{"id":1792,"date":"2010-11-18T21:31:53","date_gmt":"2010-11-18T21:31:53","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1792"},"modified":"2010-11-18T21:31:53","modified_gmt":"2010-11-18T21:31:53","slug":"79-naziat-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/79-naziat-tefsiri\/","title":{"rendered":"79-NAZ\u0130&#8217;AT SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>79-NAZ\u0130&#8217;AT:<\/p>\n<p>1-5.Burada g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki &#8220;\u015fiddetle \u00e7ekmek&#8221;, &#8220;yava\u015f\u00e7a \u00e7ekmek&#8221;, &#8220;y\u00fcz\u00fcp gitmek&#8221;, &#8220;yar\u0131\u015f\u0131p ge\u00e7mek&#8221; ve &#8220;i\u015f \u00e7evirmek&#8221; gibi be\u015f i\u015fi yapanlara yemin edilmi\u015f, cevab\u0131 da daha sonra gelenlerden elde edilen karine ile bilindi\u011fi i\u00e7in zikredilmemi\u015ftir ki, &#8220;Bunlar olacak, o k\u0131yamet ve \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme ger\u00e7ekle\u015fecek.&#8221; demektir.<\/p>\n<p>Bu i\u015fleri yapanlar\u0131n hepsi bir topluluk veya bir toplulu\u011fun s\u0131n\u0131flar\u0131 yahut bir k\u0131sm\u0131 ba\u015fka bir topluluk olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirse de hepsi asl\u0131nda bir kumandaya ba\u011fl\u0131 bir topluluk veya o toplulu\u011fun s\u0131n\u0131flar\u0131 olmas\u0131, gelecek olan &#8220;Fakat o bir tek hayk\u0131r\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; karinesi ile daha a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Bir de g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu be\u015f fiilin ilk \u00fc\u00e7\u00fc olan &#8220;\u015fiddetle \u00e7ekmek&#8221;, &#8220;yava\u015f\u00e7a \u00e7ekmek&#8221; ve &#8220;y\u00fcz\u00fcp gitmek&#8221; aras\u0131nda bir s\u0131ralama g\u00f6zetilmeyip &#8220;vav&#8221; ba\u011flac\u0131yla ba\u011flanm\u0131\u015f; ge\u00e7mek ve i\u015f \u00e7evirmek fiilleri ise &#8220;f\u00e2&#8221; ile birbirlerine ve \u00f6ncekilere ba\u011flanmakla fiilde veya zikirde bir s\u0131ralama g\u00f6zetilerek ifade edilmi\u015flerdir ki, bununla bu iki fiilin \u00f6b\u00fcrlerinin neticesi ve gayesi gibi oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015f demektir.<\/p>\n<p>Bu be\u015f \u00e2yetten ile \u00e2yetleri, kapsam\u0131\u015f olduklar\u0131 n\u00e2zi, \u011fark, n\u00e2\u015fit ve ne\u015ft kelimelerinin lugat bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131 m\u00e2n\u00e2lar\u0131 g\u00f6steren m\u00fc\u015fterek l\u00e2f\u0131zlardan olmalar\u0131 nedeniyle her biri bir\u00e7ok m\u00e2n\u00e2 ifade etme ihtimalinden dolay\u0131, bunlar\u0131 me\u00e2lde sade bir m\u00e2n\u00e2 ile terceme etme imkan\u0131 yoktur. Bu nedenle bunlar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olabildi\u011fi kadar tefsir s\u00fbretiyle anlamaya \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir.<\/p>\n<p>\u011eARK, i\u011frak m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar ismidir. \u0130\u011frak, suya dald\u0131r\u0131p bo\u011fmak, bir kab\u0131 doldurmak, dolmu\u015f hale getirmek ve yay\u0131 \u015fiddet ve a\u015f\u0131r\u0131l\u0131kla doldura doldura \u00e7ekmek demektir. Bu m\u00e2n\u00e2lardan hareketle, herhangi bir \u015feyde a\u015f\u0131r\u0131 gitmek, uza\u011fa gitmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>N\u00c2Z\u0130\u00c2T, n\u00e2zi&#8217;ler demektir. Bu kelime m\u00fcteaddi (ge\u00e7i\u015fli) veya l\u00e2z\u0131m (ge\u00e7i\u015fsiz) olmas\u0131na g\u00f6re, nezi&#8217; k\u00f6k\u00fcnden de n\u00fcz\u00fb k\u00f6k\u00fcnden de t\u00fcretilmi\u015f olabilir.<\/p>\n<p>Nezi&#8217;, bizim \u00e7ekmek, \u00e7ekip almak ve soymak kelimelerimiz gibi \u00e7e\u015fitli m\u00e2n\u00e2lara gelir:<\/p>\n<p>1- Nezi&#8217;, intiza&#8217; kelimesi gibi bir \u015feyi yerinden kopar\u0131p \u00e7ekmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. Bundan, hayat\u0131 \u00e7ekip almak, can almak ve can \u00e7eki\u015ftirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki bu hale &#8220;Halet-i nezi&#8217;= can \u00e7eki\u015fme hali&#8221; denir. Bu m\u00e2n\u00e2 ile n\u00e2zi\u00e2t, can alan kuvvetler, melekler demek olabilece\u011fi gibi, can \u00e7eki\u015fme halinde bulunan canlar demek de olabilir.<\/p>\n<p>2- Nezi&#8217;, kuyudan \u015fiddetle kova \u00e7ekmek, su \u00e7\u0131karmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, bunda &#8220;\u011farkan nezi'&#8221;, iyice dald\u0131r\u0131p derinden doldurarak h\u0131zla \u00e7ekmek demek olur. Bu da ta derinden \u00e7eke \u00e7eke can almak m\u00e2n\u00e2s\u0131na mecaz olabilir. Bu duruma g\u00f6re de n\u00e2zi\u00e2t, \u015fiddetle dald\u0131ra dald\u0131ra, bo\u011fa bo\u011fa, bedenlerinin dipten t\u0131rna\u011fa ta derinliklerinden \u00e7eke \u00e7eke can alan melekler veya cihad yapan kuvvetler demek olur.<\/p>\n<p>3- Nezi&#8217;, yay \u00e7ekmek; &#8220;\u011farkan nezi'&#8221; de yay\u0131 \u015fiddet ve a\u015f\u0131r\u0131l\u0131kla doldura doldura \u00e7ekmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, buna yay\u0131 doldurmak denir. Bu m\u00e2n\u00e2da n\u00e2zi\u00e2t, at\u0131\u015f yapan kuvvetler, g\u00e2ziler demek olur.<\/p>\n<p>4- Nezi&#8217;, at\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 al\u0131p bir d\u00fcz\u00fcye ko\u015fmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, bu m\u00e2n\u00e2dan n\u00e2zi\u00e2t\u0131n, &#8220;G\u00fcr\u00fclt\u00fc ile ko\u015fan&#8221;(\u00c2diyat, 100\/1) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi atlar, biniciler ve o m\u00e2n\u00e2da olan kuvvetler i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131 do\u011fru olabilir. Ayr\u0131ca bu m\u00e2n\u00e2dan mecaz olarak g\u00f6kte do\u011fudan bat\u0131ya hareket eden y\u0131ld\u0131zlar ile de tefsir edenler olmu\u015ftur. Fakat &#8220;bir i\u015f \u00e7evirenler&#8221;, y\u0131ld\u0131zlar olamaz.<\/p>\n<p>5- N\u00fcz\u00fc&#8217;, bir \u015feye can atmak g\u00f6n\u00fcl \u00e7ekmek dedi\u011fimiz gibi bir \u015feye meyledip arzulamak; bir de bir \u015feyden feragat edip geri \u00e7ekilmek, s\u0131yr\u0131l\u0131p \u00e7\u0131kmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na geldi\u011finden vatan\u0131n\u0131 \u00f6zleyen gurbet\u00e7iye n\u00e2zi&#8217; denildi\u011fi gibi, n\u00e2zi\u00e2t da bu m\u00e2n\u00e2dan olarak bedenlerinden ayr\u0131lm\u0131\u015f, bedenlerine hasret kalm\u0131\u015f nefisler demek olabilir.<\/p>\n<p>NA\u015e\u0130T\u00c2T, bu kelime ne\u015ft ve ne\u015f\u00e2t k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcretilmi\u015f olabilir.<\/p>\n<p>1- Ne\u015ft, kuyudan kovay\u0131 kolayca ve yumu\u015fak bir \u015fekilde \u00e7ekmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, bizim &#8220;tereya\u011f\u0131ndan k\u0131l \u00e7eker gibi \u00e7ekmek&#8221; s\u00f6z\u00fcm\u00fcze benzer.<\/p>\n<p>2- Ne\u015ft, bir d\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc yumu\u015fak bir \u015fekilde usulcac\u0131k \u00e7\u00f6zmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, &#8220;\u00fcn\u015f\u00fbta&#8221; denilen ve kolay \u00e7\u00f6z\u00fclen ilmekli d\u00fc\u011f\u00fcm\u00fc \u00e7\u00f6zmek gibidir. Bu iki m\u00e2n\u00e2dan n\u00e2\u015fit\u00e2t, m\u00fcminlerin ruhlar\u0131n\u0131 nazik ve yumu\u015fak bir \u015fekilde alan melekler ve rahmet melekleri denilmi\u015ftir. Tatl\u0131l\u0131kla g\u00f6n\u00fclleri kendilerine \u00e7eken ruhlar, nefisler demek de olabilir.<\/p>\n<p>3- Ne\u015ft, bir yerden bir yere \u00e7\u0131kmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. Nitekim bir yerden bir yer giden yaban \u00f6k\u00fcz\u00fcne &#8220;n\u00e2\u015f\u0131t&#8221; denilir. Buna benzetilmek s\u00fbretiyle n\u00e2\u015fit\u00e2t, bur\u00e7tan burca giden gezegenler demek oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. N\u00e2zi\u00e2t da y\u0131ld\u0131zlar demek oldu\u011funa g\u00f6re do\u011fudan bat\u0131ya hareketleri kendilerinin de\u011fil, zoraki mahiyette olmas\u0131; bunlar\u0131n ise bur\u00e7tan burca gidi\u015fleri kendilerinin olarak tabii mahiyette olmas\u0131 tarz\u0131nda anlat\u0131lm\u0131\u015f demek olur. Bu \u015fekilde bir sonraki \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;sebh&#8221; de g\u00f6kteki gidi\u015fleri, &#8220;sebk&#8221; ise h\u0131zl\u0131 ve yava\u015f hareket etmedeki farklar\u0131 demek olur.<\/p>\n<p>4- Ne\u015f\u00e2t, bilindi\u011fi gibi, g\u00f6n\u00fcl ho\u015flu\u011fu, \u015fenlik demektir. Bundan, &#8220;\u00f6l\u00fcm zaman\u0131nda bedenden g\u00f6n\u00fcl ho\u015flu\u011fu ile \u00e7\u0131kan m\u00fcmin ruhlar&#8221; diye tefsir olunmu\u015ftur. Nitekim bu takdirde, &#8220;bo\u011fula bo\u011fula, \u015fiddet ve azap ile \u00e7\u0131kan k\u00e2fir ruhlar&#8221; demek olur. Sebh, suda y\u00fczmek ve kolayca uza\u011fa gitmek demektir. Burada hakikat ve mec\u00e2z olarak ikinci m\u00e2n\u00e2dan olaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u00e2yetlerin i\u00e7inde ge\u00e7en bu kelimelerin bu \u015fekilde bir\u00e7ok m\u00e2n\u00e2ya gelme ihtimalinden dolay\u0131 burada tefsirciler de bir\u00e7ok yorum nakletmi\u015flerdir:<\/p>\n<p>1- Hepsi meleklerdir: &#8220;bo\u011fa bo\u011fa, dald\u0131ra dald\u0131ra \u015fiddetle can alan melekler&#8221;, yahut &#8220;k\u00e2firlerin can\u0131n\u0131 alan azap melekleridir.&#8221; N\u00e2\u015fit\u00e2t, tatl\u0131 ve yumu\u015fak bir \u015fekilde can alan, m\u00fcminlerin ruhlar\u0131n\u0131 alan rahmet melekleridir. S\u00e2bih\u00e2t, il\u00e2hi emir ile ufuklardan gelip giderek i\u015f yapan veya can al\u0131rken nefislerde dalg\u0131\u00e7 gibi dal\u0131p y\u00fczen meleklerdir. S\u00e2bik\u00e2t, k\u00e2firlerin ruhlar\u0131n\u0131 cehenneme, m\u00fcminlerin ruhlar\u0131n\u0131 cennete g\u00f6t\u00fcrmek i\u00e7in yar\u0131\u015f\u0131p giden meleklerdir. M\u00fcdebbir\u00e2t-\u0131 emr ise, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, \u00e2lemin d\u00fczeninde emir alt\u0131na verdi\u011fi, memur k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u015flerde, i\u015fi y\u00f6netip idare eden melekler, yahut meleklerin el\u00e7ileridir.<\/p>\n<p>2- \u0130nsanlar\u0131n nefisleridir: Bunun da iki ayr\u0131 yorumu vard\u0131r. Birisi, bedenlerinden ayr\u0131lan erdemli nefisler ki al\u0131\u015f\u0131p kayna\u015ft\u0131klar\u0131 ve hay\u0131r kazanmak i\u00e7in ara\u00e7lar\u0131 ve binitleri olan bedenlerinin \u015fiddetle her noktas\u0131ndan ayr\u0131l\u0131r ve bununla beraber melekler ve ruhlar \u00e2lemine arzu ve ne\u015fe ile \u00e7\u0131kar, orada y\u00fczer ve sonra ge\u00e7ip mukaddes b\u00f6lgeye gider, sonra da \u015feref ve kudreti nedeniyle i\u015f y\u00f6neten melekler s\u0131ras\u0131na ve hatta onlardan ileri ge\u00e7erler. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fcmden sonra ruhlar\u0131n bu \u00e2lemde bile nice eser ve halleri g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Onlar\u0131n manev\u00ee ve ruh\u00ee \u00f6zelliklerinden istifade edilir. \u0130kincisi, \u00f6l\u00fcmden \u00f6nce bir tarikata kat\u0131larak ibadet edip nefis m\u00fccadelesi vermek suretiyle i\u00e7ini ve d\u0131\u015f\u0131n\u0131 temizleyen ve il\u00e2h\u00ee bilgilerde y\u00fckselen erdemli nefisler denilmi\u015ftir ki, bunlar \u015fehevi arzular\u0131ndan s\u0131yr\u0131l\u0131r, mukaddes \u00e2lemin hasretini \u00e7eker. Olgunluklara y\u00fckselme mertebelerinde y\u00fczer, sonra kusurlu ve eksik nefislerin terbiyecisi ve olgunla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131s\u0131 olur.<\/p>\n<p>3- G\u00e2ziler veya elleri veya atlar\u0131 ki, elleri silahlar\u0131n\u0131 doldurur \u00e7eker, oklar\u0131n\u0131, mermilerini kolayca atarlar, karada ve denizde y\u00fczer giderler, d\u00fc\u015fmanla sava\u015fta yar\u0131\u015f\u0131p ileri ge\u00e7erler, sonra onlar\u0131n i\u015flerini y\u00f6netirler. Bu \u00f6zellikler gazilerin atlar\u0131nda da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. \u015eu kadar var ki, atlar\u0131n i\u015f y\u00f6neticisi olmalar\u0131, sebebiyet alakas\u0131 ile mecaz olur. Yani atlar i\u015f \u00e7evirip y\u00f6netmeye sebep olduklar\u0131 i\u00e7in, mecaz olarak onlara da i\u015f \u00e7evirici denilebilir.<\/p>\n<p>Me\u00e2lden bu \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2 anla\u015f\u0131labilir.<\/p>\n<p>4- Y\u0131ld\u0131zlar denilmi\u015ftir: Fakat bunlar hakk\u0131nda &#8220;i\u015f \u00e7evirici&#8221; nitelemesini yapmak do\u011fru olmaz. Bu, yine melekler olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131 \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde d\u00fc\u015f\u00fcnmek isteyenler de olmu\u015ftur. En a\u00e7\u0131\u011f\u0131 melekler veya erdemli nefisler veya dilimizce daha kapsaml\u0131 olmak \u00fczere kuvvetler demektir. Bunlara yemin edilerek k\u0131yamet ve \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme olay\u0131n\u0131n meydana gelece\u011fi vurgulu bir \u015fekilde kesin olarak haber verilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u011earkan kelimesi, takdirinde mef&#8217;\u00fbl\u00fc mutlak, c\u00fcmlesi ba\u015ftaki &#8220;en-Nazi\u00e2t&#8221;\u0131n h\u00e2li, veya &#8220;bedenlerin i\u00e7ine batm\u0131\u015f nefisler&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda s\u0131fat-\u0131 m\u00fc\u015febbehe \u015feklinde yorumlanarak mef&#8217;\u00fcl\u00fb bihtir. kelimeleri de mastar olarak mansuptur. kelimesi de &#8216;\u0131n mef&#8217;ul\u00fc olarak mansuptur.<\/p>\n<p>6. &#8220;Sarsaca\u011f\u0131 g\u00fcn&#8221;. Yeminin zikredilmeyen cevab\u0131 ile ilgili zaman bildiren t\u00fcmle\u00e7 olarak mansuptur. Yani o k\u0131yamet ve \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme o g\u00fcn olacak ki, o deprem sarsacak.<\/p>\n<p>RECF, \u015fiddetle sarsmak veya sars\u0131lmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na m\u00fcteadd\u00ee (ge\u00e7i\u015fli) ve l\u00e2z\u0131m (ge\u00e7i\u015fsiz) olur. Onun i\u00e7in R\u00e2cife; \u015fiddetle sarsan sars\u0131nt\u0131, d\u00fcnyay\u0131 yerinden oynatan olay, ilk \u00fcf\u00fcrme, yahut o vakit \u015fiddetle sars\u0131lan, sars\u0131lacak olan yery\u00fcz\u00fc ve da\u011flar gibi cisimler demek olabilir.<\/p>\n<p>Fiilin m\u00fcteadd\u00ee (ge\u00e7i\u015fli) olmas\u0131na g\u00f6re verilen birinci m\u00e2n\u00e2 korkutma hususunda daha beli\u011fdir. Yani d\u00fcnyay\u0131 harekete getirip (mobilizasyon) yapt\u0131racak olan o \u015fiddetli sars\u0131nt\u0131, ilk \u00fcf\u00fcrme olay\u0131 olacak, \u00e2lemi seferber yapacak<\/p>\n<p>7-9. onu ikincisi izleyecektir.<\/p>\n<p>RAD\u0130FE, red\u00eef gibi ard\u0131nca gelen, izleyen m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki ilk \u00fcf\u00fcrmede ard arda sars\u0131nt\u0131lar olmas\u0131 gibi hareketlerin birbirini izlemesini, g\u00f6\u011f\u00fcn yar\u0131lmas\u0131n\u0131 ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n yay\u0131lmas\u0131 hallerini ifade etmi\u015f olabilirse de, bunun ikinci \u00fcf\u00fcrme olay\u0131 olmas\u0131 daha uygundur. \u00c2yetlerin ak\u0131\u015f\u0131 da bunu g\u00f6sterir. Demek ki, bu sars\u0131nt\u0131lar\u0131n olaca\u011f\u0131 g\u00fcnden maksat, sars\u0131nt\u0131n\u0131n olmas\u0131ndan \u00f6ld\u00fckten sonra dirilmeye kadar uzanan vakittir.<\/p>\n<p>10. &#8220;Derler ki.&#8221; Bu, \u00f6ld\u00fckten sonra dirilmenin olaca\u011f\u0131 yemin ve vurgu ile haber verildikten sonra, inanmayan ink\u00e2rc\u0131lar\u0131n s\u00f6zlerini hik\u00e2ye eder. Yani ink\u00e2rc\u0131lar bu g\u00fcn d\u00fcnyada \u015f\u00f6yle diyorlar: &#8220;Biz gerisin geriye d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecek miyiz?&#8221;.<\/p>\n<p>HAF\u0130R, HAF\u0130RE, esasen &#8220;kaz\u0131c\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na s\u0131fat olmakla beraber, at\u0131n t\u0131rna\u011f\u0131na isim olmu\u015ftur. Bu m\u00fcnasebetle at\u0131n t\u0131rna\u011f\u0131n\u0131n kazd\u0131\u011f\u0131 \u00e7ukura, yani izine ve o suretle a\u00e7\u0131lan \u00e7\u0131\u011f\u0131ra da hafire denilir. Bu, merd\u0131yye (raz\u0131 olunmu\u015f) m\u00e2n\u00e2s\u0131na radiye (raz\u0131 olan) kelimesinin kullan\u0131lmas\u0131na benzer. Yani \u00e7ukur kazan, iz yapan m\u00e2n\u00e2s\u0131na hafire kelimesi kullan\u0131lm\u0131\u015f, fakat &#8220;kaz\u0131lan \u00e7ukur&#8221; kastedilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Araplar&#8217;da \u015fu iki s\u00f6z darb-\u0131 mesel olmu\u015ftur:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130S\u0130, &#8220;geldi\u011fi yoldan d\u00f6nmek&#8221;ten kinaye olur. denilir ki, &#8220;filan, geldi\u011fi yoldan d\u00f6nd\u00fc&#8221; demektir.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130S\u0130 de, denilir ki, &#8220;bir al\u0131\u015fveri\u015fte al\u0131c\u0131n\u0131n ilk s\u00f6zde paray\u0131 saymas\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131l\u0131r. K\u00e2mus m\u00fcterciminin ifadesine g\u00f6re T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de, &#8220;t\u0131rna\u011f\u0131 dibinde&#8221; denilir. Bunun asl\u0131, Araplar&#8217;da at en k\u0131ymetli mal oldu\u011fundan, asla veresiye sat\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in pazarl\u0131k bitince paras\u0131 derhal teslim olunmad\u0131k\u00e7a t\u0131rna\u011f\u0131 durdu\u011fu yerden bir ad\u0131m atmaz demektir. Bir de bu s\u00f6z\u00fcn asl\u0131, ko\u015fuda birinci gelen at\u0131n di\u011ferlerinden \u00f6nce t\u0131rna\u011f\u0131n\u0131n son kazd\u0131\u011f\u0131 \u00e7ukur m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;t\u0131rna\u011f\u0131 dibinde hemen bah\u015fi\u015f verilmek&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan olup, daha sonralar\u0131 mutlak \u00f6ncelik m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u00e2yette bu deyimlerin ifade etti\u011fi m\u00e2n\u00e2 \u00fczere h\u00e2fire, \u00f6nceki yarat\u0131l\u0131\u015f ve hayattan kinaye olarak m\u00e2n\u00e2s\u0131: Biz \u00f6nceki halimizde hayata geri mi \u00e7evrilece\u011fiz?&#8221; demek olur ki, bu \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edilmi\u015f olup tefsircilerin tercih etti\u011fi g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Bununla beraber M\u00fccahid&#8217;den h\u00e2fire&#8217;nin, hufre gibi mahf\u00fbre yani &#8220;kaz\u0131lan \u00e7ukur yer&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak &#8220;kabir&#8221; diye rivayet edilmi\u015f oldu\u011fu ve geri \u00e7evrilmenin \u00e2yetteki &#8220;merd\u00fbd\u00fbn&#8221; s\u00f6z\u00fcnden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bu m\u00e2n\u00e2 herkese daha a\u00e7\u0131k gelece\u011fi i\u00e7in &#8220;o \u00e7ukur&#8221; demeyi uygun g\u00f6rd\u00fck ki, &#8220;biz \u00f6ld\u00fckten sonra o kabirlerde gerisin geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecek, diriltilecek miyiz?&#8221; demek olur. \u0130kisinde de m\u00e2n\u00e2 birdir. Ku\u015fkusuz h\u00e2fire&#8217;nin mahf\u00fbre, yani &#8220;kaz\u0131lm\u0131\u015f&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131n\u0131n bir yorum ve izah\u0131 yok de\u011filse de, bu m\u00e2n\u00e2, l\u00e2fz\u0131n g\u00f6r\u00fcnen m\u00e2n\u00e2s\u0131na uymamaktad\u0131r. \u00d6nceki m\u00e2n\u00e2 hem ince, hem de me\u015fhur ve bilinen bir m\u00e2n\u00e2d\u0131r.<\/p>\n<p>11. &#8220;Ufalanm\u0131\u015f kemikler oldu\u011fumuz zaman m\u0131?&#8221;. Bu, ink\u00e2rdan sonra g\u00fcya delile dayanarak bir netice \u00e7\u0131karma tarz\u0131nda alayd\u0131r.<\/p>\n<p>NEHIRE; \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f, ufalanm\u0131\u015f, r\u00fczgarla savrulur, yahut delik de\u015fik, g\u00f6z g\u00f6z olmu\u015f, r\u00fczgar estik\u00e7e ses verir, v\u0131z\u0131ldar kemik demektir. Evvelkine &#8220;neh\u0131re&#8221;, ikinciye &#8220;n\u00e2hire&#8217; denilerek aralar\u0131nda fark da g\u00f6zetilmi\u015ftir. B\u00f6yle \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f kemiklerin hayattan uzakl\u0131\u011f\u0131na bak\u0131p bundan bir netice \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015farak Y\u00e2s\u00een S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Bu \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f kemiklere kim can verecek mi\u015f?&#8221;(Y\u00e2sin, 36\/78) demeleri gibi, bunu uzak ve imkans\u0131z g\u00f6r\u00fcp ink\u00e2r ettiler.<\/p>\n<p>12. &#8220;Dediler ki&#8221;: \u00d6nceki k\u00fcf\u00fcrlerinin bir kolu olarak di\u011fer bir k\u00fcf\u00fcrlerini hik\u00e2yedir. \u00d6yleyse o d\u00f6n\u00fc\u015f pek zararl\u0131 bir d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr. Zira o denildi\u011fi gibi ise, biz ona iman etmemi\u015f, haz\u0131rlanmam\u0131\u015f oldu\u011fumuz i\u00e7in bize pek zarar\u0131 dokunan bir d\u00f6n\u00fc\u015f olacakt\u0131r. Vah o vakit ba\u015f\u0131m\u0131za geleceklere vah, diye alay etmekte ileri gittiler.<\/p>\n<p>13. B\u00fct\u00fcn bu s\u00f6zler onu zor g\u00f6rmekten ileri gelen bir ihtimal vermemeden kaynakland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in k\u0131saca ret ile kestirme cevap olarak buyruluyor ki:<\/p>\n<p>&#8220;O bir tek hayk\u0131r\u0131\u015ftan ibarettir&#8221;. Yani onu Allah&#8217;a g\u00f6re zor bir \u015fey zannetmeyin. O bir tek hayk\u0131r\u0131\u015ftan, zorlu bir kumanda ile bir tek sesleni\u015ften ibarettir. Bir &#8220;ol&#8221; emriyle, o \u00fcf\u00fcrme olur biter.<\/p>\n<p>14. Derhal onlar meydanda bulunurlar.<\/p>\n<p>S\u00c2H\u0130RE, uyan\u0131k g\u00f6z ve g\u00f6zlere serap g\u00f6r\u00fcnen d\u00fcped\u00fcz a\u00e7\u0131k yery\u00fcz\u00fc, sahra, meydan demek olup burada, g\u00f6zleri a\u00e7\u0131larak apa\u00e7\u0131k mah\u015fer yerinde bulunacaklar\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Musa&#8217;n\u0131n k\u0131ssas\u0131 haberi sana geldi mi?&#8221; Burada Peygamber&#8217;in verdi\u011fi haberi yalanlayanlar\u0131n akibetleri hakk\u0131nda ibret al\u0131nacak bir \u00f6rnek ve Peygamber&#8217;e teselli vermek i\u00e7in anlat\u0131lm\u0131\u015f bulunan bu k\u0131ssa \u00c2&#8217;r\u00e2f, T\u00e2h\u00e2, \u015eu\u00e2ra, Kasas ve di\u011fer s\u00fbrelerde bir\u00e7ok yerde her birinde farkl\u0131 \u00f6zelliklerle geni\u015f\u00e7e anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Buradaki \u00f6zelli\u011fi ise Firavun&#8217;a s\u00f6ylenmesi istenen &#8220;yumu\u015fak s\u00f6z&#8221;\u00fcn nas\u0131l olaca\u011f\u0131n\u0131 izah ve Firavun&#8217;un &#8220;En y\u00fcce Rabbiniz benim.&#8221; ta\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131yla Firavunlu\u011funun \u00f6z\u00fcnde bulunan m\u00e2n\u00e2y\u0131 \u00f6zetlemi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Daha \u00f6nce Kasas S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Sizin i\u00e7in benden ba\u015fka il\u00e2h bilmedim.&#8221;(Kasas, 28\/38) demi\u015fti. \u015euar\u00e2 s\u00fbresinde de &#8220;Andolsun, benden ba\u015fka bir il\u00e2h tutarsan..&#8221;(\u015euara, 26\/29) demi\u015fti. Bu, di\u011fer detaylar\u0131n bir \u00f6zeti olmak itibariyle &#8220;sana geldi de\u011fil mi?&#8221; gibi ikrar sorusu olarak, s\u00f6yleneceklerin dinlenmesine te\u015fviktir.<\/p>\n<p>15-17. &#8220;Rabbi ona seslendi\u011fi zaman&#8221;. Bu, daha \u00f6nce ge\u00e7en &#8220;hadis&#8221;in, yani konu\u015fman\u0131n yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman\u0131 g\u00f6steren mef&#8217;\u00fbl (t\u00fcmle\u00e7)d\u00fcr. Tefsirciler burada niday\u0131, diye, gizli bir nida olan m\u00fcnacaat ile tefsir etmi\u015flerdir. &#8220;Mukaddes vadide&#8221;. Mukaddes vadi, \u015eam \u00e7\u00f6l\u00fcnde Tur-i Sina da\u011f\u0131n\u0131n ete\u011finde bir vadidir: &#8220;Tuv\u00e2.&#8221;<\/p>\n<p>TUV\u00c2, bu vadinin ismi ve onun a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. \u00d6nce temiz ve m\u00fcbarek demek olan &#8220;mukaddes&#8221; s\u0131fat\u0131yla nitelenmesi il\u00e2h\u00ee feyiz ve bereketin \u00f6nce temiz kalplere gelece\u011fine ve dolay\u0131s\u0131yla her \u015feyden \u00f6nce temizli\u011fin gerekli oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmektir. Nitekim T\u00e2h\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Haydi papu\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kar. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen mukaddes Tuv\u00e2 Vadisi&#8217;ndesin.&#8221;(T\u00e2h\u00e2, 20\/12) buyrulmu\u015ftu. Baz\u0131lar\u0131 bu kelimeyi &#8220;iki kez&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na alarak &#8220;iki kat mukaddes k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f vadi&#8221; demek oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Bu durumda &#8220;iki defa takdis&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda &#8220;mef&#8217;ul\u00fc mutlak&#8221; demek olup ayn\u0131 hat\u0131rlatmay\u0131 te&#8217;kit (vurgu) ile yapm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>18. Senin i\u00e7in bir meyil, bir arzu, bir niyet var m\u0131?. Bu soruda sorulan m\u00fcbted\u00e2, m\u00fcteallak\u0131n\u0131n s\u00f6ylenmesiyle yetinilmek suretiyle kendisi zikredilmeden, veya veya gibi biraz sonra gelecek olan &#8220;il\u00e2&#8221; edat\u0131na ba\u011flanabilecek bir fiil takdiriyle \u015f\u00f6yle bir m\u00e2n\u00e2 ifade eder: &#8220;Nas\u0131l, var m\u0131 bir meylin? Nas\u0131l, var m\u0131 bir arzun, bir niyetin? Bir meyleder veya bir, ra\u011fbet g\u00f6sterir veya bir niyet besler misin? Temizlenmeye yani, ink\u00e2r ve ta\u015fk\u0131nl\u0131k kirlerinden, k\u00f6t\u00fc huylardan temizlenip temiz iman ve \u0130sl\u00e2m vas\u0131flar\u0131yla kendini geli\u015ftirmeye? Buradaki tefa&#8217;ul bab\u0131ndan geni\u015f zaman olup asl\u0131 &#8216;d\u0131r.<\/p>\n<p>TEZEKK\u0130, temizlenmek, saf, ar\u0131, tertemiz olmak ve bereketlenip artmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir ki \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n bir m\u00e2n\u00e2s\u0131d\u0131r. \u00c7a\u011fr\u0131 i\u00e7in \u00f6nce bu \u015fekilde hitab\u0131n emredilmesi, se\u00e7im ve tercihe ba\u011fl\u0131 fiilerde meyil ve niyetin \u015fart oldu\u011funu g\u00f6sterir. Yani ister misin temizlenip bereketlenmeye do\u011fru gidesin?<\/p>\n<p>19. Ve sana, Rabbine giden yolu g\u00f6stereyim, Rabb&#8217;\u0131n\u0131 tan\u0131may\u0131 \u00f6\u011freteyim de korkas\u0131n. Onun \u00f6fke ve cezas\u0131ndan korkup ululayarak sayg\u0131 duyas\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Allah&#8217;tan kullar\u0131 i\u00e7inde ancak \u00e2limler hakk\u0131yla korkar.&#8221;(F\u00e2t\u0131r, 35\/28) Bilmeyenlerin sayg\u0131s\u0131 olmaz. Sayg\u0131s\u0131 olmayanlar korunmaz, her fenal\u0131\u011fa at\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu iki \u00e2yette T\u00e2h\u00e2 s\u00fbresinde ge\u00e7en &#8220;Ona var\u0131n da yumu\u015fak dille s\u00f6yleyin. Belki dinler ve d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Belki de korkar.&#8221;(T\u00e2h\u00e2, 20\/44) \u00e2yetinin bir t\u00fcr a\u00e7\u0131klamas\u0131 ile &#8220;yumu\u015fak s\u00f6z&#8221;\u00fcn bir izah\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>20. &#8220;Ona o b\u00fcy\u00fck mucizeyi g\u00f6sterdi&#8221;. O b\u00fcy\u00fck mucize as\u00e2&#8217;n\u0131n dirilip y\u0131lan olmas\u0131 mucizesidir ki, \u00f6l\u00fclerin dirilmesine ve &#8220;ol&#8221; emrinin tecelli edece\u011fine bir delildir. Firavun s\u00f6zl\u00fc delili dinlemeyince Musa (a.s) ona bu fiil\u00ee delili g\u00f6sterdi.<\/p>\n<p>21. Fakat Firavun yalanlad\u0131. S\u00f6ze inanmad\u0131\u011f\u0131 gibi o b\u00fcy\u00fck mucizeyi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc halde de ona sihir dedi ve Musa (a.s)&#8217;n\u0131n yalan s\u00f6yledi\u011fini iddia etti ve isyan etti. Allah&#8217;\u0131 ve emrini tan\u0131mak istemedi, temizlenme\u011fe niyet etmek \u015f\u00f6yle dursun &#8220;O \u00e2lemlerin Rabbi de ne oluyormu\u015f?&#8221; diye kar\u015f\u0131layarak ink\u00e2r ve isyan k\u00fcstahl\u0131\u011f\u0131nda bulundu.<\/p>\n<p>22. Sonra ko\u015fup s\u0131rt\u0131n\u0131 \u00e7evirdi, yani yalan ve isyanda ba\u015far\u0131l\u0131 olamad\u0131, bununla beraber bo\u015f da durmad\u0131, ko\u015ftu, \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Fakat mutlulu\u011fa do\u011fru \u00e7al\u0131\u015fmad\u0131, mutsuzlu\u011fa do\u011fru \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Allah&#8217;a y\u00fcz tutacak yerde ard\u0131n\u0131 d\u00f6nerek helake do\u011fru tersine gitti.<\/p>\n<p>23-24. Bunun \u00fczerine adamlar\u0131n\u0131 toplad\u0131 \u00f6nce sihirbazlar\u0131 toplay\u0131p ma\u011flup olduktan sonra \u015euar\u00e2 s\u00fbresinde &#8220;Firavun \u015fehirlere asker toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6nderdi.&#8221;(\u015euara, 26\/53) \u00e2yetiyle a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere \u015fehirlere asker sevki i\u00e7in memurlar, asker toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6ndererek ordusunu ve adamlar\u0131n\u0131 toplad\u0131 da hayk\u0131rd\u0131. Benim, en y\u00fcce Rabbimiz! dedi. Kendisinden ba\u015fka herhangi bir Rabb&#8217;i kendinden a\u015fa\u011f\u0131da sayarak kendinin en \u00fcst\u00fcn Rab, yani &#8220;Rabbu&#8217;l-erbab&#8221; (Rablerin rabbi) oldu\u011funu iddia etmek derecesinde iddiay\u0131 ileri g\u00f6t\u00fcrd\u00fc. Kendisine o nam ile tapt\u0131rmak istedi. \u00d6nce &#8220;Sizin i\u00e7in benden ba\u015fka il\u00e2h bilmedim.&#8221;(Kasas, 28\/38) diyerek kendisinden ba\u015fka il\u00e2h bilmedi\u011fini s\u00f6ylemi\u015fti. G\u00fcya ara\u015ft\u0131rma ve incelemelerde bulunmak \u00fczere &#8220;Ey H\u00e2man! Haydi benim i\u00e7in \u00e7amura bir ocak yak da tu\u011fla pi\u015fir, kule yap. Belki Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131n\u0131n s\u0131rr\u0131na ererim. Do\u011frusu ben onu yalanc\u0131lardan san\u0131yorum.&#8221; (Kasas, 28\/38) demi\u015fti. Bu kez o ara\u015ft\u0131rma pek bo\u015fa gitmemi\u015f, bir Rab bulundu\u011funu anlatm\u0131\u015f oldu\u011funu ima etmekle beraber, onun kendinden y\u00fcksek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia edecek derecede kibir ve b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamaya kalkm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Cerir&#8217;in M\u00fccahid ve di\u011ferlerinden nakline g\u00f6re bu iki s\u00f6z aras\u0131nda k\u0131rk sene ge\u00e7mi\u015fti. Burada Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin kaydetti\u011fi vechile baz\u0131 eserlerde \u015f\u00f6yle nakledilmi\u015ftir ki, Firavun toplad\u0131\u011f\u0131 kalabal\u0131\u011f\u0131n\u0131n i\u00e7inde kalk\u0131p hitap etmek suretiyle bir nutuk \u00e7ekerek o b\u00fcy\u00fck laf\u0131 etmi\u015f, b\u00f6ylece kendisini halk\u0131 y\u00f6netenlerin hepsine \u00fcst\u00fcn tutmu\u015ftu.<\/p>\n<p>25. Allah da onu tuttu, Ahiret ve d\u00fcnya azab\u0131yla (herkese ibret olacak \u015fekilde) cezaland\u0131r\u0131verdi. Azab, ta&#8217;zib yani azap etme m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi gibi, nekal yani herkese ibret olan ceza da, tenkil yani herkese ibret olacak \u015fekilde cezaland\u0131rma m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar ismidir.<\/p>\n<p>TENK\u0130L, g\u00f6ren ve i\u015fitene ibret olacak, g\u00f6ren ve i\u015fiteni onu yapmaya sevkeden \u015feylerden menedecek \u015fekilde azap edip cezaland\u0131rmakt\u0131r. Burada nekal, &#8220;Allah onu ahiret ve d\u00fcnya azab\u0131yla cezaland\u0131rd\u0131.&#8221; takdirinde mef\u00fcl\u00fc mutlak, c\u00fcmlesi ise h\u00e2l yerindedir. Yahut &#8220;Allah onu ahiret ve d\u00fcnya cezas\u0131 i\u00e7in tuttu, al\u0131verdi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda fiilinin sebep bildiren mef&#8217;\u00fbl\u00fc (t\u00fcmleci) olur.<\/p>\n<p>\u00c2yette ge\u00e7en &#8220;Ahiret&#8221; ve &#8220;\u00dbl\u00e2&#8221; kelimelerinin g\u00f6r\u00fcnen m\u00e2n\u00e2s\u0131 bildi\u011fimiz ahiret ve d\u00fcnyad\u0131r ki, d\u00fcnya cezas\u0131 suda bo\u011fmakla, ahiret cezas\u0131 da cehenneme sevk ile olmu\u015ftur. Bununla beraber burada ahiret &#8220;sonraki&#8221; ve \u00fbl\u00e2 da &#8220;evvelki&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak &#8220;sonrakinin ve \u00f6ncekinin cezas\u0131 olmak \u00fczere tuttu al\u0131verdi&#8221; ve sonrakinden maksat &#8220;Sizin en y\u00fcce Rabb&#8217;iniz benim.&#8221; (Kasas, 28\/38) s\u00f6z\u00fc, evvelkinden maksat da &#8220;sizin i\u00e7in benden ba\u015fka il\u00e2h bilmiyorum&#8221; (Kasas, 28\/38) s\u00f6z\u00fc demek oldu\u011fu da \u0130bn\u00fc Cerir tefsirinde yaz\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>26. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki bunda, bu Musa k\u0131ssas\u0131nda, Firavun&#8217;un ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en olaylarla, herkese ibret olacak \u015fekilde cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131nda mutlaka bir ibret var, ibret al\u0131nacak insan\u0131 uyaracak bir ders vard\u0131r. Fakat herkes i\u00e7in de\u011fil korkacak olan, sayg\u0131s\u0131 bulunan kimseler i\u00e7in, ki onlar il\u00e2h\u00ee bir l\u00fctuf olarak k\u00e2inat\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 bilmek kudreti olanlard\u0131r. Yoksa duygusu olmayanlar, bir Musa gelmi\u015f, Firavun batm\u0131\u015f da ne olmu\u015f, diye bundan hi\u00e7bir istifade etmezler. \u0130\u015fte o \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme hakk\u0131ndaki haber de b\u00f6yledir.<\/p>\n<p>Bu k\u0131ssadan sonra y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Rabli\u011fini, kudretinin y\u00fcksekli\u011fini ve O&#8217;na g\u00f6re yaratma ve \u00f6ld\u00fckten sonra diriltmenin kolayl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve azg\u0131nlar hakk\u0131nda ahiret azab\u0131n\u0131n \u015fiddetini anlatmak \u00fczere ink\u00e2rc\u0131lara azarlama yoluyla buyruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27- Yarat\u0131l\u0131\u015f\u00e7a siz mi daha \u00e7etinsiniz, yoksa g\u00f6k m\u00fc? Onu Allah bina etti.<\/p>\n<p>28- Tavan\u0131n\u0131 y\u00fckseltti, onu bir d\u00fczene koydu.<\/p>\n<p>29- Gecesini karartt\u0131, ku\u015flu\u011funu \u00e7\u0131kard\u0131.<\/p>\n<p>30- Bundan sonra da yery\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00f6\u015fedi.<\/p>\n<p>31- Ondan suyunu ve otla\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131.<\/p>\n<p>32- Da\u011flar\u0131n\u0131 oturttu.<\/p>\n<p>33- Sizin ve hayvanlar\u0131n\u0131z\u0131n ge\u00e7imi i\u00e7in .<\/p>\n<p>34- Fakat o her \u015feyi bast\u0131ran b\u00fcy\u00fck felaket geldi\u011fi vakit,<\/p>\n<p>35- O, insan\u0131n neyin pe\u015finde ko\u015ftu\u011funu anlad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn,<\/p>\n<p>36- G\u00f6ren kimseler i\u00e7in cehennem hortlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 vakit,<\/p>\n<p>37- Art\u0131k her kim azg\u0131nl\u0131k etmi\u015f,<\/p>\n<p>38- Ve d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 tercih etmi\u015fse,<\/p>\n<p>39- Ku\u015fkusuz onun varaca\u011f\u0131 yer cehennemdir.<\/p>\n<p>40- Kim de Rabbinin divan\u0131nda durmaktan korkmu\u015f, nefsini bo\u015f heveslerden menetmi\u015f ise,<\/p>\n<p>41- Ku\u015fkusuz onun varaca\u011f\u0131 yer cennettir.<\/p>\n<p>42- Sana o k\u0131yameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.<\/p>\n<p>43- Sen nerde, onu anlatmak nerde?!<\/p>\n<p>44- Onun son ilmi Rabbine aittir.<\/p>\n<p>45- Sen ancak ondan korkacak olanlar\u0131 uyar\u0131c\u0131s\u0131n.<\/p>\n<p>46- Onlar o k\u0131yameti g\u00f6recekleri g\u00fcn sanki d\u00fcnyada bir ak\u015fam veya ku\u015flu\u011fundan ba\u015fka durmam\u0131\u015fa d\u00f6necekler.<\/p>\n<p>27. Ey o kendilerini y\u00fcce san\u0131p da Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc yok saymaya kalk\u0131\u015fan ink\u00e2rc\u0131lar! Kendi iddian\u0131za, kendi takdirinize g\u00f6re \u015funu bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn bakal\u0131m: Siz mi daha \u00e7etin, daha zorlusunuz? yarat\u0131lmak hususunda. Burada as\u0131l m\u00e2n\u00e2 \u00f6l\u00fcmden sonra yeni bir yarat\u0131l\u0131\u015fla yaratma \u00fczerindedir. Fakat daha b\u00fcy\u00fck olarak daha kapsaml\u0131 olmak \u00fczere soru &#8220;mutlak yaratma&#8221; \u00fczerine sorulmu\u015ftur. Yani gerek \u00f6nce olsun, gerek sonra olsun mutlak olarak yarat\u0131lmak a\u00e7\u0131s\u0131ndan siz mi daha zor ve \u00e7etinsiniz yoksa (sizden y\u00fcksek ve sizi ku\u015fat\u0131c\u0131 olan) g\u00f6k m\u00fc?. Belli ki o daha \u00e7etin de\u011fil mi? \u00c7\u00fcnk\u00fc siz onun i\u00e7inde bir zerre demeksiniz. \u00d6yle iken O Allah onu bina etti. B\u0130NA, da\u011f\u0131n\u0131k par\u00e7alar\u0131 birbirlerine ekleyip ba\u011flayarak toplam\u0131ndan bir b\u00fct\u00fcn meydana getirmektir.<\/p>\n<p>28. G\u00f6k de b\u00f6yle ince ve yo\u011fun nice madde ve cisimlerin t\u00fcrl\u00fc kuvvetlerle \u00f6zel bir \u015fekilde birle\u015ftirilip birbirlerine ba\u011flanmas\u0131yla toplam\u0131ndan meydana getirilmi\u015f bir yap\u0131d\u0131r ki onu Allah yapm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00f6yle ki, Allah o g\u00f6\u011fe boyuna y\u00fckseklik vermi\u015ftir, direksiz olarak onu y\u00fckse\u011fe kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>SEMK; bir \u015feyin, y\u00fckseklik \u015feklinde ifade etti\u011fimiz boyu, a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131ya uzamas\u0131 ve y\u00fcksekli\u011fidir. Yukar\u0131dan a\u015fa\u011f\u0131ya d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc takdirde buna &#8220;umk&#8221; denir. Enine, boyuna olmak \u00fczere &#8220;kal\u0131nl\u0131k&#8221; ile de tefsir edenler olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Sonra da onu d\u00fczledi. &#8220;G\u00f6\u011f\u00fc y\u00fckseltti, denge kanunu koydu.&#8221;(Rahm\u00e2n, 55\/7) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca dengesini koyup denkle\u015ftirdi, d\u00fczene koyup d\u00fczeltti. Bundan g\u00f6\u011f\u00fcn \u015feklinin tam k\u00fcre oldu\u011fu m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 \u00e7\u0131karmak isteyenler olmu\u015fsa da, b\u00fct\u00fcn g\u00f6\u011f\u00fcn genel g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fcn tam k\u00fcre oldu\u011fu sabit de\u011fildir. Bunu Allah etrafl\u0131ca bilir.<\/p>\n<p>29. Gecesini karartt\u0131. fiili, gece karanl\u0131k olmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;\u011fat\u015f&#8221; k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcretildi\u011fine g\u00f6re, gecesini karanl\u0131k etti, karartt\u0131 diye m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015ftir. Fakat bunda geceyi g\u00f6\u011fe nisbet ederek &#8220;g\u00f6\u011f\u00fcn gecesi&#8221; denilmesi, i\u00e7inde bulunan baz\u0131 \u015feylere nazaran \u00e7ok az bir m\u00fcnasebet kabilinden olmu\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6\u011f\u00fcn her taraf\u0131 gece olmaz. Bir de &#8220;\u011fat\u015f&#8221; ve &#8220;\u011fata\u015f\u00e2n&#8221; K\u00e2m\u00fbs&#8217;ta zikredildi\u011fi \u00fczere hastal\u0131ktan veya ihtiyarl\u0131ktan dolay\u0131 yava\u015f yava\u015f y\u00fcr\u00fcmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. Bundan, \u00e2yette ge\u00e7en fiilin mastar\u0131 olan &#8220;\u0131\u011fta\u015f&#8221;, yava\u015f yava\u015f y\u00fcr\u00fctmek demek olaca\u011f\u0131ndan, gecesini derece derece giderdi demek olur. Bu ise \u015fu \u00e7\u0131karma ile pek uygun d\u00fc\u015fer. Ve ku\u015flu\u011funu \u00e7\u0131kard\u0131. I\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131p g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn\u00fc yayd\u0131.<\/p>\n<p>Ra\u011f\u0131b&#8217;tan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re &#8220;Duh\u00e2&#8221; kelimesi asl\u0131nda g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n yay\u0131lmas\u0131 ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn uzamas\u0131 demek olup daha sonra bildi\u011fimiz ku\u015fluk vaktine isim olmu\u015ftur. Burada gecenin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n par\u0131lt\u0131s\u0131 ile mutlak g\u00fcnd\u00fcz m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131yor. G\u00fcnd\u00fcz\u00fcn meydana \u00e7\u0131kmas\u0131 ise gecenin gitmesi ile uygun d\u00fc\u015fece\u011finden, &#8220;geceyi karartt\u0131&#8221; demekten \u00e7ok y\u00fcr\u00fctt\u00fc, giderdi demek daha \u00e7ok yak\u0131\u015f\u0131yor. Bunda iki m\u00e2n\u00e2 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr:<\/p>\n<p>Birisi, \u00f6nceki gibi yerk\u00fcreye nazaran g\u00f6\u011f\u00fcn her g\u00fcn ardarda gelen gecesi g\u00fcnd\u00fcz\u00fc olmas\u0131d\u0131r ki, bunda yerk\u00fcrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na ve ay \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n giderilmesine de\u011finilmi\u015f olur.<\/p>\n<p>Birisi de, g\u00f6\u011f\u00fcn kendisinde gece yava\u015f yava\u015f, gide gide kalmam\u0131\u015f hep g\u00fcnd\u00fcz olmu\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu m\u00e2n\u00e2, tam anlam\u0131yla g\u00f6\u011f\u00fcn gecesi ve g\u00f6\u011f\u00fcn g\u00fcnd\u00fcz\u00fc \u015feklindeki tamlamaya da pek uygun ve ince bir m\u00e2n\u00e2d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc karanl\u0131k, esas itibar\u0131yla, yoklukla ilgili oldu\u011fundan g\u00fcne\u015f ve di\u011fer ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 cisimler yarat\u0131lmazdan \u00f6nce g\u00f6k elbette karanl\u0131k gece halinde demek idi. I\u015f\u0131k veren cisimler yarat\u0131lmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131ndan itibaren gitgide o gece giderilmi\u015f ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fc \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in gece, yer k\u00fcre ve di\u011fer cisimlerin g\u00f6lgesi d\u00fc\u015fen hudutlar\u0131 sahas\u0131nda devam etmekle beraber, di\u011fer g\u00f6ky\u00fcz\u00fc sahas\u0131 g\u00fcnd\u00fcz halindedir. Yerk\u00fcre biraz sonra anlat\u0131laca\u011f\u0131 i\u00e7in buradaki geceyi ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fc, dedi\u011fimiz gibi, g\u00f6\u011f\u00fcn kendisinin gecesi ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fc diye anlamak bize daha uygun g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>30. Yerk\u00fcreye gelince, ondan sonra da onu yay\u0131p d\u00f6\u015fedi. G\u00f6\u011f\u00fc yarat\u0131p bir nizama koyduktan ve gecesini giderip g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00e7\u0131kard\u0131ktan sonra yerk\u00fcreyi, \u00fczerinde ya\u015fama ve yerle\u015fme imkan\u0131 olacak \u015fekilde yay\u0131p serdi. Yerk\u00fcrenin, \u00fczerinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z kabu\u011funu ondan sonra yarat\u0131p d\u00f6\u015fek halinde d\u00f6\u015fedi.<\/p>\n<p>DEHA , yaymak m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;dahv&#8221; veya &#8220;dahy&#8221; k\u00f6k\u00fcndendir. Bast da d\u00f6\u015fek serer gibi yaymak, d\u00f6\u015femektir. Bundan a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan da yerk\u00fcrenin kendisinin daha \u00f6nce yarat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bakara s\u00fbresinin &#8220;Sonra iradesini g\u00f6klere y\u00f6neltti de onlar\u0131 yedi g\u00f6k halinde nizama koydu.&#8221;(Bakara, 2\/29) \u00e2yetinde, ayn\u0131 \u015fekilde (Fussilet, 41\/11) \u00e2yetlerinde g\u00f6\u011f\u00fcn nizama konmas\u0131, yerk\u00fcrenin ve onun i\u00e7inde bulunanlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131ndan sonra gibi zannedilebilirse de orada &#8220;sonra&#8221; kelimesi, zamanda sonral\u0131\u011f\u0131 ifade etmek i\u00e7in de\u011fil, s\u00f6zde sonra gelme derecesinden dolay\u0131 olmak laz\u0131m gelece\u011fini buradaki &#8220;bundan sonra&#8221; s\u00f6z\u00fc izah ediyor demektir. Bununla beraber burada \u015funu da g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir ki, \u0130sr\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Gece al\u00e2metini giderdik.&#8221;(\u0130sr\u00e2, 17\/12) \u00e2yetinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan gelen rivayette Ay, s\u00f6nd\u00fcr\u00fclmeden evvel G\u00fcne\u015f gibi parlak oldu\u011fu ve o zaman onun gece \u00e2yeti olmad\u0131\u011f\u0131 beyan olunmu\u015ftu. Buna g\u00f6re yerk\u00fcrenin ilk yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda ve Ay s\u00f6nmeden \u00f6nce yery\u00fcz\u00fcnde gece karanl\u0131\u011f\u0131 yoktu demek olur. O halde \u00e2yeti, Ay&#8217;\u0131n s\u00f6nmesiyle yerk\u00fcre \u00fczerinde gecenin karart\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131 ifade etmi\u015f ve Ay&#8217;\u0131n s\u00f6nmesi de yerk\u00fcrenin yay\u0131lmas\u0131ndan \u00f6nce oldu\u011funu karinesi ile anlatm\u0131\u015f olur. \u015eu kadar var ki, Ay&#8217;\u0131n ilk yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 yerk\u00fcrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan sonra olmak itibar\u0131yla yerk\u00fcrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan sonra da g\u00f6kte bir d\u00fczenleme yap\u0131lm\u0131\u015f demek olaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir.<\/p>\n<p>\u015eimdi &#8220;onu yay\u0131p d\u00f6\u015fedi&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klay\u0131p tefsir ederek tamamlamak i\u00e7in buyruluyor ki:<\/p>\n<p>31. Ondan suyunu ve otla\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131. Suyunu yaratt\u0131, kaynaklar\u0131n\u0131 f\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131, nehirlerini ak\u0131tt\u0131, otunu, otla\u011f\u0131n\u0131 \u00e7iftli\u011fini bitirdi.<\/p>\n<p>32. Da\u011flar\u0131n\u0131 da oturttu, yerle\u015ftirdi. \u0130\u015fte yerk\u00fcrenin yay\u0131l\u0131p d\u00f6\u015fenmesi, yer kabu\u011funun b\u00f6yle ya\u015fanabilecek ve yerle\u015filebilecek bir \u015fekilde d\u00f6\u015f\u00fcnmesi demektir.<\/p>\n<p>33-34. Nitekim bu hikmet \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturuluyor: Sizin ve hayvanlar\u0131n\u0131z\u0131n faydalanmas\u0131, ya\u015famas\u0131 i\u00e7in. Demek ki bu b\u00fcy\u00fck yaratma ve kudret hikmetsiz de\u011fil; bunlar gayesiz, bo\u015fu bo\u015funa, nas\u0131l rast gelirse \u00f6yle yarat\u0131l\u0131vermemi\u015ftir. O halde bu ya\u015faman\u0131n, ya\u015fatman\u0131n da bir hikmet ve gayesi vard\u0131r.<\/p>\n<p>35. Bu, o b\u00fcy\u00fck beladan bedeldir. Yani o b\u00fcy\u00fck bela \u00f6yle bir g\u00fcnd\u00fcr ki, insan neye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f oldu\u011funu; hangi arzu pe\u015finde ko\u015fmu\u015f; iyili\u011fine mi k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne mi, k\u00e2r\u0131na m\u0131 zarar\u0131na m\u0131 u\u011fra\u015fm\u0131\u015f bulundu\u011funu o g\u00fcn anlar.<\/p>\n<p>36. &#8220;Ve Cehennem ortaya \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131nca&#8221;. Bu k\u0131s\u0131m \u00e2yetin ba\u015f\u0131ndaki v\u00e2v harfiyle \u00e2yetine ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Yani o b\u00fcy\u00fck bela gelip cehennem kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131larak o salg\u0131n ate\u015f apa\u00e7\u0131k ortaya \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131\u011f\u0131 vakit g\u00f6ren kimseler i\u00e7in, yani her kim olursa olsun, g\u00f6rme \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yan kimseler i\u00e7in. \u00c7\u00fcnk\u00fc rivayet olundu\u011funa g\u00f6re Cehennem a\u00e7\u0131lacak, alevler sa\u00e7arak f\u0131rlayacak, her g\u00f6z\u00fc olan g\u00f6recek. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Hem i\u00e7inizden hi\u00e7bir kimse yoktur ki oraya varacak olmas\u0131n. Bu, Rabbinin \u00fczerine vacip k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kesinle\u015fmi\u015f bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.&#8221;(Meryem, 19\/71) buyruldu\u011fu \u00fczere herkes ona varacak, cennete gidecek olanlar da s\u0131rat\u0131 onun \u00fczerinden ge\u00e7ecektir. Bununla beraber, &#8220;g\u00f6recek kimseler i\u00e7in&#8221; demek, girecek k\u00e2firler ve azg\u0131nlar i\u00e7in demek de olabilir.<\/p>\n<p>37-42. &#8220;Art\u0131k kim azg\u0131nl\u0131k etmi\u015fse&#8221;. Bu k\u0131s\u0131m &#8220;iz\u00e2&#8221;n\u0131n cevab\u0131 ve o zaman olacak durumun izah\u0131d\u0131r. &#8220;Rabbinin makam\u0131&#8221;. Bu, Ruh ve Meleklerin saf saf k\u0131yama durdu\u011fu o b\u00fcy\u00fck bela g\u00fcn\u00fc kulun il\u00e2h\u00ee huzurda duru\u015fu veya duraca\u011f\u0131 makam\u0131d\u0131r. Ne zaman onun sonu?<\/p>\n<p>M\u00dcRS\u00c2, mimli mastar olarak irsa m\u00e2n\u00e2s\u0131na veya mek\u00e2n, ya da zaman bildiren isim olarak son m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. \u0130rs\u00e2, &#8220;bir yerde durmak&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;res\u00e2&#8221;dan t\u00fcretilmi\u015f olup, geminin demir at\u0131larak durdurulmas\u0131 gibi, sabit k\u0131l\u0131n\u0131p durdurulmak demektir. Da\u011flara &#8220;rev\u00e2s\u00ee&#8221; denilmesi de bu m\u00e2n\u00e2dand\u0131r. Buhar\u00ee&#8217;de zikredildi\u011fi \u00fczere geminin son olarak var\u0131p durdu\u011fu yere &#8220;geminin m\u00fcrs\u00e2s\u0131&#8221; denilir. Burada bir isti\u00e2re var demek olur. Yani, Allah o saati ne vakit getirip dikecek, o k\u0131yamet ne zaman meydana gelecek diye soruyorlar.<\/p>\n<p>43. Bunda da iki m\u00e2n\u00e2 s\u00f6ylenmi\u015ftir:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130; &#8220;nerde?&#8221;, &#8216;nin \u00f6nce gelmi\u015f haberi olarak, &#8220;Nerdesin sen onu anlatmaktan? Onu anlatmak senin g\u00f6revin de\u011fildir. O, senden uzakt\u0131r.&#8221; diye sorulan soruyu reddetmektir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, iki c\u00fcmle olup nerde bu sual?&#8221; diye soruyu ret; m\u00fcbteda, haberi olarak, &#8220;sen son Peygamber, onun al\u00e2metlerindensin&#8221; diye beyand\u0131r. Yani senin g\u00f6nderilmen onun meydana gelme vaktinin yakla\u015fmakta oldu\u011funu anlat\u0131p dururken bununla yetinmeyip de sormaya kalk\u0131\u015fmalar\u0131 anlams\u0131z ve yetkileri d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>44. Zira Onun sonu Rabbinedir. B\u00fct\u00fcn incelikleriyle ve herkes hakk\u0131nda vuku bulma vaktine kadar b\u00fct\u00fcn detaylar\u0131yla onu bilmek Rabb&#8217;\u0131na aittir, ba\u015fkas\u0131na de\u011fil. Onu ancak o bilir. \u0130lerisine kar\u0131\u015fmak onlar\u0131n haddi olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, daha fazlas\u0131n\u0131 anlatmak da senin g\u00f6revin de\u011fildir.<\/p>\n<p>45. Sen ancak ondan korkacak, korunacak olan kimseleri sak\u0131nd\u0131racak bir habercisin.<\/p>\n<p>46. Sanki onlar onu g\u00f6recekleri g\u00fcn, bu d\u00fcnyada, bir ak\u015fam veya ku\u015flu\u011fundan fazla durmam\u0131\u015fa d\u00f6neceklerdir. Uzun zannedilen d\u00fcnya \u00f6mr\u00fc o kadar \u00e7abuk ge\u00e7er. Korkup sak\u0131nanlar o \u00e7e\u015fit korkulardan kurtulurlar, sak\u0131nmay\u0131p keyiflerine bakanlar da bir g\u00fcn gibi \u00f6m\u00fcrlerini ge\u00e7irir, neticede o sonsuz belaya d\u00fc\u015ferler. Dolay\u0131s\u0131yla &#8220;Ne zaman?&#8221; diye alay edip acele etmesinler.<\/p>\n<p>Burada &#8220;sen ancak korkutucusun&#8221; buyuruldu\u011fu i\u00e7in bunun kimlere ve nas\u0131l fayda verece\u011fi a\u00e7\u0131klanmak \u00fczere bu korkutmalar gelecek s\u00fbrelerde de ardarda anlat\u0131lacakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>79-NAZ\u0130&#8217;AT: 1-5.Burada g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki &#8220;\u015fiddetle \u00e7ekmek&#8221;, &#8220;yava\u015f\u00e7a \u00e7ekmek&#8221;, &#8220;y\u00fcz\u00fcp gitmek&#8221;, &#8220;yar\u0131\u015f\u0131p ge\u00e7mek&#8221; ve &#8220;i\u015f \u00e7evirmek&#8221; gibi be\u015f i\u015fi yapanlara yemin edilmi\u015f, cevab\u0131 da daha sonra gelenlerden elde edilen karine ile bilindi\u011fi i\u00e7in zikredilmemi\u015ftir ki, &#8220;Bunlar olacak, o k\u0131yamet ve \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme ger\u00e7ekle\u015fecek.&#8221; demektir. Bu i\u015fleri yapanlar\u0131n hepsi bir topluluk veya bir toplulu\u011fun s\u0131n\u0131flar\u0131 yahut &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12153,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1076,1075,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1792","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-79-naziat","tag-79-naziat-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1792","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1792"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1792\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12153"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1792"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1792"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1792"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}