21\/104) buyruldu\u011fu gibi iadedir. Bu \u015fekilde yar\u0131lma bir taraftan d\u00fcnya g\u00f6\u011f\u00fcn\u00fcn y\u0131k\u0131m\u0131, \u00f6te yandan ahiret semas\u0131n\u0131n kurulu\u015fudur.<\/p>\n<p>Yar\u0131lman\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131, F\u00fcrkan S\u00fbresindeki &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k bulutlarla yar\u0131lacak ve melekler ard arda indirilecekler.&#8221; (Furkan, 25\/25) \u00e2yeti m\u00e2n\u00e2s\u0131nca g\u00f6\u011f\u00fcn bulut ile yar\u0131l\u0131\u015f\u0131, meleklerin ard arda indirili\u015fi ve b\u00f6ylece il\u00e2h\u00ee emrin gelmeye ba\u015flay\u0131\u015f\u0131 diye tefsir olunmu\u015ftur ki Bakara S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Onlar buluttan g\u00f6lgeler i\u00e7inde Allah&#8217;\u0131n azab\u0131n\u0131n ve meleklerin gelmesini ve i\u015fin bitirilmesini mi bekliyorlar.&#8221; (Bakara, 2\/210) \u00e2yeti gere\u011fince &#8220;i\u015fin bitirilmesi&#8221; bunun tamam\u0131 demektir.<\/p>\n<p>\u011eam\u00e2m, bulut veya ak bulut demek olan \u011fam\u00e2me&#8217;nin \u00e7o\u011fuludur ki &#8220;K\u00e2di H\u00e2\u015fiyesi \u015eih\u00e2b&#8221;ta yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, g\u00f6\u011f\u00fcn yar\u0131lmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kacak ve i\u00e7inde amel defterleri ile meleklerin inece\u011fi bir sis oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir. G\u00f6k ba\u015flang\u0131\u00e7ta bir duman olarak yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6\u011f\u00fcn herhangi bir taraf\u0131nda k\u00fctlelerin birinde Allah&#8217;\u0131n emriyle vaki olacak bir patlamadan meydana gelecek bir bulut ile de g\u00f6kte bir \u00e7atlama ve yar\u0131lma vuku bulmu\u015f olur. Nitekim g\u00f6\u011f\u00fcn \u00e7atlamas\u0131 ile y\u0131ld\u0131zlar\u0131n yay\u0131lmas\u0131 beraber zikredilmi\u015fti. &#8220;\u015eihab&#8221;ta \u015f\u00f6yle yaz\u0131l\u0131d\u0131r: Bu \u00e2yetin &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k bulutlarla yar\u0131lacak.&#8221; (Furkan, 25\/25) \u00e2yeti ile tefsir olunmas\u0131 \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edilmi\u015ftir. Bu rivayet olmasayd\u0131 burada bu tefsiri terketmek daha iyi olurdu. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;infi\u00e2l&#8221; kal\u0131b\u0131ndan &#8220;in\u015fikak&#8221; fiilinin tercih edilmesinde sonsuz kudrete ve sanki yarmaya ihtiya\u00e7 yokmu\u015f gibi bir boyun e\u011fi\u015fin bulundu\u011funu g\u00f6steren bir m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r. &#8220;Zecc\u00e2c &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k yar\u0131lm\u0131\u015f, sarkm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (H\u00e2kka, 69\/16) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca, &#8220;k\u0131yametin deh\u015fetiyle yar\u0131lacak&#8221; demi\u015f, bunun bulutla yar\u0131lma ile \u00e7eli\u015fki te\u015fkil etmeyece\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir. Hz. Ali&#8217;den gelen bir rivayette bu yar\u0131lman\u0131n &#8220;mecerre&#8221;den olaca\u011f\u0131 s\u00f6ylenmi\u015ftir. Baz\u0131 eserlerde, &#8220;mecerre, g\u00f6\u011f\u00fcn kap\u0131s\u0131d\u0131r&#8221; diye rivayet edilmi\u015ftir. G\u00f6kbilimciler der ki: &#8220;Mecerre, duyu organlar\u0131yla g\u00f6r\u00fclemeyen bir\u00e7ok y\u0131ld\u0131zlard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Mecerrelerin se\u00e7ilemeyen bir\u00e7ok y\u0131d\u0131z toplulu\u011fu oldu\u011funda eski ve yeni astronomi \u00e2limlerinin ittifak\u0131 var demektir. Yeni g\u00f6kbilimcilerin de kanaatleri budur. Baz\u0131 a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7anlar, &#8220;mecerrelerin bir tak\u0131m y\u0131ld\u0131zlar oldu\u011funu yeni g\u00f6kbilimciler yeni teleskoplarla ke\u015ffetmi\u015flerdir&#8221; zann\u0131na kap\u0131larak ileri geri bir\u00e7ok s\u00f6z s\u00f6yl\u00fcyorlarsa da bu yeni de\u011fildir. Ku\u015fkusuz bunlar\u0131n olu\u015fumunda dikkat \u00e7ekici bir \u00f6zellik vard\u0131r. Mecerreler bizim g\u00f6rebildi\u011fimiz g\u00f6\u011f\u00fcn en y\u00fcksek boyutunda \u00f6zel bir mevkide oldu\u011fundan oradan ba\u015flayacak yar\u0131lman\u0131n yukardan gelen bir yar\u0131lma demek olaca\u011f\u0131 da anla\u015f\u0131l\u0131r. B\u00f6yle bir \u00e7atlama ile ba\u015flayacak olan g\u00f6k yar\u0131lmas\u0131n\u0131n nihayet d\u00fcr\u00fclme ve i\u015fin bitirilivermesine kadar gittik\u00e7e yay\u0131lan bir tak\u0131m a\u015famalar\u0131 vard\u0131r ki bunlar &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k bulutlarla yar\u0131lacak.&#8221; (Furkan, 25\/25), &#8220;G\u00f6k yar\u0131l\u0131p da k\u0131zaran, yanan ve ya\u011f gibi eriyen bir g\u00fcl oldu\u011fu zaman.&#8221; (Rahm\u00e2n, 55\/37), &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k yar\u0131lm\u0131\u015f, sarkm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (H\u00e2kka, 69\/16) ve &#8220;G\u00f6k a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r da kap\u0131 kap\u0131 olmu\u015ftur.&#8221; (Nebe&#8217;, 78\/19) \u00e2yetleriyle ifade edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>2. Burada bu yar\u0131lma a\u015famalar\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131ndan sonuna yani i\u015fin bitirilmesine kadar toptan hepsinin birden vaktine i\u015faret olmak \u00fczere her c\u00fcmlede tekrar olunmay\u0131p g\u00f6\u011fe ait olan ve fiillerinin hepsi bir , yere ait olanlar da bir alt\u0131nda toplanarak iki ile zikredilmi\u015ftir. Yani, g\u00f6k yar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve Rabbini dinledi\u011fi vakit.<\/p>\n<p>Burada &#8220;\u00fcz\u00fcn&#8221; yani kulak kelimesinden &#8220;kulak vermek, dinlemek&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak boyun e\u011fme ve itaatle mecazd\u0131r. Nitekim dilimizde de kulak vermek; dinlemek, s\u00f6z dinlemek, emir dinlemek, boyun e\u011fmek ve itaat etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, \u015fairin:<\/p>\n<p>&#8220;Benim an\u0131ld\u0131\u011f\u0131m bir hay\u0131r i\u015fittiklerinde sa\u011f\u0131rd\u0131rlar, duymazlar.<\/p>\n<p>Yanlar\u0131nda bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckle an\u0131ld\u0131\u011f\u0131mda kulak verir, dinlerler.&#8221; demek olan beytinde de bu m\u00e2n\u00e2yad\u0131r.<\/p>\n<p>Yani, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda g\u00f6k duman iken Allah ona ve yere &#8220;\u0130kiniz de ister istemez gelin.&#8221; (Fussilet, 41\/11) buyurdu\u011fu zaman &#8220;isteyerek geldik&#8221;(Fussilet, 41\/11) diye kendi arzular\u0131yla ona boyun e\u011fip b\u00fct\u00fcn tabiatlar\u0131yla var olduklar\u0131 gibi, yar\u0131lma emri verildi\u011fi zaman da g\u00f6k, bu emre hi\u00e7 direnmeden hemen yar\u0131l\u0131p Rabb&#8217;inin irade ve kudretinin etkisine boyun e\u011fdi\u011fi ve dolay\u0131s\u0131yla yar\u0131lman\u0131n gerektirdi\u011fi h\u00fck\u00fcmler meydana geldi\u011fi vakit,<\/p>\n<p>G\u00f6k ona lay\u0131k k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, yani g\u00f6\u011f\u00fcn hakikatine, tabiat\u0131na yara\u015fan da odur. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda &#8220;isteyerek geldik&#8221;(Fussilet\/11) demi\u015f; Allah&#8217;\u0131n emrine itaat tabiat\u0131 olmak \u00fczere v\u00fccuda getirilmi\u015ftir. Di\u011fer bir m\u00e2n\u00e2 ile o, semaya hak vacip k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;\u0130ster istemez gelin&#8221;(Fussilet, 41\/11) buyruldu\u011fu i\u00e7in isteyerek boyun e\u011fmese zorla boyun e\u011fmeye mecbur olurdu. Onun i\u00e7in dinleyip isteyerek ve tabii olarak yar\u0131lmasa, zorla ve istemeden yar\u0131l\u0131rd\u0131. Biri lay\u0131k di\u011feri vacip olmaktan olan bu iki m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re &#8216;deki &#8220;vav&#8221; (at\u0131fa) olmay\u0131p, bu c\u00fcmle bir ara c\u00fcmlesi olarak n\u0131n etki sahas\u0131na giren \u015feylerden ayr\u0131 olmu\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu lay\u0131k ve hak olma, g\u00f6kte yaln\u0131z yar\u0131lma zaman\u0131nda de\u011fil, as\u0131l olarak vard\u0131r. &#8220;Hakk&#8221; fiili, &#8220;\u015fu \u015funa daha lay\u0131kt\u0131r, m\u00fcstehakt\u0131r&#8221; gibi lay\u0131k olma m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, ve gibi mechul (edilgen) kipiyle kullan\u0131l\u0131r. Lakin mechul \u015fekliyle okunan her fiilin o m\u00e2n\u00e2dan olmas\u0131 gerekmez. Gerekli olma ve gerekli k\u0131lma m\u00e2n\u00e2s\u0131nda veya ile mef&#8217;ul(t\u00fcmle\u00e7) al\u0131r, ve gibi. Burada l\u00e2m ve al\u00e2 bu iki m\u00e2n\u00e2dan \u015f\u00f6yle tefsir olunmu\u015ftur: Yani &#8220;G\u00f6k boyun e\u011fmeye, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmamaya lay\u0131k k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; demek olup m\u00e2n\u00e2, her m\u00fcmk\u00fcn\u00fcn il\u00e2h\u00ee kudrete boyun e\u011fmesinin gerekli ve hak oldu\u011funu il\u00e2nd\u0131r. Yahut yani, &#8220;Allah, kendisine boyun e\u011fmeyi g\u00f6k \u00fczerine vacip k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla g\u00f6\u011f\u00fcn ona boyun e\u011fmesi hakt\u0131r, vaciptir.&#8221; Yine bu m\u00e2n\u00e2larda olarak &#8220;Olay\u0131n deh\u015fetinden dolay\u0131 ona yar\u0131lma vacip olmu\u015ftur.&#8221; diye de tefsir edilmi\u015ftir. Bu durumda c\u00fcmlesinin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;vav&#8221; at\u0131fa (ba\u011fla\u00e7) olup c\u00fcmle &#8216;n\u0131n etki sahas\u0131na girmi\u015f olur. Bunun \u00fc\u00e7\u00fc de yar\u0131lman\u0131n ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini vurgulam\u0131\u015f ve bunun neticesinde olacak olan olaylara ge\u00e7memi\u015f oluyor. Biz ise bundan daha ba\u015fka bir m\u00e2n\u00e2 anl\u0131yoruz. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>&#8220;Rabb&#8217;ini dinledi\u011fi zaman&#8221; s\u00f6z\u00fc, yaln\u0131z yar\u0131lma emrini de\u011fil, onunla beraber meleklerin inmesi ve di\u011fer il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcmlerin yerine getirilmesi gibi, yar\u0131lmaya ba\u011fl\u0131 olarak meydana gelecek il\u00e2h\u00ee emirlere boyun e\u011fme ve itaat yani, &#8220;Onlar buluttan g\u00f6lgeler i\u00e7inde Allah&#8217;\u0131n azab\u0131n\u0131n ve meleklerin gelmesini mi bekliyorlar?&#8221; (Bakara, 2\/210) ve &#8220;Melekler g\u00f6\u011f\u00fcn kenar\u0131ndad\u0131r. Onlar\u0131n \u00fczerinde o g\u00fcn Rabb&#8217;inin Ar\u015f&#8217;\u0131n\u0131 sekiz melek ta\u015f\u0131r.&#8221;(H\u00e2kka, 69\/17) m\u00e2n\u00e2lar\u0131na i\u015faret; &#8220;hak oldu&#8221; da, &#8220;el-H\u00e2kka&#8221;dan olup b\u00fcy\u00fck olaylar ve felaketlerin olaca\u011f\u0131 k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmesi veya hakk\u0131n galip gelmesi ve hakk\u0131 yerine getirme m\u00e2n\u00e2lar\u0131ndan biriyle, yani &#8220;g\u00f6\u011fe h\u00e2kka (k\u0131yamet) vaki oldu\u011fu veya g\u00f6k hakland\u0131\u011f\u0131: Hakk&#8217;\u0131n emrine ma\u011flup olup hak yerne getirildi\u011fi vakit&#8221; demek olarak &#8220;i\u015f bitirildi.&#8221; (Bakara, 2\/210) ve &#8220;Rabb&#8217;inin emri geldi\u011finde ve melekler saf saf dizildi\u011finde.&#8221; (Fecr, 89\/22) m\u00e2n\u00e2lar\u0131na i\u015faret olmas\u0131 daha faydal\u0131 ve beli\u011f olaca\u011f\u0131 kanaatindeyiz.<\/p>\n<p>3. Ve yerk\u00fcre uzat\u0131l\u0131p geni\u015fletildi\u011fi zaman, da\u011flar\u0131 ve dereleri yerle bir edilip d\u00fczlendi\u011fi, &#8220;Yerlerini d\u00fcmd\u00fcz bombo\u015f b\u0131rakcakt\u0131r. Onlarda ne bir ini\u015f, ne de bir yoku\u015f g\u00f6remiyeceksin.&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/22) \u00e2yetinin ifade etti\u011fi gibi d\u00fczletildi\u011fi veya \u00e7ekilip uzat\u0131larak sahas\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131l\u0131p geni\u015fletildi\u011fi vakit,<\/p>\n<p>4. Ve i\u00e7inde ne varsa att\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00fcleri kabirlerinden f\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131, &#8220;Yer a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131nda.&#8221; (Zilzal, 99\/2) \u00e2yeti gere\u011fince i\u00e7indeki a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131, define ve madenlerini d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc vakit. Said b. C\u00fcbeyr gibi baz\u0131 \u00e2limler, definelerin \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 Decc\u00e2l&#8217;in \u00e7\u0131kmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda olmas\u0131na dayanarak burada yaln\u0131z &#8220;\u00f6l\u00fcleri d\u0131\u015far\u0131 att\u0131\u011f\u0131 zaman&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 vermi\u015fler ise de Kat\u00e2de&#8217;den rivayet edilen \u00f6ncekidir.<\/p>\n<p>Ve tamamen bo\u015fald\u0131\u011f\u0131 vakit.<\/p>\n<p>Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin nakletti\u011fi \u00fczere Ebu&#8217;l-Kas\u0131m C\u00eel\u00ee &#8220;Dibac&#8221;ta \u0130bn\u00fc \u00d6mer&#8217;in Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet etti\u011fini yazm\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;Ben, yer, kendisinden yar\u0131lacak olanlar\u0131n ilkiyim. Hemen kabrimde do\u011frulup otururum ve yer benimle hareket etmeye ba\u015flar. &#8220;Ne oluyorsun?&#8221; derim. &#8220;Rabb&#8217;\u0131m bana i\u00e7imdekini at\u0131p bo\u015falmam\u0131, bo\u015fal\u0131p da vaktiyle bende hi\u00e7bir \u015fey yok iken oldu\u011fum gibi olmam\u0131 emretti&#8221; der. \u0130\u015fte bu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>5. \u00d6yle bo\u015fald\u0131\u011f\u0131 ve Rabbini dinleyip hakland\u0131\u011f\u0131 vakit. Bunda da s\u00f6z \u00f6nceki gibidir. &#8216;n\u0131n tekrar\u0131, g\u00f6\u011fe ait olanlarla yerk\u00fcreye ait olanlar\u0131n bir t\u00fcr \u00f6zellikle ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131na, yani yar\u0131lma ve hak olma olay\u0131n\u0131n iki a\u015famas\u0131na i\u015faret i\u00e7indir. Bu lar, bir taraftan yukar\u0131ki s\u00fbrenin sonuna, bir taraftan da bundan sonras\u0131na ba\u011fl\u0131 gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilmek \u00fczere, cevab\u0131 bir bak\u0131ma s\u00f6ylenmemi\u015f, bir bak\u0131ma da s\u00f6ylenmi\u015f denilebilecek bir \u00fcsluptad\u0131r. Onun i\u00e7in baz\u0131lar\u0131 bu &#8216;lar\u0131n \u015fart m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan soyutlanarak zaman zarf\u0131 oldu\u011funu ve cevaba muhta\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdir ki bu durumda &#8220;yukar\u0131da s\u00f6z edilen cezaland\u0131rma ne vakit?&#8221; \u015feklinde mukadder bir soruya kar\u015f\u0131 &#8220;g\u00f6k yar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman..&#8221; diye cevap olabilir. Baz\u0131lar\u0131 da bu &#8216;lar\u0131n \u015fart m\u00e2n\u00e2s\u0131nda oldu\u011funu, korkutma m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade etmek i\u00e7in cevab\u0131n\u0131n zikredilmedi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir ki, &#8220;o zaman neler neler olacak, \u015fimdi a\u00e7\u0131klanacak gibi de\u011fil&#8221; demek olur. Baz\u0131lar\u0131 Tekv\u00eer ve \u0130nfitar s\u00fbrelerindeki karinelerinden (Tekv\u00eer, 81\/14; \u0130nfitar, 82\/5) faydalanarak &#8220;o vakit herkes ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlar&#8221; demektir demi\u015flerdir. Baz\u0131lar\u0131 da ve fiillerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 i\u00e7inde cevap vard\u0131r demi\u015flerdir. Fakat en do\u011fru cevap, \u015fu iki \u00e2yetten birinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nda mevcuttur.<\/p>\n<p>6. Ey insan! Haberin olsun ki sen, Rabbine do\u011fru \u00e7abalar da \u00e7abalars\u0131n.<\/p>\n<p>KEDH, t\u0131rmalamak ve kendisine etki edecek \u015fekilde hay\u0131r veya \u015fer bir i\u015fe emek verecek ciddiyet ve gayretle \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalamak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir ki burada bununla tefsir edilmi\u015ftir: Yani, b\u00fct\u00fcn hayat\u0131nda \u00f6l\u00fcm ve ondan sonra Rabb&#8217;inin ac\u0131 veya tatl\u0131 erece\u011fin emrine do\u011fru didinir \u00e7abalars\u0131n. Nihayet ona kavu\u015fursun.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Ahfe\u015f ve M\u00fcberred gibi baz\u0131lar\u0131, lar\u0131n cevab\u0131, &#8220;sen ona kavu\u015facaks\u0131n&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na bu &#8216;dir demi\u015flerdir. Baz\u0131lar\u0131 da bu \u00e2yetin cevap makam\u0131nda oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da bunu \u015fart ve cevap aras\u0131nda bir c\u00fcmle-i mu&#8217;tar\u0131za (ara c\u00fcmlesi) say\u0131p lar\u0131n as\u0131l cevab\u0131n\u0131n \u015fu oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki en yak\u0131\u015fan\u0131 da budur.<\/p>\n<p>7. O vakit kitab\u0131 sa\u011f taraf\u0131ndan verilen, amel defteri veya mahkeme sonucunu bildirir belge sa\u011f eliyle veya sa\u011f eline verilen (Geni\u015f bilgi i\u00e7in H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>8. hemen bir kolay hesap ile hesaba \u00e7ekilir, ge\u00e7er.<\/p>\n<p>H\u0130SAB-I YES\u0130R, hi\u00e7 tart\u0131\u015f\u0131lmayan kolay bir hesap ki Resulullah (s.a.v) bunu, &#8220;arz&#8221; ve &#8220;s\u00e2de kitaba bak\u0131l\u0131p ge\u00e7i\u015ftirilmek&#8221;le tefsir etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Tirmiz\u00ee ve Ebu Davud, Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet etmi\u015flerdir: Hz. Peygamber (s.a.v) &#8220;Hesaba \u00e7ekilip de helak olmayan kimse yoktur.&#8221; buyurdu. Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc dedim, y\u00fcce Allah beni sana feda k\u0131ls\u0131n, &#8220;Kitab\u0131 sa\u011f\u0131ndan verilen kolay bir hesap ile hesaba \u00e7ekilecek.&#8221; buyurmuyor mu? Buyurdu ki: &#8220;Bu, arzd\u0131r. Arz olunurlar. Her kimin hesab\u0131 tart\u0131\u015fmal\u0131 ge\u00e7erse helak olur.&#8221;<\/p>\n<p>Bir de \u0130mam Ahmed, Abd b. Humeyd, \u0130bn\u00fc Merduye ve Hakim sahih diye yine Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet etmi\u015flerdir ki: Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131 dinledim. Namaz\u0131n\u0131n baz\u0131s\u0131nda &#8220;Allah&#8217;\u0131m! Beni kolay bir hesapla hesaba \u00e7ek.&#8221; diyordu. Namazdan \u00e7\u0131k\u0131nca, &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc! dedim, kolay hesap nedir? Buyurdu ki: &#8220;Kitab\u0131na bak\u0131l\u0131p da ge\u00e7i\u015ftirilivermesi, yani g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n af olunuvermesidir.&#8221;<\/p>\n<p>9. Hesab\u0131 kolay ge\u00e7er ve sevin\u00e7li olarak ehline d\u00f6ner. Sevinerek &#8220;al\u0131n okuyun kitab\u0131m\u0131.&#8221; (H\u00e2kka, 69\/19) der. Ehli, m\u00fcminlerden olan dostlar\u0131 ve yak\u0131nlar\u0131 ile y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n cennette \u00f6zel olarak onun i\u00e7in haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 huriler ve hizmet\u00e7ilerdir.<\/p>\n<p>10. Ama kitab\u0131 s\u0131rt\u0131n\u0131n \u00f6tesinden verilen. H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;sa\u011f\u0131ndan&#8221;(H\u00e2kka, 69\/19) kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda &#8220;solundan&#8221;(H\u00e2kka, 69\/25), burada ise &#8220;s\u0131rt\u0131n\u0131n \u00f6tesinden&#8221; denilmesi ikisinden de maksad\u0131n ayn\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterir. \u0130kisinde de terslik, u\u011fursuzluk, zorluk, hakaret ve tehlike m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Onun i\u00e7in diye tefsir edilmi\u015f, arkalar\u0131ndan sollar\u0131na verilir denilmi\u015ftir. Baz\u0131lar\u0131 da sa\u011f eli boynuna, sol eli arkas\u0131na ba\u011flan\u0131p kitab\u0131 arkas\u0131n\u0131n \u00f6tesinden verilir demi\u015flerdir. Soldan verilmesi u\u011fursuzluk ve tersli\u011fine, arkas\u0131ndan verilmesi de &#8220;Ku\u015fkusuz kendi y\u00fcklerini ve o y\u00fcklerle beraber daha bir\u00e7ok y\u00fckleri de y\u00fckleneceklerdir.&#8221; (Ankebut, 29\/13) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere, o kitab\u0131n h\u00fckm\u00fcne g\u00f6re g\u00fcnahlar\u0131 s\u0131rtlar\u0131na y\u00fckletilmek m\u00e2n\u00e2s\u0131yla cezalar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131na, yahut &#8220;sol&#8221;, amellerinin solakl\u0131\u011f\u0131yla kazan\u00e7lar\u0131n\u0131n tersli\u011fine, &#8220;ver\u00e2e zahrihi&#8221; yani &#8220;s\u0131rt\u0131n\u0131n gerisinden&#8221; ifadesi de &#8220;Onu s\u0131rtlar\u0131n\u0131n arkas\u0131na att\u0131lar.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/187) \u00e2yetinin g\u00f6sterdi\u011fi gibi d\u00fcnyada Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131n\u0131 arkalar\u0131na at\u0131p z\u0131dd\u0131na gittikleri veya kendi i\u015flerini kendileri g\u00f6rmeyip arkalar\u0131ndan bekledikleri i\u00e7in ahirette h\u00fck\u00fcmleri duyurulurken y\u00fczlerine bak\u0131lmayarak \u00fcmit ve beklentilerinin aksine ve hat\u0131r ve hayallerine gelmez bir bi\u00e7imde aleyhlerine olarak arkalar\u0131ndan duyuralaca\u011f\u0131na da i\u015faret olur ki, bu son m\u00e2n\u00e2 biraz sonra gelecek olan &#8220;\u00e7\u00fcnk\u00fc o zannetti&#8221; gerek\u00e7esinden de anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>11. B\u00f6yle kitab\u0131 arkas\u0131ndan verilen yeti\u015f ey helak! diye ba\u011f\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>S\u00dcB\u00dbR, hel\u00e2k demektir. Yani, &#8220;V\u00e2 S\u00fcb\u00fbra!: Ey helak! Nerdesin, gel yeti\u015f imdad\u0131ma. Helak olay\u0131m da bu dertten kurtulay\u0131m.&#8221; diye feryat eder.<\/p>\n<p>12. Ve cehenneme girer.<\/p>\n<p>13. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, ehli i\u00e7inde sevin\u00e7li idi. D\u00fcnyada, evinde, ailesi, kavmi i\u00e7inde rahat ve refah i\u00e7inde, keyfi yerinde, zevk ve sefas\u0131nda idi. Ahireti ve i\u015fin sonunu d\u00fc\u015f\u00fcnmez, gam ve keder i\u00e7inde s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekenlere ac\u0131maz, d\u00fcnyan\u0131n u\u011frayaca\u011f\u0131 de\u011fi\u015fiklikleri hesaba katmaz idi.<\/p>\n<p>14. \u00c7\u00fcnk\u00fc o zannetmi\u015fti ki asla d\u00f6nmeyecek, de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fram\u0131yacak; ne\u015fesi kedere \u00e7evrilmeyecek, \u00f6lmeyecek, hi\u00e7 azap \u00e7ekmeyecek ve sorumlu olmayacak sanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>HAVR, bir olgunluktan sonra eksilmeye ve yok olmaya d\u00f6nme ve de\u011fi\u015fme m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Nitekim bir hadis-i \u015ferifte, &#8220;\u00c7okluktan sonra yokluktan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z.&#8221; buyrulmu\u015ftur ki sar\u0131k sar\u0131ld\u0131ktan sonra tersine \u00e7\u00f6z\u00fcl\u00fcp bozulmas\u0131 gibi artt\u0131ktan sonra eksilmeye, olgunluktan sonra yok olmaya, durumun iyi olmas\u0131ndan sonra bozulmas\u0131na, ilerledikten sonra gerilemeye d\u00f6nmek ve de\u011fi\u015fmek demektir. Burada buyuruldu\u011fu \u00fczere \u00f6lmek ve daha sonra dirilmek suretiyle Allah&#8217;a d\u00f6nmektir.<\/p>\n<p>15. Hay\u0131r. Onun zannetti\u011fi gibi de\u011fil, i\u015f onun keyfine kalayacak, de\u011fi\u015fime u\u011frayacak, Rabbine d\u00f6necektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Rabbi onu g\u00f6rmektedir. B\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp g\u00f6zetip duruyor. Dolay\u0131s\u0131yla onu ka\u00e7\u0131rmaz. Her ne olursa olsun onu \u00e7evirecek, hesab\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcp cezas\u0131n\u0131 verecektir.<\/p>\n<p>16. &#8220;\u015eimdi yemin olsun&#8230;&#8221; \u00c2yetin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;f\u00e2&#8221; ge\u00e7en a\u00e7\u0131klamalara g\u00f6re neticeyi kollara ay\u0131rmak ve anlatmak i\u00e7indir. &#8220;\u015eafa\u011fa&#8221;.<\/p>\n<p>\u015eAFAK, ak\u015fam g\u00fcne\u015f batt\u0131ktan sonra ufukta g\u00f6r\u00fcnen k\u0131rm\u0131z\u0131l\u0131\u011f\u0131n ad\u0131d\u0131r. Asl\u0131 t\u00fcl gibi incelik m\u00e2n\u00e2s\u0131ndand\u0131r, denilir ki, inceli\u011finden dolay\u0131 tutunam\u0131yan \u015fey demektir. Kalbin inceli\u011fi m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;\u015fefekat&#8221; ve korku m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;i\u015ff\u00e2k&#8221; da hep bu incelik m\u00e2n\u00e2s\u0131ndand\u0131r. T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de \u015fafak; fecr, yani sabah\u0131n tan\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na da yayg\u0131n olmu\u015f ise de bu \u00e2miy\u00e2ne bir tabirdir. Arap\u00e7a&#8217;da ve bir din ve g\u00f6kbilimi terimi olarak \u015fafak, fecrin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak g\u00fcne\u015f batt\u0131ktan sonra g\u00f6r\u00fcnen k\u0131rm\u0131z\u0131l\u0131kt\u0131r ki ak\u015fam namaz\u0131 vaktidir. \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife Hazretleri&#8217;ne g\u00f6re k\u0131rm\u0131z\u0131l\u0131ktan sonraki beyazl\u0131kt\u0131r ki Ebu Hureyre ve \u00d6mer b. Abd\u00fclaziz&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015fleri de budur. \u0130mam-\u0131 Azam&#8217;\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc de rivayet edilmi\u015ftir. Ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 &#8220;Hid\u00e2ye&#8221; etraf\u0131nda yaz\u0131l\u0131d\u0131r. O beyazl\u0131\u011f\u0131n yok olmas\u0131yla ittifakla yats\u0131 namaz\u0131 vakti girmi\u015f olur.<\/p>\n<p>17. Burada maksat, d\u00fcnya hayat\u0131 ile sevinenlere kar\u015f\u0131, her g\u00fcn\u00fcn sonunda bir ak\u015fam\u0131n gelmesi \u015feklinde halden hale ge\u00e7mekte olan \u00e2lemin de\u011fi\u015fimindeki manzaralar\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyurmak oldu\u011fu i\u00e7in \u00f6nce ak\u015fam\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 \u015fafa\u011f\u0131na, ikinci olarak geceye ve onun kapsad\u0131\u011f\u0131 \u015feylere yemin edilmi\u015f.<\/p>\n<p>VESAK, eklemek, derleyip toplamak, biriktirip y\u00fcklenmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Nitekim altm\u0131\u015f sa&#8217; (altm\u0131\u015fbin dirhem) a\u011f\u0131rl\u0131k, bir deve y\u00fck\u00fc toplad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu kadar y\u00fcke &#8220;vesak&#8221; denilir. Burada da, gecenin derleyip toplad\u0131\u011f\u0131, kapsad\u0131\u011f\u0131 \u015feyler demek olur. Bu kelimenin iftial bab\u0131na nakledilmi\u015f \u015fekli olan ittisak da, ki asl\u0131 &#8220;ivtis\u00e2k&#8221;t\u0131r, derli toplu, d\u00fczg\u00fcn ve intizaml\u0131 olmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir.<\/p>\n<p>18. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da derlenip toplanarak d\u00fczg\u00fcn bir dolunay oldu\u011fu zaman Ay&#8217;a yemin edilmi\u015f ve \u015f\u00f6yle buyrulmu\u015ftur:<\/p>\n<p>19. Elbette ve elbette siz kattan kata bineceksiniz. \u015eafa\u011f\u0131n, gecenin ve kapsad\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin ve ay\u0131n halden halde ge\u00e7mesi gibi siz de halden hale, tabakadan tabakaya, veya nesilden nesle uyum sa\u011flayan birbirinden \u00fcst\u00fcn de\u011fi\u015fmelere binecek, a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere sonunda Rabb&#8217;inize gideceksiniz.<\/p>\n<p>TABAK kelimesi asl\u0131nda uygun gelme ve uygun kavramlar\u0131yla bir\u00e7ok m\u00e2n\u00e2ya gelir. Kamus yazar\u0131n\u0131n &#8220;Besair&#8221;de beyan\u0131na g\u00f6re bu madde iki veya daha \u00e7ok kat\u0131 olan \u015feyleri ifade eden isimlerden olup asl\u0131nda bir \u015feyi di\u011fer bir \u015feyin miktar\u0131nca \u00fcst\u00fcnde k\u0131lmak m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Sonralar\u0131 o \u00fcste konulan \u015feyi ifade etmede ve bu m\u00fcnasebetle bir \u015feye uygun olan \u015fey m\u00e2n\u00e2s\u0131nda, daha sonralar\u0131 derece ve mevkide, hal ve durumlarda kullan\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. Bu \u015fekilde bir \u015feyin kapa\u011f\u0131na veya \u00f6rt\u00fcs\u00fcne, bir \u00e7iftin teki gibi di\u011ferine uygun olan \u015feye, tabak ve sini dedi\u011fimiz kaplara, &#8220;tabaka&#8221;n\u0131n \u00e7o\u011fulu ve cins ismi olarak tabakalar ve mertebeler m\u00e2n\u00e2s\u0131na ve \u00f6zellikle bir ilerleme d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle bir duruma uygun olan di\u011fer bir duruma, millet ve as\u0131r m\u00e2n\u00e2s\u0131na, yirmi seneye, bel kemiklerinin aras\u0131ndaki yufka gibi uyum kemiklerine ve Cebel-i Z\u00fchre&#8217;ye tabak denilir. Burada daha ziyade &#8220;bir di\u011ferine uygun halden hale ge\u00e7eceksiniz&#8221; diye tefsir edilmi\u015ftir ki en kapsaml\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131 budur. Baz\u0131lar\u0131 uygunlu\u011fu, olay\u0131n deh\u015fetinde uygunluk ile kay\u0131tlam\u0131\u015flar ise de bu a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Bir\u00e7oklar\u0131 tabakan\u0131n \u00e7o\u011fulu olarak tabakalardan tabakalara, baz\u0131lar\u0131 milletten millete, as\u0131rdan as\u0131ra demi\u015fler, baz\u0131lar\u0131 da yimi seneden yirmi seneye olacak de\u011fi\u015fikliklere i\u015faret oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Naim b. Hammad&#8217;\u0131n ve Ebu Nuaym&#8217;in rivayet ettiklerine g\u00f6re Mekhul demi\u015ftir ki: &#8220;Her yirmi senede, daha \u00f6nce bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir durumda bulunursunuz.&#8221; \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir&#8217;in ve \u0130bn\u00fc Ebi Hatim&#8217;in rivayetinde de, &#8220;her yirmi senede, daha \u00f6nce yapmam\u0131\u015f oldu\u011funuz bir i\u015f ortaya \u00e7\u0131kar\u0131rs\u0131n\u0131z&#8221; denilmi\u015ftir. Baz\u0131lar\u0131 da bir zamandaki insan toplulu\u011fu m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;\u00fcmmetten \u00fcmmete&#8221; demi\u015flerdir. Nitekim amcas\u0131 Abbas b. Abdulmuttalib Hz. Peygamber (s.a.v.)&#8217;i medhederken \u015f\u00f6yle demi\u015fti:<\/p>\n<p>&#8220;Sen do\u011fdu\u011fun vakit yery\u00fcz\u00fc ayd\u0131nland\u0131 ve nurunla ufuk parlad\u0131.<\/p>\n<p>Bir baban\u0131n sulb\u00fcnden ana rahmine ge\u00e7iyordun. Bir \u00e2lem ge\u00e7ince bir tabak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131&#8221;.<\/p>\n<p>Yani yeni bir nesil, ge\u00e7enlerin hepsinden \u00fcst\u00fcn, birbirine uygun geli\u015fen bir toplum ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 demektir. Bunlar\u0131n hepsi insanlar\u0131n gerek birey, gerek toplum itibar\u0131yla hayatta sabit bir durumu olmay\u0131p \u00f6l\u00fcm ve ahirete do\u011fru Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fcnceye kadar halden hale ge\u00e7meye mahkum olduklar\u0131n\u0131 ifade ediyor. Bu \u015fekilde d\u00fcnyada insan hayat\u0131 durumdan duruma ilerleme ve gerilemeye giden devaml\u0131 bir de\u011fi\u015fim demek oldu\u011fu ve bunun i\u00e7in beyan olundu\u011fu \u00fczere neticede Allah&#8217;a var\u0131p hesap vermek ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bulundu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor.<\/p>\n<p>R\u00dcK\u00dbB , halden hale ge\u00e7me ve birbirine ula\u015fmaktan mecaz veya hakikati \u00fczere olup hal mecaz olarak binilendir. Bir halin di\u011fer hale uygunlu\u011fu demek, ikinci halin \u00f6ncekine belli bir hadde ula\u015fmas\u0131 veya \u00fcst\u00fcn gelmesidir. Yoksa b\u00fct\u00fcn zat ve niteliklerde bir veya benzer olmas\u0131 de\u011fildir. Zira mutabakat zat ve mahiyette de\u011fil, yan \u00f6zelliklerde olur. Dolay\u0131s\u0131yla biri elem biri lezzet, biri hayat biri \u00f6l\u00fcm gibi farkl\u0131 durumlar\u0131n birbirlerine bir mertebe de mutabakat\u0131 olabilir. Bununla beraber ikisi de elem, ikisi de lezzet olmak gibi ayn\u0131 cinsten iki halin zaman ve mekan veya derece fark\u0131yla \u00fcst \u00fcste gelip uyu\u015fmas\u0131 da olabilir. Bu \u015fekilde &#8220;r\u00fck\u00fbb&#8221; ve &#8220;tabak&#8221; kelimelerinin ifade etti\u011fi m\u00e2n\u00e2da bir yolculuk, ya yukar\u0131 veya a\u015fa\u011f\u0131 giden bir de\u011fi\u015fimin tasviri ve co\u015fkunlu\u011fu vard\u0131r. Halin birisi d\u00fcnya, birisi ahirettir. D\u00fcnya bir de\u011fi\u015fim \u00e2lemi, bir ge\u00e7it; ahiret bir devaml\u0131 kalma yeridir. Bu kal\u0131\u015f ve duru\u015f da ya cennette veya cehennemde olur.<\/p>\n<p>&#8220;Elbette bineceksiniz&#8221; \u015feklindeki hitap herkese oldu\u011funa g\u00f6re verilen bu haberde, de\u011fi\u015fimin ileri veya geri olabilmesi itibariyle bir yandan vaad, bir yandan tehdit m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Hitap Hz. Peygamber (s.a.v.)&#8217;e ve m\u00fcminlere oldu\u011funa g\u00f6re bunda hem kesin bir vaad hem de \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n il\u00e2h\u00ee emirle uyum sa\u011flamak suretiyle Allah&#8217;a d\u00f6nmek i\u00e7in daima ahirete do\u011fru y\u00fckselme ruhunu telkin eden ve zaferden zafere g\u00f6t\u00fcrecek olan y\u00fcksek bir ilerleme prensibi vard\u0131r ki Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir gayede durulmas\u0131n\u0131 caiz g\u00f6rmez. Bu, din ruhunun donmu\u015f ve k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne bir g\u00f6renekle ge\u00e7mi\u015fe ve i\u00e7inde bulunulan \u00e2na saplan\u0131p kalmaktan ibaret bir tembellik hissi de\u011fil; d\u00fczensiz, uyumsuz, gayesiz giden ve hi\u00e7bir ilerleme elde etmeyerek her ad\u0131m\u0131nda ilkel kalan peri\u015fan bir yenilenme ve de\u011fi\u015fim hevesi de de\u011fil, ba\u015flang\u0131\u00e7tan sona kadar a\u015fama a\u015fama bir intibak d\u00fczeni i\u00e7inde Allah i\u00e7in daima ileri gitmek ve Allah&#8217;a kavu\u015fma gayesine ermek isteyen bir ilerleme a\u015fk ve iman\u0131 ile hareket oldu\u011funu anlat\u0131r. Onun i\u00e7in bir hadis-i \u015ferifte: &#8220;\u0130ki g\u00fcn\u00fc e\u015fit olan aldanm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; buyurulmu\u015ftur. Bunda insan\u0131 b\u00fct\u00fcn de\u011fi\u015fimlerin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131karacak bir ilerleme ilkesi, bir y\u00fckselme vaad ve m\u00fcjdesi bulundu\u011funa \u00f6zellikle ay\u0131n derlenip toplanarak d\u00fczg\u00fcn oldu\u011fu zamana yemin edilmesiyle de i\u015faret edilmi\u015f demektir. Bundan dolay\u0131 &#8220;b\u00e2&#8221;n\u0131n fethas\u0131yla tekil olarak &#8220;elbette bineceksin&#8221; k\u0131r\u00e2etine g\u00f6re hitap \u00f6ncelikle Peygamber (s.a.v)&#8217;e ait olarak Resulullah (s.a.v.)&#8217;\u0131n Mirac gecesinde oldu\u011fu gibi g\u00f6kten g\u00f6\u011fe, dereceden dereceye, r\u00fctbeden r\u00fctbeye il\u00e2h\u00ee yak\u0131nl\u0131\u011fa do\u011fru y\u00fckselmesi vuku bulaca\u011f\u0131n\u0131 vaad ve m\u00fcjdeleme oldu\u011fu dahi \u0130bn\u00fc Abbas ve \u0130bn\u00fc Mesud&#8217;dan rivayet edilmi\u015ftir. &#8220;geceye ve kapsad\u0131klar\u0131na yemin olsun&#8221; \u015feklindeki yeminin de bununla \u00f6zel bir ilgisi vard\u0131r.<\/p>\n<p>Buh\u00e2r\u00ee&#8217;de M\u00fccahid&#8217;in yapt\u0131\u011f\u0131 rivayete g\u00f6re \u0130bn\u00fc Abbas &#8220;halden hale demektir&#8221; demi\u015ftir. &#8220;Bu sizin peygamberinizdir.&#8221; dedi \u015feklindeki rivayet de bunu g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>\u015eu halde &#8220;b\u00e2&#8221;n\u0131n zammesiyle \u00e7o\u011ful olarak &#8220;elbette bineceksiniz&#8221; k\u0131r\u00e2eti de peygamberle beraber onun ard\u0131ndan giden m\u00fcsl\u00fcmanlara hitap olarak, onlar\u0131n da peygambere uymalar\u0131 oran\u0131nda halden hale, tabakadan tabakaya hakk\u0131n yak\u0131n\u0131na y\u00fckselecekleri haber verilmi\u015f ve aksine gidenlerin o de\u011fi\u015fimler i\u00e7inde yenilip kahredilecekleri anlat\u0131lm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, bu \u00e2yette, halden hale veya tabakadan tabakaya ilerleme, her y\u00fcz senede veya her yirmi senede bir de\u011fi\u015fme ve yenilenme ile mutabakat kavramlar\u0131yla ilgili &#8220;tabak&#8221; ve &#8220;r\u00fckub&#8221;un m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda, hayat\u0131n ileriye veya geriye gitmesi hususlar\u0131nda kanun olan \u00f6nemli hakikatlar vard\u0131r. &#8220;Hayat, \u00e7evre ile uyum sa\u011flamakt\u0131r.&#8221; diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne g\u00f6re de en y\u00fcksek hayat, en y\u00fcksek \u00e7evreye uyum sa\u011flamak demek olur. En y\u00fcksek \u00e7evre ise, &#8220;her \u015feyi ku\u015fat\u0131c\u0131&#8221;(Fussilet, 41\/54), &#8220;Evvvel ve \u00c2hir, Zahir ve Bat\u0131n, her \u015feyi bilici&#8221;(Hadid, 57\/3) ve &#8220;nerede olursan\u0131z sizinle beraber.&#8221; (Hadid, 57\/3) olan y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla en y\u00fcksek hayat, her ne olursa olsun y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emriyle uyum sa\u011flayarak ona kavu\u015fma ve y\u00fckselmekle olur.<\/p>\n<p>O y\u00fckseli\u015ftir ki, &#8220;Ahiret yurdu ise ku\u015fku yok ki ger\u00e7ek hayatt\u0131r, e\u011fer bilselerdi.&#8221; (Ankebut, 29\/64) buyurulan ahiret hayat\u0131 mutlulu\u011funun son noktas\u0131d\u0131r. Nitekim bir \u00f6nceki s\u00fbrede &#8220;mukarreb&#8221; yani Allah&#8217;a yakla\u015ft\u0131r\u0131lan kullar\u0131n o Tesnim kayna\u011f\u0131ndan i\u00e7ecekleri a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131. Ona y\u00fckselmek i\u00e7in de ondan \u00f6te hi\u00e7bir gaye ve maksatta durup kalmamak, her de\u011fi\u015fim ve ba\u015fkala\u015f\u0131m ad\u0131m\u0131nda ancak onun emrini nazar-\u0131 itibara alarak y\u00fcr\u00fcmek ve l\u00fczumunda onun yoluna can vermekten \u00e7ekinmemek gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc her ne yap\u0131l\u0131rsa yap\u0131ls\u0131n, bir de\u011fi\u015fme \u00e2lemi olan d\u00fcnyan\u0131n hi\u00e7 bir \u015feyinde devaml\u0131 kalma ihtimali yoktur. Onun g\u00f6\u011f\u00fc de yeri de Allah&#8217;\u0131n emrine boyun e\u011fecek; b\u00e2ki, ancak azamet ve ikram sahibi olan Rabbin zat\u0131 kalacakt\u0131r. Allah&#8217;a g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131yla gitmek istemeyen nas\u0131l olsa zorla gidecek ve o k\u0131yametin \u015fiddet ve deh\u015feti i\u00e7inde onun ikram\u0131ndan yoksun, azametine mahkum olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>20. O halde bu insanlara ne oluyor da iman etmiyorlar?. Hakikat b\u00f6yle iken, yani beyan olundu\u011fu \u00fczere bu d\u00fcnyada de\u011fi\u015fim kesin, halden hale ge\u00e7erek ahirete gitmek ve Hakk&#8217;\u0131n huzurunda hesap vermek zarur\u00ee oldu\u011fu ve iman edenlere o g\u00fczel sonu\u00e7 vaad edilmi\u015f bulundu\u011fu halde nelerine g\u00fcvenirler de Allah&#8217;a, peygamberine ve ahirete iman etmezler!? \u0130man edip de o g\u00fczel sonuca ula\u015fmak i\u00e7in g\u00fczel ameller i\u015flemezler? \u0130man etmemekle ne kazan\u0131rlar? Allah&#8217;a gitmekten ka\u00e7\u0131nmakla bulunduklar\u0131 halde kalacaklar\u0131n\u0131 ve de\u011fi\u015fime u\u011framayacaklar\u0131n\u0131 m\u0131 zan ederler?<\/p>\n<p>21. Kar\u015f\u0131lar\u0131nda Kur&#8217;an okundu\u011fu vakit secde etmezler, boyun e\u011fmezler, ger\u00e7e\u011fi kabul etmezler, Allah&#8217;\u0131n emir ve yasaklar\u0131na itaat edip uymazlar, secde etmeleri gerekirken secde etmezler.<\/p>\n<p>Hz. Peygamber (s.a.v) bir g\u00fcn &#8220;secde et ve yakla\u015f&#8221;(Al\u00e2k, 96\/19) \u00e2yetini okumu\u015f ve secde etmi\u015f, beraberinde bulunan m\u00fcminler de secde etmi\u015flerdi. Kurey\u015f de ba\u015flar\u0131 ucunde el \u00e7\u0131rpm\u0131\u015f ve \u0131sl\u0131k \u00e7alm\u0131\u015flard\u0131. Bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indi diye rivayet edilmi\u015ftir. \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife Hazretleri bununla, burada tilavet secdesinin vacip oldu\u011fu neticesini \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00e2fii de s\u00fcnnet demi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Abbas (r.a.)&#8217;tan, &#8220;Mufassal s\u00fbrelerde (yani Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;in son taraflar\u0131nda k\u0131sa ve besmeleli fas\u0131lalar\u0131 \u00e7ok olan s\u00fbrelerde) secde yoktur.&#8221; diye rivayet edilmi\u015f ise de Ebu Hureyre (r.a.) burada secde etmi\u015f ve &#8220;Vallahi, Hz. Peygamber (a.s)&#8217;in bunda secde etti\u011fini g\u00f6rd\u00fckten sonra secde ettim.&#8221; demi\u015ftir. Enes (r.a) de demi\u015ftir ki: Ebu Bekir, \u00d6mer, Osman ve Ali (r.anh\u00fbm)&#8217;nin arkalar\u0131nda namaz k\u0131ld\u0131m, hepsi de secde ettiler.&#8221; Yani namazda bu s\u00fbreyi okudular, burada \u00f6zellikle tilavet secdesi yapt\u0131lar. Bununla beraber s\u00fbrenin sonuna kadar okunup da r\u00fckua gidilecek olursa namaz\u0131n r\u00fcku ve secdesini yapmakla tilavet secdesi d\u00fc\u015fer. Vacip de\u011fildir.&#8221; diye Hasen&#8217;den gelen rivayetin dayana\u011f\u0131 da bu olsa gerektir.<\/p>\n<p>22. Hatta ink\u00e2r edenler yalanl\u0131yor da, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a ve ahirete yalan diyorlar.<\/p>\n<p>23. Oysa Allah, i\u00e7lerinde ne sakl\u0131yorlar biliyor.<\/p>\n<p>Y\u00db&#8217;\u00dbN, kap manas\u0131na gelen vi&#8217;\u00e2 k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcretilmi\u015f if&#8217;al bab\u0131ndan muzari (geni\u015f zamanl\u0131) bir fiildir.<\/p>\n<p>Mazi (ge\u00e7mi\u015f zaman)si &#8220;kaba doldurup saklad\u0131&#8221; c\u00fcmlesinde oldu\u011fu gibi &#8220;ev&#8217;\u00e2&#8221; d\u0131r. Yani, yalanlarlar iken g\u00f6n\u00fcllerinde ne gibi gizli fikirler, bozuk inan\u00e7lar, fena maksatlar besliyorlar, do\u011frulamalar\u0131 gerekirken neden dolay\u0131 yalanlama yoluna gidiyorlar, yalanlama ile neler kazanmak, kaplar\u0131na neler doldurmak, m\u00fcminlere neler yapmak, defterlerine neler yazd\u0131rmak istiyorlar, hepsini Allah tamam\u0131yla biliyor.<\/p>\n<p>24. Onun i\u00e7in k\u00e2firleri elem verici bir azap ile, m\u00fcjdele de onunla sevinsinler!<\/p>\n<p>25. Ancak iman edip iyi ameller yapanlar hari\u00e7. Genellikle m\u00fcminlerin k\u00e2firlerden istisna edilmesi &#8220;munkat\u0131 istisna&#8221; olursa da, k\u00e2firler i\u00e7inden iman edenlere g\u00f6re muttas\u0131l istisnad\u0131r. Onlar i\u00e7in, yani iman edip de iyi ameller yapanlar i\u00e7in kendi kazan\u00e7lar\u0131 olmas\u0131 itibar\u0131yla minnetsiz; yahut kesilmez, sonsuz bir m\u00fck\u00e2fat vard\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>84-\u0130N\u015e\u0130KAK: G\u00f6k yar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 (veya par\u00e7aland\u0131\u011f\u0131) vakit. G\u00f6\u011f\u00fcn \u0130N\u015e\u0130KAK&#8217;\u0131, bu \u00e2lemin de\u011fi\u015fmesi i\u00e7in yukar\u0131 taraf\u0131ndan gelen il\u00e2h\u00ee emrin inmek ve ger\u00e7ekle\u015fmek \u00fczere g\u00f6kte ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Bunun ba\u015flang\u0131c\u0131 \u00e7atlama, sonu da &#8220;O g\u00fcn biz g\u00f6\u011f\u00fc, kitaplar\u0131n sayfas\u0131n\u0131 d\u00fcrer gibi d\u00fcrece\u011fiz.&#8221; (Enbiya, 21\/104) \u00e2yetinde belirtildi\u011fi gibi d\u00fcr\u00fclmedir. Sonra da &#8220;\u0130lk yarat\u0131l\u0131\u015fa ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi yine onu iade edece\u011fiz.&#8221; (Enbiya, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12159,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1066,1065,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1782","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-84-insikak","tag-84-insikak-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1782","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1782"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1782\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12159"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1782"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1782"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1782"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}